Yeni ürünlerimizden ve kampanyalarımızdan haberdar olmak için lütfen email adresinizi bırakınız.
E-mail yoluyla e-bülten tasarımı üzerine hazırlanmış bir rehber, içinde spam filtrelerine ayrılmış özel bir bölüm olmasaydı, eksik olurdu. Sonuçta eğer iletilerinizin spam filtreleri engeline takılmasını istemiyorsanız, onları tasarlarken belli kriterlere dikkat etmelisiniz. Ama bu filtrelerden korktuğunuzu da belli etmeyin. Sadece ne yaptığınızın farkında olun, normal davranmaya çalışın ve hata yapmaktan kaçının.
Anti-spam sistemleri nasıl çalışır?
Tasarım konusundaki tavsiyelerimizi dinlemeden önce, çeşitli anti-spam mekanizmalarının nasıl çalıştığını öğrenmenizde fayda var. Bu mekanizmaların çalışma biçimlerini kapsamlı bir şekilde öğrendikten sonra, edindiğiniz bilgiler doğrultusunda tasarım yapmak sizin için çok daha kolay olacak.
Bayes filtresi
En önemli anti-spam filtrelerinden olan Bayes, günümüzde çok sayıda e-mail uygulamasında kullanılıyor (Outlook, Mozilla Thunderbird ve Apple Mail gibi). Bayes filtreleri kullanıcıların hangi e-mail'leri Junk mail (önemsiz posta) olarak sınıflandırdıklarını takip ederek çalışıyor. Önemsiz olarak nitelendirilen postayı okuyan filtre, onu sizin 'önemsiz posta' olarak belirttiğiniz diğer mail'lerle karşılaştırıyor. Bu karşılaştırma sırasında özellikle mail'lerin konu kısmında, içerikte, hyperlink'lerde ve gönderici adı gibi alanlarda ortak tehditler olup olmadığını araştırıyor. Bayes filtreleri zamanla aldığınız tüm iletileri bu tehditler doğrultusunda taramayı öğreniyor. 'Spam' olma ihtimali taşıyan bir e-mail buldukları anda da o iletiyi derecelendirmeye başlıyorlar. Örneğin gönderdiğiniz iletilerde "Buraya tıkla" dediğinizde spam puanlamanız '0.7', parlak kırmızı renkte font kullandığınızda '2' oluyor. Ayrıca mail içinde kullanılan bazı kelimeler de farklı puanlara sahip olabiliyor. Bunların dışında içinde 'mortgage' kelimesi geçen bir iletinin spam olasılığı '1' puanla değerlendirilirken, 'viagra' kelimesi geçen e-mail'lerin spam olma olasılığı '5' puanla belirtiliyor. Kısacası eğer herhangi bir ileti kullanıcı tarafından eşiği geçmeyi başaramazsa, spam olarak tanımlanıyor ve 'önemsiz posta' kutusuna atılıyor.
euro.message LIVE'ın sunduğu hizmetlerden birisi de spam filtre denetleyicisi. Bu hizmet sayesinde göndereceğiniz e-mail'in önceden spam olarak nitelendirilme puanını öğrenebilir, spam filtrelerine karşı şansınızı artırmak için iletinizde ne gibi değişiklikler yapmanız gerektiğini anlayabilirsiniz.
Kara listeler
Bir süre önce bazı server admin'leri aldıkları çok sayıdaki önemsiz posta iletileri yüzünden onlara spam gönderen server'ların IP adreslerinin izini sürmeye ve bu adresleri kara listeye almaya başladılar. Ne zaman kara listede olan bir server'dan e-mail almaya başlasalar, o ileti otomatik olarak anında siliniyordu. Kurdukları sistemin yolunda ilerlemesi üzerine, kara listede bulunan adresleri diğer server admin'leriyle de paylaşmaya karar verdiler. Gruba yeni katılan adminlerin yaptıkları eklemelerle, kara listeye girenlerin sayısı inanılmaz rakamlara ulaştı. Hatta büyük ISP'ler (Internet Service Provider-Internet Servis Sağlayıcı) bile onlarla işbirliği içerisinde çalışmaya başladı. İşte bu nedenle içerisinde çok büyük miktarda spam bulunduran e-mail'ler gönderdiğinizde (alıcılar üye olsun ya da olmasın), kendinizi bir anda bu kara listelerde bulmanız an meselesi. Üstelik bir kere kara listeye girerseniz, çıkmanız için gerçek bir mucizeye ihtiyacınız var. Çünkü sizi kara listeye sokan server admin'leriyle pazarlık yapmak gerçekten çok zor. Bu yüzden her zaman e-mail göndermenize gerçekten izin veren alıcılara ileti gönderdiğinizden emin olmalısınız. Ayrıca bu alıcılardan her birinin sizin listenize üye olmayı kabul ettiklerine dair kanıtlarınız olmalı (çifte üyelik sistemini kullanabilirsiniz). Peki kara listeye alınmanın en kolay yolu nedir biliyor musunuz? Satış elemanlarınızın katıldıkları konferanslarda topladıkları iş kartlarından bir veri tabanı oluşturmak ve 'potansiyel müşteri' olma olasılığı bulunan herkese, e-mail yoluyla e-bülten göndermek kesinlikle kara listeye alınmanıza yol açacaktır.
E-mail firewall'ları
E-mail server'larını yönetmek (gelen spam'leri, virüsleri, şifre çalma girişimleri gibi kimlik hırsızlıklarını) gerçekten çok zordur. Bu nedenle büyük şirketlerin çoğu gelen e-mail'lerle baş edebilmek için "e-mail firewall"ları (güvenlik duvarı) kullanır.
Bu firewall'ları "spam filtrelerinin en tepesindeki spam filtreleri" olarak düşünebilirsiniz. Oldukça heybetli ve işini son derece ciddiye alan bu internet bekçilerinin hiç de dost canlısı olmadıklarını önceden belirtmek zorundayız.
Firewall'lar, spamleri şirketten uzak tutmak için genelde Bayes gibi uyarlanabilir filtreler, raporlama, kara liste ve bunların dışında bazı gizli yöntemler kullanır. Eğer büyük bir şirkete gönderdiğiniz e-mail yerine ulaşmıyorsa, büyük ihtimalle bunun nedeni kullanılan firewall'dır. Firewall'lar o kadar şüphecidirler ki " Acaba bu gönderici yeni mi? Neden şirketteki çok sayıda insana aynı e-mail'in kopyalarını gönderiyor? Bu server ne zamandır ortalıklarda dolaşıyor? Acaba bu göndericiye güvenebilir miyim?" gibi soruları sürekli kendi kendilerine sormaktan asla bıkmazlar. İşte bu nedenle büyük bir müşteriye ilk kez kampanya göndermeye başlayacaksınız, spam firewall'ları sorun çıkarabilir. Özellikle başlangıçta 'yeni' olduğunuz için e-mail'inizin teslim edilmesiyle ilgili sorunlar yaşayabilirsiniz. Ama sizin hakkınızda bilgi topladıktan sonra sizi tanımaya başlayacaklardır. Eğer işleri hızlandırmak istiyorsanız, şirketin firewall'dan sorumlu IT departmanından IP adreslerinizin ya da e-mail servis sağlayıcınızın (ISP) IP adresinin 'beyaz liste'ye alınmasını talep edebilirsiniz.
Kimlik tanımlama filtreleri
Kimlik tanımlama filtreleri özellikle ev kullanıcıları tarafından tercih edilirler. Birisine kimlik tanımlama filtresi gönderdiğinizde süreç şu şekilde işler:
Eğer e-mail gönderdiğiniz kişinin 'yakın arkadaş' ya da 'adres' listesinde değilseniz, onun için bir yabancı olarak tanımlanırsınız. Ve eğer onun tanımadığı bir insansanız, spam'ci olma olasılığınız da yüksektir. Bu sebepten dolayı, e-mail gönderdiğiniz kişinin kimlik tanımlama filtresi size, içerisinde cevaplamanız gereken bir soru ya da tıklamanız gereken bir link bulunan otomatik bir cevap gönderir (bu sizin spam göndermek için internet'ten e-mail adresleri toplayan bir program değil, gerçek bir kişi olduğunuzu kanıtlamak içindir).
Eğer e-mail'lerinizin yerine ulaşmasını istiyorsanız, 'beyaz liste'ye alınmanız gerektiğini sakın aklınızdan çıkarmayın. Bunun için internet kullanıcıları web sitenizdeki üyelik formlarını doldurduklarında, onlardan sizi adres listelerine eklemeleri için talepte bulunun. Üyelik sürecini, beyaz listeye girebilmek ve alıcılarınızda bir takım beklentiler oluşturmak için iyi değerlendirmeye çalışın. E-bülten gönderdiğinizde iletinin içinde kullandığınız 'yanıtla' adresinin geçerli olduğundan emin olun ve her kampanyadan sonra kontrol edin. Gönderi yaptığınız her kampanyadan sonra, yukarıda gördüğünüz otomatik cevaplardan alabilirsiniz. Eğer e-mail'lerinizin listenizdeki tüm adreslere ulaşmasını istiyorsanız, size gönderilen otomatik cevaplardaki soruları yanıtlayabilmeli, linkleri tıklamaktan çekinmemelisiniz.
Spam filtrelerinden korunmak için taktikler
Artık anti-spam sistemlerinin nasıl çalıştığı hakkında birçok şey biliyorsunuz. Nasıl web sayfalarını tasarlarken kendinizi bir arama motorunun yerine koyuyorsanız, e-mail'lerinizi tasarlarken de 'bir spam filtresi' gibi düşünmeniz gerektiğini öğrendiniz. Spam filtreleri e-mail'lerinizi tarar ve daha önce tespit edilen spam'lerle benzerlik taşıyıp taşımadıklarını kontrol eder. En çok korkulan şey e-mail'lerinizin kazara 'önemsiz posta-junk mail' kutusuna düşmesidir. Böyle bir kazanın olmaması için alabileceğiniz bazı önlemler var. Öncelikle kendi önemsiz posta (junk mail) kutunuzu açın.
Posta kutunuzda spam olarak tanımlanan e-mail'leri açın ve dikkatlice okuyun. Spam mail'lerin nasıl bir tasarıma sahip olduklarını ve yazıldıklarını inceleyin. Ayrıca göndermek istediğiniz iletiyle benzer özellikler taşıyıp taşımadıklarına bakın ve onların yaptıklarını yapmayın.
Daha açık olmak gerekirse, işte kesinlikle kaçınmanız gerekenler: