<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><feed version="0.3"
	xmlns="http://purl.org/atom/ns#"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xml:lang="tr"
	>
	<title>euro.message friendfeed</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com" />
	<subtitle>euromessage feed for friendfeed</subtitle>
	<modified>2010-07-29T14:23:01Z</modified>
	<updated>2010-07-29T14:23:01Z</updated>
	<copyright></copyright>
	<generator url="http://cat212.com/cms/rss/?v=1.0.1" version="1.0.1">EuroCMS</generator>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">Sosyal Ağlar Bir Gün E-mailin Yerini Alabilir mi?</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-392-1-1/euromessage__tr/blog/blog/sosyal_aglar_bir_gun_emailin_yerini_alabilir_mi_" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-392-1-1/euromessage__tr/blog/blog/sosyal_aglar_bir_gun_emailin_yerini_alabilir_mi_</id>
	<modified>2010-07-26T12:11:17Z</modified>
	<updated>2010-07-26T12:11:17Z</updated>
	<issued>2010-07-26T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">Yaklaşık 15 milyar yıl önce dünyanın bir noktasında olan büyük patlama olan 
"Big Bang" terimini birçoğunuz duymuştur. Internet'in bilinen ilk "Big Bang"i hiç şüphesiz e-mail yoluyla iletişim olmuştur.</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-392-1-1/euromessage__tr/blog/blog/sosyal_aglar_bir_gun_emailin_yerini_alabilir_mi_"><p>Yaklaşık 15 milyar yıl önce dünyanın bir noktasında olan büyük patlama olan 
"Big Bang" terimini birçoğunuz duymuştur. Internet'in bilinen ilk "Big Bang"i hiç
 şüphesiz e-mail yoluyla iletişim olmuştur.</p>

<p>E-mail kavramının yapılanmasıyla beraber, e-ticaret, arama motorları, müzik, video paylaşımları ve son olarak Sosyal 
Ağlar, artık hayatımızın her alanında ve "olmazsa olmazlarımız"...</p>

<p>Peki bu kadar hızli teknolojik gelişmeler sürerken, e-mailin pabucu dama atilıp yerini sosyal medya alabilecek mi? Sosyal 
Medya cok hızlı ilerleme kaydederken, yine de e-mailin yerini şu an hiç bir sey tutamiyor, neden mi dersiniz?</p>

<p><strong>İşte e-mailin Sosyal Ağlara fark atan 10 üstün nedeni</strong></p>

<div class="list">
	<ul>
		<li>İnsanlar uzun ve detaylı konularda telefon etmek, sms göndermek yerine, evlerdeki bilgisayar kullanım oranı da arttığı için e-mail göndermeyi tercih ediyor.</li>
		<li>Çoğu web sitesi kayıt sırasında e-posta adresi istiyor. Bir kısmı, Facebook gibi, bu işleme sosyal ağları entegre etmeye başladı ama bunların yüzdesi hala çok 
		düşük ve onlar da her şekilde  e-mail seçeneğini saklı tutuyor.</li>
		<li>e-mail, bir parçası olduğunuz tüm sosyal ağların güncellemelerini eğer, o seçeneği işaretlediyseniz, size haber veriyor, ayrıca e-mail de artık sosyalize oldu, 
		aldığınız e-mailler, sosyal ağların hepsiyle paylaşılabiliyor.</li>
		<li>e-maile rakip olarak geliştirilen Google Wave'in çok büyük bir patlama yaratacağı beklendi ama şu an hala o konuda bir hareketlenme yok.</li>
		<li>Evrensel olan herşey her zaman en çok tercih edilendir. e-mail evrensel ama sosyal ağlar evrensel değil. İnternete giren hemen herkesin bir e-mail 
		adresi vardır. Pek çok ofis çalışanlarına e-mail adresi verir. Ama sosyal ağlar, isteğe bağlıdır. Kişi isterse kullanır, kayıt olur. Aynı zamanda pek 
		çok işyeri çalişanlarına sosyal ağ sitelerine girmeyi yasaklar.</li>
		<li>Sosyal ağlara üye olmakla ilgilenmeyen pek çok kişi vardır. Güvenlik, mahremiyet ve popüler konularla ilgili haberler, onları ikna etmeye yetmez.</li>
		<li>E-mail hala gelişim halinde. Sosyal medyanın yükselmesi e-mailin gelişimini durduramadı. Hala yenilikler ve sosyal medyaya entegrasyon sürüyor. Mesela
		Google Gmail'e sürekli yeni özellikler ekliyor ve bu örnekleri arttırmak mümkün...</li>
		<li>Sosyal ağların kendileri bile e-mailin önemini kabul etmiş durumda... Olan biteni sürekli e-mail yoluyla duyuruyorlar. Hatta en büyük sosyal ağlardan 
		biri olan MySpace bile kendi e-mail hizmetini başlattı.</li>
		<li>Daha fazla sosyal ağ kullanımı demek daha fazla e-mail kullanımı demek. Nielsen ve ComScore'un son bulgularına bakacak olursak, sosyal medyayı en çok kullanan 
		insanlar aynı zamanda en çok e-mail gönderen veya alan kişiler..</li>
		<li>Pazarlama konusunda e-mail yoluyla iletişim, hala fazlasıyla yerini koruyor. Pek çok şirket kendi ihtiyaçlarına göre sosyal bir ağ stratejisini e-mail toplamak 
		olamaya odaklayarak oluşturuyor.</li>
	</ul>
</div>

<p>Bu noktadan yola çıkarsak, yeni yükselen trend sosyal ağlar ile e-mail kampanylarını birbirine birleştirmekten geçiyor.</p>
</content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">Satışlarınızı farkedilir ölçüde artıracak 10 E-mail Marketing Stratejisi</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/blog" />
	<id>http://www.euromsg.com/blog</id>
	<modified>2010-07-13T12:11:15Z</modified>
	<updated>2010-07-13T12:11:15Z</updated>
	<issued>2010-07-13T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">Şüphesiz ki e-mail marketing,  kurumların yararlanabileceği en k¢rlı stratejilerden biridir.</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/blog"><p><strong>Örneğin; websitenize gelen ziyaretçilerin %99'u ilk gelişlerinde sitenizden alışveriş yapmadan ya da online satışınız yoksa alışveriş kararı almadan ayrılma eğilimindedir. Ancak sitenizde ilgi çekici yöntemlerle müşteriyi form doldurmaya yönlendirdiğinizde,  ziyaretçileri database'inize ekletebilir; e-mail marketingi yeni oluşan ilişkilerinizi sürdürmek ve güçlendirmekte kullanabilir ve en nihayetinde bu üyelerinizi alışveriş yapan aktif müşterilere çevirebilirsiniz.</strong></p>
<br />
<p>Müşterilerinizle iletişim halinde olmak ve sağlam ilişkiler kurmak için, böylelikle sadık bir şekilde hep sizden alışveriş yapmalarını  sağlamak için en iyi ve en ucuz yöntem <strong>e-mail marketing'dir.</strong></p>

<p>E-mail marketing her koşulda işe yarar. PostFuture'in yaptığı araştırma sonuçlarına bakalım: Dünyada 1 MİLYAR'dan fazla, Türkiye'de ise 30 milyona yakın Internet kullanıcısı var ve kullanıcıların %90'ı e-posta kullanıyor. Bunlardan %70'i ticari firmalardan izinli e-posta gönderimleri alıyor. Online alışveriş yapan kullanıcıların %82'sine gönderilen e-posta ile ulaşan en az bir satış kampanyasının sonucu satışa dönük olurken, %32'si bir e-postaya cevaben, anında ilgili siteden satın alma geçekleştiriyor.</p>

<p>Bu rakamlar incelenince, hala e-mail marketing stratejilerinin sunduğu avantajlardan yaralanmaya başlamamış şirketlerin olduğuna şaşırmamak elde değil. Email marketingi kullanarak karınızı yükseltecek fikirlere ihtiyacınız varsa, işte size iyi bir başlangıç sağlayacak ve faydası ispatlanmış 10 e-mail marketing taktiği</p>

<p><strong>1.	Düzenli kampanya gönderimleri hazırlayarak üyelerinizi sık ziyerete teşvik edin:</strong></p>
<p>En temelde e-posta adreslerini toplamaya başladığınızda, müşterilerinize ve üyelerinize kampanyalarınız ile ilgili sık sık e-posta gönderebilirsiniz. Düzenli bir şekilde gönderilen indirim duyuruları, müşterilerinizin size ve sitenize ısınmalarına ve kalıcı müşterilere dönüşmelerine yardımcı olacaktır.</p>

<p><strong>2.	Hatırlatma maillerinizde promosyonlara da yer verin</strong></p>

<p>Eğer perakende değil de servis sektöründe faaliyet gösteriyorsanız, randevularınız için müşterilerinize hatırlatma gönderileri yaparak e-mail marketing'in gücünden faydalanabilirsiniz.</p>
<p>Örneğin bir tango hocasısınız. Yeni öğrencilerinizin ilk derslerinden 3 gün önce onlara bir hatırlatma mesajı atıp, kursun yerini ve dersin saatini bildirebilirsiniz. Aynı mesajda, müşterinize yanında bir arkadaşını getirip kursa kaydettirirse ders ücretinde %25 indirim alacaklarına dair bir kupon da ekleyebilirsiniz!</p>


<p><strong>3.	Potansiyel müşterilerin peşini bırakmayın</strong></p>
<p>E-mail gücünüzü kullanarak yüz yüze konuşma fırsatı bulup e-posta listenize kaydettiğiniz ancak henüz müşteriye dönüştüremediğiniz kişileri takip edebilirsiniz. Bu insanlara, soruları varsa cevaplayabileceğinizi, ne zaman isterlerse onlarla iletişim kurabileceğinizi bildirin. Böylelikle, takip ettiğiniz bu potansiyel kitleye beklemedikleri ekstra bilgiler sunarak onlari gerçek müşterilere çevirmedeki şansınız artacaktır.</p>


<p><strong>4.	Müşterilerinize elektronik hediye çekleri gönderin</strong></p>
<p>Bu yöntem, hali hazırdaki müşterilerinizin sizden devamlı alışveriş yapmalarını sağlamada çok etkilidir. Müşterilerinize e-posta yoluyla bir kupon gönderip bunu basıp kasada göstermelerini isteyebilir ya da sanal bir kupon ileterek websitenizden indirimli alışveriş yapabileceklerini söyleyebilirsiniz. Bu kuponlara son kullanım tarihi eklemek, müşterinin satın alımını en kısa zamanda yapmasınıı sağlamada etkili olacaktır. </p>


<p><strong>5.	İlişkinin kurulması: Küçük sanal hediyelerle güvenirlik kazanın</strong></p>

<p>Üyelerinize belli bir değeri olan, orjinal bir e-kitap gibi sanal hediyeler göndermeniz, sizi tanıyıp size güven duymalarını sağlayacaktır. Bu güvenirliği sağladığınız anda, e-posta listenizdeki üyelerinizin kalıcı müşterilere çevrilmesi konusunda şansınız çok büyük ölçüde artacaktır. E-posta ile gönderdiğiniz bu hediyeler, özel bir rapor dan bir yazılımın demo sürümüne kadar, üyelerinizin seveceğini düşündüğünüz  herhangi bir şey olabilir.</p>


<p><strong>6.	Müşterilere özel etkinlikler düzenleyin</strong></p>
<p>Diyelim ki bir restoran işletiyorsunuz ve müşterileriniz size e-posta adreslerini veriyor. Her bir müşterinize bir e-mail göndererek onları sadece özel müşterilerin katılacağı bir şarap tadım gecesine davet edebilirsiniz. Bu gibi ödüller müşterileriniz ile sürdüreceğiniz uzun ömürlü ilişkinin sağlanmasında büyük rol oynayacaktır.</p>
<p>Eğer online bir şirkete sahipseniz, sitenizde sadece müşterilerin kullanabileceği özel bir bölüm hazırlayıp, sonra da  müşterilere, bu özel sayfalardaki indirimler ve ayrıcalıklar ile ilgili ayrıca bildirim mesajları gönderebilirsiniz.</p>



<p><strong>7.	Müşterileinize takip mailleri gönderin</strong></p>

<p>Bir satışın arkasından yapılan takip mailleri en çok geri dönüş alınan e-marketing kampanyalarının başında gelir. Bu tip mailer tek serferlik müşterilerinizi düzenli müşteriler haline getirir.  Özellikle takip mailinde ilk aldıkları ürünün tamamlayıcı başka ürünlerini tanıtırsanız geri dönüş çok başarılı olacaktır. </p>

<p><strong>8.	"Arkadaşıma Yolla" iletimlerini destekleyin</strong></p>
<p>'Önerilmek' istiyorsanız, e-posta gönderimleri bu konuda harika bir aracı olacaktır, zira insanların e-postaları ailelerine, arkadaşlarına ve iş çevrelerine iletmesi çok kolay bir işlem. Göndediğiniz e-bültenlerin ya da kampanya gönderimlerinin üyelerinizin mesajı forward etmek isteyecekleri türde olmalarına dikkat edebilirsiniz.</p>
<p>Hatta üyelerinize, "Paylaş" özelliği ile çevresine ilettiği mesajlardan her biri için bir ödül verebilirsiniz.</p>
<p>Euro.message sistemindeki "Arkadaşınla Paylaş" ve  "Sosyal medyada Paylaş" özelliği sayesinde yaptığınız tüm email gönderilerinin, 100'ün üzerinde farklı sosyal medyada iletilemesini sağlayabilirsiniz. Ayrıca bu yolla yeni üyeler toplayabilir, kaç üyenin sosyal medyadan geldiği bilgisini de raporlayabilirsiniz.</p>


<p><strong>9.	Ürününüzü elektonik yoldan gönderebilirsiniz</strong></p>
<p>Bir kitap yazdığınızı ve websitenizden tanesini 20 TL'ye sattığınızı varsayalım.</p>
<p>Kitabınız için dijital bir sürüm yaratarak -ki bu düşündüğünüzden ÇOK daha basit bir iş-  bu dosyayı müşterilerinize e-posta aracılığı ile gönderebilirsiniz. Elbette baskı masrafları, depo kirası, ambalaj, sevkiyat gibi dertleriniz de olmayacağından, karınızı bu maliyet azaltıcı yöntem sayesinde büyük oranda artırmış olacaksınız.</p>

<p><strong>10.	E-mail yolu ile bilginizi satın ve sürekli bir gelir oluşturun </strong></p>
<p>Belirli bir konuda uzmansanız, öyleyse ayrıcalıklı bir e-bülten oluşturabilir ve bu özel gönderimler karşılığında üyelerden üyelik ücreti alabilirsiniz. </p>


<p>Elbette e-pazarlama stratejilerini çoğaltmak mümkün. Satış hızınını yönetmenin aslında ne kadar kolay olduğunu farkedince kendiniz kendinize de yeni stratejiler üretebileceksiniz! Eğer arzu edereseniz euro.message danışman grubumuza başvurun, sizin için projeler oluşutalım, e-pazarlama gücünüzü arttıralım.</p>

<p>Danışmanlık için <a href="mailto:hotline@euromsg.com">hotline@euromsg.com</a> adresine başvurabilirsiniz.</p></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">Toplu Mail Güçlü Bir Pazarlama Aracıdır</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-237-1-1/euromessage__tr/blog/blog/toplu_mail_guclu_bir_pazarlama_aracidir" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-237-1-1/euromessage__tr/blog/blog/toplu_mail_guclu_bir_pazarlama_aracidir</id>
	<modified>2010-07-13T12:10:43Z</modified>
	<updated>2010-07-13T12:10:43Z</updated>
	<issued>2009-05-20T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">Pazarlama dünyasının dışında olan ya da e-pazarlama konusunda hiçbir bilgisi olmayan insanlar hangi işi yaptığımı sorduklarında, onlara genelde bunun açıklamasını yapmakta zorlanıyorum. Çünkü karşılaştığım pek çok kişi, ben e-mail kelimesini telaffuz eder etmez, hemen spamler hakkında yorum yapmaya, dolup taşan inbox kutularından şikayet etmeye ve bu problemlerden beni sorumlu tutmaya başlıyor. Aslında bu işi sorumluluğunun bilincinde bir şekilde yapan pek çok kişinin de bileceği gibi, bu insanların söylediklerinde bazı durumlarda gerçeklik payı da var. 
</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-237-1-1/euromessage__tr/blog/blog/toplu_mail_guclu_bir_pazarlama_aracidir"><p><strong>Pazarlama dünyasının dışında olan ya da e-pazarlama konusunda hiçbir bilgisi olmayan insanlar hangi işi yaptığımı sorduklarında, onlara genelde bunun açıklamasını yapmakta zorlanıyorum. Çünkü karşılaştığım pek çok kişi, ben e-mail kelimesini telaffuz eder etmez, hemen spamler hakkında yorum yapmaya, dolup taşan inbox kutularından şikayet etmeye ve bu problemlerden beni sorumlu tutmaya başlıyor. Aslında bu işi sorumluluğunun bilincinde bir şekilde yapan pek çok kişinin de bileceği gibi, bu insanların söylediklerinde bazı durumlarda gerçeklik payı da var.</strong></p>



<p> Genelde bu tip durumlarla karşılaştığınızda yapmanız gereken şey, öncelikle bu insanlara izin odaklı toplu mail gönderim sürecinin nasıl çalıştığından bahsetmek. Kısa bir süre sonra zaten kendileri de anlattığınız şeylerin e-pazarlamaya girdiğini bilmeden, e-mail gönderimi için en azından bir şirketin üyeliğini kabul ettiklerini fark ederler. Siz de böylelikle, şimdiye kadar ticari amaçla yapılan e-pazarlamanın spam olduğunu düşünen kişilerin algılarında farklı bir bakış açısı yaratmış olursunuz. </p>



<p>''E-mail bugün dünyadaki en hızlı, en esnek, en düşük maliyetli, kişiye odaklı ve hedefe yönelik iletişim aracıdır.'' Peppers&amp;Rogers Group </p>



<p>Son derece saygın bir kuruluş olan Peppers&amp;Rogers'dan yaptığımız bu alıntı aslında e-pazarlamanın faydalarını çok iyi bir şekilde açıklıyor. Bununla birlikte, geçen yıllar boyunca ticari e-pazarlama mantığını kötüye kullanan çok sayıda firma da oldu. Yine de bu metodun insanlarla birebir iletişim ve ilişki kurabilmek açısından hala en güçlü ve maliyeti düşük pazarlama aracı olduğu yadsınamaz. Şu an e-pazarlamanın faydalarını yeni yeni anlamaya başlayan insanlar olduğu gibi, müşterileriyle güçlü iletişim kurabilmek için onun potansiyelini çoktan fark etmiş olan, büyük ve küçük ölçekli sayısız kuruluş da var. Bu nedenle e-pazarlama alanına yapılan harcamaların 2012 yılında 2.1 milyar doları bulması bekleniyor. Zaten müşterilerin yüzde 97'sinin ve pazarlamacıların yüzde 94'ünün e-mail kullandıkları düşünülürse, e-pazarlamanın etkisi inkar edilemez. </p>



<p> Siz şu an büyük ihtimalle e-mail'in nasıl bu kadar kudretli bir pazarlama kanalı olabileceğini merak ediyorsunuzdur. Gelin, bir göz atalım.</p>



<p><strong>Harcadığınızdan fazlasını kazanıyorsunuz</strong></p>



<p>Yapılan son araştırmalara göre e-pazarlamaya harcanan her dolar, size tahmini olarak 46 dolar olarak geri dönüyor. Eğer bu durum sizin ilginizi çekmediyse, şuna ne dersiniz? İnternet üzerinden yapılan diğer pazarlama yaklaşımlarıyla karşılaştırıldığında, e-pazarlama en yüksek yatırım getirisi (ROI) oranına sahip. Dahası, daha önce de bahsedildiği gibi, e-pazarlama son derece düşük maliyetli olduğu için, bir e-mail programına binlerce dolar harcayarak başlamanız gerekmiyor. Başlangıçta küçük bir e-mail programıyla başlayabilir, ilerledikçe çok daha sofistike bir program kurabilirsiniz. Hatta e-bülten göndermek gibi, satıştan çok ilişki kurmayı hedefleyen son derece basit bir aktivite bile, İnternet'teki varlığınızın değerini artırmak için en yüksek yatırım getirisi olanaklarından biri olarak kabul edilebilir.</p>



<p><strong>Herkes kar edebilir</strong></p>



<p>E-mail'in en büyük faydalarından biri de çok yönlü bir iletişim aracı olması. Aynı zamanda düşük maliyetli ve uzak noktalara da kolaylıkla erişebilen bir araç olduğu için her firma için erişilebilir bir kanal. Hatta bazı durumlarda eşitsizlikleri dengelediği bile düşünülebilir. Sonuçta ister küçük ister büyük bir şirketin sahibi olun, e-mail'den aynı şekilde faydalanabilirsiniz. Düşünsenize, bazı firmaların çok büyük reklam kampanyalarına harcayacak kadar çok paraları olmayabilir, ama herkes iyi planlanmış bir e-pazarlama programına yatırım yapabilir. </p>



<p><strong>Müşterilerle iyi ilişkiler kurmanızı sağlar</strong></p>



<p>Biraz marka bağımlılığından bahsetmeye ne dersiniz? Müşterilerinizi ve potansiyel müşterilerinizi markanıza, ürünlerinize ve servislerinize bağlamak için ne yapıyorsunuz? Peki, yaptığınız şey işe yarıyor mu? Bundan emin misiniz?</p>



<p>E-mail, marka bağımlılığı kurmak için mükemmel bir yoldur. Pazarlamacıların sık sık yaptığı hatalardan biri de, e-mail'i bir iletişim aracı olarak düşünmemektir. Eğer temelde en ufak bir strateji kurmadan, etrafınıza mesaj göndermek için e-mail kullanıyorsanız, bu yöntem çok büyük ihtimalle işe yaramayacak ve biraz önce bahsedilen geri dönüş oranını sağlamayacaktır. Örnek vermek gerekirse, diyelim birisiyle duygusal bir ilişkiniz var. Eğer bu kişiye arada sırada tek satırlık bir mesaj yazıp yolluyorsanız ve onunla hiç alakası olmayan şeylerden bahsediyorsanız, büyük ihtimalle ilişkiniz çok uzun sürmeyecektir. </p>



<p>E-mail, müşterilerinizle ve potansiyel müşterilerinizle, onların ilgi alanları doğrultusunda iletişim kurabilmenize izin verir. Bireysel ilgi alanları doğrultusunda alıcılarınıza özel mesajlar oluşturabilir, bu mesajları o kişi ne zaman görmek ve nasıl almak istiyorsa, o zaman gönderebilirsiniz. Söyleyin bakalım, başka hangi iletişim kanalı size böyle bir fırsat sunabilir?</p>



<p><strong>Ölçümlenebilir bir pazarlama kanalıdır</strong></p>



<p>Geçen ay popüler bir dergide yayınladığınız reklam ilanının kimler tarafından görüldüğünü bilmek istemez miydiniz? Ya da bu insanların ilanı gördükten sonra, ona ne gibi bir tepki verdiklerini öğrenmek ister miydiniz? E-mail ölçümlenebilir olduğu için gönderdiğiniz kampanyalardan sonra (eğer düzgün bir şekilde yapıldıysa) bu tarz sorularınıza cevap bulabilirsiniz. E-mail popülaritesini artırmak isteyen pazarlamacıların kampanya ölçümlerinden gerekli dersleri çıkarmaları ve bu bilgiler doğrultusunda kendilerini geliştirmeleri gerekir.</p>



<p><strong>Hedefe odaklıdır</strong></p>



<p>Üyeliği kabul edenlerin cinsiyet, yaş ve ilgi alanları gibi bilgilerini ele geçirirseniz, hedefe odaklı ve çok daha ilgi çekici e-pazarlama kampanyaları oluşturmak için elinizde her şey var demektir. Böylelikle bazı müşteriler için kişiselleştirilmiş mesajlar oluşturabilir; onların profillerine uygun içerikler ve teklifler hazırlayabilirsiniz. Sonuçta üyeleriniz istediklerini elde edecekleri için siz de onların verdiği cevaplar doğrultusunda onların taleplerini daha iyi anlayarak, gönderdiğiniz e-mail'leri daha etkileyici ve uygun bir şekle sokabilirsiniz</p>



<p><strong>Hızlı bir yöntemdir</strong></p>



<p>Zamanlamanın çok önemli olduğunu herkes bilir. E-mail yoluyla promosyonlarınızı haber vermek ve düzgün bir dille müşterilerinizi harekete geçmeye ikna etmek, gelirinizde inanılmaz bir etki yaratabilir. E-mail dışında hiçbir kanal, müşterilere bu kadar kısa bir zaman dilimi içerisinde, doğrudan ulaşmanıza izin vermez. E-mail çok hızlı bir gönderim yöntemi olduğu için sorunları çözmede mucizeler yaratabilir ya da zamanın kısıtlı olduğu ve kritik bir iletişim kurulması gereken durumlarda, ürünlerinizin satılmasını sağlayabilir.</p>



<p><strong>Diğer kanallarla uyumludur</strong></p>



<p>E-mail'in yukarıda anlattığımız faydaları sizin için yeterli değilse, onu diğer pazarlama kanallarınızla ve çalışmalarınızla entegre etmek etkili olabilir. Örneğin, web sitenizi hareketlendirmek için e-mail gönderebilirsiniz. Sitenizde yeni bir ürünün tanıtımını yapıyor olabilirsiniz ve potansiyel müşterilerinizin onu tesadüfen görmesindense ya da yaptığınız reklamın sonuçlarını görmek için beklemektense, müşterilerinizi web sitenize çekecek bir e-mail göndermek istiyor olabilirsiniz. Ya da bazı özel etkinliklere -hem online hem de offline olabilir- katılım sağlamak için de e-mail gönderebilirsiniz. Bunlar, e-mail'in gözünüzdeki değerini artıracak çok sayıda özellikten sadece bir kısmı... Ama kesinlikle denemeye değer, öyle değil mi?</p>



<p>Berrin İlçi</p>



<p>euro.message E-pazarlama Uzmanı </p>



<p><a href="mailto:berrin.ilcin@euromsg.com">berrin.ilci@euromsg.com</a><br />
	
	
	
	</p></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">Toplu Mail</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/4-47-1-1/euromessage__tr/email_marketing/yeni_baslayanlar_icin/toplu_mail" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/4-47-1-1/euromessage__tr/email_marketing/yeni_baslayanlar_icin/toplu_mail</id>
	<modified>2010-07-12T18:55:45Z</modified>
	<updated>2010-07-12T18:55:45Z</updated>
	<issued>2008-12-27T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Yeni Başlayanlar İçin</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">Toplu Mail</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/4-47-1-1/euromessage__tr/email_marketing/yeni_baslayanlar_icin/toplu_mail"><div class="summaries">
	
	
	<img width="295" height="208" src="" />
	
	
	<p>E-mail yoluyla e-bülten tasarımı üzerine hazırlanmış bir rehber, içinde spam filtrelerine ayrılmış özel bir bölüm olmasaydı, eksik olurdu. Sonuçta eğer iletilerinizin spam filtreleri engeline takılmasını istemiyorsanız, onları tasarlarken belli kriterlere dikkat etmelisiniz. Ama bu filtrelerden korktuğunuzu da belli etmeyin. Sadece ne yaptığınızın farkında olun, normal davranmaya çalışın ve hata yapmaktan kaçının. 
</p></div>

		<div class="section dot-top">
			


<p><strong>Anti-spam Sistemleri Nasıl Çalışır?</strong></p> 

<p>Tasarım konusundaki tavsiyelerimizi dinlemeden önce, çeşitli anti-spam mekanizmalarının nasıl çalıştığını öğrenmenizde fayda var. Bu mekanizmaların çalışma biçimlerini kapsamlı bir şekilde öğrendikten sonra, edindiğiniz bilgiler doğrultusunda tasarım yapmak sizin için çok daha kolay olacak. 
</p>
<p><strong>Bayes Filtresi</strong></p>

<p>En önemli anti-spam filtrelerinden olan Bayes, günümüzde çok sayıda e-mail uygulamasında kullanılıyor (Outlook, Mozilla Thunderbird ve Apple Mail gibi). Bayes filtreleri kullanıcıların hangi e-mail'leri Junk mail (önemsiz posta) olarak sınıflandırdıklarını takip ederek çalışıyor. Önemsiz olarak nitelendirilen postayı okuyan filtre, onu sizin 'önemsiz posta' olarak belirttiğiniz diğer mail'lerle karşılaştırıyor. Bu karşılaştırma sırasında özellikle mail'lerin konu kısmında, içerikte, hyperlink'lerde ve gönderici adı gibi alanlarda ortak tehditler olup olmadığını araştırıyor. Bayes filtreleri zamanla aldığınız tüm iletileri, bu tehditler doğrultusunda taramayı öğreniyor. 'Spam' olma ihtimali taşıyan bir e-mail buldukları anda da o iletiyi derecelendirmeye başlıyorlar. Örneğin gönderdiğiniz iletilerde "Buraya tıkla" dediğinizde spam puanlamanız '0.7', parlak kırmızı renkte font kullandığınızda '2' oluyor. Ayrıca mail içinde kullanılan bazı kelimeler de farklı puanlara sahip olabiliyor. Bunların dışında  içinde 'mortgage' kelimesi geçen bir iletinin spam olasılığı '1' puanla değerlendirilirken, 'viagra' kelimesi geçen e-mail'lerin spam olma olasılığı '5' puanla belirtiliyor. Kısacası eğer herhangi bir ileti kullanıcı tarafından eşiği geçmeyi başaramazsa, spam olarak tanımlanıyor ve 'önemsiz posta' kutusuna atılıyor. 
</p>
<p>euro.message LIVE'ın sunduğu hizmetlerden birisi de spam filtre denetleyicisi. Bu hizmet sayesinde göndereceğiniz e-mail'in önceden spam olarak nitelendirilme puanını öğrenebilir, spam filtrelerine karşı şansınızı artırmak için iletinizde ne gibi değişiklikler yapmanız gerektiğini anlayabilirsiniz. 
</p>
<p><strong>Kara listeler</strong></p>

<p>Bir süre önce bazı server admin'leri aldıkları çok sayıdaki önemsiz posta iletileri yüzünden, onlara spam gönderen server'ların IP adreslerinin izini sürmeye ve bu adresleri kara listeye almaya başladılar. Ne zaman kara listede olan bir server'dan e-mail almaya başlasalar, o ileti otomatik olarak anında siliniyordu. Kurdukları sistemin yolunda ilerlemesi üzerine, kara listede bulunan adresleri diğer server admin'leriyle de paylaşmaya karar verdiler. Gruba yeni katılan adminlerin yaptıkları eklemelerle, kara listeye girenlerin sayısı inanılmaz rakamlara ulaştı. Hatta büyük ISP'ler (Internet Service Provider-Internet Servis Sağlayıcı) bile onlarla işbirliği içerisinde çalışmaya başladı. İşte bu nedenle içerisinde çok büyük miktarda spam bulunduran e-mail'ler gönderdiğinizde (alıcılar üye olsun ya da olmasın), kendinizi bir anda bu kara listelerde bulmanız an meselesi. Üstelik bir kere kara listeye girerseniz, çıkmanız için gerçek bir mucizenin olması gerekiyor. Çünkü sizi kara listeye sokan server admin'leriyle pazarlık yapmak gerçekten çok zor. Bu yüzden her zaman e-mail göndermenize gerçekten izin veren alıcılara ileti gönderdiğinizden emin olmalısınız. Ayrıca bu alıcılardan her birinin sizin listenize üye olmayı kabul ettiklerine dair kanıtlarınız olmalı (çifte üyelik sistemini kullanabilirsiniz). Peki kara listeye alınmanın en kolay yolu nedir biliyor musunuz? Satış elemanlarınızın katıldıkları konferanslarda topladıkları iş kartlarından bir veri tabanı oluşturmak ve 'potansiyel müşteri' olma olasılığı bulunan herkese, e-mail yoluyla e-bülten göndermek kesinlikle kara listeye alınmanıza yol açacaktır.</p> 
<p><strong>Email Firewall'ları</strong></p>

<p>E-mail server'larını yönetmek (gelen spam'leri, virüsleri, şifre çalma girişimleri gibi kimlik hırsızlıklarını) gerçekten çok zordur. Bu nedenle, büyük şirketlerin çoğu gelen e-mail'lerle baş edebilmek için "e-mail firewall"ları (güvenlik duvarı) kullanır.
</p>
<p>Bu firewall'ları "spam filtrelerinin en tepesindeki spam filtreleri" olarak düşünebilirsiniz. Oldukça heybetli ve işini son derece ciddiye alan bu internet bekçilerinin hiç de dost canlısı olmadıklarını önceden belirtmek zorundayız. 
</p>
<p>Firewall'lar, spamleri şirketten uzak tutmak için genelde Bayes gibi uyarlanabilir filtreler, raporlama, kara liste ve bunların dışında bazı gizli yöntemler kullanır. Eğer büyük bir şirkete gönderdiğiniz e-mail yerine ulaşmıyorsa, büyük ihtimalle bunun nedeni, kullanılan firewall'dır. Firewall'lar o kadar şüphecidirler ki " Acaba bu gönderici yeni mi? Neden şirketteki çok sayıda insana aynı e-mail'in kopyalarını gönderiyor? Bu server ne zamandır ortalıklarda dolaşıyor? Acaba bu göndericiye güvenebilir miyim?" gibi soruları sürekli kendi kendilerine sormaktan asla bıkmazlar. İşte bu nedenle büyük bir müşteriye ilk kez kampanya göndermeye başlayacaksınız, spam firewall'ları sorun çıkarabilir. Özellikle başlangıçta 'yeni' olduğunuz için e-mail'inizin teslim edilmesiyle ilgili sorunlar yaşayabilirsiniz. Ama sizin hakkınızda bilgi topladıktan sonra sizi tanımaya başlayacaklardır. Eğer işleri hızlandırmak istiyorsanız, şirketin firewall'dan sorumlu IT departmanından IP adreslerinizin ya da e-mail servis sağlayıcınızın (ISP) IP adresinin 'beyaz liste'ye alınmasını talep edebilirsiniz.
</p>
<p><strong>Kimlik tanımlama filtreleri</strong></p>

<p>Kimlik tanımlama filtreleri özellikle ev kullanıcıları tarafından tercih edilirler Birisine kimlik tanımlama filtresi gönderdiğinizde süreç, şu şekilde işler:
</p>
<p>Eğer e-mail gönderdiğiniz kişinin 'yakın arkadaş' ya da 'adres' listesinde değilseniz, onun için bir yabancı olarak tanımlanırsınız. Ve eğer onun tanımadığı bir insansanız, spamci olma olasılığınız da yüksektir. Bu sebepten dolayı, e-mail gönderdiğiniz kişinin kimlik tanımlama filtresi size, içerisinde cevaplamanız gereken bir soru ya da tıklamanız gereken bir link bulunan otomatik bir cevap gönderir (bu sizin spam göndermek için internetten e-mail adresleri toplayan bir program değil, gerçek bir kişi olduğunuzu kanıtlamak içindir).
</p>
<p>Eğer e-mail'lerinizin yerine ulaşmasını istiyorsanız, 'beyaz liste'ye alınmanız gerektiğini sakın aklınızdan çıkarmayın. Bunun için internet kullanıcıları web sitenizdeki üyelik forumlarını doldurduklarında, onlardan sizi adres listelerine eklemeleri için talepte bulunun. Üyelik sürecini, beyaz listeye girebilmek ve alıcılarınızda bir takım beklentiler oluşturmak için iyi değerlendirmeye çalışın. E-bülten gönderdiğinizde, iletinin içinde kullandığınız 'yanıtla' adresinin geçerli olduğundan emin olun ve her kampanyadan sonra kontrol edin. Gönderi yaptığınız her kampanyadan sonra, yukarıda gördüğünüz otomatik cevaplardan alabilirsiniz. Eğer e-mail'lerinizin listenizdeki tüm adreslere ulaşmasını istiyorsanız, size gönderilen otomatik cevaplardaki soruları yanıtlayabilmeli, linkleri tıklamaktan çekinmemelisiniz. 
 </p> 
<p><strong>Spam Filtrelerinden Korunmak için Taktikler</strong></p>

<p>Artık anti-spam sistemlerinin nasıl çalıştığı hakkında birçok şey biliyorsunuz. Nasıl web sayfalarını tasarlarken kendinizi bir arama motorunun yerine koyuyorsanız, e-mail'lerinizi tasarlarken de 'bir spam filtresi' gibi düşünmeniz gerektiğini öğrendiniz. Spam filtreleri e-mail'lerinizi tarar ve daha önce tespit edilen spamlerle benzerlik taşıyıp taşımadıklarını kontrol eder. En çok korkulan şey e-mail'lerinizin kazara 'önemsiz posta-junk mail' kutusuna düşmesidir. Böyle bir kazanın olmaması için alabileceğiniz bazı önlemler var. Öncelikle kendi önemsiz posta (junk mail) kutunuzu açın. 
</p>
<p>Posta kutunuzda spam olarak tanımlanan e-mail'leri açın ve dikkatlice okuyun. Spam mail'lerin nasıl bir tasarıma sahip olduklarını ve nasıl yazıldıklarını inceleyin. Ayrıca göndermek istediğiniz iletiyle benzer özellikler taşıyıp taşımadıklarına bakın ve onların yaptıklarını yapmayın. 
</p>
<p><strong>Daha açık olmak gerekirse, işte kesinlikle kaçınmanız gerekenler:</strong></p>

<div class="list"><ul><li>Parlak kırmızı fontlar kullanmak ya da e-mail'inizin içinde çok sayıda renk ve tasarım öğesi barındırmak. </li>
<li>Sürekli ünlem kullanarak hitap etmek !!!!</li>
<li>BÜYÜK HARF KULLANMAK </li>
<li>İletinizin spam olduğunu çağrıştıran kelimeler kullanmak (mortgage, viagra vb.) </li>
<li>"Ücretsiz", "buraya tıkla!", "hemen tıkla!" ve "zamanınız kısıtlı" gibi ifadeler kullanmak (üyelikten çıkmak için link koymayı ve "üyelikten çıkmak için burayı tıklayın" demeyi unutmayın)</li>
<li>HTML e-mail'i kodlamak için WYSIWYG editörü kullanıyorsanız, HTML kodunuzun temiz olup olmadığını mutlaka kontrol edin. WYSIWYG editörleri çoğu zaman HTML'i alıcının göremeyeceği gereksiz kodlarla doldururlar. Bunları inceleyen spam filtreleri de sizi HTML konusunda hiçbir bilgisi olmayan özensiz bir spamci olarak değerlendirir. </li>
<li>Kötü HTML, genelde spam filtresine yakalanmanıza sebep olur. Eksik tablo etiketleri,  <<script> document.write('/HTML'); </script>> etiketi altına iliştirilmiş içerik ya da boş  <<script> document.write('TITLE'); </script>> <<script> document.write('/TITLE'); </script>> etiketleri iletinizin önemsiz posta (junk mail) kutusuna düşmesine neden olur. Kodlamaya mutlaka özen gösterin. </li>
<li>Bir test kampanyası bile gönderiyor olsanız, iletiniz içinde 'lüzumsuz metin' kullanmayın. Spam filtreleri "lorem ipsum" adı verilen ve tasarım aşamasında içerik yerine yazı bloğunu doldurmak için kullanılan anlamsız metinlerden hoşlanmazlar. Test kampanyaları gönderirken, mümkün olabildiğince gerçek içerik kullanmaya özen gösterin. 'Subject-Konu' alanında "test" kelimesini kullanmayın.</li>
<li>Yazılarınızı yazarken spamcilerin her zaman yaptığı gibi çok fazla yaratıcı olmaya çalışmayın (Örneğin mortgage kelimesini 'm0rtg4g3' şeklinde yazmak gibi...)  </li>
<li>Sadece göze hoş görünen grafiklerden oluşan HTML e-mail'leri oluşturmaktan kaçının. İletilerinizde mutlaka gerçek metin kullanmalısınız. Yoksa spam filtreleri gönderdiğiniz hiçbir şeyi okuyamaz ve iletinizin önemsiz posta (junk mail) kutusuna gönderilmesi gerektiğine karar verebilir.  </li>
<li>Tek başına HTML e-mail göndermeyin. İletinizin alternatif salt-metin versiyonu da mutlaka olsun. </li></ul></div>



			</div></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">Webmail Servislerine Özel Fikirler</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/4-45-1-1/euromessage__tr/email_marketing/yeni_baslayanlar_icin/webmail_servislerine_ozel_fikirler" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/4-45-1-1/euromessage__tr/email_marketing/yeni_baslayanlar_icin/webmail_servislerine_ozel_fikirler</id>
	<modified>2010-06-24T17:59:44Z</modified>
	<updated>2010-06-24T17:59:44Z</updated>
	<issued>2008-12-27T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Yeni Başlayanlar İçin</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">Alıcılarınızın çoğu, e-mail'lerini Yahoo!Mail, Hotmail ve Gmail gibi web tarayıcıları üzerinden kontrol ediyor olabilir. İşte bu nedenle HTML e-mail'lerinizi kodlarken dikkat etmeniz gereken bazı önemli noktalar var. </summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/4-45-1-1/euromessage__tr/email_marketing/yeni_baslayanlar_icin/webmail_servislerine_ozel_fikirler"><div class="summaries">
	<img class="summary-img hidden " width="295" /> 
	
<p>Alıcılarınızın çoğu, e-mail'lerini Yahoo!Mail, Hotmail ve Gmail gibi web tarayıcıları üzerinden kontrol ediyor olabilir. İşte bu nedenle HTML e-mail'lerinizi kodlarken dikkat etmeniz gereken bazı önemli noktalar var. Yazdığınız kodun web sayfalarına zarar vermemesi için, alıcılarınızın çoğu <
		
<script>
		//<![CDATA[
		document.write('HTML');
		//]]>
		</script> > , <
		
<script>
		//<![CDATA[
		document.write('HEAD');
		//]]>
		</script> > ve <
		
<script>
		//<![CDATA[
		document.write('BODY');
		//]]>
		</script> > etiketlerini silecektir. Bu durumda: </p></div>

<div class="section dot-top">
	
<div class="list"><ul><li> <<script>
document.write('BODY');
</script>>  etiketinizde özel olarak oluşturduğunuz zemin renkleri kaybolacaktır. Bu nedenle e-mail'inizin tümünü daha büyük, %100 genişletilmiş bir tablo içine yerleştirin ve bu tabloya bir zemin rengi verin. </li>

<li><<script>
document.write('HEAD');
</script>>  etiketi içerisine yerleştirdiğiniz CSS'lerin kaybolacağından emin olabilirsiniz. Bu nedenle server'ınızda bulunan CSS dosyalarına link vermeye çalışmayın. Onun yerine sıkıştırılmış CSS dosyalarınızın  <<script>
document.write('BODY');
</script>>  etiketinin aşağısında olduğundan emin olun. Eğer bir web tasarımcısıysanız, CSS dosyalarının yerleşiminin düzensiz olduğunu düşünebilirsiniz ve bu durum içinize sinmeyebilir. Ne de olsa bu kısım, gömülü CSS dosyalarının yerleşimi için size göre hiç de uygun bir yer değil. Ama endişelenmeyin; CSS dosyalarınız bu şekilde çalışacaktır. Eğer bu durum hala içinize sinmiyorsa, sıralı CSS düzenini de kullanabilirsiniz.  </li>

<li>Bazı webmail sunucuları, CSS dosyalarınız <<script>
document.write('BODY');
</script>>  etiketinin aşağısında olsa bile (yukarıda tarif ettiğimiz şekilde), en basit CSS dosyalarını bile silebiliyor. Bunun sebebi CSS dosyalarının hiçbir şekilde kendi CSS dosyalarına zarar vermemesini istedikleri için ya da JavaScript ve AJAX gibi teknolojileri kullandıklarından olabilir. Sebep her ne olursa olsun, siz söylediklerimize kulak verin ve dosyalarınızı birçok testten geçirmeyi unutmayın. </li></ul></div>

<p><strong>HTML e-mail'de CSS</strong></p>

<p>Türkçe'de 'stil şablonları' anlamına gelen CSS (Cascading Style Sheets), web siteleri için gerçek bir nimettir. Ama kendisine HTML e-mail konusunda fazla güvenmemenizi tavsiye ederiz. HTML e-mail tasarımı yaparken DIV'lerin çalışmasını nasıl beklemiyorsanız, CSS konumlandırmasından da uzak durun; çünkü hiç bir işe yaramayacaktır. Eğer CSS standartlarını kullanmakta ısrarcıysanız, onlarla herhangi bir HTML e-mail kodlaması yaptıktan sonra ne söylemek istediğimizi daha iyi anlayacaksınız. 
</p>
<p>Ne yazık ki HTML e-mail'lerinizin layout'larında hala eski usul <<script>
 document.write('TABLE');
 </script>>  etiketine güvenmek zorundasınız. CSS kodlamasını sadece font ve renk düzeni gibi basit işlerde kullanın. Tabii başarısız olmayı göze alıyorsanız, CSS'le tasarım yapabilirsiniz.</p> 
	
<p>Bunun yanısıra HTML e-mail 'inizi tasarlamak için WYSIWYG editörü kullanıyorsanız, burada da CSS kodlaması konusunda çok dikkatli olmanız gerekiyor; çünkü WYSIWYG editörleri varsayılan tüm CSS ve DIV dosyalarını HTML e-mail'in içine yerleştirir. Bu da HTML e-mail'de WYGIWYS'leri kullanmanın başka bir olumsuz tarafıdır. Bu durum sizin e-mail'de gördüğünüz her şeyi kodlarıyla almanızı sağlasa da, e-mail uygulamaları tarafından engellenmemesi için geri dönebilecek ve kodların bazılarını çıkarabilecek kadar HTML'den anlamanız gerekir. 
</p>
<p>Eğer e-mail tasarımınız çok sayıda CSS kodu içeriyorsa, öncelikle onu Gmail'de kontrol edin. Gmail, tüm CSS kodlamalarını yok edebilme özelliğine sahip. Font boyutları, font renkleri ve satır ayarlarının hepsi uçup gidebilir. Ayrıca Gmail'de fontlar daha büyük göründüğü için eğer ne yaptığınızı bilmezseniz, tüm tablo hücreleriniz de silinebilir. 
</p>
<p><strong>HTML e-mail'de çalışmayan Flash, JavaScript, ActiveX ve filmler gibi diğer uygulamalar </strong></p>

<p>HTML e-mail'lerinizi Flash uygulamasıyla birlikte gönderebilseniz de, alıcılarınızın büyük bir kısmı, HTML'i dönüştürecek bir tarayıcıya sahip e-mail programı kullanmadıkları sürece, bu uygulamaları görüntüleyemeyecektir. Internet Explorer'ı kullanan Microsoft Outlook'un eski sürümleri eskiden Flash uygulamalarının görüntülenebilmesine izin veriyordu ama artık Microsoft Outlook 2007'de e-mail'leri dönüştürmek için Internet Explorer kullanılmıyor. 2007'de, Flash uygulamalarını kesinlikle çalıştırmayan Microsoft Word kullanılıyor. Zaten artık anti-virus programlarının çoğu da, Flash filmlerini gömmek için yazılan kodları, JavaScript'i, ActiveX'i ve hatta müzik dosyalarını engelliyor. Bunun en büyük nedeniyse, bu programların pek çoğunun geçmişte virüs yaymak için kullanılmış olmaları. Bu nedenle artık bu yazılımların hiç birisine şans tanınmıyor.
</p>
<p><strong>E-mail'leri sayfalara yönlendirme</strong></p>

<p>Eğer alıcılarınıza ilgi çekici bir animasyon ya da film izletmeyi düşünüyorsanız, HTML e-mail'inizin içinde bir GIF ya da JPEG grafiği gönderin. Sonra da onları bir link vasıtasıyla giriş yapabilecekleri ve web siteniz üzerinden animasyonu izleyebilecekleri bir sayfaya (landing page) yönlendirin. Aynı işlemi JavaScript, ActiveX ve film dosyaları için de yapabilirsiniz. Çünkü anti-virus programları tüm bu dosyaların çalışmasını engelleyecektir. Flash ve film dosyalarını oynatabilen tek e-mail uygulaması ise, bir zamanlar kullanılan Outlook 2000'dir. Sonuç olarak ileti gönderdiğiniz tüm alıcıların Outlook 2000 kullandığından ya da anti-virüs uygulamalarının sizin gönderdiğiniz malzemeyi engellemeyeceğinden emin değilseniz, HTML e-mail'de asla Flash, JavaScript, ActiveX ve film dosyaları göndermeyin.  
</p>
<p><strong>Zemin Renkleri</strong></p>

<p>Daha önceki bölümlerde size, Yahoo!Mail ve Hotmail gibi tarayıcı tabanlı e-mail servislerin <<script>
 document.write('HTML');
 </script>> , <<script>
 document.write('HEAD');
 </script>>  ve <<script>
 document.write('BODY');
 </script>> etiketlerinizi sileceğini söylemiştik. İşte arka plan rengini ve görüntüsünü kodlarken de bu söylediklerimizi aklınızdan çıkarmamanız gerekiyor. Siz de muhtemelen herkes gibi arka plan rengini <<script>
 document.write('BODY');
 </script>> etiketi içinde belirliyorsunuz ancak, HTML e-mail'de bu işleme kesinlikle güvenmemelisiniz. Arka plan rengini oluşturmak için e-mail'inizin çevresinde %100 genişliğinde büyük bir tablo oluşturmalı, arka plan renginizi bu tabloya yerleştirmeli, gerektiği kadar CELLPADDING kullanmalısınız. Eğer CSS'e maraklıysanız, bu söylediklerimiz yerine <<script>
 document.write('DIV');
 </script>> kullanmak isteyebilirsiniz. Ama DIV'lerin e-mail uygulamalarında tahribata uğradığını gördüğümüz için onları kullanmanızı kesinlikle tavsiye etmiyoruz.</p> 
	
<p><strong>İyi bir HTML E-mail'in Anatomisi</strong></p>

<div class="list"><ul><li>"From (Kimden)" alanında şirketinizin ismi mutlaka görünmeli. Alıcılar, e-mail'in kimden geldiğini hemen anlamalı. Asla alıcılarınızı yanıltacak başka bir isim kullanmayın. Eğer alıcı sizi ilk gördüğü anda tanıyamazsa, e-mail'i açmak yerine spam olarak tanımlar.</li>

<li>Konu bölümüne, e-bülten ismini ve bu bültenin şirketinizle alakalı olduğunu belirtin. Böylece alıcılar e-mail'in kimden geldiğini ve ne hakkında olduğunu anında anlayacaktır. </li>

<li>"To (Kime)" kısmında, alıcının e-mail adresi değil, ismi olmalı. Eğer alıcının ismi veri tabanınızda yer alıyorsa, euro.message LIVE, alıcıların isimlerini bu alana otomatik olarak girmenizi sağlar.</li>

<li>Adres listenizde yer almak istemeyen kişilerin tek tıkla üyelikten çıkmasını sağlayan link. Listenizden çıkmak isteyen alıcıların kolayca bulabilmesi için, bu linki ya sayfanın altına ya da e-mail'inizin en üst kısmına yerleştirmeye özen gösterin. Eğer euro.message'ın 'liste yönetimi' özelliğini kullanırsanız, üyelikten çıkma (unsubscribe) linki için bizim |UNSUB| etiketimizi kullanabilirsiniz. Bu linke tıklayan her alıcı, anında listenizden çıkacaktır. Eğer bizim HTML e-mail şablonlarımızı kullanıyorsanız, bu linki otomatik olarak sayfanın altına sizin için yerleştiriyoruz </li>

<li>Üyelikten çıkma linkine ek olarak, başlığınızın içine e-mail'i kendi tarayıcılarında görmek isteyen alıcılarınız için ayrı bir link de koyabilirsiniz. Ayrıca isterseniz, bu linki kendi server'ınızda gönderdiğiniz e-mail'in arşivlenmiş versiyonuna da yönlendirebilirsiniz. Arşiv sistemi özellikle gönderdiğiniz e-mail'in alıcılar tarafından başka kişilere forward edilmesi durumunda, e-mail yapısının bozulabileceği göz önüne alındığında çok işinize yarayacaktır. Eğer euro.message LIVE'ı kullanırsanız, kampanyalarınızın tümünün arşivlenmiş versiyonlarını, server'ımızda bulabilirsiniz. Arşivlenmiş kampanyalarınıza e-mail'lerinizde link vermek istiyorsanız, tek yapmanız gereken bizim |ARCHIVE| etiketimizi kullanmak. </li>

<li>E-mail'inizde, alıcıların şirketinizin gizlilik sözleşmesini öğrenmelerini sağlayan bir link mutlaka bulundurmalısınız. Eğer henüz gizlilik politikanız yoksa, DMA gizlilik hakları oluşturucusunu kullanabilirsiniz. Bunu yapmak için Google'a "DMA privacy policy generator'' yazmanız yeterli. </li>
<li>Geçerli mail adresinizi ve size ulaşabilecekleri diğer iletişim bilgilerini mutlaka yazmalısınız.  Hakkınızda ne kadar çok bilgi verirseniz, kampanyanızın ve şirketinizin alıcı gözündeki itibarı da bir o kadar artar. </li>
<li>İletinizin içine ek olarak, alıcılara hatırlatmak amacıyla " Bu e-mail, size web sitemize üye olmayı kabul ettiğiniz için gönderiliyor" gibi bir not ekleyebilirsiniz. Çünkü kullanıcılar genellikle web sitelerine üye olduklarını unutur ve 'spam' butonunu tıklayarak hiç istemediğiniz halde sizi ISP'lere ihbar edebilirler. Ayrıca nadiren de olsa, alıcılarınızdan birisi sizi anti-spam kuruluşlarından birisine şikayet edebilir. İşte bu gibi durumlarda e-mail'inizde bulunan bu hatırlatıcı notlar sayesinde, kara listeye alınmaktan kurtulursunuz. Euro.message LIVE'ın e-mail şablonlarını kullandığınız taktirde, bu hatırlatıcı not e-mail sayfanızın altına otomatik olarak eklenecektir. </li></ul></div>



<p><strong>Salt Metinden Oluşan E-mail</strong></p>

<p>E-mail'inizin salt-metin versiyonunu da oluşturmayı unutmamalısınız. Bu tarz e-mailler, özellikle HTML'i göremeyecek alıcılar için mutlaka gereklidir. Örneğin mobil cihazların bazıları, e-mail'lerin sadece salt-metin versiyonlarını görüntüleyebilir. 
</p>
<p>Eğer HTML e-mail'in salt-metin alternatifini hazırlamak için zaman harcamak istemiyorsanız, çılgın bir spamci gibi görüneceğinizden emin olabilirsiniz (spam filtrelerinin sadece HTML gönderdiğiniz için sizi cezalandıracağını da unutmayın). Eğer euro.message LIVE'da bir kampanya göndermek istiyorsanız, iletinizin her iki versiyonu da hazırlanmış olmalı (HTML ve salt metin). Biz çok amaçlı MIME formatını kullanarak onları birbirleriyle entegre ediyor ve gönderi yapıyoruz. Bundan sonra alıcılarınızın e-mail uygulamaları hangi versiyonu görüntüleyeceklerine kendileri karar veriyor.  
</p>
<p><strong>Salt Metinden Oluşan E-mail Göndermenin İncelikleri</strong></p>

<p>Salt-metin şeklindeki e-mail'inizi oluşturmak sanıldığı kadar kolay değildir. HTML e-mail'inizdeki yazının aynısını kullanarak bunu başaramazsınız. Burada özellikle metnin doğru şekilde formatlanması çok önemli. Onun için bu tarz metinleri oluşturmanın en iyi yolu, onları en baştan büyük bir özenle hazırlamak ya da önce HTML e-mail'deki içeriği kopyalayıp, sonra bu içeriği çok dikkatli bir şekilde tekrar formatlamaktır. 
</p>
<p><strong>Salt-metin e-mail'leriniz için birkaç tavsiye: </strong></p>

<div class="list"><ul><li>Mac için TextWrangler, PC için Windows NotePad gibi bir text editörü kullanın. İhtiyacınız olacak işlenmemiş text dosyalarını size sunamayacağı için Microsoft Word gibi bir program kullanmayın. </li>

<li>Eğer euro.message LIVE kullanıyorsanız, öncelikle text editörünüzde bir salt- metin mesajı yaratın. Sonra da bu mesajı kopyalayıp, euro.message LIVE'daki "salt- metin mesaj" alanına yapıştırın. Herhangi bir yükleme işlemi yapmanıza gerek yok. Eğer dilerseniz bu mesajı doğrudan euro.message arayüzü üzerine de yazabilirsiniz. Başka bir çözüm de daha önce bahsettiğimiz gibi HTML e-mail'i açılır pencerede görmek, içeriği seçmek ve sonra da onu euro.message'daki salt- metin alanına yapıştırmak. Tabii ardından her şeyi tekrar formatlamak. </li>

<li>Bazı e-mail uygulamaları salt- metin iletilerinizin bir satırını 60 karakterle sınırlandırır. Yapmanız gereken metinlerinizi e-mail programlarının istediği şekilde oluşturmak. Eğer içeriğinizin istemediğiniz bir yerde bölünmesini istemiyorsanız (örneğin sayfada verdiğiniz bir bağlantı linkinin ortasında), küçük bir hile yaparak bu sorunu çözebilirsiniz. Mesajınızın üst kısmına herhangi bir harfi 60 kere yazın ve bu harfleri bir çeşit 'cetvel' olarak kullanın. İçeriğiniz bu cetvelin sonuna yaklaştığı zaman 'return-enter' tuşuna basarak, içeriği alt satıra kaydırın. İletiniz hazır olduğunda ölçü olarak kullandığınız satırı silin.Bu işlemi formatlama işleminin ciddi önem taşıdığı zamanlarda yapın. </li>

<li>Kullanıcılar genelde e-mail'lerini tam olarak okumaz. Özellikle salt- metin iletilerini sadece gözleriyle tararlar. Bu nedenle alıcılarınızın önemli bilgilere kolayca ulaşmaları için bu bilgileri maddeler halinde yazabilir ya da bu bilgileri vurgulayan işaretler kullanabilirsiniz. </li>

<li>Salt metinden oluşan e-mail'in içerisine, tıklanabilir bir link kodlayamazsınız. Tüm URL'i yazmak zorundasınız. Bazı e-mail uygulamaları linki otomatik olarak tıklamanıza izin verirken bazıları ise izin vermez. </li></ul></div>

<p>Bugüne kadar edindiğimiz izlenimler doğrultusunda, çok sayıda kişinin, iletilerinin HTML versiyonuna daha fazla özen gösterdiklerini gördük. Nedense iletilerinin salt- metin alternatifleriyle ilgilenmeyi pek istemiyorlar. Bu nedenle salt-metin versiyonlarını ya görmezden geliyorlar ya da HTML içerisine " Eğer HTML'i görüntüleyemiyorsanız, e-bültenimizi görmek için tarayıcınızdaki bu URL'i ziyaret edin" şeklinde bir not iliştiriyorlar. Bizim düşüncemize göre, tüm enerjinizi e-mail'in HTML versiyonuna harcamak çok büyük bir hata. Salt- metin mesajlarına da mutlaka özen göstermeniz gerekiyor. Eğer HTML kodlamaya çok fazla zaman harcıyorsanız ve salt metin iletileriyle uğraşmak istemiyorsanız, her kampanyada tekrar kullanabileceğiniz bir şablon oluşturabilir, içeriğinizi yerleştirebilirsiniz. 
</p></div></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">Tasarım ve Kodlama</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/4-44-1-1/euromessage__tr/email_marketing/yeni_baslayanlar_icin/tasarim_ve_kodlama" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/4-44-1-1/euromessage__tr/email_marketing/yeni_baslayanlar_icin/tasarim_ve_kodlama</id>
	<modified>2010-06-24T17:23:16Z</modified>
	<updated>2010-06-24T17:23:16Z</updated>
	<issued>2008-12-27T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Yeni Başlayanlar İçin</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">HTML e-mail kodlama konusunda uzmanlaşmak için ihtiyaç duyacağınız araçlar...</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/4-44-1-1/euromessage__tr/email_marketing/yeni_baslayanlar_icin/tasarim_ve_kodlama">
<div class="summaries">
	
	<img height="208" width="295" src="" /> 
	

	<p><strong>HTML e-mail kodlama konusunda uzmanlaşmak için ihtiyaç duyacağınız araçlar:</strong></p></div>


<div class="section dot-top">
	

	<div style="font-size: 12px;" class="list">
		

		<ol>
			

			<li><strong>Tasarım programı:</strong> Adobe Photoshop, Fireworks, Dreamweaver ya da Illustrator gibi araçları kullanarak şablonlarınızı oluşturabilir, grafiklerinizi tasarlayabilirsiniz. </li>
			

			<li><strong>İyi ve 'kusursuz' bir HTML/Text Editörü:</strong> Mac için BBEdit ve TextWrangler, PC için HomeSite ve NoteTab Pro gibi programları kullanabilirsiniz. Ya da Microsoft Front Page, Adobe GoLive ve MacroMedia Dreamweaver gibi ürünler kullanarak, HTML'i "WYSIWYG" (What You See is What You Get) tarzında yani ekranda görüntülenene çok benzer bir çıktı alabileceğiniz araçları kullanarak oluşturabilirsiniz. Ancak, bu tip araçları kullanmanın bazı olumsuz tarafları vardır. WYSIWYG editörleri genelde kodunuza gereksiz yükleme yapar. Üstelik bu ekstra kodlar, genelde sadece spam filtrelerini etkileyerek sisteme zarar verir. Tabii WYSIWYG editörleri arasında kodlama konusunda mükemmel bir sonuç ortaya çıkarmalarıyla ünlü olanlar da vardır. Ama biz bu araçların daha çok HTML yerine Web sayfaları tasarımında kullanılmasını tavsiye ediyoruz. Bu nedenle eğer HTML e-mail kodlama konusunda uzmanlaşmak istiyorsanız, HTML kodlamayı en baştan iyi bir text editörünün yardımıyla öğrenmelisiniz.<br />
				
				Eğer HTML tasarlama ve kodlama hakkında tüm bu anlattıklarımız size karışık geliyorsa, euro.message LIVE'ın kendi HTML e-mail şablonlarını da kullanabilirsiniz. Oldukça esnek olan bu şablonlar, her kampanyaya uyarlanabilecek şekilde özelleştirilebilir. Ayrıca bu şablonların başlıca e-mail programlarının tümü önceden test edilir. </li>
			

			<li><strong>Kendi Web Server'ınız:</strong> Tüm resimlerinizi ve arşivlerinizi barındıracak bir web server yaratmalısınız. Ayrıca Web sitenizde e-bültenleriniz için bir klasör oluşturmalısınız. Bu klasörde resimlerinizi depolamalı, bu resimlere yapılacak yönlendirmeyi, HTML kodunuzda 'absolute paths' kullanarak belirtmelisiniz. Ek olarak web sitenizde arşivlenmiş e-bültenleri depolayabileceğiniz başka bir klasör yaratmak da isteyebilirsiniz. Bu işe ilk başladığımızda web sitemizde kampanyaların alt dosyalarda tarihe göre sınıflandırıldığı bir klasör oluşturmuştuk. Siz dilerseniz kendinize göre farklı bir şekilde düzenleme yapabilirsiniz. Önemli olan yayınlama sırasında e-bültenlerinizin sizin için karışıklığa yol açmasını önlemek için düzgün bir arşivleme sistemi oluşturmanız.<br />
				
				Artık euro.message LIVE'ın bünyesine dahil ettiği işlevsel arşivleme özelliği, bu sorunun da üstesinden gelmeyi başarıyor. Bu özellik, sistemimiz üzerinden gönderdiğiniz her kampanyanın bir kopyasını kaydediyor. Böylelikle web sitenizde 'E-bülten arşivleri' adı altında bir sayfa oluşturabiliyorsunuz. Son kampanyalarınız geldikçe sayfalarınızın güncelleneceği bu sistem sayesinde, ne kadar çok zaman kazandığınızı görünce şaşıracaksınız. </li>
			

			<li><strong>FTP programı:</strong> Mac için Fetch, PC'ler için CuteFTP gibi bir FTP programı kullanmalısınız. Böylece, e-mail'inizi tasarladığınız ve grafiklerinizi oluşturduğunuz zaman, bu dosyaları bilgisayarınızdan server'a taşıyabilirsiniz. </li>
			

			<li><strong>Bir ya da iki test makinesi:</strong> Çok sayıda farklı e-mail uygulamasıyla ve mail hesabıyla yüklü bir ya da birden fazla test makinasına ihtiyaç duyacaksınız. Büyük ihtimalle HTML e-mail tasarımlarınızın farklı programlarda nasıl göründüğünü kontrol etmek isteyeceksiniz. Küçük çaplı ve basit tarayıcılar aracılığıyla çalışmalarınızı kontrol edebileceğiniz Web tasarımından farkı olarak, e-maillerin tonlarca uygulama şekli vardır ve bunların herbiri HTML emai'i farklı şekilde ele alır. euro.message LIVE, yapmak istediğiniz tüm testleri sizin yerinize yapar. </li>
		
		</ol></div>
	

	<p><strong>Tasarım İlkeleri</strong></p>
	

	<p><strong>Rehberimizin bu bölümünde size e-mail tasarımlarıyla ilgili bazı ipuçları sunuyoruz.</strong></p>
	

	<p><strong>1- Genişliğinizi 500-600 piksele ayarlayın</strong></p>
	

	<p>Daha önce bir web sitesi üzerinde çalıştıysanız, sayfaları 800x600 ya da 1024x768 piksel ekran çözünürlüğüne sahip olacak şekilde tasarlamaya alışık olmalısınız. Ama HTML e-mail tasarımı daha farklı bir şekilde çalışır. Alıcıların bir çoğu gönderdiğiniz e-mail'lere normal ekranlarının küçük bir görüntüsü olan 'önizleme paneli' üzerinden bakacaklar (aşağıda gördüğünüz gibi). </p>
	
	<img border="0" src="http://www.euromsg.com/i/Assets/icerik//divan_350.jpg" alt="" /> 
	

	<p>Önizleme panelinin genişliği bu monitörde 440 piksel'dir. Yukarıda Microsoft Outlook'un ön izleme panelinden, HTML e-mail ekran görüntüsünü görüyorsunuz. Outlook'un maksimum full ekran çözünürlüğü (1024x768) piksel olsa da ön izleme paneli, sadece 440 piksel genişlikte. AOL 9'daysa ön izleme paneli 194 pikselken, full ekranı tıkladığınızda açılan pencerenin çözünürlüğü sadece 540 piksel olacaktır. İşte bu yüzden e-mail'lerinizi tasarlarken genişliğin 640 pikselden fazla olmamasına dikkat edin. </p>
	

	<p><strong>2- Basit Layout'lar ve İşinize Yarayacak Tablo Düzenleri</strong></p>
	

	<p>Farklı e-mail uygulamalarının HTML e-mail'i çok çeşitli nedenlerle yanlış görüntülediğini söyleyebiliriz. E-mail tasarımlarınızı, her zaman basit ve göze hoş görünecek şekilde oluşturmaya özen göstermelisiniz. Karışık düzenlemelerden, sıkıştırılmış tablolardan, çok sayıda satır ve sütun kullanmaktan her zaman kaçının. Oluşturacağınız en karmaşık tablo, en fazla iki sütundan ve üstte bir satırdan oluşmalı. Colspan'lerin (çok sayıda sütun karşısında yayılan tablo bölmeleri) olduğu tabloların kodlanmasıyla, uyum sağlamayacak çok sayıda e-mail uygulaması var. Karışık tablolar konusunda Lotus Notes uygulamasına başvurabilirsiniz. </p>
	

	<p>Eğer bir e-mail yerleşim düzeni üzerinde çalışıyorsanız ve oluşturduğunuz tablolarınızın giderek karıştığını düşünüyorsanız, onları ayrı tablolara ayırmayı düşünebilirsiniz. Sözgelimi biz, e-mail'lerimizin sayfa başlığı, gövde metni ve sayfa altlığı için ayrı tablolar kullanıyoruz. Zaten en iyisi de karışık ama tek bir tablo kullanmaktansa, çok sayıda basit tablo kullanmaktır. </p></div></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">HTML E-Mail Nasıl Çalışıyor?</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/4-12-1-1/euromessage__tr/email_marketing/yeni_baslayanlar_icin/html_email_nasil_calisiyor_" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/4-12-1-1/euromessage__tr/email_marketing/yeni_baslayanlar_icin/html_email_nasil_calisiyor_</id>
	<modified>2010-06-24T17:05:12Z</modified>
	<updated>2010-06-24T17:05:12Z</updated>
	<issued>2008-12-22T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Yeni Başlayanlar İçin</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">Tasarlamaya, kodlamaya ve göndermeye başlamadan önce HTML e-mail'in nasıl çalıştığını ve hangi araçlara ihtiyacınız olduğunu bilmeniz gerekiyor. </summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/4-12-1-1/euromessage__tr/email_marketing/yeni_baslayanlar_icin/html_email_nasil_calisiyor_"> 

<div class="summaries">
	
	<img width="295" height="208" src="" />
	<p>Tasarlamaya, kodlamaya ve göndermeye başlamadan önce HTML e-mail'in nasıl çalıştığını ve hangi araçlara ihtiyacınız olduğunu bilmeniz gerekiyor. Her e-mail  tasarımcısının ve pazarlamacının bilmesi gereken bazı önemli bilgiler:
</p>
</div>


		<div class="section dot-top">
			

<p><strong>Çoklu/Alternatif MIME Formatı</strong></p>

<p>HTML e-mail konusunda bilmeniz gereken en önemli nokta, bir iletiye sadece HTML dosyası ve çok sayıda görsel ekleyip 'gönder' tuşuna basarak bu süreci bitiremeyeceğinizdir. Çoğu zaman alıcılarınızın e-mail uygulamaları, resim dosyalarını hard disk üzerinde geçici bir dosyaya göndererek, bu dosyaların görüntülenmesini engeller. Ayrıca e-mail uygulamanıza sadece kodunuzu yapıştırarak da bu sorunu çözemezsiniz. Bu nedenle e-mail uygulamalarının çoğu, iletileri HTML'in dönüştüremeyeceği şekilde yani varsayılan 'salt metin' formatında gönderir. Alıcılar da dönüştürülebilmesi gereken muntazam e-mail yerine, sadece bu ham kaynak kodunu görürler. 
</p>
<p>İşte bu sorunları ortadan kaldırmak için sunucu üzerinden gönderilen HTML e-mail'in 'Çoklu-Alternatif MIME (Multipurpose Internet Mail Extensions- Çok amaçlı Internet Posta Eklentileri) Format'ı kullanılarak gönderilmesi gerekir. Temel olarak bu format; e-mail sunucunuzun, HTML koduna ek olarak iletinizin 'salt metin' versiyonuna da destek sağlar. MIME aracılığıyla gönderilecek e-mail iletilerine resim, ses, görüntü türünde veriler eklenebilmektedir. Ayrıca bu format sayesinde eğer alıcı sizin muntazam HTML e-mail'inizi görüntüleyemezse, mesajınızın 'salt metin' versiyonu otomatik olarak görüntülenir. Bu format aynı zamanda çoğu kişinin bireysel olarak HTML e-mail göndermek istediği zaman ortaya çıkan karışıklığı da önleyen dahiyane bir buluştur. E-mail'leri Çoklu/Alternatif MIME formatını kullanarak göndermek için bir komut dosyası programı kullanabilir ya da euro.message gibi, bu işi sizin adınıza yapan profesyonel bir platformla bağlantıya geçebilirsiniz. 
</p>
<p><strong>HTML E-mail'de Resimli Dosyalar</strong></p>

<p>HTML e-mail kullanımının başlıca sebeplerinden biri kişilerin, gönderdikleri iletileri resim ve fotoğraf dosyalarıyla birlikte yollama isteğindendir. 
</p>
<p>Bu işlemi yapmanın en kolay yolu, HTML e-mail resimlerini bir web sunucusunda barındırmak ve sonrasında kodunuzda 'absolute paths' (mutlak yol- dosyaya ait tam bir yol tanımlamak anlamına gelir) kullanarak, resimleri HTML e-mail'in içine atmaktır. Temelde iletinizle birlikte grafik dosyaları göndermeniz imkansızdır. Grafik dosyalarını web sunucunuzda tutmanız gerekir. Ardından HTML e-mail'deki kodunuz, ileti açıldığı zaman bu dosyaları yükler. Bu, aynı zamanda 'open tracking' (açık izleme) adı verilen sürecin çalışma biçimidir. E-mail içine görünmeyen, küçük bir grafik dosyasını yerleştirir, ne zaman yükleneceğini takip etmeye başlarsınız. Açık izleme süreci işte sırf bu nedenle salt- metinlerde değil, HTML e-mail'de devreye girer. Ayrıca gizliliğinizi korumak amacıyla varsayılan resim dosyalarınızın görüntülenmesini engelleyen yeni e-mail uygulamalarının, açılma oranlarınızın istatistiğini yanlış yansıtmasının sebebi de budur.
</p>
<div style="border:1px solid #CCCCCC;">
<p>	HTML e-mail'de resim etiketlerini kodlama<br />
Bu şekilde kodlamak yerine;<br />
<<script>document.write('img src="images/logo.gif"');</script>></p>


<p>Bu şekilde kodlayın<br />
<<script>document.write('img src="http://www.sunucunuz.com/email/images/logo.gif"');</script>></p>


<p>Not: Eğer euro.message LIVE'ın kendi e-mail tasarım hizmetini kullanırsanız, grafiklerinizi kendi web sunucumuzda ücretsiz olarak tutuyoruz. Bunun için FTP dosyaları kullanmanıza ya da hiçbir şeyi kodlamanıza gerek kalmıyor. </p>
</div>



<p><strong>Ücretsiz Hosting Servisleri</strong></p>
<p>HTML e-mail kampanyalarınızda kullanacağınız resim dosyalarını bir hosting servisi kullanmak yerine, kendi sunucunuzda saklamanız daha kullanışlıdır. Bu işlem için görsel hosting hizmeti veren ücretsiz servisler olsa da, biz onları kullanmanızı pek tavsiye etmiyoruz. Çünkü bu web siteleri tüm trafikle başa çıkamadıkları için e-mail'lerde onlara link vermenizi önlemek amacıyla, genelde görsellerin yerine komut dosyaları yerleştirir. Üstelik ücretsiz hosting hizmeti veren bu tarz servislerin çoğunun, trafiğin yoğun olduğu zamanlarda çok da güvenilir olmadıklarını itiraf etmek zorundayız. Ayrıca spamcilerin de bu servislerin bir numaralı müşterilerinden olduğunu belirtelim. Eğer sizde bir spamci gibi görünmek istemiyorsanız, kendi web server'ınızı kullanmanız daha yararlıdır. Bunun dışında euro.message LIVE gibi bir e-pazarlama platformu kullanıyorsanız, e-bülten tasarlama araçları veren bu tarz servislerin, aynı zamanda görsel hosting hizmetine de sahip olduğunu unutmayın. 
</p>
<p><strong>HTML E-mail Dağıtımı</strong></p>
<p>Deneyimsiz İnternet kullanıcılarının en çok yaptığı hatalardan biri de e-mail gönderirken, iletinin kopyalarını tüm müşterilere CC'leyerek göndermektir. Bu gibi yanlışlıklar çok sayıda soruna yol açar. Örneğin bir müşteri yanlışlıkla "reply to all-tümüne yanıt ver" butonuna basabilir ve müşterinizin özel olarak size gönderdiği iletiyi, listedeki herkes görmüş olur. Ayrıca CC yapılarak büyük bir gruba gönderilen iletilerde, müşterileri bireysel olarak takip etmek de imkansızlaşır. Üstelik alıcıların sizin tüm adres listenizi görmeleri imajınız açısından iyi değildir.  İşte bu tarz sorunlarla karşılaşmamanız için euro.message LIVE gibi e-pazarlama servisleri, iletinizi tek seferde listenizdeki her alıcıya ayrı ayrı ve çok hızlı bir şekilde gönderir. İş yerinizde bilgisayarınızın bağlı olduğu yerel ISP'den (aylık bant genişliği sınırı olan) farklı olarak e-mail pazarlama servisleri, bu işe adanmış mail server'ları üzerinden yüzlerce, binlerce hatta milyonlarca e-mail'i sadece bir saat gibi çok kısa bir zaman içerisinde, çok daha hızlı gönderebilme yeteneğine sahiptir. 
</p>
<p><strong>HTML e-mail kampanyaları gönderirken dikkat etmeniz gereken diğer faktörler:</strong></p>
 
<div class="list"><ul><li>Kendi server'ınız üzerinden gönderi yapıyorsanız, ISP'niz giden mail'lerinizin hızını kesebileceği gibi; eğer çok sayıda mail'in çok hızlı bir biçimde yerine ulaşmasını istiyorsanız (saatte 500'ün üzerinde mail gibi), mail hesabınızı da çökertebilir. Ayrıca aylık bant genişliği limitinizi aşarsanız, yine hesabınızın çökmesi gibi bir durumla karşılaşabilirsiniz</li>

<li>E-mail'lerinizi alan güvenlik duvarları (Firewalls) ve ISP'ler, tek seferde yalnızca tek bir IP adresinden tonlarca e-mail almaktan hoşlanmazlar. Bu nedenle gönderinizin yanlışlıkla engellenmesini önlemek amacıyla e-mail akış hızınızı kesmek ya da iletinizi çeşitli IP'ler üzerinden dağıtmak isteyebilirsiniz. İşte e-pazarlama servisleri, kampanyanızı bölümlere ayırarak, onu çok sayıda farklı IP adresleri üzerinden gönderebilir.</li>

<li>Eğer bilgisayarınızdaki e-mail programınızı kullanarak iletilerinizi gönderiyorsanız, muhtemelen kendi yerel ISP'niz üzerinden bağlısınızdır. Eğer ISP'nizle uyumlu ve buna adanmış bir IP adresiniz yoksa, büyük ihtimalle e-mail'lerinizi dinamik bir IP adresi üzerinden gönderiyorsunuzdur. ISP'ler ve spam filtreleri bir bilgisayar korsanına ait olabileceği gerekçesiyle, dinamik IP adreslerinden çok sayıda e-mail almaktan hoşlanmazlar. Bu nedenle e-mail gönderirken her zaman ya bu iş için tanımlanmış bir IP adresi kullanmalı ya da euro.message LIVE gibi bir e-pazarlama platformuyla birlikte çalışmalısınız.  </li></ul></div>



</div></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">Anti-Spam Klavuzu</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/4-390-1-1/euromessage__tr/email_marketing/yeni_baslayanlar_icin/antispam_klavuzu" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/4-390-1-1/euromessage__tr/email_marketing/yeni_baslayanlar_icin/antispam_klavuzu</id>
	<modified>2010-06-24T16:59:49Z</modified>
	<updated>2010-06-24T16:59:49Z</updated>
	<issued>2010-06-16T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Yeni Başlayanlar İçin</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">euro.message izinsiz e-pazarlamaya karşı bir kuruluştur. Bu konudaki tutumu kesinlikle izinli e-pazarlamayı teşvik ve destek şeklinde olmuştur. euro.message aracıyla spam gönderim yaptığı tespit edilecek herhangi bir müşteriye verilen hizmete son verilir. Bu kuralı çiğneyen , euro.message platformunu izinsiz e-pazarlama amaçlı kullananların tespiti veya bilinmesi durumunda geç kalmadan bize yazın; Spam_Complain@euromsg.com</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/4-390-1-1/euromessage__tr/email_marketing/yeni_baslayanlar_icin/antispam_klavuzu"><p>euro.message izinsiz e-pazarlamaya karşı bir kuruluştur. Bu konudaki tutumu kesinlikle izinli e-pazarlamayı teşvik ve destek şeklinde olmuştur. euro.message aracıyla spam gönderim yaptığı tespit edilecek herhangi bir müşteriye verilen hizmete son verilir. Bu kuralı çiğneyen , euro.message platformunu izinsiz e-pazarlama amaçlı kullananların tespiti veya bilinmesi durumunda geç kalmadan bize yazın;  <a href="mailto:Spam_Complain@euromsg.com">Spam_Complain@euromsg.com</a></p>



<p>Spam konusunda daha fazla bilgi edinmek için lütfen aşağıdaki yazıyı okuyun. 
</p>


<p><strong>Spam Nedir?</strong>
</p>

<p>Spam,  gönderilen kişinin talebi olmadan gönderilmiş e-mail demektir, (UCE-Unsolicited Commercial e-mail) Talep Edilmemiş Ticari e-mail olarak kabul edilir. Yalnızca gönderimleri alma talebinde bulunmuş, kabul etmiş kimselere gönderim yaparak izinli e-pazarlama yönergesi takip edilmiş olur. 
</p>


<p><strong>Mevcut İş İlişkisini Oluşturan Nedir?</strong>
</p>

<p>Gönderim yaptığınız üyeleriniz, ürünlerinizi satın alarak, bilgi talebinde bulunarak , yapacağınız bir ankete cevap vererek veya sizinle direk iletişime geçerek sizinle ilişki kuracaktır. 
</p>


<p><strong>İzinli üye listeleri kimlerden oluşur?</strong>
</p>

<p>E-mailinizin gönderi listesindekiler sizden gelen bir mailin içeriğinde neler olduğu önceden bilirler; daha önce sizden haberdar kimselerdir. Bu sebepten böyle bir gönderi listesi bilinçli alıcılar demektir. 
</p>


<p><strong>Euromessage sizi spam olmaktan nasıl korur?</strong>
</p>

<p>Euromessage bir izinli e-pazarlama aracıdır. En etkili izinli e-pazarlama felsefelerini takip etmektedir. 
</p>

<p><strong>İletişim:</strong> euro.message sözleşmesinde üyelerinizden hangi amaç için bilgilerini ve email adreslerini topladığınızı açıklamak durumundasınız. Tarafınızla bir gizlilik sözleşmesi imzalanmaktadır. 
</p>

<p><strong>Doğrulama:</strong> euro.message; üyelerinize artık sizin tarafınızdan mail alacaklarını, bunu kabul ettiklerini bildiren otomatik mail gönderir. Aynı şekilde üyelikten ayrılma ve bilgi güncelleme işlemlerinden sonra da onay maili gönderilmektedir. 
</p>

<p>Üyelikten Ayrılma Linki: euro.message aracılığıyla giden her email üyelikten çıkış linki içerir. Bu link üyelerinizin kendi isteğiyle listenizden çıkabilmelerini sağlar. Böylelikle datanız otomatik olarak güncellenmiş olur. 
</p>

<p><strong>Kişiselleştirme:</strong> Emailinizin konusu euro.message tarafından önceden ayarlanır. Gönderici adresi size göre kişiselleştirilmiştir. Alıcılar emailin sizden geldiğini tanır ve gönderinizi o bilinçle okurlar. 
</p>

<p><strong>Bilgilendirme:</strong> Tüm emailleriniz sizin adres bilgilerinizle önceden doldurulacaktır. 
</p>


<p>Spam gönderi yapıp yapmadığınızı kontrol edin?
</p>


<p><strong>Aşağıdaki testi uygulayın:</strong>
</p>

<div class="list">
	
	<ul>
		
		<li>Datanız herhangi bir yerden satın alınmış e-mail adresleri içeriyor mu? </li>

		
		<li>Aşağıdaki gibi özel olmayan adreslere mi gönderi yapıyorsunuz? <br />
			
			

			
			<div class="list">
				
				<ul>
					
					<li><a href="mailto:sales@domain.com">sales@domain.com</a>, <a href="mailto:business@domain.com">business@domain.com</a>, <a href="mailto:webmaster@domain.com">webmaster@domain.com</a>, <a href="mailto:info@domain.com">info@domain.com</a> vs. </li>
				
				</ul></div></li>

		
		<li>Gönderi listeniz dolaylı yoldan çeşitli e-mail adreslerine gönderi yapan adresler mi içeriyor? </li>

		
		<li>Gönderi listenizde sizi tanımayan sizden gönderi almayı açıkça kabul etmemiş kişiler mi mevcut? </li>

		
		<li>Orjinal adresinizde veya gönderi bilgilerinizde değişiklik yaptınız mı? </li>

		
		<li>Üçüncü parti bir e-mail adresi veya izinsiz domain adı kullandınız mı? </li>

		
		<li>E-mail konu başlığınız yanlış veya yanıltıcı bilgi içeriyor mu? </li>

		
		<li>E-mailinizdeki üyelikten ayrılma linki aktif değil mi? </li>

		
		<li>Size gelen üyelikten ayrılma linklerine 10 gün içinde cevap vermekte başarızsız mı oluyorsunuz? </li>
	
	</ul></div>



<p>Eğer yukarıdaki sorulardan bir kaçına bile evet diye cevap verdiyseniz sizi potansiyel bir spam mailing yapan olarak nitelendirebiliriz. 
</p>


<p>Daha fazla bilgi için kütüphane bölümünde bulunan "<a target="_self" href="http://www.euromsg.com/web/4-47-1-1/euromessage__tr/email_marketing/yeni_baslayanlar_icin/toplu_mail_icin_spam_flitrelerine_ozel_tasarim">Toplu mail</a>" ve "<a target="_self" href="http://www.euromsg.com/web/4-49-1-1/euromessage__tr/email_marketing/yeni_baslayanlar_icin/izinli_pazarlama_icin_uygulamali_yontemler">İzinli pazarlama için uygulamalı yöntemler</a>" yazılarını okuyabilir, sorularınız için   euro.message müşteri destek bölümüne <a href="mailto:hotline@euromsg.com">hotline@euromsg.com</a> adresinden ulaşabilirsiniz.</p>
</content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">Email Marketing</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/kutuphane" />
	<id>http://www.euromsg.com/kutuphane</id>
	<modified>2010-06-24T16:47:47Z</modified>
	<updated>2010-06-24T16:47:47Z</updated>
	<issued>2008-12-22T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Yeni Başlayanlar İçin</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped"></summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/kutuphane"><div class="heading-row">
	

	<h2>Yeni Başlayanlar İçin E-Marketing</h2></div>


<div class="summaries">
	

	<p><b>Bu rehberi hazırlama amacımız internet hakkında uzmanlık derecesinde bilgisi olmayan kullanıcıların da hayata geçirmek istedikleri çalışmalarını, burada yazılanlardan yardım alarak başarmalarını sağlamaktır. HTML e-mail'lerin nasıl çalıştığına dair temel yöntemleri ve ipuçlarını anlatarak başlayan rehberimiz ilerleyen sayfalarda tasarım ve kodlama konusunda teknik detayları öğrenmenizi sağlayacak. Son olarak ise liste yönetimi, e-mail gönderimi ve ölçümleme performansı gibi konularda e-pazarlamanın en etkili yöntemlerine ulaşabileceksiniz.</b> </p></div>


<div class="details">
	
	<img height="136" width="245" border="0" src="http://www.euromsg.com/i/Assets//kutuphane.jpg" alt="##headline##" class="summary-img img-left" /> 
	

	<p>Önceki yıllarda e-pazarlama alanında çalışan bir kişi e-mail'lerin tasarımından onları HTML koduna dönüştürmeye, linklerin ve imajların takibinden geri dönen e-mail'lerin yönetimine ve web sitesi veritabanı kurmaya kadar tüm süreçten sorumluydu. 2003 yılında kurduğumuz euro.message Live sunduğu e-pazarlama servisleriyle tüm bu kompleks işlemleri sizin yerinize gerçekleştiriyor. E-mail listelerini yönetebiliyor, size hazır üye kayıt forumları verebiliyor, yeni katılan üyelere karşılama mesajı gönderebiliyor, çifte kayıt seçenekleriyle başa çıkabiliyor, tek tıkla üyelikten çıkma linkleri oluşturabiliyor, yerleşik HTML e-mail şablonları (HTML email kodlama bilgisi gerektirmeyen) sunabiliyoruz. Şimdi tek yapmanız gereken datanızla bize başvurmak. </p>
	

	<p>Günümüzde e-pazarlama alanında karşınıza çıkabilecek bir çok zorluk bulunuyor. Bu rehberde, karşılaşabileceğiniz zorlukları kolayca aşabilmeniz için çeşitli yöntemler üzerinde duracağız. Aşağıda göreceğiniz tüm soruların cevaplarını bulabileceğiniz bu rehberin, e-pazarlama alanındaki endişelerinizi gidereceğini umuyoruz. </p>
	

	<div class="list">
		

		<ul>
			

			<li>Artık çok sayıda e-mail programı, varsayılan HTML e-mail'inizdeki resimlerin açılmasını engelliyor. Aldığınız e-mail'lerde resimlerin görüntülenebilmesi için iletinin üzerine sağ tıklama yapmanız ya da başka bir butona basmanız gerekiyor. Bu gibi durumlarda nasıl bir e-mail tasarımına sahip olmalısınız? </li>
			

			<li>Masaüstü e-mail programları (Outlook, Lotus, Eudora, ve Apple Mail gibi) HTML e-mail'lerin görüntülenmesinde standart bir yol izlemeye başlayarak, büyük bir aşama kaydettiler. Ancak, bununla birlikte kendilerine has sorunlarını içinde barındıran Yahoo, Gmail ve Hotmail gibi webmail servisleri her geçen gün daha fazla yaygınlaşıyorlar. Kısacası iki adım ileri, bir adım geri giden bir süreçle karşı karşıya olduğumuzu söyleyebiliriz. Peki webmail sunucularında sizi bekleyen zorluklar nelerdir? </li>
			

			<li>Spam filtreleri, e-mail içeriğiniz konusunda oldukça hassastır. Bu durumda içeriğinizi oluştururken ne gibi kriterlere dikkat etmelisiniz? </li>
			

			<li>Artan spam'ler nedeniyle artık spam filtrelerini bile gerektiğinde kıstlayacak güvenlik duvarlarına (firewall) ihtiyaç duyuluyor. Güvenlik duvarları, daha e-mail'leriniz alıcılarınızın spam filtrelerine düşmeden önce, iletilerinizin geçmiş sicillerine bakarak, onları kısıtlayabiliyor. Bu durumda itibarınızı korumak için neler yapmalısınız? </li>
			

			<li>Artık spam kanunlarına göre her e-pazarlamacının uyması gereken çok önemli kurallar var. Bu kurallara uymadığınız takdirde, her an adınıza açılmış bir davayla karşı karşıya kalabilirsiniz. Böyle bir sorunla karşılaşmamak için müşterilerinize gönderdiğiniz e-mail'lerin içeriğinde hangi noktalara özen göstermeniz gerekiyor? </li>
			

			<li>Günümüzde gönderi yaptığınız sunucuya bağlıya olarak e-mail'lerinizin kara listeler tarafından kısıtlanması çok kolay. Artık kara listeler mesajlarınızın içeriğini tarayabiliyor ve rapor edilen spam'deki domain isimlerini kaydedebiliyor. Bu durumda daha önce hiç e-mail kampanyası göndermemiş olsanız bile, satış ortaklarınızın sizin domain isminizi kullanarak gönderdikleri spamler yüzünden kendinizi kara listede bulabiliyorsunuz. </li>
		
		</ul></div>
	

	<p>euro.message LIVE, euro.message firmasının bir ürünüdür. Öncelikli amacımız Kullanışlı, Basit ve Etkili araçlarla müşterilerin kullanmaktan memnuniyet duyacakları araçlar geliştirmektir. </p>
	

	<p>2003 yılına geri dönersek bu işe, müşterilerimizin kendi müşterilerine HTML e-mail kampanyaları ya da aylık e-bülten gönderirken yaşadıkları zorluklara faydalı çözümler bulabilmek amacıyla başladığımızı söyleyebiliriz. Bu işlemleri yapabilmek için kullanıcılar Microsoft Outlook kurulumuna başvurmak ya da çok büyük boyutlarda PDF eklentileri göndermek zorundaydı. Bunun sonucunda imajlar kayboluyor ve çizelgeler hasar görüyordu. Ayrıca ISP bant genişliği kotaları aşılıyor, gönderilen adrese ulaşamadan geri dönen e-mail'ler kontrol edilemiyordu. Kısacası e-pazarlama konusunda büyük bir düzensizlik hakimdi. Müşterilerimizin oturum açabilecekleri, kendi müşteri adres listelerini ve e-mail kodlamalarını kopyalayıp yapıştırabilecekleri, sadece 'gönder' tuşuna basarak işlemlerini tamamlayabilecekleri basit bir araç geliştirdik. </p>
	

	<p>İşte sırf bu nedenlerden dolayı Türkiye'de bir çok müşteri euro.message LIVE'ın ne kadar kullanışlı olduğunu fark etti. Kim bilir belki siz de bu rehber niteliğindeki kaynağı yararlı bulur ve bize bir şans verirsiniz. İnanın, çok memnun kalacak ve asla pişman olmayacaksınız. </p></div></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">Sosyal Ağlar ve Bloglar Aracılığı İle E-posta Listenizi Genişletebilirsiniz</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-381-1-1/euromessage__tr/blog/blog/sosyal_aglar_ve_bloglar_araciligi_ile_eposta_listenizi_genisletebilirsiniz" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-381-1-1/euromessage__tr/blog/blog/sosyal_aglar_ve_bloglar_araciligi_ile_eposta_listenizi_genisletebilirsiniz</id>
	<modified>2010-06-08T18:22:26Z</modified>
	<updated>2010-06-08T18:22:26Z</updated>
	<issued>2010-06-08T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">Sosyal medya,  markanızın ve gelirinizin büyümesine yardımcı olabilir; ancak aynı şekilde e-posta gönderim listenizi nasıl genişleteceğini hiç düşündünüz mü? Gelin bu cezbedici pazarlama mecrasından en iyi nasıl faydalanılır göz atalım.</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-381-1-1/euromessage__tr/blog/blog/sosyal_aglar_ve_bloglar_araciligi_ile_eposta_listenizi_genisletebilirsiniz"><p><strong>Sosyal medya,  markanızın ve gelirinizin büyümesine yardımcı olabilir; ancak aynı şekilde e-posta gönderim listenizi nasıl genişleteceğini hiç düşündünüz mü? Gelin bu cezbedici pazarlama mecrasından en iyi nasıl faydalanılır göz atalım.</strong></p>

<p><strong>Facebook ve Networking Siteleri</strong></p>

<p>Bir Facebook grubunuz ya da hayran sayfanız var, belki de LinkedIn de bir grup sayfanız mevcut. Sayfaları yeni mesajlar ile guncelliyor, hatta beğendiğiniz faydalı yazıları, satış promosyonlarını, aktiviteleri üyeleriniz ile paylaşıyorsunuz.  Peki aynı şekilde e-mail marketing için izinli data toplamak adına birşeyler yapıyor musunuz? Hayran sayfaları, forumlar ya da gruplar e-mail marketing üyelik formunuzu ön plana çıkartmak için çok uygun mecralardır. Yeter ki üye olmanın getireceği ayrıcalıklar (özel teklifler, olanaklar, ...vs.) ve mesajların içerdiği fayda (ücretsiz kargo, pdf dosyası, indirim, ... vs) açık ve net olsun. </p>

<p><strong>Twitter</strong></p>

<p>E-postalarınızda üyelerinizin mesajınızı Twitter'da paylaşmaları için linkler barındırabilirsiniz, ancak Twitter evrenindeki üye listenizi artırma potensiyelinin büyüklüğünü de göz ardı etmemek gerek. Diyelim ki bir sonraki e-bülteninizi hazırlıyorsunuz ya da çok ilgi çekici bir indirim kampanyası için bir gönderim yapacaksınız. Bir kaç gün öncesinden üye olma linkinizi tweet'leyerek "Bu haftaki e-postamızda üyelere özel %25 indirimlik bir fırsat sunacağız, siz de üye oldunuz mu?" veya "Bu ayki e-bülten için XYZ üzerine çok özel bir rapor hazırladık, listeye kaydolmak için tıklayın!" şeklinde bir mesaj ekleyebilirsiniz. Bu noktada tweet'lerinizi geri dönüşlere gore, 2 haftada bir veya ayda bir olacak şekilde sınırlamanız  tavsiye edilir zira sık aralıklı tweet'ler takipçilerinizi sizden soğutabilir.</p>

<p><strong>Blogunuz</strong></p>

<p>Pek çok blog içerisinde e-bülten üyeliğine yönelik linkler barındırırken aynı zamanda okuyucu kitlelerinin çok kritik bir segmentini bu süreçte ihmal eder: Yorum yapanlar. Bunlar  blogunuzla en çok ilgilenen insanlardır, bu yüzden onları da üyeliğe davet etmek akıllıca olacaktır. Örneğin blogunuza yorum yapan kişinin, "Gönder" düğmesinin yukarısında "e-bültene üye olmak istiyorum" diye tıklayacağı bir kutucuğun yer alması çok faydalı olabilir ama bu nedense pek rastlanılmayan bir durum. Elbette bu durum, blogu kurduğunuz programın kısıtlamalarından veya yorum yapacak insanlara spam çağrşımı yaparak onları  kaçırmama isteğinden de kaynaklanıyor olabilir. Zaten yorum yapan kişilerin e-posta adreslerini otomatik olarak, yani izinlerini almadan üye listenize ekletmemelisiniz.</p>

<p style="color:#000;"><strong>Peki euromessage ile neler yapabilirsiniz?</strong></p>
<p style="color:#000;">Euro.message ile yaptığınız tüm email gönderilerinin, 100'ün üzerinde farklı sosyal medyada paylaşılmasını sağlayabilirsiniz. Ayrıca bu yolla yeni üyeler toplayabilir, kaç üyenin sosyal medyadan geldiği bilgisini de raporlayabilirsiniz.</p>

<p><strong>Konu hakkında daha fazla bilgi için 0 212 343 07 38 numaralı telefonu arayabilirsiniz.</strong></p></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">Marketing ve Performans Ölçümü</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/4-50-1-1/euromessage__tr/email_marketing/yeni_baslayanlar_icin/marketing_ve_performans_olcumu" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/4-50-1-1/euromessage__tr/email_marketing/yeni_baslayanlar_icin/marketing_ve_performans_olcumu</id>
	<modified>2009-12-30T00:36:04Z</modified>
	<updated>2009-12-30T00:36:04Z</updated>
	<issued>2008-12-27T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Yeni Başlayanlar İçin</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">HTML e-mail tasarımı ve kodlaması konusunda iyice uzmanlaştınız ve marketing amaçlı nkampanya gönderimine başladınız. Peki performansınızı nasıl ölçeceksiniz? E-mail pazarlama stratejilerinizin işe yarayıp yaramadığını nasıl anlayacaksınız? Performansınızı nasıl test edecek ve geliştireceksiniz? İşte neleri ölçmeniz ve kampanyalarınızı nasıl değerlendirmeniz gerektiğine dair temel bir özet:
</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/4-50-1-1/euromessage__tr/email_marketing/yeni_baslayanlar_icin/marketing_ve_performans_olcumu">
<div class="summaries">
	
	<img width="295" height="208" src="" /> 
	

	<p>HTML e-mail tasarımı ve kodlaması konusunda iyice uzmanlaştınız ve kampanya gönderimine başladınız. Peki performansınızı nasıl ölçeceksiniz? E-mail pazarlama stratejilerinizin işe yarayıp yaramadığını nasıl anlayacaksınız? Performansınızı nasıl test edecek ve geliştireceksiniz? İşte neleri ölçmeniz ve kampanyalarınızı nasıl değerlendirmeniz gerektiğine dair temel bir özet:
</p></div>


<div class="section dot-top">
	





	<p><strong>Açılma Oranları</strong></p>


	<p>E-mail'inizi kaç kişi açtı? Açılma oranınız %20 ya da %30 arasında değişiyorsa, ortalamayı tutturmuşsunuz demektir. Bu oranı sürekli takip etmelisiniz. İlk gönderdiğiniz e-mail, %50'yle %70 arasında değişen ya da daha fazlasını bulan bir açılma oranı elde etmiş olabilir. Ama bu oranlar, açılma oranınızın zamanla düşmeyeceği anlamına gelmez. Açılma oranınızı farklı yollarla test edebilirsiniz. Örneğin:
</p>


	<div class="list">
		<ul>
			<li><strong>Konu alanı:</strong> Bu alanı daha uzun ya da daha kısa oluşturabilirsiniz. Bu alana alıcılarınızın ilk isimlerini de dahil edebilirsiniz. Ayrıca bu alanda şirket isminizin yer almasına mutlaka dikkat edin. </li>


			<li><strong>Gönderi tarihi:</strong> Hafta içi gönderim yapmak daha mı iyi? Yoksa hedef kitleniz iletilerini hafta sonu evde kontrol eden kullanıcıları mı kapsıyor? Belki de alıcılarınız e-mail'lerini yüksek bağlantı hızına sahip iş yerlerinde kontrol ediyordur.</li>


			<li><strong>Gönderi zamanı:</strong> Sabah saatlerinde ilk spam dalgasından önce mi gönderi yapmanız gerekiyor? Yoksa öğleden önce ya da öğleden sonra mı? Ya da mesai saati bitmeden hemen önce mi? Eğer bir restoran sahibiyseniz, Cuma akşamı düzenlemeyi planladığınız bir organizasyon için e-mail kampanyasını Pazartesi mi yoksa Perşembe günü mü göndermelisiniz?</li>
		</ul></div>


	<p><strong>Tıklanma Oranları</strong></p>


	<p>E-mail'inizin içinde bulunan linkleri kaç kişi tıkladı? En çok hangi linkler tıklandı? Ürün linkleri mi daha çok tıklandı, yoksa araştırma linkleri mi? Satışlarda bir artış oldu mu? Kampanyanızı gönderdikten sonra, ne kadar zaman boyunca linkler tıklanmaya devam ediyor? 
</p>

	<p><strong>Şu şekilde test etmeyi deneyin:</strong></p>


	<div class="list">
		<ul>
			<li>İletinizdeki link sayısı. İletinizde sadece bir link mi var yoksa çok sayıda farklı link mi?</li>

			<li>Müşterilerin linklerinizde görebileceği ürün fotoğrafları ne kadar etkili?</li>

			<li>Linklerde kullanılan sözcükler ne kadar etkili?</li>

			<li>Listeyi bölümlere ayırmak ve müşteri odaklı e-mail'ler göndermek (alcıların ilgi alanları göz önüne alınarak)</li>
		</ul></div>


	<p><strong>Üyelikten çıkma oranı</strong></p>


	<p>Her kampanyadan sonra alıcılarınızın üyelikten çıkma oranı nedir? Belli aralıklarla gönderilen ve akıllıca oluşturulmuş e-mail listelerinde bu oran, yüzde 1'den azsa, ortalamayı tutturmuşsunuz demektir. Eğer düzensiz e-bülten gönderimi yapıyorsanız ya da ilk gönderinizse, üyelikten çıkma oranları daha yüksek olabilir. Her kampanyadan sonra üyelikten çıkma oranınızı mutlaka kontrol edin. Özel bir kampanyadan sonra bu oranda ani bir yükseliş olduğunu saptarsanız, içeriğinizle ilgili bir sorun olup olmadığını inceleyin. Çok sık e-mail gönderiyor olabilirsiniz. Belki de düzenli aralıklarla e-bülten göndermeyi ihmal ediyorsunuzdur. Yine de iyi, yenilenmiş ve kaliteli bir adres listesine sahip olmak, her zaman üyelikten çıkma oranınızın düşük olmasına neden olacaktır
</p>

	<p><strong>Geri dönen e-mail'ler</strong></p>


	<p>E-mail'lerinizin geri dönüş oranını her kampanyadan sonra takip edin. İyi bir liste yönetim sistemi, geri dönüşleri 'HARD' ve 'SOFT' olarak ikiye ayıracak, listenizi sizin için temizleyecektir. Geri dönen e-mail'lerde 'SOFT' olarak adlandırılanlar, var olan ama teslim zamanında server'ın çok yoğun olması gibi bir nedenden dolayı teslim edilemeyen e-mail'lerdir. 'HARD BOUNCE' olanlarsa, e-mail hesabının artık kullanılmaması ya da adreste yapılan bir hata nedeniyle kesinlikle teslim edilemeyen iletilerdir. Bu adresleri listenizden çıkarın. E-mail'lerinizin neden geri döndüğünü öğrenmek için geri dönen her ileti hakkında e-mail pazarlama servisinizden bilgi alın. 
</p>

	<p><strong>Şu şekilde test etmeyi deneyin: </strong></p>


	<div class="list">
		<ul>
			<li>Kısa bir süre sonra 'SOFT BOUNCE' kategorisine giren adreslere kampanyanızı tekrar gönderin.</li>

			<li>'HARD BOUNCE' olarak tabir edilen geri dönüşlerde adres kısmında herhangi bir harf hatası yapıp yapmadığınızı kontrol edin.(Örneğin "hotmail.com"u, "hotmial.com" şeklinde yazmış olabilirsiniz"</li>
		</ul></div>


	<p><strong>euro.message Geri Dönüşleri Yönetmenizi Sağlar </strong></p>


	<p>Her geri dönüş kötü değildir. Özellikle 'SOFT BOUNCE' olarak tabir edilen geri dönüşler, genelde geçicidir. Bu kişileri listenizde tutmayı ve onlara tekrar e-mail göndermeyi deneyebilirsiniz. Eğer kampanyalarınızı euro.message LIVE yoluyla gönderiyorsanız, sistemimize 'yumuşak geri dönüş' olarak geri gelen bir e-mail adresini sonra ki beş kampanya boyunca izlediğimizi bilmenizi istiyoruz. Eğer e-mail hala geri dönmeye devam ediyorsa, bu adresi otomatik olarak listenizden çıkarıyoruz. Ama e-mail adresi asla teslim edilemeyecek bir adres ise, onu anında listeden çıkartıyoruz. Bu arada hatalı bir e-mail adresine sürekli ileti göndermeye devam ederseniz, ISP'lerin böyle bir şey yaptığınız için sizi bloke edebileceğini aklınızdan çıkarmayın. 
</p>

	<p><strong>Geri dönen e-mail'de SMTP'den cevap almak</strong></p>


	<p>Bir alıcının e-mail adresi euro.message'a geri dönerse, onu gönderen server genelde e-mail'in başlığına "SMTP cevabı" (Simple Mail Transfer Protocol-E-posta gönderme protokolü) olarak tanınan küçük bir mesaj ekler. Bu SMTP yanıtları bize, e-mail'in neden geri döndüğünü açıklar (geçici olarak yoğun, kota dolu, adresteki kişi tatilde, hatalı email adresi, varolmayan kullanıcı hesabı...vb).
</p>

	<p>Bu cevap, euro.message'ın geri dönen e-mail'leri 'HARDt' ve 'SOFT' olarak ayırmasına yardımcı olur. Ama bazen e-mail server'ları, SMTP cevaplarında standart kodlar ve mesajlar kullanmaz. Bu, tamamen server admin'in sistemi nasıl kurduğuyla ilgilidir. Daha da kötüsü bazı anti-spam güvenlik duvarları (firewall) SMTP cevaplarına " bu e-mail adresi artık kullanılmıyor" diye bir mesaj ekleyerek açıkça yalan söyler. Bu, listedeki e-mail adresini silmeleri için liste yönetim sistemlerini kandırmak amacıyla yapılır. Bu nedenle euro.message olarak geri dönüş raporlarında size sunduğumuz "tüm başlıkları görüntüle" hizmeti sayesinde, geri dönen her e-mail'in başlığını okuyabilir ve neden geri döndüklerini öğrenebilirsiniz. 
</p>

	<p><strong>Website Trafiğiniz</strong></p>


	<p>Web sitenizin günlük trafiğini her kampanyadan sonra mutlaka kontrol edin. Trafiğiniz yükseliyor mu? Teklifler artıyor mu? Kayıtlı müşterileriniz arasından nakit ödeme yapan müşterileriniz gitmiş mi? Trafikte ani bir yükseliş var mı, yoksa kadameli bir yükseliş mi söz konusu? Trafiğinizdeki yükseliş ne kadar devam edecek? E-mail'inizde bulunan linkin yönlendirdiği web sayfasındaki grafiklerini ne zaman değiştirmelisiniz?
</p>


	<p><strong>Son kampanyadan sonra üye kayıt oranı</strong></p>


	<p>Her kampanyadan sonra çok sayıda yeni aboneniz oluyor mu? Eğer öyleyse bu, alıcılarınızın, gönderdiğiniz e-mail'leri arkadaşlarına forward ettikleri anlamına gelir. Bu da gerçekten faydalı bir içeriğiniz olduğu anlamına gelir. Eğer içeriğinizde hiç artış olmuyorsa içeriğinize biraz daha ilginç detaylar katmaya çalışın.
</p>

	<p><strong>Bunları yapmayı deneyin:</strong></p> 


	<div class="list">
		<ul>
			<li>E-mail'in üstüne " bu iletiyi arkadaşınıza göndermekte özgürsünüz" şeklinde esprili bir metin yerleştirmeyi deneyin. </li>

			<li>Gönderdiğiniz e-mail'in üstüne " bu iletiyi tarayıcınızda görün" şeklinde bir link yerleştirin. Bu link, alıcıyı kampanyanızın web sitenizdeki arşivlenmiş versiyonuna yönlendirsin. Böylece arkadaşlarına sadece linki göndermek isteyen kişilere yardımcı olmuş olursunuz. </li>
		</ul></div>



	<p><strong>euro.message Kampanya Raporları</strong></p>


	<p>euro.message gönderdiğiniz her bir kampanya için raporlama yapar. Açılma oranlarının, tıklanan URL'lerin, geri dönen e-mail'lerin, üyelikten çıkma oranlarının takibini  tutarız. Dilerseniz bu raporları Microsoft Excel formatında indirebilir, kendi grafiklerinizi oluşturabilir, onları müşterilerinize yollayabilirsiniz.
</p>


</div></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">E-mail Artık Her Zamankinden Daha Güçlü</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-240-1-1/euromessage__tr/blog/blog/email_artik_her_zamankinden_daha_guclu" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-240-1-1/euromessage__tr/blog/blog/email_artik_her_zamankinden_daha_guclu</id>
	<modified>2009-12-30T00:17:05Z</modified>
	<updated>2009-12-30T00:17:05Z</updated>
	<issued>2009-05-20T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">Daha önceki bölümlerde de anlatıldığı gibi e-mail'in bazı art niyetli kişiler tarafından kötüye kullanıldığı bir gerçek. Bazı yorumcular, yeni web ve iletişim teknolojileri geliştikçe, e-pazarlamanın gerileyeceğini iddia etse de, bu öngörüler hiçbir zaman gerçekleşmeyecek; çünkü e-mail şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da gelişmeye ve büyümeye devam edecek.  
</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-240-1-1/euromessage__tr/blog/blog/email_artik_her_zamankinden_daha_guclu">
<p><strong>Daha önceki bölümlerde de anlatıldığı gibi e-mail'in bazı art niyetli kişiler tarafından kötüye kullanıldığı bir gerçek. Bazı yorumcular, yeni web ve iletişim teknolojileri geliştikçe, e-pazarlamanın gerileyeceğini iddia etse de, bu öngörüler hiçbir zaman gerçekleşmeyecek; çünkü e-mail şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da gelişmeye ve büyümeye devam edecek. </strong></p>






<p> E-pazarlamaya yapılan harcamalar, her geçen yıl artıyor ve araştırmacılar bu alana yapılan yatırımların yakın gelecekte daha fazla büyüyeceğini söylüyor. Ayrıca e-mail odaklı çalışan firmaların yüzlerce milyon doları bulan kazançları, sermaye piyasalarının da bu şekilde düşünmesini sağlıyor. Yani e-mail ölmüyor, tam tersine gelişmeye devam ediyor. Üstelik şimdi her zamankinden daha güçlü ve geleceği de bir o kadar parlak. Her ne kadar bazıları e-mail devrinin artık kapandığını ve gerilemeye başladığını öne sürseler de, bu işin içinde olan insanlar olarak bizler, gerçekleri çok daha iyi biliyoruz. Zaten e-pazarlamanın şu an kazandığı ivme de geçen yıllara kıyasla çok daha yüksek boyutlarda. </p>






<p> Eğer şimdiye kadar e-mail'in kendisini aştığına dair verdiğimiz istatistikler sizi ikna etmeye yetmediyse, Forrester Research gibi büyük firmaların yaptığı analizleri dikkate almanızı tavsiye ederiz. Firmanın yaptığı araştırmaya göre eğer e-mail doğru şekilde kullanılırsa, hedefe yönelmeyi başaran en güçlü kanallar arasında... </p>






<p><strong>Bakalım Forrester Research bu konuda neler söylüyor:</strong></p>






<p>'' E-pazarlamanın gerilediğine dair olumsuz eleştirilere rağmen aslında bu yöntem, hala çok canlı ve iyi çalışıyor. Aslında bu alanda faaliyet gösteren pazarlamacıların en değerli müşterilerini, e-mail seven insanlar oluşturuyor. Çünkü bu tarz insanlar İnternet'te daha fazla zaman harcıyorlar, daha fazla alışveriş yapıyorlar, arkadaşlarına reklamlardan bahsediyorlar ve önem verdikleri e-mail'leri çevrelerindeki diğer insanlarla paylaşıyorlar. Burada pazarlamacıların yapması gereken, müşterilerin belirgin davranış biçimlerini gözlemleyip bu doğrultuda e-mail programları geliştirmek ve onları e-mail seven kişiler haline dönüştürebilmek.''</p>






<p><strong>Sektör grupları</strong></p>






<p>E-mail'in ne kadar büyüdüğünü ve güçlendiğini (istatistiklere göre e-mail'le gönderilen ilanlara bakarak bir şeyler satın alan insanlar, diğerlerine göre yüzde 138 daha fazla para harcıyor) kanıtlayan en önemli verilerden biri de, sektörün önde gelenlerinin sergilediği inanılmaz yükseliş. Dünyanın çok iyi tanınan ve saygı duyulan markaları için faaliyet gösteren çok sayıda profesyonel de bu inanılmaz yükselişe katkıda bulunmak ve uzmanlıklarını birbirleriyle paylaşmak için sürekli bir araya geliyor. Böylelikle e-mail, pazarlama kanalı olarak sürekli gelişmeye ve büyümeye devam ediyor.</p>






<p>Direct Marketing Association'ın (Doğrudan Pazarlama Birliği) e-mail kolu olarak faaliyet gösteren E-mail Experience Council (eec), e-pazarlama ve iletişim pratikleri alanında uzmanlaşmış, dünya çapında profesyonelleri bir araya getiren bir kurum. Bu, kesinlikle e-mail dünyasının şimdiye kadar aradığı bir organizasyon. Bir yandan bu kanalın savunuculuğunu yaparken, diğer yandan e-mail'de yaşanan sorunları çözmeye çalışan, e-pazarlamacılar tarafından yürütülen özel bir sektör grubu. Grubun kuruluş aşaması ve sonraki süreçler, bu sektörün kendi başının çaresine bakarak gelişmesini sağladı. Daha fazla bilgi için <a href="http://www.emailexperience.org" target="_blank">www.emailexperience.org</a>'u ziyaret edebilirsiniz. </p>






<p><strong>Araştırma ve Bilgi</strong></p>






<p>E-mail'e olan ilginin artması ve bu alanda görülen büyüme, çok daha etkili ve belirgin araştırma çalışmalarının yapılmasına neden oldu. Daha kapsamlı ve anlamlı analizler sayesinde, artık e-pazarlamacılar kendilerini geliştirmek için ne yapmaları gerektiğine dair çok daha fazla kaynağa sahip. </p>






<p>Üstelik bu bilgilerin çoğuna ulaşması çok kolay ve ücretsiz. Bir e-pazarlamacı olarak hayatınızı kolaylaştıracak çok sayıda mükemmel blog ve web sitesi artık bir tık ötenizde... O zaman onları kullanmaya ne dersiniz? İşte içlerinden bazıları...</p>






<p><a target="_blank" href="http://www.EmailStatCenter.Com"><strong>EmailStatCenter.Com</strong></a></p>






<p>İnteraktif pazarlama profesyonellerinin katkılarıyla hazırlanan sitede, e-mail metriklerine, frekanslarına ve 'konu' satırları da dahil, 40 ayrı kategoride güncellenmiş yüzlerce istatistiğe ulaşmanız mümkün. Özellikle e-mail'le bağlantılı bütçe sorularınızı cevaplandırmak veya finans sorumlunuzu e-mail programına başlamak için ikna etmek konusunda neler yapmanız gerektiğini öğrenebilirsiniz. <a href="http://www.emailstatcenter.com" target="_blank">www.emailstatcenter.com</a></p>






<p><a href="http://retailemail.blogspot.com" target="_blank"><strong>RetailEmail.Blogspot</strong></a></p>






<p>Perekande sektöründe çalışanların mutlaka okuması gereken bir kaynak. Sitenin kurucusu olan gazeteci Chad White, farklı retail e-mail kampanyaları ve bu alandaki trendler üzerine ayrıntılı olarak görüşlerini bildiriyor. Ayrıca bu işi tamamen ücretsiz yapıyor. Kesinlikle bir göz atın. <a href="http://retailemail.blogspot.com" target="_blank">http://retailemail.blogspot.com</a></p>






<p><a href="http://www.b2bemailmarketing.com" target="_blank"><strong>Be Relevant Blog</strong></a></p>






<p>Bu blogun ilginç olan yönü, gerçek bir e-pazarlama profesyoneli tarafından, müşteri tarafındaki deneyimlerine dayanarak yazılmış olması. Kendisi e-mail dünyasındaki gerçek sorunları ve fırsatları, uluslararası bir perspektifle inceleyen ve düzenli olarak yazı yazan bir blog yazarı. Bakalım siz onun hakkında ne düşüneceksiniz? <a href="http://www.b2bemailmarketing.com" target="_blank">www.b2bemailmarketing.com</a></p>






<p><a href="http://www.email-marketing-reports.com" target="_blank"><strong>EmailMarketingReports.Com</strong></a></p>






<p>PH.D. tarafından yazılan bu site, e-mail alanında görüp görebileceğiniz en otoriter web sitelerinden biri. Burada e-mail dünyasına dair pratik öneriler, sektördeki gelişmelere dair yorumlar ve bu konuyla bağlantılı çok sayıda makale bulabilirsiniz. <a href="http://www.email-marketing-reports.com" target="_blank">www.email-marketing-reports.com</a></p> 






<p>Bütün bu kaynakları gördükten sonra bir daha e-mail'in düşüşe geçtiğini düşünen biriyle sohbet ettiğinizde ya da bu konuyla ilgili bir makale okuduğunuzda, artık bu olaya çok daha farklı bir bakış açısıyla yaklaşabileceksiniz. <br />
	
	
	</p>


<p><br />
	
	
	</p>


<p>Berrin İlçi</p>


<p>euro.message E-Pazarlama Uzmanı<span class="gI"><span class="go"><br />
			
			</span></span></p>

<p><span class="gI"><span class="go">berrin.ilci@euromsg.com</span></span></p>

<p><span class="gI"><span class="go"><br />
			
			</span></span></p></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">EPosta Pazarlama</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/4-51-1-1/euromessage__tr/email_marketing/yeni_baslayanlar_icin/eposta_pazarlama" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/4-51-1-1/euromessage__tr/email_marketing/yeni_baslayanlar_icin/eposta_pazarlama</id>
	<modified>2009-09-14T20:50:41Z</modified>
	<updated>2009-09-14T20:50:41Z</updated>
	<issued>2008-12-27T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Yeni Başlayanlar İçin</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">Artık e-mail kampanyalarını tasarlama, kodlama, gönderme ve yönetme üzerine, yeni başlayan birisinin ihtiyacı olan her şeyi biliyorsunuz. Umarız bu rehber, başarılı kampanyalar göndermeniz için yeterince yol gösterici olmayı başarabilmiştir. Aşağıda e-mail yoluyla e-bülten yaratma sürecinin maddeler halinde kısa bir özetini görebilirsiniz. Size son tavsiyemiz, tüm yararlı e-pazarlama web sitelerini ve bu konuyla ilgili blogları ziyaret ederek yeteneklerinizi geliştirmeye devam etmeniz.
</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/4-51-1-1/euromessage__tr/email_marketing/yeni_baslayanlar_icin/eposta_pazarlama"><div class="summaries">
	<img class="summary-img hidden " width="295" /> 
	
<p>Artık e-mail kampanyalarını tasarlama, kodlama, gönderme ve yönetme üzerine, yeni başlayan birisinin ihtiyacı olan her şeyi biliyorsunuz. Umarız bu rehber, başarılı kampanyalar göndermeniz için yeterince yol gösterici olmayı başarabilmiştir. Aşağıda e-mail yoluyla e-bülten yaratma sürecinin maddeler halinde kısa bir özetini görebilirsiniz. Size son tavsiyemiz, tüm yararlı e-pazarlama web sitelerini ve bu konuyla ilgili blogları ziyaret ederek yeteneklerinizi geliştirmeye devam etmeniz.
</p></div>

<div class="section dot-top">
	




<p><strong>Yeni başlayanlar için ilk email kampanyası kontrol listesi</strong></p>
<div class="list"><ul>
<li>Kaç tane ayrı gönderim listesi yapmak istediğinize karar verin. Örneğin "e-bülten" gönderimi için ayrı, "basın ve medya" için ayrı bir adres listesi oluşturmak isteyebilirsiniz. Bunların dışında haftalık gönderimleri ve şirket elemanlarına yönelik e-bültenler için de ayrı listeler oluşturanlar var. Bazı kişiler sizin sadece arada sırada gönderdiğiniz e-bültenlerle ilgileniyorsa, onlara haftalık özel gönderilerinizi yollamanın bir anlamı ifade etmez. Tüm bu söylediklerimize ek olarak hepsini ücretsiz olarak yönettiğimiz euro.message LIVE'da sınırsız sayıda liste oluşturabileceğinizi belirtelim. </li>
<li>İçeriğinize ve hangi sıklıkta gönderi yapmak istediğinize karar verin. E-mail yoluyla e-bülten gönderimini her ay mı yapmak istiyorsunuz? Bunu yapmak için yeteri kadar zamanınız var mı? E-bültenin içeriği ne hakkında olacak? Neden herhangi birisi sizin adres listenize üye olmak istesin? Alıcılarınızın bu e-bültenden ne gibi kazançları olacak?  </li>
<li>Gönderdiğiniz e-mail kampanyalarıyla nasıl bir marka imajı yaratmak istiyorsunuz? Çok sayıda e-ticaret belgesi mi gönderiyorsunuz? Yoksa şahsi ya da resmi e-bültenler mi gönderiyorsunuz? </li>
<li>Veritabanınızda bulunan müşterilerden onlara e-mail yoluyla e-bülten, teklif ya da promosyon göndermek için mutlaka izin alın. </li>
<li>Gizlilik hakları sözleşmenizin, özellikle "kişi tanımlama bilgilerinin takibi" ve "13 yaşın altındaki çocuklara e-mail gönderimi" gibi sorunlar konusunda usulüne uygun olduğundan emin olun. Eğer açılma ve tıklama oranlarını takip ediyorsanız ya da çocukların sizin e-mail'lerinize abone olmasında herhangi bir sorun yoksa, bu başlıkları gizlilik haklaları sözleşmenizde mutlaka kapsamlı olarak anlatın.  </li>
<li>Yasaları iyi öğrenin, CAN-SPAM kurallarını çok iyi bilin ve gerektiğinde avukatınıza danışın. </li>
<li>Kampanya gönderdiğinizde, "reply to-yanıtla" alanında her zaman alıcılarınızın size rahatlıkla ulaşabileceği bir e-mail adresi kullanın. euro.message Live adına gönderdiğimiz e-bültenlerde "euromsg@euromsg.com" adresini, euro.message e-bültenleri için "reachus@euromsg.com" adresini kullanıyoruz. Ayrıca düzenli olarak kontrol ettiğiniz sürece "sales@" veya "email@" gibi adresler de kullanabilirsiniz. Eğer kişiye özel "kisiadi@sirketismi.com" şeklinde adresler kullanırsanız, e-mail'de adı geçen kişi şirketinizden ayrıldığında zor durumda kalabilirsiniz. Muhtemelen bu ismi onun yerine geçecek kişini adıyla değiştireceksiniz. Oysa spam filtreleri aynı kişiden e-mail almak konusunda eğitimli oldukları için yeni gelen kişiyi tanımayabilir. Bu nedenle herhangi bir sorunla karşılaşmamanız için en baştan "sales@" tarzında genel bir hesap üzerinden gönderim yapmanızı tavsiye ederiz. </li>
<li>Sunduğunuz hizmetler için mutlaka "sikayet@" gibi bir e-mail hesabı yaratın. Çünkü listeniz ne kadar düzgün olursa olsun, mutlaka şikayet mail'leri alacaksınız. Kullanıcılar genelde sizin listenize üye olduklarını unutur ve bir süre sonra sizden haber almaktan sıkılır. Bu tarz aksilikler olduğunda, e-mail'inizi spam olarak rapor etmekten kaçınmazlar. Eğer anti-spam servislerine abone olurlarsa, ya da bu servislerin ISP'lerine sizi rapor ederlerse, bu servislerin temsilcileri sizinle e-mail yoluyla irtibata geçecektir. İlk deneyecekleri adresse "sikayet@firmaadiniz.com" olacaktır. Bu nedenle bu e-mail adresinin çalışır durumda olduğundan emin olun. Ayrıca bu adresle "www.abuse.net" adresine üye olmayı ve web sitesindeki testleri yapmayı ihmal etmeyin. Çünkü anti-spam organizasyonları gönderdiğiniz e-mail'lerle ilgili bir şikayet aldıkları zaman, şirketinizin gerçekten sorumlu olup olmadığını anlamak için genelde bu sitedeki test sonuçlarını inceler.  </li>
<li>Ana ISP'lerde "geri bildirim döngüleri" oluşturun. Kendi şirket server'ınız üzerinden e-pazarlama yapmayı düşünüyorsanız, IP adreslerinizi AOL ve MSN gibi uygulamalara kaydettirmelisiniz. Böylece eğer bu uygulamaların kullanıcıları sizin e-mail'lerinizi spam olarak rapor ederse, bu servisler konuyla ilgili olarak sizi bilgilendirebilir.  Daha fazla bilgi edinmek istiyorsanız, Google'da "AOL feedback loop" terimlerini yazarak arama yapabilirsiniz. MSN ve diğer ISP'ler benzer raporlama mekanizmalarına sahiptir. Aynı zamanda raporlama için "http://www.spamcop.net"e de kayıt olmalısınız. Böylelikle eğer bu sistemin kullanıcıları gönderdiğiniz e-mail'leri spam olarak rapor ederse, bu sistem tarafından size otomatik olarak uyarı e-mail'i gönderilir. Eğer kampanyalarınızı göndermek için euro.message'ı seçerseniz, tüm bu sorunları sizin için çözüyoruz. Her serverımızın IP adresi, sistemlerin tümüne kayıtlı olduğu için dağıtım sırasında yaşayabileceğiniz tüm sorunların üstesinden gelebiliyoruz. Eğer euro.message dışında başka bir servisten destek almaya karar verirseniz, bu tarz özelliklere onların da sahip olup olmadıklarından emin olun.   </li>
<li>İletilerinizi test etmek için Yahoo, Gmail, Hotmail ve AOL'da e-mail hesabı açın. Ofisinize en az bir, mümkünse daha fazla sayıda test bilgisayarı kurun ve Outlook, Mozilla Thunderbird, Lotus, Apple Mail, Entourage ve Eudora gibi bulabildiğiniz tüm farklı e-mail uygulamalarının hepsini bu bilgisayarlara yüklemeye çalışın. Gönderilerinizin tüm bu uygulamalarda düzgün açılıp açılmadığını görmek için tonlarca test yapmanız gerekiyor. Ya da bizimInbox denetleyicimizden yararlanarak, tüm bu zahmetten kurtulabilirsiniz.  </li>
<li>Web sitenizde çifte kayıt formu oluşturun. Ufak bir tavsiye: İleride listenizi segmentlere ayırma ihtimaline karşı, abonelerinize "çalıştıkları sektör", "meslek bilgileri" ve "hangi satış biçimini tercih ettikleri" konusunda sorular sorun. Teyit ekranlarını ve teyit e-mail'lerinizi onayladığınızdan emin olun. Bu ekranları, müşterilerin alacakları e-mail'lerle ilgili beklentilere kapılmasını sağlayacak şekilde düzenleyin. Bunun nasıl yapılması gerektiğine dair gerçek bir örnek görmek istiyorsanız, euro.message e-bülten listesine üye olun (eğer isterseniz anında üyelikten çıkabilirsiniz). Tüm bu süreçleri gerçekleştirdikten sonra, artık müşterilerinizi üye olmaları için davet etmeye başlayabilirsiniz. Bunu web sitenize, faturalarınıza ve e-mail imzanıza link koyarak gerçekleştirebilirsiniz.  </li>
<li>Bir HTML e-mail şablonu oluşturun. Eğer farklı şekillerde ileti gönderimi yapıyorsanız (satış promosyonları, aylık e-bültenler, neyin nasıl yapılacağını anlatan iletiler, taktikler...vs) her biri için farklı şablon oluşturmak isteyebilirsiniz. Eğer her şeyi kendisi tasarlamaktan hoşlanan bir kişi değilseniz, bizim sunduğumuz bazı hazır şabloları da kullanabilirsiniz. Böylelikle farklı amaçlarınız için kullanabileceğiniz çok sayıda e-mail şablonuna ücretsiz olarak sahip olma avantajına kavuşmuş olursunuz.  </li>
<li>Test kampanyalarınızın mutlaka bir içeriği olsun. Kampanyalarınızı test ederken "lorem ipsum" adı verilen, tasarım aşamasında içerik yerine yazı bloğunu doldurmak için kullanılan anlamsız metinler kullanmayın. </li>
<li>E-mail'inizin salt-metin versiyonunu mutlaka oluşturun. Salt-metin e-mail'lerinin de kendine has özellikleri vardır. Bu nedenle en baştan onlar için de ayrı bir şablon oluşturmanız gerekir. Salt-metinleri kesinlikle ikinci plana atmayın.  </li>
<li>Şablonlarınızı mutlaka test edin. Bundan gerçek anlamda, daha önce hiç test etmemişsiniz gibi test etmenizi kast ediyoruz. Onları öncelikle arkadaşlarınıza, ailenize ve meslektaşlarınıza gönderin. Ayrıca şablonları olabildiğince çok sayıda farklı e-mail uygulamasında deneyin. Kendi e-mail hesaplarınızda onları açın ve defalarca tıklayın. Sonra da raporları kontrol edin. Tüm takip sürecinin gerektiği gibi çalıştığından emin olun. "Yanıtla" butonuna tıklayın ve yanıtların hesabınıza düşüp düşmediğini kontrol edin. İletinizi gerçek müşterilerinize göndermeden önce yaptığınız tüm hataları ortaya çıkarmaya ve düzeltmeye çalışın.  </li>
<li>Bir test listesi oluşturun. Muhtemelen sizin de çok sayıda kişi gibi 3 ya da 4 tane ayrı e-mail adresiniz vardır. Ayrıca euro.message'da da bir test listesi oluşturabilir ve kampanyanızın tümünü bu listeye gönderebilirsiniz.  Bu, gerçek listenize göndermeden önce, e-mail'inizin nasıl görüneceğini anlamanın en iyi yoludur.  </li>
<li>Listelerinize kendi hesabınızla üye olduğunuzdan emin olun. euroMessage gibi sistemler önceden test mail'i göndermenize izin verse bile, tıpkı tmüşterileriniz gibi asıl adres listesinde yer almak her zaman iyidir. </li>
<li>Web sitenizde ve müşterilerinizi yönlendirdiğiniz sayfalarda hazırlıklar yapın. Gönderi yapmadan önce her şeyin usule uygun olduğundan emin olmalısınız. Göndereceğiniz e-mail'in bir kopyasını da web sitenize yüklemeyi unutmayın. Son olarak tüm gerekli değişikliklerin yapıldığından emin olun. </li>
<li>Eğer bizimle çalışıyorsanız, kampanyanızı gönderdikten sonra euro.message'ı ziyaret edebilir, gerçek zamanlı istatistikleri görebilirsiniz. Bu, kesinlikle işin en eğlenceli kısımlarından biridir. Açılan e-mail'leri ve tıklanma oranlarını an ve an takip edebilirsiniz. Gönderi yaptıktan birkaç dakika sonra kaç kişinin e-mail'inizi açtığını ve linkleri tıkladığını görmek, kesinlikle çok heyecan vericidir. Tabii bu oranlar giderek azalmaya başlar ama haftalar sonra bile insanların e-mail'inizi açtığını ve ilgili linkleri tıkladığını görebilirsiniz. Bu yüzden euro.message, e-mail'lerinizi arşivlemeden önce, üç ay boyunca açılan linkleri ve tıklamaları takip eder. Ayrıca sizin için hazırladığımız raporlardan "En çok tıklanma/açılma gününüzü" de öğrenebilirsiniz. </li>
<li>Performansınızı sürekli gözden geçirin. Birkaç gün sonra tekrar geri dönün ve raporları inceleyin. Kaç kişi e-mail'inizi açmış? Kaç kişi linkleri tıklamış? Günlük web trafiğinizi ve en önemlisi satışlarınızı karşılaştırın.Bu yatırımın size geri dönüşünün nasıl olduğunu belirleyin.Bir sonraki kampanyayı planlamaya başlayın. Daha önceki kampanya raporlarınıza bakarak, insanların hangi linkleri tıkladığını ve tıklamadığını anlamaya çalışın. Bu raporlar bir sonraki kampanyanızın temellerini oluşturacaktır. </li>
</ul></div>




</div></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">E-bülten Tasarımlarının Test Edilmesi</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/4-48-1-1/euromessage__tr/email_marketing/yeni_baslayanlar_icin/ebulten_tasarimlarinin_test_edilmesi" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/4-48-1-1/euromessage__tr/email_marketing/yeni_baslayanlar_icin/ebulten_tasarimlarinin_test_edilmesi</id>
	<modified>2009-08-23T11:14:21Z</modified>
	<updated>2009-08-23T11:14:21Z</updated>
	<issued>2008-12-27T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Yeni Başlayanlar İçin</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">İlk HTML e-mail şablonunuzu tasarlamayı ve kodlamayı öğrendikten sonra (tabii salt-metin alternatifiyle birlikte) geriye kalan tek şeyin içeriğinizi oluşturmak ve ardından listenizdeki alıcılara kampanyanızı göndermek olduğunu düşünmeyin. Gönderim yapmadan önce mutlaka oluşturduğunuz şablonu test etmelisiniz. Her şeyden önce şablonunuzun farklı e-mail uygulamalarında çalışıp çalışmadığından emin olmalısınız. Küçük yanlışları tespit ettikten sonra gönderim yapmaya başlayabilirsiniz. 
</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/4-48-1-1/euromessage__tr/email_marketing/yeni_baslayanlar_icin/ebulten_tasarimlarinin_test_edilmesi"><div class="summaries">
	
	
	<img width="295" height="208" src="" />
	
	
	<p>İlk HTML e-mail şablonunuzu tasarlamayı ve kodlamayı öğrendikten sonra (tabii salt-metin alternatifiyle birlikte) geriye kalan tek şeyin içeriğinizi oluşturmak ve ardından listenizdeki alıcılara kampanyanızı göndermek olduğunu düşünmeyin. Gönderim yapmadan önce mutlaka oluşturduğunuz şablonu test etmelisiniz. Her şeyden önce şablonunuzun farklı e-mail uygulamalarında çalışıp çalışmadığından emin olmalısınız. Küçük yanlışları tespit ettikten sonra gönderim yapmaya başlayabilirsiniz. 
</p></div>


<div class="section dot-top">





<p>Eğer bir web tasarımcısıysanız, web sayfalarını Internet Explorer, Mozilla Firefox ve Safari gibi farklı tarayıcılarda test etmeye alışık olmanız gerekiyor. Büyük ihtimalle bu tarayıcıların arasında bazı tutarsızlıklar olduğunu da fark etmiş ve her şeyin yolunda görünmesi için bu tutarsızlıkları ortadan kaldıracak taktikler geliştirmişsinizdir.
</p>

<p>Şimdi web tasarımında yaşadığınız bütün bu zorlukları, e-mail tasarımı konusunda 10'la çarpın. Çünkü test edilmesi gereken tonlarca e-mail uygulaması var. Ayrıca hepsinin HTML e-mail'leri kendilerine göre dönüştürdükleri için işiniz daha da zorlaşacaktır. Göndereceğiniz her e-bülteni tüm uygulamalarda test etmek zorunda değilsiniz. Sadece iyi, basit ve sağlıklı bir şablon oluşturun ve bu şablonu olabildiğince çok uygulamada denemeye çalışın. Sonra tek yapmanız gereken içeriği yerleştirmek. 
</p>
<p>Aşağıda e-mail tasarımlarınızı test edebilmeniz için bazı taktikler de bulacaksınız...
</p>
<p><strong>Farklı E-mail Uygulamalarında Test Etme</strong></p>

<p>Geçmişte kampanyalarınızı test etmek için, tüm ana ISP'lerde çok sayıda hesap açmanız, farklı işletim sistemleriyle ve e-mail programlarıyla çalışan test bilgisayarlarından oluşan bir düzenek kurmanız ve test kampanyalarınızı hepsine göndermeniz gerekiyordu. Tahmin edebileceğiniz gibi saatlerinizi alan bu işlem sırasında e- pazarlamanın tüm eğlencesi kaçıyordu. 
</p>
<p><strong>AOL</strong></p> 

<p>Ücretsiz kurulum CD'sini her yerde bulabileceğiniz AOL, test etmeniz için size ayda 2 ya da 3 saat gibi yeterli bir süre tanıyor. AOL'ün en büyük özelliği, spamleri çok ciddiye alması. Bu nedenle e-mail'lerinizin engellenip engellenmeyeceğini öğrenmek için test sürecini iyi değerlendirin. Ayrıca AOL'de bulunan 'report spam-spam bildir' tuşunu dikkate alın. İletilerinizin gönderim listenizdeki kişileri gerçekten ilgilendirdiğinden emin olun, yoksa alıcılarınız listenize üye olmuş olsalar bile spam tuşa basmak için tereddüt etmeyecektir. AOL 9'un bir başka özelliği de sadece 194 piksel genişliğinde, oldukça küçük bir ön izleme paneline sahip olması. Eğer e-mail'iniz çok genişse ve logonuz sağa hizalıysa, alıcılarınız reklamınızı göremeyecek ve kim tarafından gönderildiğini anlamayacaktır. 
</p>
<p><strong>Apple Mail </strong></p>

<p>Oldukça büyük bir ön izleme penceresine sahip olan apple'ın ücretsiz mail uygulamasında resimler genelde engele takılmıyor. Resimler sadece e-mail, önemsiz posta (junk mail) kutusuna gönderildiğinde görüntülenemiyor. Kendi spam filtreleme sistemine sahip Apple Mail'in, sürekli gelişmekte olduğunu söyleyebiliriz. Bu nedenle gönderim sırasında karşılaşabileceğiniz herhangi bir soruna karşı, e-mail'lerinizi mutlaka test etmelisiniz. 
</p>
<p><strong>Apple Entourage </strong></p>

<p>Microsoft Outlook'un Mac versiyonu olan Apple Entourage'da HTML e-mail desteğinin iyi olduğunu söyleyebiliriz. Bununla birlikte Entourage'ın daha önceki sürümlerinde, içinde sadece metin ve hyperlink olan HTML formatında e-mail gönderdiğinizde (grafik ya da tablo olmaksızın), linklerin yanında URL adresleri de çıkıyordu. Ama gönderdiğiniz e-mail grafik ya da tablo içeriyorsa, link aynen kodlandığı şekilde görüntülenebiliyordu. Neyse ki bu sorun Entourage'ın 2004 versiyonunda giderilmiş gibi görünüyor.   
</p>

<p><strong>Microsoft Outlook 2003</strong></p> 

<p>Outlook 2003 spam koruması konusunda diğerlerine göre daha titizdir. Bu nedenle e-mail'lerinizin filtrelenip filtrelenmediğini mutlaka kontrol edin. Ayrıca Outlook 2003 üç dikey panelden oluştuğu için, e-mail'lerinizin ön izleme penceresinde çok daha dar bir alana sahip olacağını unutmayın 
</p>
<p><strong>Microsoft Outlook 2000 </strong></p>

<p>Henüz Outlook 2003'e geçmemiş çok sayıda kullanıcı bulunuyor. Outlook'un bu versiyonu, bildiğimiz tehlikeli internet solucanları, spamlar ve virüsler konusunda diğerlerine göre daha az hassasiyet gösteriyor. Bu nedenle flash ve video yüklü e-mail'lerinizin çoğu bu versiyonda görüntülenecektir. Bu süslü dosyaları diğer programların çalıştırmayacağını unutmamalısınız. 
</p>
<p><strong>Microsoft Outlook Express</strong></p> 

<p>Outlook'un, Windows'la çalışan tüm bilgisayarlarda yüklü olan ücretsiz versiyonu olan Microsoft Outlook Express, daha çok 'ev' kullanıcılarının tercih ettiği bir programdır. Her e-mail uygulamasında karşımıza çıkan "varsayılan resimleri engelle" özelliğinin dışında, HTML e-mail görüntüleme konusunda fazla sorun çıkarmıyor. 
</p>
<p><strong>Microsoft Outlook 2007 </strong></p>

<p>Outlook 2007'deki en büyük değişiklik, Microsoft'un artık HTML e-mail görüntülemek için bir web tarayıcısı olan Internet Explorer'ı devre dışı bırakarak, bir text editörü olan Microsoft Word'u kullanmaya karar vermesidir. Outlook 2007 hakkında bilmeniz gerekenler:
</p>
<div class="list"><ul><li>Zemin resimleri görüntülenemiyor.</li>
<li>CSS'lerin çoğu çalışmıyor. </li>
<li>Flash kesinlikle çalışmıyor.</li>
<li>Formlar görüntülenemiyor.</li>
<li>Animasyonlu Gif dosyaları görüntülenemiyor.</li> </ul></div>


<p><strong>Lotus Notes 6.5.3 ve 6.5.4</strong></p> 

<p>Eğer büyük şirketlerde çalışan müşterileriniz varsa, e-mail'lerinizi Lotus Notes'ta da mutlaka kontrol etmeniz gerekiyor. İletilerinizin yerleşim düzenini ne kadar basit tutarsanız tutun, Lotus her şeyin bir anda karışması muhtemeldir. Ayrıca Lotus Notes 6.5.3 ve 6.5.4 versiyonları arasında çok büyük farklar olduğunu da vurgulayalım. 
</p>
<p><strong>Eudora 6.2</strong></p> 

<p>Eudora oldukça iyi çalışan, kabul edilebilir bir HTML e-mail desteğine sahiptir. 
</p>
<p><strong>Mozilla Thunderbird</strong></p> 

<p>Her geçen gün popülaritesi artan ücretsiz bir e-mail uygulaması olan mozilla Thunderbird, resimlerle ilgili açıklayıcı metinlerin yazıldığı 'alt-text' alanlarında ve resim engelleme konusunda bazı farklı uygulamalar kullansa da, Mozilla'nın diğer konularda mükemmel bir HTML e-mail desteğine sahip olduğunu söyleyebiliriz. Thunderbird 1.5'in bir özelliği de internette sanal dolandırıcılar anlamına gelen 'scam'leri tespit etmesidir. Bunu, bir web sitesine yönlendirdiğini iddia ettiği halde, sizi tamamen başka bir linke götüren hyperlink'leri takip ederek yapıyor.
</p>
<p>Thunderbird 'scam' potansiyeli olduğunu düşündüğü herhangi bir ileti tespit ederse, iletinin üzerinde "Thunderbird bu iletinin scam olduğu düşünüyor" şeklinde bir uyarı çıkıyor. Eğer bu uyarının yanlış bir alarm olduğunu düşünüyorsanız, 'bu bir scam değil' butonunu tıklıyorsunuz. Akıllıca bir fikir olsa da bu özellik bazen e-mail'lerinizin takip edilmesini istediğiniz durumlarda, örneğin tıklama takibi istediğinizde, tüm linkleriniz yeni bir komut dosyasını işaret ediyor. Thunderbird forumlarında bu özelliğin daha yeni olduğu ve iyileştirme çalışmalarının yapıldığı söyleniyor. Zaten bizce e-mail'ler güzel ve profesyonel bir şekilde görüntülenebildiği sürece bu, çok büyük bir sorun değil. 
</p>
<p><strong>Tarayıcı Tabanlı Email Servislerinin Test Edilmesi</strong></p>

<p>Eğer isterseniz tarayıcı tabanlı e-mail servislerinin tümünde hesap açabilirsiniz. Bu servisler genelde ücretsiz oldukları için birden çok test hesabı açmak da mümkündür. Tarayıcı tabanlı e-mail servislerinde HTML kodlarınızın ve CSS'lerin nasıl bir görünüme sahip olacağını mutlaka inceleyin. 
</p>
<p>Tabii bu servislerin milyarlarca insan tarafından kullanıldıkları için çok gelişmiş anti spam filtreleri kullandıklarını belirtelim. Sizin için onları en popüler olanından başlayarak önem sırasına göre listeledik. Bu servislerde test etmek için hesap açtırdığınızda, önemsiz posta (junk mail) filtreleme ayarlarını 'varsayılan' olarak bırakın. 
</p>
<p><strong>Yahoo!Mail</strong></p> 

<p>Anlaşılamayacak biçimde agresif bir spam filtresine sahiptir. Bunun dışında tipik tarayıcı tabanlı e-mail servisleri gibi Yahoo,  BODY ve HEAD etiketlerini görüntülemenize izin vermiyor.
</p>
<p><strong>Yahoo! Mail Beta</strong></p> 

<p>Ön izleme penceresi de dahil, tarayıcı arayüzü oldukça zengindir. Ayrıca mükemmel bir HTML e-mail desteğine sahip. 
</p>
<p><strong>Hotmail</strong></p> 

<p>BODY ve HEAD etiketlerinin görüntülenememesi gibi özellikleriyle Yahoo!Mail'le benzer sorunlara sahiptir. Genellikle, zemin renkleri ve gömülü CSS'ler kayboluyor. Hotmail önceki yıllarda, e-mail'lerde açılması 5 dakikadan uzun süren hyperlink'leri de geçersiz kılıyordu. 
</p>
<p><strong>Gmail</strong></p> 

<p>İnanılmayacak derecede agresif bir spam filtreleme sistemine sahip olan Gmail, ayrıca çok kısıtlı CSS desteği sunuyor. CSS'i <<script> document.write('HEAD'); </script>>
 etiketi dışında tutsanız bile, gömülü CSS'leri yok ediyor. Ayrıca (<<script> document.write('span class="header"'); </script>>) şeklinde kodlanmış olsa bile, tüm "class" kodlarını devre dışı bırakıyor. CSS'in Gmail'de çalışmasını istiyorsanız, onları sıralı kodlamalısınız. Yoksa fontlarınız Gmail'in otomatik olarak geçerli saydığı Arial şeklinde, siyah renkte ve 13 piksel büyüklüğünde görüntülenecektir. Eğer bu şekilde kodlamanıza rağmen fontlarınız yine de CSS kurallarınıza uymamışsa, fontlarınızın tablo hücrelerinin dışına taşıp taşmadığından ya da birbirlerine karışıp karışmadıklarından emin olun.
</p>
<p><strong>Farklı ISP'leri de kontrol edin</strong></p> 

<p>Farklı ISP'ler üzerinden gönderildiklerinde de eğer mümkünse e-mail'lerinizi kontrol edin. Diğer e-mail server'ları, alıcının e-mail uygulamasına düşmeden önce iletilerinizi değişikliğe uğratacaktır. Örneğin bazı ISP'lerin kullandığı e-mail server'larının bir kısmı, iletinizde belli bir satırın altındaki içeriği görüntülemez. Aynı e-mail'in Outlook 2003'te ve aşağıdaki uygulamalarda birbirinden ne kadar değişik göründüğünü fark ettiğimizde, gözlerimize inanamamıştık. 
</p>
<div class="list"><ul><li>Comcast </li>
<li>Bellsouth </li>
<li>Earthlink</li></ul></div>
 
<p><strong>Arkadaşlarınıza ve meslektaşlarınıza test e-mail'leri gönderin</strong></p> 

<p>Eğer kendinize birkaç test bilgisayarından oluşan bir düzenek kuramıyorsanız, tasarımlarınızı çok basit tutmaya çalışın ve her kampanyayı önce arkadaşlarınıza veya meslektaşlarınıza göndererek test etmeye çalışın. Onlara, gönderdiğiniz iletinin, görüntüleme sırasında herhangi bir hasara uğrayıp uğramadığını sorun. 
</p>




</div></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">Daha İyi E-mail İletişimi İçin Başlıca Öneriler</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-269-1-1/euromessage__tr/blog/blog/daha_iyi_email_iletisimi_icin_baslica_oneriler" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-269-1-1/euromessage__tr/blog/blog/daha_iyi_email_iletisimi_icin_baslica_oneriler</id>
	<modified>2009-07-28T14:31:21Z</modified>
	<updated>2009-07-28T14:31:21Z</updated>
	<issued>2009-05-28T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">'Şeytan ayrıntıda gizlidir' kuralı, e-pazarlama için de geçerlidir. Pazarlamacılar analiz etme, gönderi başarısı ve tasarım gibi kriterler üzerinde daha çok kafa yorsa da, çok az dikkat edilen başlık ve alt başlık kullanımları da kampanyalarınızın can alıcı bileşenleri arasındadır. Bu nedenle, bu bölümleri nasıl kullanmanız gerektiği konusuna zaman harcamanız gerekir. 

</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-269-1-1/euromessage__tr/blog/blog/daha_iyi_email_iletisimi_icin_baslica_oneriler"> 


<p><strong>'Şeytan ayrıntıda gizlidir' kuralı, e-pazarlama için de geçerlidir. Pazarlamacılar analiz etme, gönderi başarısı ve tasarım gibi kriterler üzerinde daha çok kafa yorsa da, çok az dikkat edilen başlık ve alt başlık kullanımları da kampanyalarınızın can alıcı bileşenleri arasındadır. Bu nedenle, bu bölümleri nasıl kullanmanız gerektiği konusuna zaman harcamanız gerekir.</strong></p>


<p>Şimdi e-mail'lerinizin güçlü bir e-mail başlığı ve alt başlığına sahip olması için gereken kriterlere ve bu ana unsurları nasıl geliştirebileceğinize bakalım. Aklınızda bulunsun, size önerdiğimiz bu yöntemleri uygularken, okuyucularınızın vermek istediğiniz ana mesajdan uzaklaşmasına izin vermeyin.</p>


<p><strong>Üyelikten çıkma/ Üyelik değişiklikleri/ tercih merkezi</strong></p>


<p>Konuya en önemli kısımla başlayalım. Ticari e-mail'lerde düzgün bir üyelikten çıkma link'i bulundurmamak, genelde dünyanın her yerinde antispam kurallarına aykırıdır. Bu nedenle, abonelerinizin e-mail'de ilk görecekleri şeyin üyelikten çıkma seçeneği olmasını istemeseniz de, bu link'i genelde sayfanın en üstüne yerleştirmeniz gerekir. Bunun yanı sıra kullanıcılara e-mail içeriklerini salt metin formatından HTML'e (ya da tam tersi) dönüştürebilme, diğer e-bülten aboneliklerine üye olabilme ve gönderim sıklığını değiştirebilme şansı da tanımanız gerekir. Ayrıca gönderdiğiniz mesajın, bazı alıcılara arkadaşları tarafından forward edilebileceğini göz önüne alarak, e-mail'lerinize abone olmak isteyen yeni kullanıcılara, kolayca üye olma fırsatı tanımalısınız.</p>


<p><strong>Viral/forward</strong></p>


<p>'Arkadaşına ilet' butonunu sayfanın en üstüne yerleştirmek gibi bir zorunluluğunuz yok. Bununla birlikte abonelerinizin kendi arkadaş çevrelerinde sizin reklamınızı yapmasını istiyorsanız, sayfa başlıkları bu iş için en uygun yerlerdir. Bu butonu ayrıca ileti gövdesinin içine de entegre etmeye çalışın. Tabii müşteriyi çekmek için çok özel bir teklif sunduğunuz B2B e-mail'lerine, 'arkadaşına ilet' kutusu yerleştirmek çok da uygun olmayabilir.</p>


<p><strong>Beyaz liste </strong></p>


<p>Eğer mesajlarınız hiç kimseye ulaşmıyorsa, iyi bir e-mail kampanyasının size nasıl bir faydası olabilir ki? Kullanıcılarınızın sizin e-mail'lerinizi almaya devam edeceğinden emin olmak için, onlardan sizi kendi adres listelerine eklemelerini rica edin. Örnek vermek gerekirse, ''Bizden gelen e-bültenleri aldığınızdan emin olmak istiyorsanız, e-bulten@firmaismi.com adresini kişisel adres listenize ekleyin'' diyebilirsiniz.</p>


<p><strong>Web sayfası olarak görüntüleme/ printer dostu</strong></p>


<p>Görsellerinizin bloke edilebileceğini ya da mesajınızın içinde bozuk linkler çıkabileceğini hesaba katarak, üst ya da alt başlığınızı, kullanıcıları e-mail'lerinizi nasıl görüntülemek istedikleri konusunda bilgilendirmek amacıyla da kullanabilirsiniz ( web sayfası olarak mı yoksa print edilebilecek bir versiyonunu mu görüntülemek istiyorlar) Bir e-mail'in printer'dan çıkış alınabilecek versiyonunun olması, kulağınıza garip gelebilir. Bununla birlikte, e-bülteninizden sonradan okumak üzere çıkış almak isteyebilecek çok sayıda üst düzey yönetici olabileceğini göz önünde bulundurun. Bu durumda ekstra bir adım atmanın size nasıl bir zararı olabilir ki? Örnek vermek gerekirse; " Printer çıkışı almak istiyorsanız, lütfen burayı tıklayın"</p>


<p><strong>Çapraz tanıtım</strong></p>


<p>Diğer e-bültenlerin, ürünlerin ve servislerin çapraz tanıtımını yapmak, bir e-bültenin olmazsa olmazlarındandır. Bunu etkili ve örtük biçimde yapmanın en doğru yoluysa, üst ya da alt başlıkları kullanmaktır. </p>


<p><strong>Müşteri servisi/İletişim bilgileri</strong></p>


<p>Müşteri Hizmetleri başlığınızın altına, alıcılara sizinle iletişime geçebilecekleri bir e-mail adresi (ücretsiz arama numarası vermek size pahalıya patlar) ya da sıkça sorulan sorular bölümüne yönlenebilecekleri bir link vererek, e-mail kampanyalarınızın çok daha düşük maliyetli olmasını sağlayabilirsiniz. Ayrıca antispam kuralları doğrultusunda iletinizde açık adresinizi de belirtmeniz gerekir.</p>


<p><strong>Arşivler</strong></p>


<p>Bazı kullanıcılar, firmanız ve e-mail'leriniz hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak isteyebilir. Bu tarz kullanıcılara, e-mail ve e-bülten arşivinize kolayca ulaşabilmeleri için bir link verin. Bu, hem sizin web trafiğinizin artmasını sağlar hem de B2B ortamında daha fazla müşteri oluşturmanıza neden olur. </p>


<p><strong>Arama kutusu</strong></p>


<p>Şirketiniz ve ürünleriniz hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak isteyen kullanıcılardan bahsetmişken, onların aradıkları şeyleri bulmalarını sağlamanız gerektiğini de ekleyelim. Sayfa başına yerleştirebileceğiniz bir arama kutusu ya da tuş yardımıyla, onların Google'a yönelmesini önleyebilir, abonelerinizle bire bir iletişim kurabilirsiniz. </p>


<p><strong>Web navigasyonu</strong></p>


<p>Çok sayıda e-mail kampanyasının tek amacı, web sitesine trafik çekmektir. E-mail başlığınızı ya da alt başlığınızı, abonelerinizi web sitenize yönlendirecek bir ayna olarak kullanabilirsiniz.</p>


<p><strong>E-bülteninize ilan alın</strong></p>


<p>Bazı e-bültenler çok para kazandırır. Amacınız gelirlerinizi artırmak olmasa da, e-bülteninize sponsor olmak isteyenlerin işini kolaylaştıracak bir yol bulmaya çalışın.</p>


<p><strong>Gizlilik politikası</strong></p>


<p>Gizlilik politikası pek eğlenceli olmasa da, üzerinde durulması gereken en önemli konular arasındadır. Gizlilik politikaları sayesinde kullanıcılar, verdikleri bilgilerin emin ellerde olduğuna inanır. Bu sayfalar kullanıcılar tarafından okunmasa da, onlara e-mail'inizde gizlilik politikanızı görebilecekleri bir link vermek, güven oluşturur. Ayrıca sorumluluğunun bilincindeki her pazarlamacının bu konuya mutlaka özen göstermesi gerekir. Bu konuda daha fazla bilgi sahibi olmak için 41.Bölüm'e göz atabilirsiniz. </p>


<p><strong>Telif hakları bilgisi</strong></p>


<p>Kaynaklarınızın artmasını sağlayan övgüye layık tasarımlarınız ve metinleriniz de websiteniz'le aynı muameleyi görmeyi hak eder. Telif hakları uyarıları ayrıca, içeriğinizi ve tasarımınızı çalarak, onları kendileri yapmış gibi kullanan utanmaz blog yazarlarını caydırıcı bir etkiye sahiptir. </p>


<p><strong>Ortak tanıma</strong></p>


<p>Bazı e-mail ve tasarım şirketleri, onların e-mail odaklı servislerini kampanyalarınızda tanıtmanız karşılığında size indirim teklif ederler. E-mail başlığının yanına '...... Kaykılarıyla'' şeklinde bir yazı yazmak, sizin giderlerinizi azaltsa da, tanıtımını yaptığınız firmanın çok daha fazla öne çıkmasını sağlayabilir. Bu nedenle böyle bir işe girişirken dikkatli olun. Özetleyecek olursak, başlıklarınız üzerinde eklemeler yapmanın, e-mail kampanyalarınız üzerinde çok büyük bir etkisi olmasa da, bu başlıklar alıcılarınızın sizin hakkınızda bazı temel bilgilere ulaşmasına yardımcı olur. E-pazarlama programınızın başarıya ulaşmasını sağlayacak bu parçalara mutlaka ayrı bir önem verin ve belirli aralıklarla onları kontrol edin. <br />
	
	</p>

<p><br />
	
	</p>

<p>Cemre Paçun<br />
	
	</p>



<p>euro.message E-Pazarlama Uzmanı</p>

<p>cemrepacun@euromsg.com<br />
	
	</p></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">İzinli Pazarlama için Uygulamalı Yöntemler</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/4-49-1-1/euromessage__tr/email_marketing/yeni_baslayanlar_icin/izinli_pazarlama_icin_uygulamali_yontemler" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/4-49-1-1/euromessage__tr/email_marketing/yeni_baslayanlar_icin/izinli_pazarlama_icin_uygulamali_yontemler</id>
	<modified>2009-06-23T22:37:12Z</modified>
	<updated>2009-06-23T22:37:12Z</updated>
	<issued>2008-12-27T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Yeni Başlayanlar İçin</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">Eğer e-pazarlama konusunda yeniyseniz, kampanyalar göndermeye başlamadan önce bazı temel ilkeleri bilmeniz gerekiyor. Bu nedenle bu bölümde şimdiye kadar bu konuda uygulanmış en iyi yöntemler, yasal sorunlar ve genel performansınızı nasıl ölçebileceğiniz üzerinde duracağız.</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/4-49-1-1/euromessage__tr/email_marketing/yeni_baslayanlar_icin/izinli_pazarlama_icin_uygulamali_yontemler"><div class="summaries">
	
	<img width="295" height="208" class="summary-img hidden " />
	
	<p>Eğer e-pazarlama konusunda yeniyseniz, kampanyalar göndermeye başlamadan önce bazı temel ilkeleri bilmeniz gerekiyor. Bu nedenle bu bölümde şimdiye kadar bu konuda uygulanmış en iyi yöntemler, yasal sorunlar ve genel performansınızı nasıl ölçebileceğiniz üzerinde duracağız.</p></div>

<div class="section dot-top">






<p><strong>Spam'in açıklaması</strong></p>
<p>Tanımadığınız birisinden istemediğiniz bir e-mail almanız her zaman spam anlamına gelmez ancak; bir adres listesinde bulunan tüm insanlara 'istemedikleri' halde e-mail gönderirseniz, bu spamdir.
 </p> 
<p>Diyelim ki herhangi bir kuruluştan e-mail adres listesi satın aldınız. Bu listenin sizin için bulunmaz bir nimet olduğunu düşünüyorsunuz ve bu adres listesinde bulunan insanlara, içinde geri çeviremeyecekleri bir teklif bulunan bir e-mail göndermek istiyorsunuz. 
</p>
<p>Eğer bu listeyi euro.message'a (ya da bizim gibi bir servis sağlayıcıya) yükler ve istemedikleri halde bu listedeki kişilere e-mail gönderirseniz, bu spamdir. Eğer bu listeyi alır, her alıcıya onlarla birebir ilgilendiğinizi belirten özel ve kişisel iletiler gönderirseniz, bu spam değildir.
</p>

<p><strong>Bozguna uğramamak için yapmamanız gerekenler </strong></p>

<p>Eğer bu rehberi okuyorsanız, büyük ihtimalle doğru olan şeyleri yapmak istiyorsunuz. Ayrıca muhtemelen kötü niyetli bir spamci de değilsiniz. Ama en iyi niyetli ve yasalara uygun hareket eden bir e-pazarlamacının bile, bir gün spamci olarak rapor edilebileceğini sakın aklınızdan çıkarmayın. Bazı kişiler şikayet edilmenin çok kolay olmadığını düşünse de aslında rapor edilmeniz, sadece bir alıcınızın kullandığı e-mail programında, küçük bir tuşu tıklamasıyla gerçekleşir. 
</p>
<p>İşte bu alıcı, "önemsiz e-posta" (junk mail) ya da "spam bildir" tuşuna tıkladığında, alıcının ISP'sine küçük bir alarm gönderilir. Daha sonra bu ISP tarafından e-mail gönderen kişiye bir uyarı gelir (eğer gönderen, ISP'nin geri bildirim döngüsüne kayıt olduysa). Eğer bir ISP'den en fazla 5 uyarı aldıysanız e-maileriniz kısıtlanacaktır. Eğer uyarı sayısı 10'u geçerse, e-mail server'ınızın bloke olacağından emin olabilirsiniz. Bu, eğer sizi şikayet eden kişilerin listenize üye olduklarına dair bir kanıt bulamazsanız bundan sonra gönderdiğiniz hiç bir e-mail'in, sizi tespit eden ISP'yi geçemeyeceği anlamına gelir.
</p>
<p>Günümüzde  ISP'ler sadece e-mail server'larını bloke etmekle de yetinmiyorlar. URL'ler ve domain adlarını bulmak için de rapor edilen spamleri tarıyorlar. Eğer rapor edilen spam içerisinde şirketinizin alan adına rastlarlarsa, nerden gönderildiğine ya da kim tarafından gönderildiğine bakmadan içinde bu domain adını barındıran ve gelecekte gönderilecek tüm e-mail'leri engelliyorlar.
</p>
<p>Kısacası size, aslında kara listeye alınmanın ne kadar kolay olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Eğer bu gerçekleşirse, adınızı tekrar temize çıkarmak aylarınızı alabilir hatta sonsuza dek sürebilir. Üstelik şirketlerin kara listeye alınmasının en büyük sebebi, dikkatsizlik sonucu yaptıkları çok küçük hatalardır. 
</p>
<p><strong>Çifte kayıt seçeneği</strong></p>

<p>E-mail listelerinizi oluştururken, çifte kayıt metodu kullanmanızı şiddetle tavsiye ediyoruz. Peki çifte kayıt metodu nasıl işliyor?
</p>
<div style="font-size:12px;"><ol><li>Müşteri, web sitenizdeki formu doldurarak, e-mail yoluyla e-bülten göndermeniz için kayıt olur. </li>
<li>Müşteri, üzerinde onay linkinin bulunduğu bir e-mail alır. </li>
<li>Eğer bu linki tıklarsa, müşteri listenize eklenir. Müşterinin IP adresi, kayıt tarihi ve zamanı kaydedilir. Artık ileride karşılaşabileceğiniz kötü niyetli ya da yanlış bir suçlamaya karşı, elinizde bunu yapan müşterinin e-bülten gönderimi için üye olduğunu belirten bir kanıt vardır. </li>
<li>Eğer müşteri linke tıklamazsa, listeye eklenmez. </li></ol></div>

<p>Çifte kayıt seçeneği, artık eskimeye başlayan ve kişinin web sitesindeki formu doldurmasıyla hemen adres listesine eklendiği tek seferde kayıt metodunun yerini hızla almaya başladı. Tek seferde kayıt metodunda müşterilerinizin şans eseri ya da yanlışlıkla formunuzu doldurmuş olma olasılığı yüksekti. Ayrıca eski sistemde e-pazarlamacılar müşterilerinden üyelikten çıkma linki görmediklerine dair şikayetler de alıyordu. Yeni sistemde daha kısıtlı bir adres listesine sahip olsanız bile bu konuda kesinlikle umutsuzluğa kapılmanıza gerek yok. 
</p>

<p><strong>Çifte Kayıt Seçeneğinin Artıları ve Eksileri</strong></p>

<p>Pazarlamacıların çifte kayıt seçeneği ile ilgili olarak hiç kimsenin onaylama linkini tıklamayacaklarına dair endişeleri vardı. Potansiyel müşterilerini kaybedebileceklerinden korkuyorlardı. Bu, artık kesinlikle büyük bir sorun değil; çünkü insanlar günümüzde çifte kayıt metodunu kullanmaya alıştılar. Üstelik bu sistemi kullanmak, müşterileriniz üzerinde kesinlikle daha profesyonel bir izlenim bırakmanıza sebep olacaktır. 
</p>
<p>Eğer çifte kayıt metoduyla yapılan listeyi, tek seferde kayıt seçeneği kullanılarak yapılan listeyle karşılaştırırsanız, ikincisinde çok daha geniş bir adres listesine sahip olacağınız kesindir çünkü; herhangi bir linke tıklamak gerekmediği için tek seferde kayıt listesine üye olmak çok daha kolaydır. Ancak bu metodu kullandığınızda çok sayıda işe yaramaz tesadüfi üyeniz olacağını, e-mail geri dönüş oranınızın yükseleceğini, şikayet mail'lerinizin artacağını ve aldığınız cevapların azalacağını göz önüne almalısınız. Bununla birlikte çifte kayıt metodunu kullanırsanız, alıcılarınızın hepsinin sizden haber almaktan hoşnut olacağından emin olabilirsiniz.
</p>





</div></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">Doğru Ortağı Bulmak</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-245-1-1/euromessage__tr/blog/blog/dogru_ortagi_bulmak" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-245-1-1/euromessage__tr/blog/blog/dogru_ortagi_bulmak</id>
	<modified>2009-06-16T10:03:41Z</modified>
	<updated>2009-06-16T10:03:41Z</updated>
	<issued>2009-05-20T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">Eğer yardım almaya hazır olduğunuza karar verdiyseniz, öncelikle nasıl bir yardım alacağınızı belirlemeniz gerekiyor. Tüm e-mail programınızın geniş kapsamlı denetimini yönetecek birisiyle mi çalışacaksınız yoksa sadece metrikleri analiz etme, müşteri yanıt oranını geliştirme ve e-mail şablonlarını iyileştirme gibi konularda size dışarıdan asistanlık yapacak birisiyle mi?</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-245-1-1/euromessage__tr/blog/blog/dogru_ortagi_bulmak">
<p><strong>Eğer yardım almaya hazır olduğunuza karar verdiyseniz, öncelikle nasıl bir yardım alacağınızı belirlemeniz gerekiyor. Tüm e-mail programınızın geniş kapsamlı denetimini yönetecek birisiyle mi çalışacaksınız yoksa sadece metrikleri analiz etme, müşteri yanıt oranını geliştirme ve e-mail şablonlarını iyileştirme gibi konularda size dışarıdan asistanlık yapacak birisiyle mi?</strong></p>



<p>Eğer nereden başlamanız gerektiğinden emin değilseniz, kendinize ortak seçerken öncelikle e-mail programınızın temel direğini oluşturan strateji konusu üzerinde durmalısınız. Yeni bir ortakla çalışmak, size e-mail stratejiniz konusunda yeni bir bakış açısı kazandırabilir. Düzgün bir e-mail stratejisi kurmak için e-mail süreci içinde yaşadığınız günlük zorluklardan biraz olsun uzaklaşarak, tüm e-mail programınızı kapsamlı bir şekilde yeniden gözden geçirmeniz gerekir. Çok sayıda pazarlamacı ve e-mail uzmanı, genelde inbox kutuları dışında başka bir şeyle pek ilgilenmezler. E-mail konusunda dışarıdan destek alacağınız stratejik bir ortaksa, sizin kullandığınız programın sektörün en iyileriyle aynı çizgide olması için uğraşır. Ayrıca iç ve dış girişimlerinizi optimize etmek için de elinden geleni yapar. Kim kendisini rekabetin dışında tutmak ister ki?</p>



<p>Bununla birlikte bir ortakla çalışmak, başlangıçta size karışık bir süreç gibi görünebilir. Bu nedenle potansiyel şirketlerle ilişkilerinizi değerlendirirken, bazı ana kriterleri göz önünde bulundurmanız gerekir. Bu kriterler, uzmanlık alacağınız doğru ortağı bulmanızda yardımcı olacaktır. </p>



<p><strong>Araştırma yapın ve ne istediğinizi bilin</strong></p>



<p>Öncelikle e-mail programınızın zayıf ve güçlü yönlerini belirlemekle işe başlayın. Eğer programınız için öncelikli hedeflerinizi belirlemediyseniz, amaçlarınızı mutlaka saptayın. Örneğin ''yüzde X açılma oranı elde edeceğim'' gibi kriterler belirleyebilir, kendinize ''web sitesinin trafiğini yüzde Z oranında arttıracağım'' gibi bir takım başarı ölçütleri koyabilirsiniz. E-mail hedeflerinizi açıkça belirlemezseniz, müşterilerle çalışırken çok sayıda aksaklık yaşayabilirsiniz. Yürüttükleri e-mail kampanyası sonucunda, ne hedeflediğini bilmeyen çok sayıda yönetici var. Eğer siz ya da ana personeliniz, e-mail programınızın ana hedefleri konusunda hiçbir şey söyleyemiyorsanız, kesinlikle desteğe ihtiyacınız var demektir. </p>



<p>Strateji kurma odaklı bir e-mail projesinin ilk etapları, seçtiğiniz firmayla birlikte yakalayacağınız genel atmosferi belirleyeceği için çok önemlidir. Eğer tam olarak ne istediğinizi bilmiyorsanız, hayal kırıklığına uğramaya hazır olun. Özellikle e-bülten görünümü, frekans kuralları, iç kurallar ve prosedürler gibi derinlemesine incelenmesini istediğiniz bazı spesifik alanları iyi belirleyin. Böylelikle çok daha fazla geri dönüş alırsınız. </p>



<p><strong>Referans alın ve itibara önem verin</strong></p>



<p>Doktorunuzu, avukatınızı ve muhasebecinizi nasıl seçiyorsanız, sektörde yarattığı itibara bakarak e-mail ortağınızı da seçebilirsiniz. Bu nedenle konuştuğunuz firmalardan çok sayıda müşteri referansı almaya çalışın. Bunu, sadece diğer müşterilerin onlardan ne kadar memnun kalıp kalmadıklarını öğrenmek için değil, destek alacağınız firmanın diğer önemli alanlarda size ne gibi ekstra avantajlar sağlayacağını anlamak için de yapmanız gerekir. Böylelikle birlikte çalışacağınız ortağınızı ne kadar denetlemeniz gerektiğini ve ortağınızın e-mail dağıtımı yapıldıktan sonra genel olarak nasıl bir tutum izlediğini de öğrenebilirsiniz. Özellikle strateji ortaklarınızın size sundukları önerilerde önceden ne kadar başarılı olduklarını mutlaka araştırmanız gerekir. Sonuçta ödediğiniz paranın doğru harcandığından emin olmalısınız</p><br />

<p><strong>İyi bir proje için iyi bir firmayla çalışın</strong></p>



<p>Genelde e-mail konusunda deneyimli olduğu kanıtlanmış bir firmayla çalışmak en iyisidir. Geleneksel doğrudan pazarlama şirketleri bazı ilginç müşteri gruplandırmaları ya da müşteri kontakt önerileri konusunda bazı ilginç teklifler sunsa da, genel olarak e-mail dağıtımı sırasında yaşanan sorunlarda ve başarılı yöntemler yaratmak konusunda yeteri kadar bilgi sahibi olmayabilirler. Hatta bunların bir çoğu, e-mail tasarımında ve kampanya yönetiminde uzman kişilerle çalışsalar da e-mail dünyası konusundaki uzmanlıkları sınırlıdır. Bu nedenle seçeceğiniz firmanın sadece e-pazarlama konusuna odaklandığından ve bu işi en ince detaylarına kadar bildiğinden emin olun. Bu konuya mutlaka gerekli özeni gösterin ve sizin için en doğru ortağı bulun. </p>



<p>Lowe'nin e-ticaret yöneticisi Klaus Werner, e-pazarlama konusunda birlikte çalıştığı çok sayıda şirketten sonra bakın ne diyor:</p>



<p>''E-pazarlama danışmanlığı veren bir takımla çalışmanın en büyük avantajlarından bir kaçı, doğru yerlere odaklanmamızı sağlamaları, sıkıntı yaşadığımız alanlara öncelik vermemiz gerektiğini göstermeleri, çok sayıda öncü fikirle bize katkıda bulunmaları ve bizi sektör konusunda kapsamlı olarak bilgilendirmeleri oldu. Eğer onlar olmasaydı, kapsamlı bir e-pazarlama stratejisi geliştirmek, yıllarımızı alabilirdi''</p>



<p>ve ekliyor:<br />
	
	
	
	''Tüm kurumsal şirketlerde olduğu gibi birimler, genelde zamanlarının sadece yüzde 10'unu ya da daha azını strateji kurmaya ve başarılı yöntemler geliştirmeye odaklanarak geçiriyorlar. Oysa gelişen yeni teknolojiler karşısında güncel kalmak ve yarış dışında kalmamak için bizim ana hedeflerimizi keşfedebilecek, değerlendirme yapabilecek, zayıf yöntemleri eleyebilecek ve gelecekteki ilerlemelerle baş edebilmemiz için bizi hazırlayabilecek bir takıma ihtiyacımız var.''</p>



<p>Sonuç olarak asıl ihtiyaçlarınızı belirlemeden, kurumunuz için neyin iyi olduğunu bilemezsiniz. Doğru adımları atmak ve doğru ortağı bulmak, tüm e-mail programınızı olumlu etkileyecektir. <br />
	
	
	</p>


<p><br />
	
	
	</p>


<p>Can Özgiller</p>


<p>euro.message E-Pazarlama Uzmanı</p>


<p><span class="gI"><span class="go">can.ozgiller@euromsg.com</span></span></p></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">Gönderimin İncelikleri</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-271-1-1/euromessage__tr/blog/blog/gonderimin_incelikleri" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-271-1-1/euromessage__tr/blog/blog/gonderimin_incelikleri</id>
	<modified>2009-06-11T16:30:25Z</modified>
	<updated>2009-06-11T16:30:25Z</updated>
	<issued>2009-05-28T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">E-mail'inizin son alıcıya teslim edilmesindeki başarının ölçülmesi, e-pazarlamanın en önemli anahtar bileşenleri arasında yer alır. Gönderim konusu halen gelişmekte olan bir konudur. Spam'in finansal ve yasal çıkarımları göz önüne alındığında, Internet servis sağlayıcıları kullanıcılarını korumak için girişimde bulunur. Ne yazık ki bunu yaparken yasal olarak gönderilen iletileri de bloke ederler ve filtrelerler (buna yanlış pozitifler-false positives adı verilir).</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-271-1-1/euromessage__tr/blog/blog/gonderimin_incelikleri"><p><strong>E-mail'inizin son alıcıya teslim edilmesindeki başarının ölçülmesi, e-pazarlamanın en önemli anahtar bileşenleri arasında yer alır. Gönderim konusu halen gelişmekte olan bir konudur. Spam'in finansal ve yasal çıkarımları göz önüne alındığında, Internet servis sağlayıcıları kullanıcılarını korumak için girişimde bulunur. Ne yazık ki bunu yaparken yasal olarak gönderilen iletileri de bloke ederler ve filtrelerler (buna yanlış pozitifler-false positives adı verilir).</strong></p>


<p>Gönderim konusunun sizi yakından ilgilendirmediğini düşünüyorsanız, izin alınarak gönderilen e-mail'lerden ortalama yüzde 75'inin alıcıların gelen kutularına ulaştığını göz önünde bulundurun. Bu da, gönderdiğiniz iletilerin ortalama dörtte birinin alıcılarınıza ulaşmadığı anlamına gelir. Bu oran küçük gibi görünse de aslında kaçırılmış bir fırsattır ve mutlaka dikkate alınması gerekir. Kendi kendinize şu soruyu sorun: "Gönderim sorunlarını görmezden gelerek, neleri riske atıyorum ve hangi fırsatları kaçırıyorum?''</p>


<p>İletilerinizin alıcılara ulaştığından emin almak istiyorsanız, işte yapmanız gerekenler:</p>


<p>En değerli müşterilerinizle aranızdaki iletişimi korumaya çalışın: E-mail göndermeniz için size izin vermiş insanlar.<br />
	
	
 ISP'lerin sizi fark etmesini ve iyi bir gönderim oranına kavuşmanızı sağlayacak başarılı yöntemleri mutlaka uygulayın.<br />
	
	
 E-mail'lerinizin ne zaman, neden ve nerede bloke edildiğini öğrenin ki gelecek kampanyalarınızda aynı hataları yapmayın.<br />
	
	
 Mükemmel gönderim oranları elde etmenizi sağlayacak bilimsel kurallar, yapılacaklar listesi ya da sihirli bir formül yoktur. Ama bu konuyla ilgili ne kadar çok bilgi edinirseniz, kendinizi çok daha iyi geliştirebilirsiniz. Bir ISP'nin, alıcıya ulaşmadan önce mesajınızı bloke etmesinin veya filtrelemesinin çok sayıda nedeni vardır. Bu nedenler arasında aşağıdakilerden bazıları yer alabilir.</p> 

<div class="list">
	
	<ul>
		
		<li>Zayıf bir itibarınız olabilir. (Gönderici IP adresinin, e-mail gönderirken uyguladığı yöntemler konusunda kötü bir geçmişi vardır)</li> 
		
		<li>Müşterilerinizden mesajlarınızla ilgili olarak gelen şikayetler yüzünden, içeriğiniz uygun bulunmayabilir. (Bir alıcınız daha önce gönderdiğiniz bir ileti nedeniyle 'Spam olarak bildir' kutusuna tıklamış olabilir)</li> 
		
		<li>Listenizdeki hard bounce'lara (e-mail adresinin var olmaması nedeniyle geri dönen iletiler) art arda mesaj göndermiş olabilirsiniz. </li> 
		
		<li>Mesajınız spam benzeri bir içeriğe sahip olabilir.</li>
	
	</ul>
</div> 


<p>Bununla birlikte gönderim oranınızı artırmak ve geliştirmek için yapabileceğiniz bazı şeyler de vardır.</p> <br />




<p><strong>Nerede durduğunuzu bilin</strong></p>


<p>Öncelikle mesajlarınızın, alıcıların gelen kutusuna düşüp düşmediğini anlamanız gerekir. Bunun için yapılan ölçümler doğrultusunda bounce log'ları (geri dönen mesajların kaydı) araştırmalı, e-mail ortağınızın bu konudaki bilgisini ve bağlantılarını kullanmalısınız.</p> 


<p>Ayrıca ana servis sağlayıcılarında adresleri olan ve e-mail'lerinizin ulaşıp ulaşmadığı konusunda sizi bilgilendirebilecek servislerden de yardım alabilirsiniz. E-pazarlama servisinizin ya da yazılımınızın, sizin için hazırladıkları kampanya raporlarında yer alan 'gönderim' ölçümlerine pek güvenmeyin. Çünkü bu raporda, filtrelenen ve bloke edilen e-mail'ler hesaba katılmaz. Ayrıca açılma ve tıklama oranlarına bakarak da bazı ipuçları elde edebilirsiniz. Eğer açılma oranınız ortalama yüzde 30 civarındaysa ama bu oran, Hotmail adreslerinde 0'a düşüyorsa, gerçek bir gönderim sorununuz var demektir.</p>

<p><br />
	
	</p> 


<p><strong>Başarılı yöntemleri deneyin</strong></p>


<p>E-mail'lerin iletilmesi, başlı başına karışık bir başlıktır. Bu konuda yapabileceğiniz en önemli şeylerden biri de başarılı e-pazarlama yöntemlerini uygulamaya sokmaktır. İşte yapmanız gerekenler:</p>

<div class="list">
	
	<ul>
		
		<li>İyi korunmuş ve temiz bir listeniz olduğundan emin olun. Hard Bounce'ları listenizden çıkarın. </li> 
		
		<li>Sadece sizden e-mail almak için talepte bulunanlara e-mail gönderin ve onlara aktif bir üyelikten çıkma link'i sunun.</li> 
		
		<li>Antispam yasalarına uyun.</li> 
		
		<li>Alıcılarınıza kabul edilebilir bir gönderim sıklığında, onları ilgilendirecek e-mail'ler gönderin.</li>
	
	</ul>
</div>


<p><strong><br />
		
		</strong></p>

<p><strong>Kimliğinizi doğrulayın</strong></p>


<p>Sektördeki spam sorunlarının çözülmesinin ve yasal mesajların 'gelen' kutusuna ulaşmasının bir yolu da e-mail doğrulamasıdır. Kimlik denetiminin amacı, alıcıların 'gelen' kutularının anahtarını elinde tutan ISP'lerle bağlantıya geçmek ve kimliği doğrulamaktır. Sürekli gelişen ve giderek daha çok benimsenen bu kavram, aşağıdaki kriterleri amaçlamaktadır.</p> 


<p>Alıcıların, var olmayan birisinden gelen e-mail'leri reddetmesini ve tespit etmesini sağlamak. Ayrıca yasalara uyan markaları kötü tanıtarak, e-dolandırıcılık yapan sahte pazarlamacıları engellemek.</p> 


<p>E-mail kullanıcılarının, onlara gönderilen e-mail'lerin yasal olduğuna inanmasını sağlamak.</p>


<p>Kimlik doğrulama sürecini uygulamaya geçirmek için, IT departmanınızdan ya da e-pazarlama ortağınızdan yardım almanız gerekebilir. Bununla birlikte ISP'lerin kimlik denetimi yapılmış e-mail'leri olumlu bir işaret olarak kabul ettiği ve diğerlerine oranla, kimlik denetimi yapılmış e-mail'lerin alıcıya ulaştırılma olasılığının daha yüksek olduğu düşünülürse, bunun için harcadığınız çabaya değer.</p>

<p><br />
	
	</p> 


<p><strong>İçeriği değerlendirmek ve spam şikayetlerine engel olmak</strong></p>


<p>Eğer e-mail'iniz herhangi bir spam'le ortak özelliklere sahipse, filtrelenme ve spam olarak bloke edilme riski taşıyor demektir. Peki, içeriğinizin spam gibi göründüğünü nasıl anlarsınız? E-pazarlama ortağınızdan ya da servisinizden sizi riskli kelimeler, cümleler ve e-mail kodlaması konusunda uyarabilecek araçlar sunmasını isteyin. Eğer sunmuyorsa, kısa bir online araştırma sonucunda, aynı işi ucuza yapan üçüncü parti servisler bulabilirsiniz.</p> 


<p><strong>Güçlü bir kodlamanız olsun ve onu koruyun</strong></p>


<p>İzin alınarak gönderilen e-mail'lerin spam filtrelerine takılmasının en büyük sebepleri arasında, asıl içerikten farklı olarak, HTML kodlamasının zayıf olması gelir. Bu nedenle e-mail kodunun kalitesi ve HTML kodlama standartlarıyla uyumlu olması önemlidir.  Eğer bu sorun yüzünden gönderim sorunları yaşamak istemiyorsanız, HTML kodlarınızı sık aralıklarla gözden geçirin.</p>
 


<p><strong>Düzenli olarak değerlendirme yapın ve başarılı e-mail yöntemlerini takip edin</strong></p>


<p>E-mail'lerin iletilmesi, başlı başına karışık bir başlıktır. Bu konuda yapabileceğiniz en önemli şeylerden biri de, e-pazarlamanın başarılı yöntemlerini sergilemek ve uygulamaya geçirmektir. İyi korunmuş ve temiz bir listeniz olduğundan, sürekli geri dönen e-mail'leri veri tabanınızdan çıkardığınızdan, alıcılarınıza çalışan bir üyelikten çıkma süreci sunduğunuzdan, antispam yasalarına uyduğunuzdan ve kabul edilebilir bir gönderim sıklığınızın olduğundan emin olun.</p>
<p><br />
	</p>
<p>Can Özgiller</p>


<p>euro.message E-Pazarlama Uzmanı</p>
<p>can.ozgiller@euromsg.com<br />
	</p></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">E-mail Programlarınızı Her Yıl Denetleyin</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-270-1-1/euromessage__tr/blog/blog/email_programlarinizi_her_yil_denetleyin" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-270-1-1/euromessage__tr/blog/blog/email_programlarinizi_her_yil_denetleyin</id>
	<modified>2009-06-11T16:19:33Z</modified>
	<updated>2009-06-11T16:19:33Z</updated>
	<issued>2009-05-28T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">Kampanya ölçümlerinizi incelemek ve e-mail veritabanınızı segmentlere ayırmak konusunda çalışmalar yapsanız da, şirketinizin genel görünümünü de sık aralıklarla kontrol etmeniz gerekir. Ölçümlerinizi, genel program yaklaşımınızı ve stratejinizi tepeden tırnağa gözden geçirmek, boşluklarınızı belirlemenizde ve gelişme sağlamanızda size yardımcı olur. Bu nedenle, hangi alanlarda başarılı olduğunuzu ya da olmadığınızı yılda en az bir kez denetlemenizi tavsiye ediyoruz. Bu denetimin zamanınızın büyük bir bölümünü alacağından korkuyorsanız, bazı basit yöntemlerle işin içinden daha kolay çıkabilirsiniz.</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-270-1-1/euromessage__tr/blog/blog/email_programlarinizi_her_yil_denetleyin"><br />



<br />






<p><strong>Kampanya ölçümlerinizi incelemek ve e-mail veritabanınızı segmentlere ayırmak konusunda çalışmalar yapsanız da, şirketinizin genel görünümünü de sık aralıklarla kontrol etmeniz gerekir. Ölçümlerinizi, genel program yaklaşımınızı ve stratejinizi tepeden tırnağa gözden geçirmek, boşluklarınızı belirlemenizde ve gelişme sağlamanızda size yardımcı olur. Bu nedenle, hangi alanlarda başarılı olduğunuzu ya da olmadığınızı yılda en az bir kez denetlemenizi tavsiye ediyoruz. Bu denetimin zamanınızın büyük bir bölümünü alacağından korkuyorsanız, bazı basit yöntemlerle işin içinden daha kolay çıkabilirsiniz.</strong></p>




<p>Neyi denetleyeceğinize karar vermek, bunaltıcı bir süreç olsa da kritik bir adımdır. Aşağıdaki unsurlar doğrultusunda hareket edebilirsiniz.</p> 



<p><strong>Kullanılabilirlik</strong></p>



<p>E-pazarlama mesajlarında kullanılabilirlik etkisi, genelde gözden kaçırılan bir husustur. E-mail'lerinizi bir kullanıcı bakış açısıyla gözden geçirerek, hangi noktaların işlevsellik açısından işe yarayıp yaramadığını ölçebilirsiniz. Kendinizi alıcıların yerine koyun ve mesajlarınızı onların gözüyle inceleyin. Kendinize aşağıdaki soruları sorun:</p>


<div class="list">
	
	
	<ul><br />
		
		
		

		
		
		<li>Mesajlarım kullanıcıları doğru yerlere yönlendirebiliyor mu?</li><br />
		
		
		

		
		
		<li>Mesajlarım onları harekete geçirebilecek güçte mi?</li><br />
		
		
		

		
		
		<li>Mesajlarımın içinde okuyucuların dikkatini dağıtacak yoğun bir içerik var mı?</li><br />
		
		
		

		
		
		<li>Mesajlarımda çok fazla görsel var mı? (Bazı e-mail sunucularının görselleri açmadığını hatırlayın)</li><br />
		
		
		

		
		
		<li>Konu satırımda her e-mail'in amacını düzgün bir şekilde vurgulayabiliyor muyum?</li><br />
		
		
		

		
		
		<li>Her şeyi e-mail'e uyarlamayı başarabiliyor muyum? Okuyucuları firmamın websitesi'ne yönlendiren bir link var mı?</li><br />
		
		
		

		
		
		<li>İçeriğim abonelerle alakalı mı? (Onları segmentlere ayırıyor muyum?)</li><br />
		
		
		

	
	
	</ul>
	
</div>




<p><strong>Antispam şartlarına uyum sağlama</strong></p>




<p>Genelde firmalar, antispam yasalarına uygun davranıp davranmadıklarını merak eder. Aslında bu şartlara uymak çok kolaydır ama yasaların belli aralıklarla değiştiği düşünülürse, e-mail programınızın bu kurallara uyumlu olup olmadığını sürekli gözden geçirmeniz gerekir. Eğer şimdiye kadar bunu yapmadıysanız, firmanızın e-mail'lerine kendi kişisel hesabınızla üye olun ve tıpkı bir alıcı gibi hareket ederek, bu kurallara uygun davranıp davranmadığınızı kontrol edin.</p> 




<p><strong>Gizlilik politikası</strong></p>




<p>Gizlilik politikası pek eğlenceli bir konu olmasa da, e-pazarlamanın sınırlarının dışına taşabilecek bir güce sahiptir.  Bu nedenle, yıl boyunca belli aralıklarla gizlilik politikanızı kontrol etmeniz gerekir. Gizlilik politikanızın aşağıdaki kriterleri karşıladığından mutlaka emin olun.</p> 

<div class="list">
	
	<ul>
		
		<li>Müşterilerinizi rahatlatmalı</li><br />
		
		
		
 
		
		
		<li>Müşterilerinizin kişisel bilgilerini hangi amaçlarla kullanacağınızı düzgün bir şekilde açıklamalı. </li><br />
		
		
		
 
		
		
		<li>Yasalara uyumlu olmalı</li><br />
		
		
		
 
		
		
		<li>Gizlilik politikası konusundaki sorular ve şikayetler için kullanıcılara bir iletişim yolu önermeli.</li> 
	
	
	</ul><br />
	
	
	
</div>




<p><strong>Kampanya portföyü</strong></p>




<p>E-pazarlamacılar genelde bir e-mail içeriğinden nasıl kurtulmaları gerektiği ya da firmanın stratejik hedefleriyle sinerji oluşturmayan ve düşük performans gösteren bir e-mail'i nasıl eleyebilecekleri gibi konularda birbirleriyle tartışmazlar.  Oysa, yeni e-bültenler, promosyonlar ve yaratıcı e-mail kampanyaları hazırlamanın belki de sizin için zamanı gelmiştir. Eğer belirli bir e-mail'in aboneleriniz için değerli olup olmadığı konusunda kuşkularınız varsa, onlara ne düşündüklerini sorun. Alıcılarınıza bu gibi konuları kapsayan anketler göndermek, size nelerden kurtulmanız, neleri korumanız ve eklemeniz gerektiği konusunda yardımcı olabilir.</p> 




<p><strong>Yaratıcılık</strong></p>




<p>E-mail'leriniz abonelerinizin bilgisayarında nasıl görünüyor? E-mail tasarımlarınızın çekici olması için bu konu üzerinde zaman harcadığınız belli oluyor mu; yoksa mesajlarınız sadece 'kes-yapıştır' tarzı şablonlardan mı oluşuyor? Bir e-mail tasarımının belirli bir albeniye sahip olması yeterli değildir. Aşağıdaki ana kriterler doğrultusunda yaratıcılığınızı denetleyerek, sadece e-mail'inizin güzel görünmesini değil, başarınızın artmasını da sağlayabilirsiniz.</p> 

<div class="list">
	
	<ul>
		
		<li>Müşterilerinizi harekete geçirmek için önerdiğiniz teklif, ön izleme penceresinde görünüyor mu? </li><br />
		
		
		

		
		
		<li>Görseller ve yazılar arasında, yoğunluk açısından ezici bir fark var mı? Başka bir deyişle e-mail'inizde gerektiğinden fazla görsel var mı ya da e-mail'iniz görsel etki açısından çekicilikten yoksun mu?</li><br />
		
		
		

		
		
		<li>Markanızı devamlı olarak hakkıyla kullanıyor musunuz? Logonuzu gösteriyor musunuz?</li><br />
		
		
		

		
		
		<li>Elinizde şirket içinde e-mail gönderen kişilerin kurumsal imajınıza sadık kaldıklarından emin olmanızı sağlayacak kadar çok sayıda e-mail şablonu var mı?</li>
	
	
	</ul>
	
</div>




<p><strong>E-mail entegrasyonu</strong></p>




<p>Eğer e-pazarlama ekibiniz, geleneksel pazarlama ekibinizle yakın bir ilişki içerisinde değilse, bu iyi bir şey midir yoksa kötü bir şey mi? Aslında farklı durumlara göre değişir. Ama e-mail çalışmalarınızın, tüm marka ve pazarlama programınızla uyumlu olduğundan emin olmak çok önemlidir ve bu konunun kesinlikle gözden kaçırılmaması gerekir. E-mail var olan ve potansiyel müşterilerinizin markanızla ilişki kurmasını sağlayan araçlardan bir tanesidir. Bu uyumluluğu korumak için e-mail'i büyük resmin bir parçası olarak değerlendirin ve her yıl denetleyin.</p> 




<p><strong>Test etme</strong></p>




<p>E-mail çabalarınızın daha iyiye gitmesi için onları analiz ediyor musunuz? Neden kampanyanızı ve onun çok sayıdaki bileşenini, ana listenize göndermeden önce test etmeyesiniz ki? Yeni fikirlere ek kaynaklar aktarmadan önce, yaratıcı 'konu' satırlarını analiz etmenin yanı sıra e-mail konseptinizi test etmek de kullanıcılardan geri besleme ve veri almak açısından iyi bir yoldur. Ayrıca patronun karşısına önsezileriniz yerine test sonuçlarıyla çıkmak, size artı puan kazandırır.<br />
	
	</p>






<p><strong>Uygunluk</strong></p>




<p>E-mail'i cazip kılan ana nedenlerden biri de, onun tutarlı ve hedefe yönelik mesajlar göndermenize izin vermesidir. Uygunluk çizgisini tutturduğunuzdan emin olmak için ölçümlerinizi tekrar gözden geçirin. Alıcılar sizin mesajlarınıza cevap veriyor mu? Peki, onları beklediğiniz şekilde harekete geçirebiliyor musunuz? İlgi alanları doğrultusunda içerikler oluşturabilmek için onlara tercihler ve öncelikler sunuyor musunuz? E-mail'lerinizin alıcılara uygun olmasının çok sayıda yolu vardır. Bu yöntemleri mutlaka uygulayın.</p> 




<p><strong>Taze bir başlangıç</strong></p>




<p>Birçok ana alanda olduğu gibi, kendinize karşı dürüst olmak ve hangi işlerin yolunda gittiğini ve geliştirilmesi gerektiğini araştırmak, daha üretken olmanızı sağlar. E-pazarlamanın sürekli değiştiği göz önüne alınırsa, tüm stratejik ve planlanmış e-pazarlama faaliyetlerinizi geliştirmek için onları denetlemeniz gerekir. Bu yazıları okuduğunuza göre, kendinizi geliştirmeye çalışıyorsunuz demektir. O zaman fazla zaman kaybetmemenizi tavsiye ederiz.</p>
<p><br />
	</p><br />

<p>Can Özgiller</p>


<p>euro.message E-Pazarlama Uzmanı</p>
<p>can.ozgiller@euromsg.com<br />
	</p>


</content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">İmza Satırınızı Kullanın</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-268-1-1/euromessage__tr/blog/blog/imza_satirinizi_kullanin" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-268-1-1/euromessage__tr/blog/blog/imza_satirinizi_kullanin</id>
	<modified>2009-06-10T18:09:29Z</modified>
	<updated>2009-06-10T18:09:29Z</updated>
	<issued>2009-05-27T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">Üzerinde düşünülmüş iyi bir başlık, düzgün yerleştirilmiş ve içerikle bağlantılı bir cross promosyon önerisi veya test edilmiş ve ortaya çıkmaya hazır olduğu kanıtlanmış ikna edici bir 'konu' satırı gibi küçük şeyler, e-pazarlamanın başarılı olmasında önemli rol oynar. Bu nedenle kişisel e-mail imzanızı, mail kutunuza gelen diğer imzalarla karşılaştırmalı, sizin için doğru olanın hangisi olduğunu bulmak için zaman harcamalısınız. </summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-268-1-1/euromessage__tr/blog/blog/imza_satirinizi_kullanin"><p><strong>Üzerinde düşünülmüş iyi bir başlık, düzgün yerleştirilmiş ve içerikle bağlantılı bir cross promosyon önerisi veya test edilmiş ve ortaya çıkmaya hazır olduğu kanıtlanmış ikna edici bir 'konu' satırı gibi küçük şeyler, e-pazarlamanın başarılı olmasında önemli rol oynar. Bu nedenle kişisel e-mail imzanızı, mail kutunuza gelen diğer imzalarla karşılaştırmalı, sizin için doğru olanın hangisi olduğunu bulmak için zaman harcamalısınız.</strong></p>


<p>E-mail imzaları, e-mail içeriklerinin altına yerleştirilirler ve tüm e-mail sunucularında okunabilecek şekilde oluşturulurlar. Önceden sadece temel kontak bilgilerini vermek amacıyla kullanılan bu imzalar, zamanla bire-bir pazarlama mesajı vermenin bir yöntemi olarak kullanılmaya başlandılar. Günümüzde e-mail imzaları, kişiden kişiye, şirketten şirkete ve farklı pozisyonlara göre değişebiliyor. Bununla birlikte çoğu kişi, hala resmi e-mail imzalarını doğru şekilde kullanmayarak, marka bilinirliği sağlama ve doğrudan geri dönüş alma gibi konularda yakalayabilecekleri fırsatları kaçırıyor. </p>


<p>Şimdi e-mail gönderdiğiniz herkesin görebileceği (şirketlerin e-mail kampanyalarıyla karıştırılmamalıdır) e-mail imzalarınızı, pazarlama mesajlarınıza artı değer katmak için nasıl geliştirebileceğinizi hep birlikte görelim.</p>


<p><strong>Kontak bilgisi</strong></p>


<p>E-mail imzaları, alıcıların gelecekte sizinle irtibata geçebilmesi için temel bilgileri, kurum içindeki pozisyonunuzu ve website URL'inizi içermelidir. Ayrıca e-mail adresiniz 'kimden' satırında görünse de çoğu kişi, sizi hemen Outlook kontaklarına eklemek isteyeceğinden, tüm bilgilerinizin kolayca kopyalanıp yapıştırılacak şekilde olmasına dikkat edin. Özellikle satış departmanlarında çalışanlar için bu konu hayati bir öneme sahiptir. Eğer amacınız açık veya örtülü satış yapmaksa, ama kontak bilgilerinize yer vermiyorsanız ya da alıcılarınız açısından onları bulmayı zorlaştırıyorsanız, e-mail yoluyla diyalog kurmanızın size ne gibi bir faydası olur ki?</p>


<p><strong>Tutarlılık</strong></p>


<p>Aynı şirkette çalışan bireylerden farklı renklere, firma bilgilerine ve değişik tasarımlara sahip e-mail'ler almak şaşırtıcıdır. E-mail imzaları gibi kişisel bilgileri şirket çapında belirli bir standarda bağlamak, zalimce bir tutum olsa da en azından bu tarz bilgilerin birbirleriyle tutarlı olması için çalışanları teşvik etmek gerekir. Sonuçta kim potansiyel müşterilerle iletişim halinde olan çalışanlarının, her gönderide farklı pazarlama mesajları vermesini ister ki? </p>


<p>E-mail imzalarında kullanılan fontlar ve arka plan renkleri önemsiz gibi görünseler de, aslında bunlar e-mail iletişiminiz sırasında şirketinizin imajını yansıtacağından, sanıldığından daha fazla etkilidir. Ayrıca bazı görsellerin, imza fontlarının ve renklerin, gelen kutularının bir kısmı tarafından bloke edilebileceğini ve sizin istediğinizden çok daha olumsuz bir etki yaratabileceğini de unutmayın.</p>


<p><strong>Firmanın genel görünümü/markalaşma pozisyonu/etiket satırı</strong></p>


<p>İyi bilinen markaların üst düzey çalışanları tarafından gönderilen e-mail imzalarında bile, bazen onların çalıştıkları şirkete dair en ufak bir bilgi göremezsiniz. Bu alçakgönüllü bir tavır gibi görünse de, firmaların marka bilinirliği yaratmak için döktükleri servet göz önüne alınırsa, aynı zamanda onlar açısından kaçırılan bir fırsattır. Resmi e-mail imzalarında firmanın genel görünümünü yansıtacak bir özet, bir etiket satırı ve marka değer önerisi mutlaka bulunmalıdır. </p>


<p><strong>Marka odağı/ödüller</strong></p>


<p>Deneyimli pazarlamacılar, offline ve e-mail kampanyalarında kullandıkları cross promosyonları ve güncel reklam mesajlarını dönemsel olarak değiştirirler. Neden sizde aynı yöntemi e-mail imzalarınızda uygulamayasınız ki? Eğer firmanız ya da ürününüz çok yakında bir ödül kazanmışsa ya da büyük bir promosyon öneriyorsanız, e-mail imzalarına bu bilgilerle ilgili açıklayıcı bir link koyabilirsiniz. Bu, aynı zamanda alıcılarınızı dolaylı olarak viral davranışlara itecek bir yöntemdir.</p>


<p><strong>E-bültenler/Bloglar/ Etkinlikler</strong></p>


<p>Bugün neredeyse her firma e-bülten yöntemini kullansa da içlerinde bloglar yoluyla iletişim kuranlar da var. Bu nedenle e-mail'lerinize alıcılarınızı bu iletişim araçlarına yönlendirecek linkler koymalısınız. Bununla birlikte faaliyet gösterdiğiniz sektörü ilgilendirmediği sürece, firmanıza ait olmayan bir blog'un tanıtımını yapmak gereksizdir.</p>


<p>Ayrıca dilerseniz bireysel imza satırlarında, yaklaşan etkinlikleri de belirtebilirsiniz. Eğer başlıca gelir kaynaklarınızdan biri, bu tarz bir etkinlikse, müşterilerinizle irtibata geçtiğiniz noktalara bunlar hakkında bilgiler koymak, doğru bir yöntemdir. </p>


<p><strong>Boyun eğme/rıza </strong></p>


<p>Kişisel e-mail davetlerinin yüzde 99'u, üyelikten çıkma link'ine dair hiçbir referans göstermedikleri için başarısızlığa uğramaktan kurtulamıyor. Oysa bu kural, sadece geniş e-mail kampanyaları düzenleyen şirketler için değil, telefonla aramak yerine bire bir e-mail gönderen bireysel satış temsilcileri için de geçerli. E-mail'i ticari bir amaç için kullanan herkesin, e-mail imzasının içine ya da altına, alıcılara gelecekte gönderilecek e-mail'lerin üyeliğinden nasıl çıkabileceklerini anlatan, basit bir başvuru link'i eklemesi gerekir. </p>


<p>Satış koordinatörü de olsanız, müşteri ilişkileri temsilcisi de günlük e-mail'lerinizde alıcılarınızla iletişim kurma biçiminizi tekrar gözden geçirmelisiniz. İşe e-mail imzanızla başlayabilirsiniz. <br />
	
	</p>

<p><br />
	
	</p>

<p>Merve Şahver Erdönmez<br />
	
	</p>



<p>euro.message E-Pazarlama Uzmanı</p>

<p>sahver.erdonmez@euromsg.com<br />
	
	</p></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">Sistem Odaklı Otomatik E-mail'leri Maksimuma Çıkarmak</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-265-1-1/euromessage__tr/blog/blog/sistem_odakli_otomatik_emailleri_maksimuma_cikarmak" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-265-1-1/euromessage__tr/blog/blog/sistem_odakli_otomatik_emailleri_maksimuma_cikarmak</id>
	<modified>2009-06-10T17:59:34Z</modified>
	<updated>2009-06-10T17:59:34Z</updated>
	<issued>2009-05-21T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">Çoğu e-pazarlamacı, günlük kampanya sorumluluklarıyla o kadar meşguldür ki e-mail'in daha basit unsurları üzerinde kafa yormak için vakit ayırmaz. Bununla birlikte muhtemelen IT departmanınız tarafından kontrol edilen sistem odaklı otomatik onay mesajlarının da ayrıca denetlenmesi gerekir. 
</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-265-1-1/euromessage__tr/blog/blog/sistem_odakli_otomatik_emailleri_maksimuma_cikarmak"><p><strong>Çoğu e-pazarlamacı, günlük kampanya sorumluluklarıyla o kadar meşguldür ki e-mail'in daha basit unsurları üzerinde kafa yormak için vakit ayırmaz. Bununla birlikte muhtemelen IT departmanınız tarafından kontrol edilen sistem odaklı otomatik onay mesajlarının da ayrıca denetlenmesi gerekir. </strong></p>


<p>Bu tarz e-mail'leri, tüm gönderilerinizin ve pazarlama mesajlarınızın başarıya ulaşması ve daha iyi geri dönüş alabilmek için kullanmanın çok sayıda yolu vardır. Öncelikle otomatik mesaj kutusuna düşebilecek e-mail çeşitlerini görelim:</p>


<ul class="list">
	
	
	<li>E-mail üyelik konfirmasyonları/ karşılama e-mail'leri</li>
	
	
	<li>Çekiliş konfirmasyonları/promosyon mail'leri</li>
	
	
	<li>Sipariş konfirmasyonları/ shipping uyarıları</li>
	
	
	<li>Otomatikleştirilmiş müşteri servisi cevapları</li>
	
	
	<li>Kullanıcı tarafından talep edilen ve içinde oturum açma adının ve şifresinin olduğu e-mail'ler</li>
	
	
	<li>Otomatik müşteri anketleri</li>
	
	
	<li>Bir arkadaşına ilet (F2F) aracıyla gönderilmiş e-mail'ler</li>


</ul>


<p>Bu tarz e-mail'lerin pazarlamaya girmediğini, sıkıcı mesajlar olduğunu ve e-mail kampanyalarıyla bir alakalarının olmadığını düşünebilirsiniz. Oysa bunlar, çok daha yüksek açılma oranlarına sahiptir ve alıcıların daha çok ilgisini çekerler. Eğer doğru bir stratejik yaklaşım benimserseniz, siz de düşündüğünüzden çok daha etkili olduklarını görürsünüz. İşte bu e-mail'lerde başarılı olmanız için dikkat etmeniz gereken yöntem ve taktikler:</p>


<ul class="list">
	
	
	<li>Otomatik HTML e-mail'lerini test ederek gönderin. Otomatik HTML e-mail'leri geniş kapsamlı markalaşma çalışmaları sağlayacağından, sadece salt metin içeren otomatik mesajlar göndermeyin. Otomatik bir mesajın HTML versiyonunun nasıl görüneceği ve nasıl çalışacağı konusunda şüpheleriniz varsa, onu test edin. </li>
	
	
	<li>Mesajlarınızın iletilmesi önemlidir. Bazı durumlarda otomatik karşılama mesajları (eğer gönderiyorsanız), abonelerin sizden alacakları ilk e-mail olabilir. Bu e-mail'in gönderdiğiniz sonuncu mesaj olmasını istemiyorsanız, içinde gerekli güvenli gönderici bilgilerinin olduğundan emin olun. </li>
	
	
	<li>E-mail'inizin basit başlık ve alt başlık bilgilerine sahip olduğundan emin olun. </li>
	
	
	<li>Eğer elinizde yeteri kadar veri varsa, kişiselleştirme yöntemini kullanın. Mümkünse, otomatik mesajlarda en azından alıcıların isimlerinin bulunmasına özen gösterin. Özellikle satış onayı alınması gereken e-mail'lerin, alıcıya ulaşması için kişiselleştirilmesi önemlidir. </li>
	
	
	<li>Çapraz-tanıtım çalışmalarınızı kullanın. Firmaların çapraz tanıtım tekliflerinin, otomatik e-mail'lerin gövdesinde yer alması gerekir. Bunların test edilmesi ve metin içinde döndürülmesi şarttır. Ayrıca etkilerinin tam olarak hissedilmemesi için, e-mail'inizin geri kalanıyla tutarlı bir dile sahip olduklarından emin olun. Satış ve pazarlama odaklı e-mail'lerin (özellikle de Amerika'da) farklı kuralları vardır. Bu nedenle eğer çapraz satış yapıyorsanız, iletinizin ana satış amacını kaybetmediğinden emin olun. </li>
	
	
	<li>'Konu' ve 'Kimden' satırlarınızı kontrol edin. Seri numaralardan oluşan ya da boş 'konu' satırları göndermeyin. 'Kimden' satırları, herhangi bir iletinin okunmasında önemli rol oynar. 'Konu' satırındaki e-mail adresiniz, diğer e-mail kampanyalarında kullandığınızdan farklı olsa da, markanızın isminin otomatik olarak 'Konu' satırında bulunduğundan emin olun. </li>
	
	
	<li>Mesajın içinde Müşteri Danışma Hattı bilgilerinin de yer aldığından emin olun. Otomatik e-mail'lerin içine mutlaka, alıcıları müşteri ilişkileri sayfasına yönlendiren bir link koyun. Abonelerinizin işini kolaylaştırmak için e-mail'lerinize Müşteri İlişkileri servisinizin telefon numarasını ve adresini de koyabilirsiniz. </li>
	
	
	<li>"Lütfen cevap vermeyin" tarzında bir dil kullanmaktan kaçının. "Bu e-mail adresi yanıtlarınızı kabul etmeyecektir" demek, potansiyel müşterilerinizi ve var olan müşterilerinizi yabancılaştırabilir. Alıcılarınızın otomatik mesajlara cevap verebilmesi için yönlendirilmiş bir e-mail adresinizin olması şarttır. </li>
	
	
	<li>Otomatik mesajlara verilen cevapların okunduğunu ve uygun departmanlara aktarıldığını iki kere kontrol edin. Bazı aboneler 'Yanıtla' tuşunu üyelikten çıkmak ya da ürün satın almak için kullanırlar. Gelen cevapların doğru değerlendirilebilmesi için müşteri servislerinin onları doğru gruplara yönlendirdiğinden emin olun.</li>
	
	
	<li>Ayrı IP adresleri kullanın. Sistem tarafından gönderilen e-mail'leri başka IP adresleri üzerinden göndererek, onları daha yüksek hacimli e-pazarlama kampanyaları için kullanılan IP adreslerinden ayırmak, genelde başarılı bir yöntemdir. İkisini birbirinden ayırmak, gönderime bağlı sorunları ortadan kaldırır ve sistem üzerinden gönderilen e-mail'lerin diğerlerinden etkilenmesini önler.</li>
	
	
	<li>İçeriğe yönelik e-mail üyeliklerini mümkün kılmak için, mesajınızın içerisine alıcılarınızın e-mail üyelik/tercih merkezine yönlenebilecekleri bir link ekleyin. Müşterilerinizin diğer e-mail üyelik taleplerinizden haberi olmayabilir. </li>
	
	
	<li>Tüm sistem odaklı e-mail'leri sitenize yönlendirin. Eğer e-mail abonelerinizin sitenizi ziyaret etmesini istiyorsanız, bu gereklidir. </li>
	
	
	<li>Sistem tarafından gönderilen e-mail'lerin içine arama kutuları koyun. Bu, sitenizdeki trafiğin artmasına sebep olur.</li>
	
	
	<li>Otomatik mesajınızın konusuyla alakalı linkleri, mutlaka iletinin içine yerleştirin. Örneğin alıcılarınıza, satın aldıkları ürünleri onlara gönderdiğinizi belirten bir içerik yerine, müşterilerinizin shipping sürecini takip edebilecekleri bir linki de iletinizin içine koyun. </li>
	
	
	<li>Görseller üzerindeki mesajınızın öne çıkmasını önleyin. Açığa çıkmasını istediğiniz bilgilerin ya da üyelikten çıkma linkinizin, tüm görsellerin üzerinde olmasından kaçının. İmajların mesajınızı istila etmesi, e-mail'inizin değersiz ve kurallara aykırı görünmesini sağlar. </li>
	
	
	<li>Emniyeti elden bırakmayın. Sistem tarafından gönderilen tüm e-mail'lerinizin 'üyelikten çıkma' ve 'fiziksel adres bilgilerini' içerdiğinden emin olun. E-mail'e bu gereklilikleri eklemek, temel kriterlerinizin karşılanmasını sağlar. </li>
	
	
	<li>Yaratıcı olun. </li>


</ul>


<p>Sistem tarafından gönderilen e-mail'ler, pazarlamacıların 'yapılacak işler' listesinin en alt sıralarında yer alsa da, kullanıcı bağımlılığında ve geri dönüş oranlarında etkili olur. Bu nedenle otomatik mesajlarınızın, elde etmek için çok çaba harcadığınız diğer e-pazarlama çabalarınızın etkisini azaltmasına izin vermeyin. <br />
	
	</p>

<p><br />
	
	</p>

<p>Merve Şahver Erdönmez</p>

<p>euro.message E-Pazarlama Uzmanı</p>

<p>sahver.erdonmez@euromsg.com<br />
	
	</p></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">Test Edin</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-264-1-1/euromessage__tr/blog/blog/test_edin" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-264-1-1/euromessage__tr/blog/blog/test_edin</id>
	<modified>2009-06-10T17:05:12Z</modified>
	<updated>2009-06-10T17:05:12Z</updated>
	<issued>2009-05-21T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">Diğer pazarlama yaklaşımlarının hiç birisi, size e-mail'de olduğu gibi test etme fırsatı sunmaz. Oysa e-pazarlamacıların çoğu, e-mail'i sık aralıklarla analiz etmenin kendilerine ne gibi faydalar sağlayacağının farkında değildir. Genelde alacakları sonuçların, test ederek geçirecekleri zamana değmeyeceğini düşünürler. Halbuki test etmeye küçük bir yatırım yapmak bile sonuçların gelişmesinde çok etkilidir. 
</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-264-1-1/euromessage__tr/blog/blog/test_edin"><p><strong>Diğer pazarlama yaklaşımlarının hiç birisi, size e-mail'de olduğu gibi test etme fırsatı sunmaz. Oysa e-pazarlamacıların çoğu, e-mail'i sık aralıklarla analiz etmenin kendilerine ne gibi faydalar sağlayacağının farkında değildir. Genelde alacakları sonuçların, test ederek geçirecekleri zamana değmeyeceğini düşünürler. Halbuki test etmeye küçük bir yatırım yapmak bile sonuçların gelişmesinde çok etkilidir. </strong></p>


<p>Jupiter Research tarafından yapılan bir araştırma, e-mail kampanyalarını test eden pazarlamacıların, diğerlerine göre en az yüzde 3 oranında daha fazla dönüşüm oranı elde ettiğini gösterdi. Ayrıca test etme yöntemini kullanan e-pazarlamacıların, kullanmayanlara göre yatırım getirisinde yüzde 68'lik bir gelişme elde ettiği açığa çıktı. </p>


<p>Şimdi muhtemelen neleri test edebileceğinizi merak ediyorsunuz. Size kazanç getirmesini istediğiniz bir e-mail mesajını test etmenin çok sayıda yolu vardır. Basitçe anlatmak gerekirse, eğer yanıt oranlarınız üzerinde etkili oluyor ve alıcı deneyimlerinizi geliştiriyorsa, mutlaka e-mail programınızın analizini yapmalısınız. </p>


<p>Çok sayıda firma analiz yaparken, listenin bir bölümünü örnek olarak ele alır. Ve bu örnek grubu iki bölüme ayırır. Bu yönteme A/B testi adı verilir. Örneğin listeniz 9000 alıcıdan oluşuyorsa, tüm listeden rasgele 900 alıcı seçer ve bu alıcıları iki gruba ayırırsınız. Sonrasında e-mail'in iki farklı versiyonundan hangisinin daha iyi bir performans göstereceğini anlamak için gruplara iki farklı e-mail gönderirsiniz. Hangisinin daha çok işinize yarayacağını öğrendikten sonra, etkili olan e-mail'i listenizin geri kalanına yollayabilirsiniz. Analiz etmek için listenizin ne kadarını kullanmanız gerektiğini gösteren matematiksel bir denklem yoktur. Genel bir kural olarak, örneklem grubunu en az 1000 alıcıdan oluşturmaya çalışın. Bununla birlikte listenizin büyüklüğüne göre bu sayının değişebileceğini de unutmayın. </p>


<p><strong>Konu Satırları</strong></p>


<p>'Konu' satırlarının, e-mail ölçümlerinde ne kadar büyük bir etkisi olabileceğinden daha önce de bahsetmiştik. Bununla birlikte gelişigüzel testler yaparak, aradığınız yenilikçi yaklaşımı bulmakta zorlanabilirsiniz. Eğer açılma oranlarınızın artmasını istiyorsanız, resmin tamamını görmek için 'konu' satırlarını düzenli olarak test etmelisiniz. İster geniş 'konu' satırı test etme tekniğini (kısa ve uzun 'konu' satırlarını birbirleriyle karşılaştırmak) kullanın, ister iki belirli 'konu' satırını birbirleriyle karşılaştırın, her kampanyada bu alanları mümkün olduğunca analiz etmeye çalışın. </p>


<p><strong>E-mail tasarımı</strong></p>


<p>E-mail sunucularıyla ve onların filtreleme kurallarıyla baş edebilmek için, e-mail tasarımınıza dikkat etmeniz gerekir. Eğer yeni bir yaratıcı konseptiniz varsa, onun düzgün bir şekilde görüntülendiğinden ve abonelerinize ulaştığından emin olmak için onu test etmeniz gerekir. Üstelik bir kampanya öncesinde, yeni e-mail şablonlarınızı ya da yaratıcı konseptlerinizi ilgiyi ölçmek için test etmenin maliyeti ucuzdur. Yaratıcı pazarlama çalışmalarınızın e-mail yoluyla analiz edilmesi, sadece e-ticaret kampanyalarına değil, geleneksel reklam kampanyalarına da uygulanabilir. Billboard'lardan televizyon reklamlarına kadar, lansmanı yapılmadan önce, tüm yaratıcı içeriğinizi e-mail kampanyalarıyla test edebilirsiniz. Ayrıca diğer yaratıcı içeriklerinizden alacağınız geri dönüşleri e-mail yoluyla test ettikten sonra, öğrendiklerinizi çok geç olmadan diğer kanallara da uygulayabilirsiniz Bununla birlikte sapla samanı birbirine karıştırmamak gerektiğini de unutmayın. (Daha önce bir billboard ilanının asıldıktan sonra, 12 saat içinde indirildiğini hiç gördünüz mü? Bazı pazarlama kanallarından sonuç almanız uzun sürer.)</p>


<p><strong>Viral harekete geçirme yöntemleri</strong></p>


<p>E-pazarlamacıların çoğu, ne yazık ki viral e-pazarlamanın gücünü gerektiği gibi kullanmıyor ve e-mail araçlarının sağladığı 'arkadaşına gönder' tuşunun önemini, yeteri kadar iyi kavrayamıyor. Oysa sıradan bir 'arkadaşına gönder' başlığı yerine, 'Hayalinizdeki yılbaşı hediyelerini arkadaşlarınızla paylaşın' tarzında bir cümle kurmak, çok daha ikna edici olacaktır. </p>


<p><strong>Gönderim sıklığı</strong></p>


<p>Çok sayıda e-mail göndermekten korkuyor musunuz? Yüksek ve düşük frekanslı alıcı gruplarını birbiriyle karşılaştırarak, hangi gönderim sıklığının, geri dönüş oranlarına yardımcı olduğunu ya da zarar verdiğini ortaya çıkarabilirsiniz. </p>


<p><strong>Haftanın hangi günü/günün hangi saati</strong></p>


<p>Haftanın hangi günü ya da saati e-mail göndermenin iyi olacağını belirlemek için yapılan çalışmalar, bunun farklı sektörlere göre değiştiğini ve alınan sonuçların birbiriyle alakasız olduğunu gösterdi. Bu nedenle, yaptığınız kampanyalarda en yüksek geri dönüş oranlarının hangi gün ve zamanda elde edildiğini belirlemek için, neden ufak bir çalışma yapmıyorsunuz?</p>


<p><strong>Alıcı tipi</strong></p>


<p>Eğer listenizde çok farklı kategorilerde alıcılar varsa, onları demografik bilgilerine göre gruplara ayırabilirsiniz. Örneğin ayrım yapmanın kolay yollarından biri kişisel adresleri (gmail.com gibi), iş adreslerinden (@firmaismi.com gibi) ayırmaktır. </p>


<p><strong>Üyelik süreci/Komple e-mail üyelik süreci</strong></p>


<p>E-mail üyelik formuna sahip olan tüm satıcıların 'Üye Olma', 'Üyelikten Çıkma' ve 'Bizimle İletişim Kurun' linklerinin ve formlarının tam olarak çalışıp çalışmadığından emin olması için, bunları en az bir ay süresince test etmesi gerekir. Bu süreyi kendinizi bir e-mail abonesinin yerine koyarak geçirin (ya da bu iş için geçici personel çalıştırabilirsiniz) ve her şeyin düzgün bir şekilde çalıştığından emin olun. </p>


<p><strong>Arama motoru harcamalarınızı tamamlayın</strong></p>


<p>'Konu' satırlarını test etmek için Google Ad Words kullanmak, hızlı ve kolay bir yöntemdir. Ürün promosyonu yaptığınız bir e-mail kampanyasında, ürünlerle bağlantılı anahtar kelimeleri iki gruba ayırabilir, bunları sizin önerilen 'konu' satırlarınızı yansıtma oranlarına göre test edebilirsiniz. Hangisi Google'da daha fazla tıklanma alırsa, onun yüksek açılma oranı yakalama şansı da daha fazladır. </p>


<p><strong>Sizi durduran ne?</strong></p>


<p>Daha önce de söylediğimiz gibi e-pazarlamacılar bazen, 'konu' satırları gibi, bir iletinin test etmesi kolay ama pazarlamacılara çok önemli sonuçlar verebilecek bazı unsurlarını analiz ederken başarısızlığa uğrarlar. Bu, genelde zamanın kısıtlı olmasından ve kaynakların yetersizliğinden kaynaklanır. Eğer test etmek için zamanınız varsa ama bulduklarınızı uygulamak için yoksa, endişelenmeyin. Eğer farklı gruplara ayırarak test etmek için listeniz çok küçükse, en azından zamanla farklı modeller denemeye çalışın. Performansınızdaki sıçramaların, sunduğunuz özel tekliflerle ya da farklı 'konu' satırlarıyla bağlantısı olabilir. Test etmek ilk adımdır. Bu süreçte kazandığınız bilgi, gelecekteki e-mail mesajlarınızı geliştirmek konusunda size yardımcı olabilir. <br />
	
	</p>

<p><br />
	
	</p>

<p>Merve Şahver Erdönmez</p>

<p>euro.message E-Pazarlama Uzmanı</p>

<p>sahver.erdonmez@euromsg.com<br />
	
	</p></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">'Kimden' Satırını Gözden Kaçırmayın</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-263-1-1/euromessage__tr/blog/blog/kimden_satirini_gozden_kacirmayin" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-263-1-1/euromessage__tr/blog/blog/kimden_satirini_gozden_kacirmayin</id>
	<modified>2009-06-08T18:32:07Z</modified>
	<updated>2009-06-08T18:32:07Z</updated>
	<issued>2009-05-21T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">Doğrudan iletişim metotlarının tümünde olduğu gibi telefonun ucundaki bir kişiyle aranızdaki ilişki, gönderdiğiniz bir mektupta yazdığınız gönderen adresi veya e-mail'inizin 'Kimden' satırı da müşteriden geri dönüş alabilmeniz ve iletişim çabalarınızın başarılı olması için çok önemlidir. Alıcının bir e-mail mesajını açması için gönderen kişiyi ya da şirketi tanıması gerekir. Aslında e-mail'lere yanıt verenlerin yüzde 56'sı bir e-mail'i açmalarında, gönderen kişiyi tanımalarının ve ona güvenmelerinin belirleyici bir etken olduğunu düşünür.
</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-263-1-1/euromessage__tr/blog/blog/kimden_satirini_gozden_kacirmayin">

<p><strong>Doğrudan iletişim metotlarının tümünde olduğu gibi telefonun ucundaki bir kişiyle aranızdaki ilişki, gönderdiğiniz bir mektupta yazdığınız gönderen adresi veya e-mail'inizin 'Kimden' satırı da müşteriden geri dönüş alabilmeniz ve iletişim çabalarınızın başarılı olması için çok önemlidir. Alıcının bir e-mail mesajını açması için gönderen kişiyi ya da şirketi tanıması gerekir. Aslında e-mail'lere yanıt verenlerin yüzde 56'sı bir e-mail'i açmalarında, gönderen kişiyi tanımalarının ve ona güvenmelerinin belirleyici bir etken olduğunu düşünür.</strong></p>



<ul class="list">
	
	
	
	<li>E-ticaret kampanyalarının 'kimden' satırlarında aşağıdakilerden herhangi biri bulunabilir</li>
	
	
	
	<li>Şirket içinden bir kişi (CEO)</li>
	
	
	
	<li>Şirket içindeki bir departman (müşteri servisi)</li>
	
	
	
	<li>Şirket/Marka ismi</li>
	
	
	
	<li>Tanımlayıcı bir isim (eğer bir ileti gönderiyorsanız, e-bültenin adı)</li>
	
	
	
	<li>Ürünün ismi (Örneğin Palm Treo)</li>



</ul>



<p>Herkes tarafından tanınan bir yöneticiye sahip şirketler (özellikle B2B şirketleri), 'kimden' satırında yöneticinin ismini kullanarak başarıya ulaşırlar. Müşteri odaklı şirketler ise markalarının isimlerini kaldırıcı güç olarak istikrarlı bir şekilde kullanırlar. Eğer firmanızın tanınan bir marka ismi varsa, 'kimden' satırında onu mutlaka vurgulamaya gayret edin.</p>



<p> 'Kimden' satırında ne yazmanız gerektiğine karar verirken, alıcılarla olan ilişkinizi anlamanız gerekir. Alıcılarınızın işinizin en çok hangi bölümüyle kendilerini özdeşleştirdiklerini ve hangi konudan daha çok haberleri olduğunu belirlemelisiniz. Tabii ki herkes gibi siz de alıcılarınızın 'kimden' satırında bulunan kişi ya da markayı fark etmesini, bu kişi ya da markaların onları mesajı açmaları için kışkırtmasını istersiniz. Bununla birlikte sizi spamci olarak rapor etmeyeceklerinden de emin olmak istersiniz. Aslında alıcıların yüzde 72'sinin, bir iletiyi spam olarak rapor ederken, gönderen kişinin kim olduğuna baktıklarını ve bu doğrultuda istenmeyen e-mail olarak belirlediklerini biliyor musunuz?</p>



<p>Eğer 'kimden' satırları konusunda aşağıdaki taktikleri uygularsanız, başarılı bir e-pazarlama kampanyasının en önemli kısımlarından birini olması gerektiği şekilde oluşturabilirsiniz.</p>



<p>- İşin bir kısmını 'konu' satırının üzerine yükleyin. 'konu' satırının görevi, içerik ve e-mail'in amacı hakkında bilgi vermektir. Bunların ışığında 'kimden' satırı da açık bir şekilde mesajı kimin gönderdiğini göstermelidir. 'Kimden' satırını oluştururken, konu satırını aklınızda tutun ve her ikisinin birbiriyle uyumlu olduğundan emin olun. </p>



<p>- 'Kimden' satırına e-mail adresini yazmayı unutmayın. Burada görünen isimden bahsetmiyoruz. Bazı e-mail sunucuları, sadece 'kimden' satırındaki e-mail adresini gösterdikleri ve görünen ismi göstermedikleri için, gönderenin e-mail adresi önemlidir. Ayrıca bazı insanlar bir mesajı açmaya karar vermeden önce, görünen ismin yanında e-mail adresi olup olmadığını da kontrol ederler. E-mail adresleri mesajlarınızın iletilmesine yardımcı olacağından ve insanlar 'kimden' satırındaki adresi güvenli gönderici listelerine ekleyebileceğinden, mümkünse adresinizi değiştirmemeye özen gösterin.</p>



<p>- E-mail sağlayıcınızın, reklam şirketinizin veya ekip üyenizin kişisel hesabı yerine, firmanızın alan adının kimden adresinde yer aldığından emin olun. Bunun garip bir tavsiye olduğunu düşünebilirsiniz, ama 'kimden' satırında yer alan çok sayıda e-mail adresinin asıl marka ya da göndericiyle bir bağlantısı yoktur. Spamciler ve e-dolandırıcılar bu metodu sıklıkla kullanırlar, kendinizi onlarla aynı kefeye koymayın. </p>



<p>- Eğer bir e-mail servis sağlayıcıyla çalışıyorsanız ve gönderi yapmak için onun alan adını kullanıyorsanız, bazı durumlarda çalıştığınız firmanın ismi 'kimden' adresinde görünebilir. Bu durumda hiçbir şey yapamayabilirsiniz. Böyle bir durumla karşılaşırsanız, en azından kendi şirket ya da marka isminizin, '@' işaretinden önceki bölüme dahil edildiğinden emin olun. Bu, sizin yerinize e-mail gönderecek bir şirketle çalışmaya karar verdiğinizde, sormanız gereken öncelikli sorulardan biridir. </p>



<p><strong>Alım satım e-mail'leri</strong></p>



<p>Sipariş onayı ya da shipping bildirilerini içeren e-mail'lerde de 'kimden' satırları hakkında bahsettiğimiz kurallar geçerlidir. IT departmanları tarafından düzenlenen alım satım e-mailleri, tutarlılık ve 'cross promosyonel' pazarlama seçenekleri isteyen pazarlamacılar için bela anlamına gelebilir. Bu nedenle ana pazarlama ve e-mail kampanyalarında yaptığınız tüm değişiklikleri, bu mesajlara da uyguladığınızdan emin olun.</p>


<p><br />
	
	
	</p>


<p>Cemre Paçun</p>


<p>euro.message E-Pazarlama Uzmanı</p>


<p>cemre.pacun@euromsg.com<br />
	
	
	</p></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">Etkili Konu Alanları Sağlam Yanıt Almanızı Sağlar</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-262-1-1/euromessage__tr/blog/blog/etkili_konu_alanlari_saglam_yanit_almanizi_saglar" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-262-1-1/euromessage__tr/blog/blog/etkili_konu_alanlari_saglam_yanit_almanizi_saglar</id>
	<modified>2009-06-08T18:08:59Z</modified>
	<updated>2009-06-08T18:08:59Z</updated>
	<issued>2009-05-21T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">Bir e-mail iletisinin en basit kısmı gibi görünseler de 'konu' satırları, abonelerin e-mail'leri açmasında ve okumasında en çok etkisi olan bölümlerdir. Üstelik dahası da var. 10 İnternet kullanıcısından 7'si bir e-mail'in spam olup olmadığına karar verirken, 'kimden' ve 'konu' satırlarını inceler. 
</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-262-1-1/euromessage__tr/blog/blog/etkili_konu_alanlari_saglam_yanit_almanizi_saglar"><p><strong>Bir e-mail iletisinin en basit kısmı gibi görünseler de 'konu' satırları, abonelerin e-mail'leri açmasında ve okumasında en çok etkisi olan bölümlerdir. Üstelik dahası da var. 10 İnternet kullanıcısından 7'si bir e-mail'in spam olup olmadığına karar verirken, 'kimden' ve 'konu' satırlarını inceler. </strong></p>

<p>Çok sayıda firmanın etkili 'konu' satırları oluşturmaya gereken özeni göstermediğini, deneyimlerimize dayanarak söyleyebiliriz. Genelde 'konu' satırları, e-mail gönderilmeden hemen önce yazılır ve başarılı olup olmadıkları test edilmez. Stratejik anlamlarıysa, tamamen göz ardı edilir. Bu nedenle birçok insanın e-mail'i açarken 'konu' satırına baktığına inanmak zordur. Forrester Research tarafından yapılan bir çalışma, e-mail içeriği hakkında düzgün bilgi veren 'konu' satırlarına sahip iletilerin yüzde 52'sinin açıldığını ortaya çıkardı. Bu nedenle bu konu üzerinde ilerlemeye devam edebiliriz. </p>

<p>Bununla birlikte güçlü bir 'konu' satırının çok sayıda olumlu etkisi olsa da, birisinin sizden gönderilen mesajı açmasında, sizi tanımasının (alıcının sizi ve şirketinizi tanımasının) ve içeriğinizin de (e-mail'in onu ne kadar ilgilendirdiğinin) büyük önemi vardır. </p>

<p><strong>İşte etkili bir 'konu' satırı oluşturabilmeniz için birkaç tavsiye:</strong></p>

<p><strong>Uzunluk</strong></p>

<p>Kısa ve sevimli 'konu' satırları, her zaman işe yarar. 'Konu' satırınız, asla 50 karakteri geçmemeli. B2B firmaları, çok sayıda okuyucunun gönderilen mesajları PDA'lerinden ya da cep telefonlarından okuyacaklarını düşünerek, bu alanlara 20 karakterden daha az yazı yazar. Aslında yapılan yeni araştırmalar, e-mail'lerini telefonlarından okuyan iş adamlarının büyük bir kısmının yararlı bir şey olmadığı sürece, iletileri anında sildiğini ortaya çıkardı. Bu da özellikle cep telefonlarından okunacak e-mail'lerde 'konu' satırlarına ne kadar çok önem verilmesini gerektiğini gösteriyor. Bu nedenle okuyucularınızın e-mail mesajlarını nereden okudukları takip etmeye çalışın. E-mail programınızın kurallarını koyarken, 'konu' satırındaki karakter sayısına sınır koyun ve e-mail ekibinizin bu kurala uymasını sağlayın. </p>

<p><strong>Marka</strong></p>

<p>Markanızın tanınırlığı, e-mail'lerinizin açılmasında önemli bir rol oynar. Güçlü bir marka ismi, genelde açılma oranlarını artırır. Bununla birlikte bu e-mail'lerinizin kesin açılacağı anlamına gelmez. Marka tanınırlığınızın yanıt oranını artırıp artırmadığını görmek için onu 'konu' alanına yerleştirerek, test edin. Eğer şirketinizde e-mail gönderen çok sayıda departman varsa, genelde 'konu' satırları birbirleriyle tutarsız görünebilir. Bu konuda çalışanlarınızın birlikte hareket etmesini sağlayın ve onları ortak bir noktada buluşturun. </p>

<p><strong>İçerik</strong></p>

<p>Abonelere güçlü teklifler ve değerli içerikler sunmak, e-mail'lerinizin onların gözündeki etkisini artıracaktır. "Aylık e-bülten" şeklindeki sıradan 'konu' başlıkları, e-mail'in içeriği hakkında bilgi vermez ve alıcılara e-mail'i açmaları ve okumaları için bir neden sunmaz. E-mail kullanıcıları, sizden değerli ve gerçek bilgiler alacakları için abone olurlar. Bu nedenle her mesajın 'konu' satırında, mutlaka onların ilgisini çekecek ve işlerine yarayabilecek, vurucu cümleler kurmaya çalışın. Bir spamci olarak damgalanmak istemiyorsanız, bu alanları büyük harfle yazmaktan, ünlem işareti kullanmaktan ve 'bedava' sözcüğünü kullanmaktan kaçının. Spam olduğu hissedilen her 'konu' satırı, alıcının spam filtresine düşebilir. </p>

<p><strong>Harekete geçirme</strong></p>

<p>Promosyon e-mail'lerinde, alıcılar genellikle eşsiz ve değerli bir teklif sunmanızı beklerler. Bu nedenle teklifinizi 'konu' satırında belirtin ve abonelerinizi harekete geçmeye teşvik edin. Örneğin Sevgililer Günü'ne özel hediyeler öneriyorsanız, ama bu teklifinizin son günüyse, 'Konu' satırına, "Özel Sevgililer Günü hediyeleri için son şans" şeklinde bir yazı yazabilirsiniz.</p>

<p><strong>Kişiselleştirme</strong></p>

<p>Kişiselleştirme bölümünde de bahsettiğimiz gibi 'konu' satırlarını kişiselleştirmek etkili olabilir. Bununla birlikte yanıt oranını artırmak istiyorsanız, bu alanlarda kullanabileceğiniz daha kişisel verileri (doğum günleri ve doğum yerleri gibi) öğrenmeye çalışın. Bir restoran zincirinin müşterilerine göndereceği 'doğum günü e-mail'inde alıcının isminin de yer alması, açılma oranını artırır. </p>

<p><strong>Test edin</strong></p>

<p>'Konu' satırının kampanya üzerinde ne kadar etkili olduğu düşünülürse, 'bu alanları mutlaka test etmeye çalışın. İki 'konu' satırının etkisini, iki farklı grup üzerinde analiz etmeden tüm müşteri listenize göndererek, kampanyanızın başarısını azaltmak istemezsiniz herhalde?</p>

<p><strong>Dürüstlük</strong></p>

<p>'Konu' satırının, mesajınızın içeriğini tam olarak yansıttığından emin olun. Yanıltıcı 'konu' satırları, sadece alıcılarınızın kafasını karıştırmakla kalmaz, antispam yasalarına da tamamen aykırıdır. </p>

<p><strong>Açılma oranlarını ölçerken bariyerlere dikkat edin</strong></p>

<p>Bir 'konu' satırının etkisini ölçerken, açılma oranı büyük bir belirleyicidir. Bununla birlikte bazı alıcıların, gönderdiğiniz e-mail'lere sadece Outlook'taki ön izleme pencereleri üzerinden baktıkları ve e-mail'i açmak için tıklamadıkları göz önüne alınırsa, açılma oranı bazı durumlarda yanıltıcı olabilir. Çünkü aslında alıcı okumamış olsa bile, ön izleme penceresinde görüntülenmiş bir e-mail de açılmış sayılır. Bu durum da tabii ki sonuçların çarpıtılmasına neden olur. Aynı biçimde bazı insanlar da e-mail içerisinde görsellerin görüntülenmesini istemezler (ya da ayarları görsellerin görüntülenmesini engeller). İşte alıcılar, mesajınızı açmış ya da onu ön izleme penceresinde görüntülemiş olsalar bile, görseller çıkmadığı için bu tarz masajlar da açılmış sayılmaz. Herkes açılma oranları hakkında konuşmaktan hoşlanır. Bununla birlikte eğer satışlarınız artmadıysa, yüzde 50'lik bir açılma oranına sahip olmanızın da hiçbir anlamı yoktur. Aynı şekilde, çok yüksek bir dönüşüm sağlayan yüzde 10'luk bir açılma oranı, çok olumlu bir başarı yakaladığınız anlamına gelebilir. <br />
	</p>
<p><br />
	</p>
<p>Cemre Paçun</p>
<p>euro.message E-Pazarlama Uzmanı</p>
<p>cemre.pacun@euromsg.com<br />
	</p></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">Hedefe Yönelik E-mail'ler İçin Gruplandırılmış Listeler</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-261-1-1/euromessage__tr/blog/blog/hedefe_yonelik_emailler_icin_gruplandirilmis_listeler" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-261-1-1/euromessage__tr/blog/blog/hedefe_yonelik_emailler_icin_gruplandirilmis_listeler</id>
	<modified>2009-06-08T18:02:46Z</modified>
	<updated>2009-06-08T18:02:46Z</updated>
	<issued>2009-05-21T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">Müşterilerin farklı ihtiyaçları ve istekleri vardır. Ayrıca satın alma sürecinin farklı aşamalarında yer alabilirler. Bazıları sizden sürekli bir şeyler satın alırken, bazıları tamamen yenidir. Bazılarıysa sadece bir şeylere bakmak için sitenize girdikleri halde, ihtiyaçları olduğunu düşünmedikleri bir ürüne rastlayabilirler. Onun için farklı gruplar üzerinde pazarlama stratejisi uygularken, aynı yaklaşımı benimseyemezsiniz. Bir kampanyanın, kullanıcı davranışlarının ve diğer faktörlerin sonuçlarına bakarak listenizi segmentlere ayırmak, e-mail iletişiminizin çok daha etkili ve ilgi çekici olmasını sağlayacaktır.</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-261-1-1/euromessage__tr/blog/blog/hedefe_yonelik_emailler_icin_gruplandirilmis_listeler">
<p><strong>Müşterilerin farklı ihtiyaçları ve istekleri vardır. Ayrıca satın alma sürecinin farklı aşamalarında yer alabilirler. Bazıları sizden sürekli bir şeyler satın alırken, bazıları tamamen yenidir. Bazılarıysa sadece bir şeylere bakmak için sitenize girdikleri halde, ihtiyaçları olduğunu düşünmedikleri bir ürüne rastlayabilirler. Onun için farklı gruplar üzerinde pazarlama stratejisi uygularken, aynı yaklaşımı benimseyemezsiniz. Bir kampanyanın, kullanıcı davranışlarının ve diğer faktörlerin sonuçlarına bakarak listenizi segmentlere ayırmak, e-mail iletişiminizin çok daha etkili ve ilgi çekici olmasını sağlayacaktır.</strong></p>



<p>Listenizi segmentlere ayırmak, alıcılarınızdan iki ya da daha fazla grup oluşturarak, her gruba farklı bir e-mail göndermektir. Bu yöntem, açılma oranlarınız üzerinde olumlu sonuçlar doğurabilir. </p>



<p>Jupiter Research tarafından yapılan bir araştırmaya göre, kişiselleştirme ve gruplandırma yapılmadan geniş bir kitleye gönderilen e-mail'ler, ortalama yüzde 20 açılma oranına, yüzde 9.5 reklam başına tıklama oranına ve yüzde 1.1 dönüşüm oranına sahip. Diğer yandan web site ziyaretçilerinin davranış biçimlerinden elde edilen veriler baz alınarak oluşturulan kampanyalar, yüzde 33 açılma, yüzde 14 reklam başına tıklama ve yüzde 3.9 dönüşüm oranı gibi çok daha etkili sonuçlar verebiliyorlar. </p>



<p><strong>Aşağıda e-mail gruplandırması sayesinde neler elde edebileceğinizi görebilirsiniz:</strong></p>



<ul class="list">
	
	
	
	<li>Pazarlama mesajlarınızın, alıcılarınızın güncel profilleri ve geçmişteki davranış biçimleriyle örtüşmesini sağlar.</li>
	
	
	
	<li>Pazarlama mesajlarınızı ve tekliflerinizi, farklı gruplar üzerinde test etmenizi sağlar. Böylelikle var olan ve potansiyel müşterileriniz hakkında daha fazla bilgi sahibi olabilirsiniz. Kampanyalarınızın onları can evinden vurmasından bahsetmiyoruz bile...</li>
	
	
	
	<li>Müşterileri satın alma sürecine yönlendirmek için doğru zamanda, doğru içeriği göndermenizi sağlar. </li>
	
	
	
	<li>İlişkileri artırır. Bunun sonucunda açılma ve reklam başına tıklama oranlarınız da artar. </li>
	
	
	
	<li>Üyelikten ayrılma sayısını minimuma indirmenize yardımcı olur.</li>
	
	
	
	<li>Sahip olduğunuz Web analiz ve e-mail verilerini sağlıklı bir şekilde kullanmanızı sağlar. </li>
	
	
	
	<li>Sizi müşterilerinizle teke tek e-mail programlarına yakınlaştırır. Geniş kitlelere tek bir e-mail yayını yapmaktan vazgeçirir. </li>



</ul>



<p>Bununla birlikte, listenizi segmentlere ayırmak hiç de sandığınız kadar kolay değildir. Dilerseniz, size çok daha yüksek yatırım getirisi kazandıracak (ROI), daha fazla zorlanacağınız ve daha pahalıya patlayacak karışık yöntemleri tercih edebilirsiniz. Bununla birlikte dilerseniz, daha düşük seviyede ve basit, ama yine de size fayda sağlayacak yöntemleri deneyebilirsiniz. Gruplandırmaya ne kadar fazla özen gösterirseniz, karşılığında o kadar fazla yarar elde edebilirsiniz. Yine de başlangıç aşaması için basit bir yaklaşımı benimsemenizi tavsiye ederiz. </p>



<p>Eğer başlangıçta elinizde çok fazla veri yoksa, üyelerin listenizde kayıtlı kaldıkları ay sayısından yola çıkarak bir gruplandırma yapabilirsiniz. Liste gruplarınızın pazarlama hedeflerinizin tümüyle ne kadar örtüştüğü çok önemlidir. </p>



<p><strong>Nereden başlayacağınızdan emin değilseniz ve listenizi nasıl segmentlere ayırmanız gerektiği konusunda kafa karışıklığı yaşıyorsanız, öncelikle basit yöntemleri benimseyebilirsiniz. İşte uygulayabileceğiniz bazı kriterler:</strong></p>



<ul class="list">
	
	
	
	<li>Var olan müşterilerinize karşı; potansiyel müşterileriniz</li>
	
	
	
	<li>Kısa süreli, tek seferlik alıcılara karşı; uzun süreli, kalıcı müşteriler</li>
	
	
	
	<li>Müşterilerinizin yaşadığı yere ve çalıştıkları sektöre göre</li>
	
	
	
	<li>Cinsiyete ve iş unvanına göre</li>
	
	
	
	<li>E-mail'lerinizi açmayan ve tıklamayanlara karşı, açan ve tıklayan müşteriler</li>



</ul>



<p>Başlangıç aşamasında bu kriterleri uyguladıktan sonra, öğrendiğiniz veriler doğrultusunda, daha gelişmiş kriterlere göre farklı gruplandırmalar yapabilirsiniz. Bununla birlikte burada listelenen bazı seçenekleri uygulayabilmek için e-mail veritabanınızı, web site analizlerinizle ve Müşteri ilişkileri Yönetimi (CRM) uygulamanızla entegre etmeniz gerekebilir. </p>



<p><strong>Satın alma tarihçesi</strong></p>



<p>Abonelerinizin satın alma tarihçelerine bakarak, onların ilgi alanları hakkında daha çok bilgiye sahip olabilir; satın aldıkları ürünleri tamamlayan ürünler önererek, onları daha pahalı ürünler almaya teşvik edebilirsiniz. Örneğin geçen ay sizden renkli printer satın aldığını bildiğiniz birine, bu ay yüzde 20 indirimle mürekkep kartuşu satın alabileceğini belirten bir e-mail göndermek, hiç de fena bir fikir olmayabilir. Eğer bir B2B şirketiyseniz, belirli bir süreden beri sizden hiçbir şey satın almamış, ya da ürün veya servisinizi aldıktan sonra ortadan kaybolmuş müşterilerinize yönelebilirsiniz. </p>



<p>Müşterileriniz sadece özel bir teklif aldıklarında ya da cesaretlendirici bir ödül karşılığında sizden bir şey satın alıyor olabilirler. Bu duruma karşı dikkatli olun. Onların satın alma tarihçelerini göz önüne almak, onlara indirim kuponu göndermek anlamına gelmez. Yeni ürün ve servislerinizi vurgulayan, şirketiniz hakkında basında çıkmış haberleri görebilecekleri e-mail'ler gönderin. Eğer müşterilerinizle ilişki kurmak ve bu ilişkiyi güçlendirmek istiyorsanız, onların radarına girmeniz gerekir. </p>



<p><strong>İlgi alanları ve tercihler</strong></p>



<p>Eğer bir Tercih Merkeziniz varsa, listeleri kullanıcılarınızın ilgi alanlarına göre oluşturmak kolaydır. Örneğin bir online müzik satıcısıysanız, Jazz'la ilgilenen abonelerinize yeni bir jazz CD'si çıktığını haber veren bir e-mail gönderebilirsiniz. Tercih Merkezi kurmak, hedefe yönelik e-mail mesajları ve önerileri atmak istiyorsanız, sağlam bir yoldur. Müşterilerinizin almayı tercih ettikleri içeriği kendilerinin seçmelerine izin vermek, kesinlikle işe yarar. Ayrıca gruplara ayırmada kullanabileceğiniz altın değerinde verilere sahip olmanızı sağlar. </p>



<p><strong>Davranış biçimleri</strong></p>



<p>İlginç gruplandırma biçimlerini ortaya çıkarabilecek, müşteri davranışlarına göre hedef belirleme yöntemi de bazı satıcılar tarafından tercih edilir. Satıcılar, belirli bir hareket tarzı sergilemiş (ya da sergilememiş) kullanıcıları (örneğin bir ürün almaktan son anda vazgeçmiş) gruplara ayırarak, özel bir e-mail teklifiyle bu kullanıcıların tekrar aklını çelmeye ve satış yapmaya çalışırlar. </p>



<p>Her iş kolu, davranış biçimine göre gruplara ayırma yöntemini benimseyebilir. Örneğin B2B firmaları, ürün tanıtımı almak için kayıt olmuş ama gönderilen e-mail'lerin hiç birini açmamış kullanıcıları gözden geçirebilirler. E-mail segmentasyonlarınızı artırmak istiyorsanız, tıklama akışlı verilerinizi inceleyebilirsiniz. Eğer potansiyel müşterilerinizin sitenizi ziyaret etiğini biliyorsanız, onlara ilgilerini çekecek bir e-mail göndererek, satın alma sürecini tamamlamayı istemez misiniz? Web site kullanıcılarının tıklama akışı verileri doğrultusunda oluşturulan hedefe yönelik kampanyaların dönüşüm oranları, belli bir hedef güdülmeden yapılan geniş kampanyaların dönüşüm oranından dört kat daha yüksektir. </p>



<p>Çok sayıda pazarlamacı ekstra zaman harcamak gerektiği için e-mail kampanyalarını etkili bir şekilde segmentlere ayırmak konusunda başarısızlığa uğruyor. Çoğumuz pazarlamanın en değerli varlık nedeni olan veritabanlarını oluşturmak için zaman ve kaynak harcıyoruz, ancak bu verileri ne yazık ki kendi yararımıza kullanmayı beceremiyoruz. <br />
	
	</p>

<p><br />
	
	</p>

<p>Cemre Paçun</p>

<p>euro.message E-Pazarlama Uzmanı</p>

<p>cemre.pacun@euromsg.com<br />
	
	</p></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">Kişiselleştirme</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-260-1-1/euromessage__tr/blog/blog/kisisellestirme" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-260-1-1/euromessage__tr/blog/blog/kisisellestirme</id>
	<modified>2009-06-08T17:20:16Z</modified>
	<updated>2009-06-08T17:20:16Z</updated>
	<issued>2009-05-20T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">Gönderdiğiniz mesajlarda bireysel alıcılarınızın, kendileri için özel içerikler oluşturulduğunu düşünmelerini sağlamalısınız. Bu, alıcılarla bağlantıya geçmenin, onları kendinize bağlamanın ve beklediğiniz sonuçları almanın en iyi yollarından biridir. Kişiselleştirmenin çok sayıda yöntemi olsa da son zamanlarda çoğu firma, aynı e-mail mesajını tüm listeye göndermeyi tercih ediyor. Halbuki müşteriler her zaman kendilerine özel e-mail iletileri görmek isterler. Eğer onlara istediklerini vermezseniz, onları kaçırabilirsiniz.
</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-260-1-1/euromessage__tr/blog/blog/kisisellestirme">
<p><strong>Gönderdiğiniz mesajlarda bireysel alıcılarınızın, kendileri için özel içerikler oluşturulduğunu düşünmelerini sağlamalısınız. Bu, alıcılarla bağlantıya geçmenin, onları kendinize bağlamanın ve beklediğiniz sonuçları almanın en iyi yollarından biridir. Kişiselleştirmenin çok sayıda yöntemi olsa da son zamanlarda çoğu firma, aynı e-mail mesajını tüm listeye göndermeyi tercih ediyor. Halbuki müşteriler her zaman kendilerine özel e-mail iletileri görmek isterler. Eğer onlara istediklerini vermezseniz, onları kaçırabilirsiniz.</strong></p>


<p>Her şeyi bir kenara bırakın; kişiselleştirme sonuçta hem sizin hem de müşterilerinizin karşılıklı olarak karlı çıkacağınız bir yöntemdir. Üstelik eğer elinizin altında doğru veriler varsa, bu yöntemi çok daha kolay bir şekilde uygulayabilirsiniz. </p>


<p>Eğer bu yönteme başvurmayı düşünüyorsanız, elinizde olmayan veriler yüzünden paniğe kapılmayın. Onun yerine var olan verileri inceleyin ve amacınıza ulaşmak için bu metodu nerede kullanabileceğinizi belirlemeye çalışın. Var olan verilerinizin ne kadar çok işinize yarayacağını görünce siz de şaşıracaksınız. Kişiselleştirmenin sizin için ne kadar değerli olabileceğini anladıktan sonra, potansiyel müşterilerinizi nasıl elde edeceğinizi anlayacak, ek verileri nasıl kullanabileceğinize karar verebileceksiniz. </p>


<p>Responsys tarafından yapılan bir araştırmaya göre pazarlamacıların yüzde 40'ı kişiselleştirme yöntemini sadece hitap cümlelerinde kullanıyor. Bu, başlangıç için uygun bir yer olsa da bir iletiyi kişiselleştirmenin çok sayıda yöntemi olduğunu aklınızdan çıkarmayın. </p>


<p><strong>Konu Alanları</strong></p>


<p>'Konu Alanları'nı kişiselleştirmek, bazı pazarlamacıların bir süredir uyguladıkları ve uygulamaya devam ettikleri bir yöntem. Bununla birlikte, alıcıların dikkatini çekmek ve gönderdikleri iletinin açılmasını sağlamak için spamcilerin de bu yöntemi kullanıldıklarını ve 'Konu Alanları'nda alıcılara isimleriyle hitap ettiklerini belirtelim. Bu nedenle konu satırlarını kişiselleştirmenin etkisi giderek azalsa da bu yöntemi kullanarak, onun alıcılarınız üzerindeki etkisini deneyebilirsiniz. </p>


<p>Bir e-mail'i alıcının okumasını sağlamak için alıcıya ismiyle hitap etmek dışında, kişiselleştirmenin başka yöntemleri de vardır. Örneğin Amazon.com'un kitaplarında indirim yaptığını belirten bir e-mail kampanyası yaptığını düşünelim. Tarihle özel olarak ilgilendiğini bildiği bir alıcıya e-mail gönderirken, site aslında bu bilgiyi "En çok satan tarih kitaplarına özel teklifler" şeklinde düzenleyerek, 'Konu Alanı'nı kişiselleştirmekte kullanılabilir. Elinizdeki verileri tarayın ve bu verileri 'Konu Alanları'nı kişiselleştirmekte kullanın. Her e-mail iletisinin ilk adımı, alıcıların dikkatini çekmektir ve bu yöntemin, onların ilgisini çekeceğinden emin olabilirsiniz. </p>


<p><strong>Hitap Cümlesi</strong></p>


<p>Neredeyse her pazarlamacı, iletilerinin hitap cümlesini kişiselleştirmeyi tercih eder. E-mail kayıt sürecinde müşterilerin size isimlerini vermesi, elinizde zaten bu verilerin olmasını sağlar. Eğer şimdiye kadar bu yöntemi uygulamadıysanız, bundan sonra işleme koyabilirsiniz. </p>


<p>Bununla birlikte hitap cümlesi kullanmak, kişiselleştirmenin kolay bir yöntemi olsa da mesajlarınızın tam olarak düzgün görüntülendiğinden emin olmak için, mesajınızı göndermeden önce mutlaka test edin. Bu metot kullanılırken yapılan yazım yanlışları, kötü sonuçlar doğurabilir. Hatta bu işte yıllanmış pazarlama profesyonelleri bile bu konuda hata yapabilir. Ama iletinizi göndermeden önce test etmek hata yapmanızı önler. Ayrıca veritabanında isimleri olmayan abonelerinizi not almayı da unutmayın. Onlar için de 'Değerli Müşterimiz' şeklinde bir hitap cümlesi kurabilirsiniz. </p>


<p><strong>Demografik özellikler</strong></p>


<p>Muhtemelen üyelik sürecinde ya da daha sonrasında, müşterilerinizden bazı demografik veriler toplamışsınızdır. Genelde müşterilerinizin yaşıyla, yaşadıkları yerle ve cinsiyetleriyle ilgili olan bu bilgileri kullanarak onları gruplara ayırabilir, hedeflerinize yardımcı olacak şekilde kişiselleştirebilirsiniz. </p>


<p>Müşterileriniz e-mail yoluyla iletişime geçmek için üye olurken, size büyük ihtimalle e-mail adreslerini ve yaşadıkları yer hakkındaki bilgileri veriyordur. Bu bilgilere dayanarak onları yaşadıkları coğrafi bölgelere göre kişiselleştirebilir, gruplara ayırabilirsiniz. Örneğin bir seyahat acentesiyseniz, soğuk yerlerde yaşayan müşterilerinize Antalya seyahati, sıcak yerlerde yaşayanlaraysa, daha uygun bir teklif götürebilirsiniz. Muhtemelen Kars'ta yaşayan biri, Antalya seyahatiyle Fethiye'de yaşayan birisinden daha çok ilgilenecektir. Bu demografik verileri, yılın doğru zamanında, alıcılarınızın ilgisini çekmek için kullanırsanız çok daha iyi sonuçlar alabilirsiniz </p>


<p>Mesajları kişiselleştirmek için demografik veriler kullanmak, size ilk bakışta basit görünebilir. Ama basit verilerden eşsiz iletişim yolları yaratabilir, hedeflediğiniz amaçlara ulaşabilirsiniz. </p>


<p><strong>Satın alma tarihçesi</strong></p>


<p>Elinizde, hedeflerinizi belirlemenize ve müşterilerinizi satın alma tarihçelerine göre gruplara ayırmanıza yardımcı olacak kadar çok veri varsa, onları mutlaka kullanın. Bu, sadece önereceğiniz teklifleri kişiselleştirmenize değil, sadık müşterilerinizi ödüllendirmenize ve onları tekrar satın almaları için cesaretlendirmenize de yardımcı olur. iTunes, ekstra satış yaptırmak için müşterileri cesaretlendirmenin mükemmel bir örneği. Her kullanıcının en son satın aldığı şarkıları baz olarak, kullanıcılara sevebilecekleri albümleri tavsiye ediyor. E-mail'inizin içerisinde bu tarz bir bilgiyi bir indirim teklifiyle birleştirmeyi başarırsanız, büyük ihtimalle satış yapma şansınız artacaktır. </p>


<p><strong>Harekete geçirmek</strong></p>


<p>Abonelerinizin sizi kendi arkadaşlarına pazarlamaları için de kişiselleştirme yöntemini kullanabilirsiniz. Örneğin mücevher sattığınızı ve bayan üyelere yönelik bir e-mail kampanyası düzenlediğinizi varsayalım. Bu tarz bir durumda "Bu e-mail'i bir arkadaşınıza forward edin" demektense, "Aslı, bu e-mail, Sevgililer Günü'nü hatırlatması açısından eşinin de hoşuna gitmez mi? O zaman bu e-mail'i ona gönder" demek çok daha etkili bir yöntemdir. </p>


<p><strong>İçerik</strong></p>


<p>Bu konudan bir sonraki bölümde daha ayrıntılı olarak bahsedeceğiz ama öncesinde, çok daha derinlemesine gruplandırma yaparak, farklı yollarla e-mail iletilerinizin tüm içeriğini kişiselleştirebileceğinizi belirtelim. Örneğin kışlık kazak satan büyük bir marka, kadın müşterilerine sadece bayan koleksiyonuyla ilgili bilgileri gönderebilir. Ayrıca daha soğuk iklimlerde yaşayan bayan müşterilerini baz alarak, listeyi gruplara ayırabilir. Hatta işleri bir adım daha ileriye götürerek, kadın müşterilerinin satın alma tarihçelerine bakarak, onlara ilgilenebilecekleri benzer modelleri gönderir ve satın alma olasılığını yükseltebilir. İçeriği kişiselleştirmenin sayısız yolu vardır. Bu yöntemi doğru şekilde uygulamak, mutlu müşterilere sahip olmanıza ve satış gelirlerinizi artırmanıza sebep olur. <br />
	
	</p>

<p><br />
	
	</p>

<p>Cemre Paçun</p>

<p>euro.message E-Pazarlama Uzmanı</p>

<p>cemre.pacun@euromsg.com<br />
	
	</p></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">Doğru E-mail Gönderim Sıklığını Bulmak</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-259-1-1/euromessage__tr/blog/blog/dogru_email_gonderim_sikligini_bulmak" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-259-1-1/euromessage__tr/blog/blog/dogru_email_gonderim_sikligini_bulmak</id>
	<modified>2009-06-08T17:16:02Z</modified>
	<updated>2009-06-08T17:16:02Z</updated>
	<issued>2009-05-20T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">En çok merak edilen konulardan biri de, müşterilere hangi sıklıkta e-mail iletileri gönderilmesi gerektiğidir. Aslında bu basit gibi görünen ama oldukça karışık olan sorunun, herkesin beklentisini karşılayacak, kolay bir cevabı yoktur. Yine de kendi e-pazarlama takviminize bakarak, size en uygun gönderim sıklığının ne olması gerektiğine karar verebilmeniz için bazı temel kurallar vardır. 
</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-259-1-1/euromessage__tr/blog/blog/dogru_email_gonderim_sikligini_bulmak"><p><strong>En çok merak edilen konulardan biri de, müşterilere hangi sıklıkta e-mail iletileri gönderilmesi gerektiğidir. Aslında bu basit gibi görünen ama oldukça karışık olan sorunun, herkesin beklentisini karşılayacak, kolay bir cevabı yoktur. Yine de kendi e-pazarlama takviminize bakarak, size en uygun gönderim sıklığının ne olması gerektiğine karar verebilmeniz için bazı temel kurallar vardır.</strong></p>

<p><strong>Ne çok fazla ne çok az</strong></p>

<p>Bu başlığı atarak sizinle dalga geçtiğimizi düşünebilirsiniz. Bununla birlikte maksimum gönderim sıklığınızın (Kullanıcı başına ayda iki e-mail'den fazlasını göndermeyin) yanı sıra bu konudaki minimum ölçütleri de mutlaka belirlemeniz gerekir. Listeniz 500 kişiden de 500 bin kişiden de oluşsa, en az ayda bir kere e-mail göndermeniz gerekir. Bu minimum eşiği karşılayamazsınız, abonelerinizin size verdiği iznin etkisini azaltma riskini de almış olursunuz. </p>

<p>Güvenilir markalara ve web sitelerine, çeşitli e-bültenler, güncelleme bilgileri ve haberler almak için kayıt olduğunuzu ama beş aydır onlardan hiçbir haber alamadığınızı düşünün. Büyük ihtimalle onlara karşı ilginizi kaybedersiniz ve ya daha da kötüsü e-mail almak için onların listenize kayıt olduğunuzu unutursunuz. Seyrek gönderilen iletiler, üyelikten çıkma sayınızın artmasına ve spamci olarak rapor edilmenize neden olabilir. </p>

<p>Eğer belirli bir sıklıkta gönderi yapmayı vaat ettiyseniz, bu çizelge doğrultusunda yararlı, değerli ve ilgi çekici e-mail'ler göndermeniz gerekir. Müşterilerinizi, içeriğinizin onları ilgilendireceği konusunda ikna etmek istiyorsanız, verdiğiniz sözleri yerine getirmelisiniz. </p>

<p><strong>48 saat içinde bir taneden fazla göndermeyin</strong></p>

<p>CNN gibi flaş haberler vermediğiniz ya da mutlaka zamanında gönderilmesi gereken bir içeriğiniz olmadığı sürece, bunu kesinlikle yapmayın. Eğer genel bir e-bülten ya da promosyon haberi gönderiyorsanız, bu kurala uymadığınız sürece düşük geri dönüş oranlarıyla ya da üyelikten çıkış sayılarının artmasıyla karşılaşırsınız.</p>

<p>Eğer Salı günü gönderdiğiniz iletilerde beklediğiniz sonucu alamadıysanız, onları ertesi gün tekrar göndermek, alıcılarınızın sizin e-mail'inizi görme şansını arttırmaz. </p>

<p>E-mail yoluyla satış yapmaya çalışan bir firmadan iki gün içinde iki ileti almak, abonelerin büyük bir kısmının üyelikten çıkmasına ve bir daha bu satıcıdan e-mail almak istememelerine yol açacaktır. Çok sık e-mail göndermek hem online hem de offline ilişkilere zarar verir. Bu, her e-pazarlamacının başına gelebilecek en kötü senaryolardan bir tanesidir. </p>

<p><strong>Gruplara göre gönderi sıklığı</strong></p>

<p>Çok sayıda firma, müşterilerine ilgilerini çekecek kişisel e-mail mesajları ve farklı içerikler göndermek amacıyla listesini gruplara ayırır. Bu tekniği en uygun gönderi sıklığını belirlemek için de kullanabilirsiniz Bir grup müşteri her hafta gönderdiğiniz iletilere daha fazla cevap verirken, bazıları aylık gönderilerinize daha yüksek oranda cevap verebilir. Bu nedenle ölçümlerinize ve geri dönüş analizlerinize bakarak, farklı müşteri tipleri için gönderi zamanları belirleyebilirsiniz. </p>

<p>Aslında bu konuda uygulayabileceğiniz en iyi yöntem, tahmin yürütmeyi bırakıp, müşterilerinize üyelik aşamasında sizden hangi sıklıkta e-mail almak istediklerini sormaktır. Bu, hem sizi pazarlama araştırmaları için para harcamaktan kurtarır hem de müşterilerinizin istediklerini almasını garanti eder. </p>

<p><strong>Ölçümlerinizi kullanın</strong></p>

<p>Gönderim sıklığı sorununun içinden, "Biz müşterilerimize ayda iki kereden fazla e-mail göndermiyoruz" diyerek çıkamazsınız. Tüm satış ve pazarlama programlarında olduğu gibi e-pazarlama kampanyaları da, her programa gösterilen geri dönüş oranına göre uyarlanmalıdır. E-mail, pazarlamacıların, diğer pazarlama kanallarında bulamayacakları kadar bilgiye ulaşmasını sağlar. Bu verileri değerlendirerek, size uygun gönderim sıklığını hesaplayabilir ve uygulayabilirsiniz. Örneğin müşterilerin yüzde 14'ünün e-mail'inizde bulunan 'satın al' link'ine tıkladığını ama sadece yüzde 10'unun alışverişi tamamladığını varsayalım. Sizce de link'inize tıklayan ama satın almayan üyeler, potansiyel müşteriler sınıfına girmiyor mu? </p>

<p>E-mail'de ürününüze ya da servisinize ilgi göstermiş müşterileri belirleyebilir, onlara uygun kampanyalar düzenleyebilirsiniz. Daha yaratıcı unsurlar, teşvik edici özel teklifler içeren mesajlar oluşturarak, bu mesajları orijinal e-mail'den bir hafta sonra yüzde 4'lük kitleye gönderebilirsiniz. Onların geri dönüşlerini daha yakından inceleyebilirsiniz. Burada önemli olan, yaptığınız ölçümleri size ışık tutacak bir harita gibi kullanarak, savaş planınıza uyarlamaktır. </p>

<p><strong>Kurallar size yol göstermeli, sizi sınırlamamalı</strong></p>

<p>Müşterileriniz için en uygun gönderim sıklığını bulmak istiyorsanız (bu aynı zamanda e-pazarlamanın her aşaması için geçerlidir) plan yapmanız, test etmeniz, sonuçları uyarlamanız, analizleri değerlendirmeniz ve geliştirmeniz gerekir. Her pazarlamacı bunu yaparken farklı müşteri şekilleri için farklı kurallar geliştirecektir. Eğer kar lastiği satıyorsanız, gönderim sıklığı konusunda esnek olmalı, mevsimlere göre değişiklikler yapmalı, kış gelmeden hemen önce daha çok, bahardaysa çok daha az e-mail göndermelisiniz. Eğer bu, sizin şirketiniz için de geçerliyse, gönderim sıklığı olasılıklarını değerlendirmeli, onları mevsimlere ve diğer faktörlere göre uyarlamalısınız. Aksi takdirde beklentileri karşılayamaz, müşterilerinizin istediğinden daha fazla ya da daha az e-mail göndererek, onların gözünde bir spamci olarak damgalanabilirsiniz. </p>

<p>Bu öneriler, kurumunuz için bazı kriterler belirlemenize yardımcı olsa da asıl önemli olan her zaman olabildiğince esnek olabilmektir. Çünkü müşterilerin beklentileri ve öncelikleri her zaman değişebilir.</p>
<p><br />
	</p>
<p>Cemre Paçun</p>
<p>euro.message E-Pazarlama Uzmanı</p>
<p>cemre.pacun@euromsg.com<br />
	</p></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">E-mail'lerin Uzunluğu Ve Harekete Geçirme Kapasitesi</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-257-1-1/euromessage__tr/blog/blog/emaillerin_uzunlugu_ve_harekete_gecirme_kapasitesi" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-257-1-1/euromessage__tr/blog/blog/emaillerin_uzunlugu_ve_harekete_gecirme_kapasitesi</id>
	<modified>2009-06-08T17:06:12Z</modified>
	<updated>2009-06-08T17:06:12Z</updated>
	<issued>2009-05-20T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">E-pazarlama için ne gibi kriterlerin işe yarayacağı, en çok merak edilen sorular arasındadır. Aslında diğerlerinin çok işine yarayan bir yöntem, belki de sizin işinize yaramayabilir. Bununla birlikte e-pazarlama kampanyalarının çoğuna uygulanabilecek tek bir genel kural vardır. E-mail'lerinizin az ve öz olması, yani tam olarak hedefe nişan alması gerekir. 
</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-257-1-1/euromessage__tr/blog/blog/emaillerin_uzunlugu_ve_harekete_gecirme_kapasitesi"><p><strong>E-pazarlama için ne gibi kriterlerin işe yarayacağı, en çok merak edilen sorular arasındadır. Aslında diğerlerinin çok işine yarayan bir yöntem, belki de sizin işinize yaramayabilir. Bununla birlikte e-pazarlama kampanyalarının çoğuna uygulanabilecek tek bir genel kural vardır. E-mail'lerinizin az ve öz olması, yani tam olarak hedefe nişan alması gerekir.</strong></p>

<p>Gelen kutularında ve İnternet üzerinde rekabetin hatrı sayılır boyutlara ulaştığı düşünülürse, alıcıların dikkatini çekmek için sınırlı sayıda fırsata sahip olduğunuz bir gerçek. </p>

<p>Genelde bu işi yapanlar, e-mail'lerinin uzunluğu ya da e-mail içeriklerinin ne kadar yoğun olduğu konusunda kuşkuya kapılırlar. E-mail mesajınızın başarılı olmasında, müşteriyi harekete geçmeye teşvik eden bir içerik ve e-mail'in uzunluğu önemli rol oynar. Şimdi size bu konuyla ilgili iki örnek vereceğiz. Bu örnekler tanıtım kampanyaları göz önüne alınarak oluşturulmuş olsalar da tüm e-mail iletişim biçimlerine uygulanabilirler. Şimdi hayali bir senaryo oluşturalım. Aynı hedefe sahip, ama uzunluk ve içerik konusunda farklı yaklaşımları benimseyen iki farklı e-mail tipini ele alalım.</p>

<p>Çok iyi tanınan bir dergi yayıncısı binlerce sektör çalışanını, aboneyi ve düşünce liderini bir araya getiren büyük bir davet düzenleyemeye karar verir. Bu davet, yayıncı için yılın en büyük etkinliği ve tatmin edici bir gelir kaynağı olacaktır. Görevleri kayıt sayısını artırmak olan pazarlama ekibiyse, büyük baskı altındadır ve bu ekip, potansiyel katılımcılara ulaşmada ana strateji olarak e-mail yolunu benimsemektedir. Sonunda pazarlama ekibi hangisinin daha iyi sonuç vereceğini görebilmek için iki farklı e-mail oluşturma kararı alır. Şimdi bu iki farklı e-mail tipini birbirleriyle karşılaştıralım. </p>

<p><strong>1.E-mail: Uzun versiyon</strong></p>

<p>Pazarlama ekibi, ilk e-mail'in uzun olmasına karar verir. Bunun nedeni, potansiyel katılımcılarla paylaşacakları çok fazla bilginin olmasıdır. Etkinliğin amacı, yeri, konuşmacıları, workshop'ları ve günüyle ilgili tüm temel unsurların, e-mail'de yer almasını isterler. E-mail'i açan alıcıların gözünde, davetin etkisini artırmak umuduyla konferansla ilgili her şeyi mesajın ana gövdesinin içine yerleştirmeye karar verirler. Bunun, kayıt yaptırmak ve bilgi sahibi olmak isteyen alıcıların da işini kolaylaştıracağını düşünürler. Ayrıca e-mail'in içine alıcıları, üzerine tıkladıklarında kayıt sayfasına yönlendiren bir görsel de yerleştirirler. </p>

<p><strong>Karar</strong></p>

<p>Bu yazıyı okurken ezilip büzüldüğünüzü çok iyi biliyoruz. Bu mesajdaki asıl sorun, metin çok uzun olduğu için alıcıların mesajın içinde kaybolması ve e-mail'in ana amacını anlayamamış olmalarıdır. Alıcılara çok fazla bilgi vermek, çoğu zaman geri teper. Ayrıca alıcıları harekete geçirecek kayıt link'i derine gömülü olduğu için potansiyel katılımcıların onu görmesini engeller. Üstüne üstlük çok sayıda e-mail filtresinin görselleri bloke ettiği düşünüldüğünde, link'in görselden oluşması, alıcıların kayıt sayfasına ulaşamamasına sebep olur. </p>

<p><strong>2.E-mail: Kısa versiyon</strong></p>

<p>Pazarlama ekibi tarafından test edilen ikinci e-mail daha kısa bir içeriğe sahiptir. Alıcılar, şirket büyüklüklerine göre gruplara ayrılır ve her listeye hedefe yönelik ayrı bir ileti gönderilir. Metin üzerinde konferansa dair ana bilgiler ve alıcıları kayıt olmaları için web sitesine yönlendiren bir link bulunur. E-mail'in amacı açıkça vurgulanır. Ayrıca pazarlama takımı, alıcıları harekete geçmeye teşvik eden link'i, dikkat çekme şansını artırmak amacıyla e-mail üzerinde birkaç farklı yere yerleştirir. </p>

<p><strong>Karar: </strong></p>

<p>İkinci e-mail, kesinlikle daha akıllıca bir seçimdir. E-mail'in basit tutulması, amacının açık bir şekilde vurgulanması, çok sayıda harekete geçirmeyi teşvik eden link içermesi ve en önemlisi de herkes için anlam taşıyacak şekilde gruplandırma yapılarak gönderilmesi, pazarlama takımının kayıt sayısını ve gelirleri artırmasına sebep olur. </p>

<p><strong>İşte bu konuda size yardımcı olabilecek birkaç püf noktası...</strong></p>

<ul class="list">
	
	<li>E-mail'lerinizin az ve öz olmasına, amacınıza ulaşmak istiyorsanız mesajınızın hedefe yönelik olmasına dikkat edin. </li>
	
	<li>Eğer yoğun bir içeriğiniz varsa, onu web sitenize taşıyın ve alıcılarınızın ona ulaşabilmesi için e-mail'e bir link koyun.</li>
	
	<li>E-mail tasarımınızı tam olarak görebilecek alıcılarınızın sınırlı sayıda olabileceğini aklınızdan çıkarmayın. </li>
	
	<li>Genelde standart olarak kullanılan "Buraya tıklayın" tarzında bir cümle kurmaktansa, alıcılarınızı harekete geçmeye daha çok teşvik edecek yaratıcı bir cümle kurun. Örneğin tatil kampanyası yapıyorsanız, "Yılbaşı eğlencenizi burada geçirin" gibi bir cümle çok daha davetk¢r görünecektir. </li>
	
	<li>İç hedeflerinizi iyi belirleyin (Eğer gelirinizi artırmak istiyorsanız, hangi link'in öne çıkması gerektiğini iyi belirleyin ve öncelikli yerleşimi bu kriter doğrultusunda yapın)</li>
	
	<li>E-mail'in alıcıları hemen harekete geçirecek basitlikte bir tasarımının olmasına dikkat edin.</li>
	
	<li>Alıcılarınıza, e-mail'inizin amacı konusunda ipuçları veren, merak uyandırıcı bir 'Konu' satırı oluşturun. </li>
	
	<li>Eğer alıcılarınız sadece ön izleme penceresinden e-mail'inize bakacak olurlarsa, harekete geçirici linkleri görebileceklerinden emin olun. </li>
	
	<li>Gönderdiğiniz ileti e-bülten ya da tanıtım e-mail'i de olsa mesajınızın nasıl göründüğü konusunda bilgi almak amacıyla, onu çevrenizdeki ilgisiz kişilere gönderin. </li>
	
	<li>Harekete geçirici link'i, e-mail içinde farklı yerlerde kullanın (metinde ve görselde)</li>
	
	<li>E-mail'inizi amacınızla örtüşmeyen gereksiz içeriklerle doldurmayın. </li>

</ul>

<p>Sonuçları ölçün ve karşılaştırın. Sadece açılma ve tıklama oranlarına değil, hangi link'lerin daha çok tıklandığı gibi daha detaylı verilere de odaklanın. İncelediğiniz verileri, bir sonraki kampanyanız için temel alın. Alıcılarınızın çoğu sizin öne çıkarmak istediğinizin dışındaki bir ürün ya da servisle ilgilenmişse, bu <span style="font-weight: bold;">1)</span> harekete geçirme linkinizin çok açık olmadığını; <span style="font-weight: bold;">2)</span> daha fazla tıklanan ikinci ürün ya da servisin, ayrı bir e-mail'le vurgulanabileceğini gösterir.</p>
<p><br />
	</p>
<p>Berrin İlçi</p>
<p>euro.message E-Pazarlama Uzmanı</p>
<p>berrin.ilci@euromsg.com<br />
	</p></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">E-bülten Oluşturmak</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-258-1-1/euromessage__tr/blog/blog/ebulten_olusturmak" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-258-1-1/euromessage__tr/blog/blog/ebulten_olusturmak</id>
	<modified>2009-06-08T16:56:19Z</modified>
	<updated>2009-06-08T16:56:19Z</updated>
	<issued>2009-05-20T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">E-bültenler, onları hazırlayan pazarlama ekipleri için genelde bir angarya olarak görülseler de içerikleri e-mail üyeleriyle paylaşmak ve aralara ufak miktarda ürün tanıtımları serpiştirmek açısından çok işe yararlar. Bununla birlikte direk geri dönüş alan tanıtım e-mail'leriyle karşılaştırıldıklarında, bunların hazırlanmaları daha uzun sürer ve satış yapma amacı hedeflenmediği için bir e-bültenin yatırım getirisini ölçmek zordur. Bu nedenle e-bültenlerin asıl amacı daha çok ilişki kurmaktır. 
</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-258-1-1/euromessage__tr/blog/blog/ebulten_olusturmak">
<p><strong>E-bültenler, onları hazırlayan pazarlama ekipleri için genelde bir angarya olarak görülseler de içerikleri e-mail üyeleriyle paylaşmak ve aralara ufak miktarda ürün tanıtımları serpiştirmek açısından çok işe yararlar. Bununla birlikte direk geri dönüş alan tanıtım e-mail'leriyle karşılaştırıldıklarında, bunların hazırlanmaları daha uzun sürer ve satış yapma amacı hedeflenmediği için bir e-bültenin yatırım getirisini ölçmek zordur. Bu nedenle e-bültenlerin asıl amacı daha çok ilişki kurmaktır. </strong></p>






<p>E-bültenler genelde kendilerine has bir içeriğe sahiptirler ve tanıtım e-mail'lerinden farklı olarak, bir şeyler satmayı hedeflemezler. Kendilerini içlerindeki reklamlarla veya reklamların bulunduğu web sayfalarına ziyaretçileri yönlendirerek, finanse ederler. Günün haber başlıklarını vurgulamak için medya kuruluşlarından gönderilen günlük bültenleri bunlara örnek olarak verebiliriz. </p>






<p>E-bültenlerin bir özelliği de değerli bir içeriğe sahip olmaları ve daha az gönderilmeleri nedeniyle, alıcılar tarafından daha çok tercih edilmeleridir. Oysa içerik üreticileri e-bültenleri destekleseler de çok sayıda kurum, e-mail'i öncelikle onlara gelir kazandıran bir araç olarak görüyor. Yani hem online hem de klasik satıcılar, e-bülten seçeneğini görmezden gelerek, daha çok tanıtım e-mail'leri göndermeyi tercih ediyorlar. </p>






<p>Oysa Nielsen Norman Group tarafından yapılan bir araştırmaya göre web siteleriyle karşılaştırıldığında, e-bültenler kullanıcılar ve şirketler arasında çok daha derin bir bağ kurabilme yeteneğine sahip. Bu nedenle kapsamlı e-mail programınıza, e-bültenle destek vererek çok daha etkili sonuçlar alabilirsiniz.</p>






<p><strong>İlişki kurun; bozmayın</strong></p>






<p>E-bültenin öncelikli amacı, müşterilerinizle kurduğunuz ilişkileri güçlendirmektir. Bununla birlikte eğer asıl amacınız satış yapmaksa ve e-mail'i bir satış kanalı olarak kullanıyorsunuz, ilişki kurmak çok daha zordur. Yine de abonelerinizin kayıt listesinde kalmalarını ve şirketinizden e-mail almak için size izin vermelerini istiyorsanız, onlara geçerli bir neden sunmanız gerektiğini unutmayın. E-bültenler bu nedenleri anlatmak konusunda size yardımcı olabilirler. </p>






<p><strong>Onlara üyeniz olma ayrıcalığını hissettirin</strong></p>






<p>E-mail yoluyla gönderilen kuponlar, müşterilerinizin gözünde daha değerli olsa da (yeni üyeler kazandırmak konusunda etkili olsa da) bir abonenin üye olarak kalmasını sağlamak ve ilgisini canlı tutmak için çok daha fazla mücadele vermeniz gerekir. Fakat bir e-bültenle onlara üye olmanın ne kadar önemli olduğunu hatırlatabilirsiniz. Eğer satış yapıyorsanız, biri sizden bir şey satın aldıktan sonra, sizin e-mail'lerinize artık ihtiyaç duymayabilir. Ama bir e-bülten yoluyla müşterilerinize, onların listede kayıtlı kalmalarını ve tekrar satın alma konumuna dönmelerini sağlayacak, ürün kullanım taktikleri ve haberlerin yanı sıra anketler ve ilgilerini çekecek içerikler gönderebilirsiniz. </p>






<p><strong>Yumuşak satış</strong></p>






<p>En değerli varlıklarınızdan biri olan mail listenizi sürekli olarak tekliflere ve haberlere boğarak, anlamsız bir satış propagandası yapmak istemezsiniz herhalde...Yumuşak satış çok fazla reklama girmeden, çeşitli mesajlar yoluyla müşterilerinizle iletişim kurmak için etkili bir yoldur. </p>






<p><strong>Cross promosyon</strong></p>






<p>Eğer düzgün bir şekilde tasarlanırlarsa, e-bültenler müşterileri daha pahalı olan ürünü almaları için ikna etmenin yanı sıra kardeş markalarınızın ve ortaklarınızın ürünlerini pazarlamak için de iyi bir fırsattır. Doğru bir tasarımla ve içerikle, cross promosyon amaçlarınızı da gerçekleştirebilirsiniz. Dahası aldığınız sonuçları ölçebilir; gelecek gönderileriniz için optimize edebilirsiniz. Eğer hedefe ulaşmak istiyorsanız, e-bültenlerinizin arka planında ürünlerinizin ve servislerin mükemmel olduğunu ve müşterilerinizin mutlaka onları satın alması gerektiğini zekice vurgulamanız gerekir. </p>






<p><strong>Gönderim sıklığınızı azaltın </strong></p>






<p>E-bültenlerin en büyük avantajlarından biri de şirketiniz içinde bulunan her departmanın ayrı e-mail gönderme ihtiyacını azaltmasıdır. Tek bir e-bültenle satış yapmak zor olsa da müşterileriniz sizden daha değerli bir içeriği olan, daha az aralıklarla gönderilmiş e-mail iletileri almaktan daha fazla memnun olurlar. Aklınızda bulunsu,n satış ve pazarlama ekibiniz bunun böyle olmadığını düşünse de kullanıcılar üyelikten çıkmadıkları için size teşekkür edecektir. Eğer şirketinizin amaçlarını ve farklı içerikleri, düzgün bir şekilde e-bültenleriniz içinde harmanlamayı başarır ve bunları daha uzun aralıklarla (ayda bir) müşterilerinize gönderirseniz, çok daha kazançlı çıkarsınız. Müşterilerinizin ihtiyaçlarını ön planda tuttuğunuz sürece, bu durumdan onlar da memnun kalacaktır. </p>






<p><strong>Para kazanın</strong></p>






<p>Kendinize bir müşteri kitlesi edindikten, ilgi çekici bir içerik ve başarınıza destek olacak sağlam istatistiki veriler oluşturduktan sonra, reklam ve sponsorluk almak ekstra bir kazanç yolu olarak denenebilir. Sadık bir müşteri kitlesine gönderilen e-bültenler, reklam verenlerin dikkatini çekebilir. Eğer bunu kurallarına uygun bir şekilde yaparsanız, aboneleriniz iletilerinizi faydalı bulur. Siz de harcamalarınızı düşürmüş olursunuz. </p>






<p>E-bültenler bilgilendirici ve anlaşılır bir içeriğe sahip olduğu ve uygun zamanlarda gönderildiği sürece, diğer medya organları tarafından da tercih edilirler. Bununla birlikte yapılan araştırmalara göre e-bültenlerin sadece yüzde 11'i alıcılar tarafından bütünüyle okunuyor. Bu nedenle doğru bir tasarıma sahip olmak çok önemlidir. E-bültenler gözle kolayca taranabilecek ve hızlıca okunabilecek şekilde tasarlanmalı. Onları kullanıcılarınızın görmeyi tercih edeceği şekilde tasarlamak, kodlamak ve denemek için ekstra zaman ayırın. Bültenlerinizin yıllık şirket raporunuzun e-mail versiyonu şeklinde olmamasına, kısa ve öz olmasına, kolay okunmasına özen gösterin.</p>






<ul class="list">
	
	
	
	
	
	
	<li>İçerik üreticisi de olsanız, satış da yapsanız, sitenize link verin</li>
	
	
	
	
	
	
	<li>Başlığınız çok önemlidir. Göndermeden önce Google Adwords'te mutlaka test edin. </li>
	
	
	
	
	
	
	<li>İstatistikleri inceleyin ve en çok hangi bölümlerin tıklandığını görün. Bunların sizin satış odaklı e-mail kampanyalarınızla ne kadar örtüştüğünü karşılaştırın. </li>
	
	
	
	
	
	
	<li>Farklı konu alanları ve tasarımlar deneyin. Hatta HTML'in yanı sıra salt metin mesajından oluşan bir e-bülten de hazırlayın. </li>
	
	
	
	
	
	
	<li>Gönderim sıklığınızı belirleyin. Aylık da olsa günlük de üyelerinizi, sizden hangi sıklıkta e-bülten alacakları konusunda bilgilendirin. Yayın çizelgenizi değiştirmeyin.</li>
	
	
	
	
	
	
	<li>Üyelerinizin ne alacakları konusunda bilgisi olsun. Liste kayıt formunda e-bültenin içeriği ve gönderim sıklığı konusunda bilgiler verin. </li>






</ul><span style="font-size: 10pt;"><span style="font-size: 10pt;">Ezgi Doğanay<br />
		
		
	
	<br />
		
		
	
	

euro.message E-Pazarlama Uzmanı<br />
		
		
	
	<br />
		
		
	
	

ezgi.doganay@euromsg.com</span><br />
	
	</span>







<br />





</content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">E-mail Listenizden Beklediğinizden Fazlasını Alın</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-256-1-1/euromessage__tr/blog/blog/email_listenizden_beklediginizden_fazlasini_alin" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-256-1-1/euromessage__tr/blog/blog/email_listenizden_beklediginizden_fazlasini_alin</id>
	<modified>2009-06-08T16:51:13Z</modified>
	<updated>2009-06-08T16:51:13Z</updated>
	<issued>2009-05-20T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">Kimse parasının boşa gitmesinden hoşlanmaz. Bununla birlikte e-pazarlamacıların çoğu, yeni ve potansiyel müşteriler için büyük miktarda sermaye ve kaynak akıtmalarına rağmen bu duruma düşmekten kurtulamıyor. Aslında e-mail yoluyla yeni bir müşteri kazanmak, var olan bir müşteriyi elde tutmaktan 10 kat fazlasına mal oluyor. Peki, e-mail listesine kayıtlı müşteriler, gönderilen önemsiz ve basit e-mail'lere hiç seslerini çıkarmadan katlandıkları halde, şirketler neden hala kendilerine yeni müşteri kazanmak gibi maliyetli ve zor bir görev ediniyorlar?</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-256-1-1/euromessage__tr/blog/blog/email_listenizden_beklediginizden_fazlasini_alin"><p><strong>Kimse parasının boşa gitmesinden hoşlanmaz. Bununla birlikte e-pazarlamacıların çoğu, yeni ve potansiyel müşteriler için büyük miktarda sermaye ve kaynak akıtmalarına rağmen bu duruma düşmekten kurtulamıyor. Aslında e-mail yoluyla yeni bir müşteri kazanmak, var olan bir müşteriyi elde tutmaktan 10 kat fazlasına mal oluyor. Peki, e-mail listesine kayıtlı müşteriler, gönderilen önemsiz ve basit e-mail'lere hiç seslerini çıkarmadan katlandıkları halde, şirketler neden hala kendilerine yeni müşteri kazanmak gibi maliyetli ve zor bir görev ediniyorlar?</strong></p>

<p>Bunun sebebi, genel şirket hedefleriyle ya da müşteriyi elde etme kampanyalarının yarattığı genel melankoliyle ilgili olabilir. Ama olmamalı. Çok sayıda pazarlama yöneticisinin de bileceği gibi en iyi müşteriler, halihazırda veri tabanında yer alan ve ürün ya da servis satın alan müşterilerdir. Zaten yeteri kadar müşteri kazanarak savaşın yarısını vermişsiniz. Peki, onlarla iletişiminizi köreltmek yerine, var olan müşterilerinizle ilişkilerinizi güçlendirmenin yollarını incelemeye ne dersiniz? </p>

<p>Amazon.com daha önceki müşteri satın almalarını baz alarak, birbirinin devanı niteliğinde e-mail kampanyalarına öncülük yaptı. Üstelik kullanıcı davranışlarını ve istatistiklerini göz önüne alarak hazırladığı hedefe yönelik, kişiselleştirilmiş e-mail kampanyaları, firmaya büyük miktarda ek gelir sağladı. Bugün çok sayıda firma e-bültenlerinde ve promosyon mail'lerinde içeriğe göre değişen ürün yerleşimlerine yer veriyor. Bununla birlikte bu firmaların çoğu e-mail kampanyaları yaratırken, satın alma verilerini hesaba katmadıkları için başarısızlığa uğruyor. </p>

<p>Size konuyla ilgili fikir vermesi için Overstock.com adlı şirketin uyguladığı, başarılı bir yeniden pazarlama taktiğini örnek vermek istiyoruz. Firma, üyelerinin satın alma hikayelerini inceleyerek, birbirinin devamı niteliğinde tanıtım amaçlı e-mail'ler gönderiyor ve gönderilen mesajları, alıcıların ilgi alanlarına göre uyarlıyor. Böylece müşterilerin ilgi alanlarıyla tamamen alakasız olan tipik e-mail tanıtım mesajları yerine, alıcılar tamamen ilgilerini çeken iletiler almış oluyorlar.</p>

<p>Ayrıca firma, müşteriye son anda vazgeçtiği bir alışveriş için özel e-mail teklifleri göndererek, o kişiyi tekrar alışveriş yapmaya teşvik ediyor. Tabii ürünlerinde indirim yapmak istemeyen bazı satıcılar, böyle bir stratejiyi benimsemek isteyebilir. Fakat eğer marka değerinizle örtüşüyorsa, neden satın almaktan vazgeçmiş bir müşterinin peşini bırakasınız ki? Tek seferlik e-mail patlamasıyla satış yapmayı ummaktansa, müşterilerle ilişki kurmak çok daha önemlidir. </p>

<p>Çok sayıda küçük işletme ve servis odaklı firma, bu fırsatı değerlendirmeyerek treni kaçırmayı tercih ediyor. Listelerine kayıt olan kişiler bir şey satın alarak müşteri haline geldiğinde, e-mail iletişim programlarını durduruyorlar. </p>

<p>Anlattıklarımızı bir örnekle desteklemek için çevre düzenlemesi yapan küçük bir şirketi ele alalım. Bu firma, ağaçların budanması gereken zamanları göz önüne alarak, üçer aylık dönemlerde müşterilerine e-mail kampanyaları gönderiyor olsun. Aslında firma kampanyalarını gerçek bir fırsata dönüştürmek için müşterilerini aşağıdaki kriterler doğrultusunda gruplara ayırabilir.</p>

<ul class="list">
	
	<li>Yakın dönemde en çok ziyaret eden müşterilere göre</li>
	
	<li>Ortalama fatura miktarına göre</li>
	
	<li>Yeni yerleşen müşteriler</li>
	
	<li>Devamlı müşteriler</li>
	
	<li>Potansiyel müşteriler</li>
	
	<li>Ana müşteriler</li>
	
	<li>Son 3, 6 ya da 12 aydır herhangi bir servisten yararlanmamış daha önceki müşteriler</li>

</ul>

<p>Böylelikle bu firma, her grubun özel talepleri doğrultusunda tekil e-mail'ler geliştirebilir. Örneğin yeni taşınmış ve çevre düzeni için 25 bin dolar harcamış bir çifte, yüzde 10 indirim önermek onların ilgisini çekmeyecektir. Bununla birlikte çevre bakımı için ayda 250 dolar ayırmış birisine bu teklifi yapmak, uzun dönemli bir projeye başlaması konusunda ikna edici olabilir. </p>

<p>Burada dikkat edilmesi gereken asıl nokta, alıcıların farklı ihtiyaçları olsa da onları gelecekteki potansiyellerine ve satın alma tarihçelerine bakarak gruplayabilirsiniz. Bu bilginin işinize yarayacağı çok açık, peki neden onu kullanmıyorsunuz?</p>

<p>Öncelikle yapmanız gereken şey, gruplandırma stratejinizi oluşturduktan sonra, alıcıların ilgi seviyelerini daha iyi anlayabilmek için kampanya ölçümlerini kullanmak. Alıcılar en yüksek seviyeden başlayarak gruplara ayrılabilirler. Biraz önce örnek verdiğimiz çevre düzenleme şirketini baz alarak, size potansiyel müşterilerinizin seviyelerini hangi veriler doğrultusunda anlayabileceğiniz ve nasıl hareket edebileceğiniz konusunda, aşağıda bazı ipuçları veriyoruz.</p>

<table cellspacing="0" cellpadding="2" border="1">
	
	<tbody>
		
		<tr valign="top">
			
			<td>
				
				<p><b>Müşteri seviyesi</b></p></td>
			
			<td>
				
				<p><b>Davranış biçimi</b></p></td>
		
		</tr>
		
		<tr valign="top">
			
			<td>
				
				<p>Bir şey satın alan müşteriler</p></td>
			
			<td>
				
				<p>Satın alma işlemini tamamen gerçekleştirmiş müşteriler</p></td>
		
		</tr>
		
		<tr valign="top">
			
			<td>
				
				<p>Satın almaya yakın müşteriler</p></td>
			
			<td>
				
				<p>Yakından takip edin (Bunlar satın almak için bir link'e tıklayan ama formu doldurmayan ya da satış sürecini tamamlamayan müşterilerdir)</p></td>
		
		</tr>
		
		<tr valign="top">
			
			<td>
				
				<p>İlgili müşteriler</p></td>
			
			<td>
				
				<p>Bir hafta içinde yüzde 10'luk indirim teklifi içeren bir devam e-mail'i gönderin. (Sadece linke tıklayan, sonrasında bir hiçbir aksiyonda bulunmayan müşteriler)</p></td>
		
		</tr>
		
		<tr valign="top">
			
			<td>
				
				<p>İlgilenme potansiyelleri olan müşteriler</p></td>
			
			<td>
				
				<p>İki hafta içinde yeniden pazarlama yapın (E-mail'i açan ama hiçbir yere tıklamayan müşteriler)</p></td>
		
		</tr>
		
		<tr valign="top">
			
			<td>
				
				<p>Yanıt vermeyen müşteriler</p></td>
			
			<td>
				
				<p>4 hafta içinde tamamen farklı bir e-mail teklifi gönderin.</p></td>
		
		</tr>
	
	</tbody>

</table>

<p>Her kampanyanın ve her şirketin kendi dinamikleri, güçlü ve zayıf noktaları olsa da, en değerli varlığınız olan müşterileriniz için düzenlediğiniz kampanyalar üzerinde denetim sağlamanız gerekir. Hatta bu e-pazarlama taktiklerini kullanıyor olsanız bile, müşteri tabanınızla etkili ilişkiler kurmak açısından, e-mail kullanımını maksimize etmeye değer. Zaten sırf uzun vadede elde edeceğiniz müşteri bağlılığı ve gelir artışı için bile bunu yapmanız gerekir. <br />
	</p>
<p><br />
	</p>
<p>Elif Yazıcı</p>
<p>euro.message E-Pazarlama Uzmanı</p>
<p>elif.yazici@euromsg.com<br />
	</p></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">Tercih Şansı Tanımanın Faydaları</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-255-1-1/euromessage__tr/blog/blog/tercih_sansi_tanimanin_faydalari" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-255-1-1/euromessage__tr/blog/blog/tercih_sansi_tanimanin_faydalari</id>
	<modified>2009-06-08T16:11:28Z</modified>
	<updated>2009-06-08T16:11:28Z</updated>
	<issued>2009-05-20T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">Tıpkı çekici bir otel lobisi gibi, e-mail üyelik deneyiminizin de davetkar ve açıksözlü olması gerekir.  Eğer elinizde, üyelerinizin e-mail programınızdan çıkma şansını azaltacak bir güç olsaydı, kullanmaz mıydınız? Sonuçta üyelikten çıkmış kişilerin tekrar üye olmasını sağlamak, onların ilk kez üye olmasını sağlamaktan çok daha zordur. 
</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-255-1-1/euromessage__tr/blog/blog/tercih_sansi_tanimanin_faydalari"><p><strong>Tıpkı çekici bir otel lobisi gibi, e-mail üyelik deneyiminizin de davetkar ve açıksözlü olması gerekir. Eğer elinizde, üyelerinizin e-mail programınızdan çıkma şansını azaltacak bir güç olsaydı, kullanmaz mıydınız? Sonuçta üyelikten çıkmış kişilerin tekrar üye olmasını sağlamak, onların ilk kez üye olmasını sağlamaktan çok daha zordur. </strong></p>

<p>Neyse ki bu konuda yapabileceğiniz bir şey var ama ne yazık ki bu yöntemin çok az pazarlamacı farkında. Preference Center (tercih merkezi) adı verilen bu yönteme göre, potansiyel müşterilerinize "E-mail programımım için kayıt olmak ister misiniz?" diye sormaktansa, " E-bültenim ya da haftalık satış tekliflerim için kayıt olmak ister misiniz?" diye sormak, çok daha olumlu bir etki yaratır. Sizinle nasıl bir iletişim kurmak istediklerini belirleyebilmeleri için üye olanlara çok sayıda seçim şansı tanımak, yarıştan sizin galip çıkmanızı sağlar.</p>

<p>Üstelik bu yöntemin faydaları sadece bu kadarla sınırlı değildir. Kayıt olma sürecinde üyelere çok sayıda seçenek sunmak, onların gözündeki değerinizi arttırır. Bunun yanı sıra aynı şansı listeden kaydını sildirmek isteyen üyelerinize de tanırsanız, onları listenizde tutmayı başarabilirsiniz. E-mail Tercih Merkezi, web sitenizde listenize yeni üyeler eklemenizi sağlayan, listenizden çıkmak isteyen üyelerin kaçmasını önleyen bir yerdir. Örnek vermek gerekirse, insanların listenizden çıkmak isteme nedeni, mesajlarınızın içeriğinden çok gönderdiğiniz iletilerin sıklığından kaynaklanabilir. İşte onlara gönderim sıklığını kendilerinin belirleyebileceği ve düzenleyebileceği bir seçenek sunmak, bu insanların fikirlerinin değişmesine sebep olabilir. </p>

<p>Forrester Research tarafından yapılan bir araştırmaya göre ortalamayı tutturan bir şirketin yıllık müşteri kaybı, yüzde 30. Bunun en büyük nedenleri arasında, gönderim ve hijyen gibi konulara gereken önemin verilmemesi olsa da şirketlerin pek çoğunun kayıtlarını sildirmek isteyen kullanıcılarına, kalmaları için alternatif çözümler önermediği de bir gerçek. </p>

<p>E-mail servis sağlayıcısı Silverpop tarafından yapılan bir başka araştırmaya göre şirketlerin sadece yüzde 12'si, üyelikten hemen çıkabilme seçeneğine ek olarak ayarlarını değiştirebilmeleri için kullanıcılara tercih şansı tanıyor. Bu da şirketlerin yüzde 88'inin, müşterilerine hiçbir alternatif önermediklerini gösteriyor. </p>

<p>E-mail tercih merkezleri, çok sayıda amaca hizmet etseler de öncelikli görevleri müşterilere e-bülten listesine kayıt olabilmeleri ve kayıttan çıkabilmeleri için basit bir menü biçimi sunmaktır. Güçlü bir tercih merkezinin hangi malzemelere sahip olması gerektiğini aşağıdaki listede görebilirsiniz. Tıpkı güzel bir çorba gibi bu malzemeleri karıştırmayı ve işe yarayıp yaramadığına bakarak, içlerine gerekli baharatları katmayı unutmayın. </p>

<p><strong>- E-mail tekliflerinizin ayrıntılı tanımı</strong></p>

<p>Bu bölüm e-bültenlerinizin başlıklarını, önerdikleri ürünlerin tanımını ve tahmin edilen e-mail gönderim sıklığı hakkındaki bilgileri içermelidir. Ayrıca üyeler bu alandan güncel abonelik bilgilerine ulaşabilmeli ve bu bilgileri görebilme şansına sahip olmalıdır. Bu bölüm e-mail tercih merkezlerinin ekmek kapısıdır. Bu bölümün az ve öz olmasına, kullanıcıları çok fazla ayrıntıya boğmamasına özen gösterin. Ayrıca diğer e-bültenlere neden üye olmaları gerektiği konusunda onları genel olarak bilgilendirmeyi unutmayın.</p>

<p><strong>-Gönderim tercihleri </strong></p>

<p>Aboneleriniz e-mail'lerin HTML mi, yoksa salt metin versiyonlarını mı (eğer varsa mobil versiyon da olabilir) seçeceklerine kendileri karar verebilmelidir. Bu bölümde ayrıca onlara, sizin gönderi yaptığınız e-mail adresini ve alan adını, kişisel listelerine eklemelerini de hatırlatın.</p>

<p><strong>-Örnek e-bülten</strong></p>

<p>Tercih merkezinizin potansiyel müşterilerinizin iştahını kabartması gerekir. Küçük bir açılır pencere ya da daha büyük bir rollover (fareyle bir linkin üzerine gittiğinizde başka bir görüntünün ortaya çıkması) pencere vasıtasıyla bültenlerinizin örneklerini görmeleri için onlara şans tanıyın.</p>

<p><strong>-Profil/e-mail adres değişikliği</strong></p>

<p>Abonelerinizin kolay ve hızlı bir şekilde profillerine bir şeyler ekleyebilmelerini ve onları düzenleyebilmelerini sağlayın. Aboneleriniz kayıt için gerekmese de, e-mail adreslerini ve diğer verileri diledikleri gibi girebilmeli. Bu bölüm ayrıca daha iyi bir içeriğe ve reklam fırsatına kavuşabilmeniz için veritabanınızı gruplandırmanıza da yardımcı olur. Kullanıcının listeye kayıt olurken ek bilgilerini girmesine izin verirseniz, kullanıcılardan daha fazla profil verisi toplayabilirsiniz. </p>

<p><strong>-Alakart menü</strong></p>

<p>Listeden kayıt sildirme alanlarına ek olarak, ihtiyaçları değiştikçe kullanıcıların içerik tercihlerini de güncelleyebilmelerine izin verin. Örnek vermek gerekirse, kullanıcının bir içerik sitesinden otomobil bilgileri aldığını varsayalım. Eğer bu kullanıcı bir gün araba satın alırsa, artık otomativ bültenleri yerine, sportif ve ticari konularla ilgili bültenler almak isteyebilir. Bu nedenle üyelikten çıkma linkinizin sadece bir e-mail'e mi yoksa tüm şirket e-mail'lerine mi uygulandığını ayrıntılarıyla gösterin.</p>

<p><strong>Promosyon teklifleri</strong></p>

<p>E-mail üyeliği sırasında ücretsiz bir ürün ya da servis önererek, müşterilerinizi kayıt olmaları için baştan çıkarabilir, ilk gönderdiğiniz e-mail'in farkındalığını arttırabilirsiniz. Eğer e-mail üye veritabanınızı sıfırdan oluşturuyorsanız, bu yöntem etkili olabilir. Bununla birlikte eğer cross promosyon yapıyorsanız, neyi ne şekilde teşvik ettiğinizi yakından takip edin.</p>

<p><strong>Viral bileşen</strong></p>

<p>Yeni abonelerinize, e-mail önerinizi ve e-bülteninizde yer alan bilgileri arkadaşlarına, ailelerine ve iş arkadaşlarına forward edebilmeleri için şans tanıyın. Üyelerinizin sizin için yaşamsal bir öneme sahip olduklarını onlara hissettirin ve büyümenizde size yardımcı olmaları için onları cesaretlendirin. Yeni üyeleriniz arasında aktif olanları ayrıca ödüllendirebilir, onlara markanızı, firma isminizi, ürün ve servislerinizi çevrelerine duyurarak size yardımcı oldukları için teşekkür edebilirsiniz. </p>

<p><strong>Gizlilik politikası</strong></p>

<p>Abonelerinizin listenize kayıt olmak için kullandıkları ve profillerini düzenlemek için girdikleri sayfalara, gizlilik politikanıza ulaşabilecekleri bir link koyun. Bu, kullanıcıları sizin kişisel bilgiler konusundaki katı kurallarınız ve e-pazarlamayı bu ilkeler doğrultusunda nasıl ele aldığınız konusunda bilgilendirmek açısından yararlı olacaktır. </p>

<p><strong>Müşteri servisi/Bizimle irtibata geçin</strong></p>

<p>Bu bölüm de gizlilik politikası kadar önemlidir. Ayrca bu, sadece müşteri memnuniyeti açısından değil, üyelik sırasında oluşan herhangi bir arızadan ya da başka bir şekilde öğrenmenizin mümkün olmayacağı bir hatadan haberdar olabilmeniz açısından da faydalıdır. Çok sayıda web sitesinde bu durum yaşanır ve doldurulan formlar işleme konulmaz ama web site sahibinin bu haberi yoktur. Bununla birlikte web sitenizdeki her bölümü ve email tercih merkezinizi tabii ki önceden tüm yönleriyle test etmeniz gerekir. Yine de abonelerinizin sizinle irtibata geçebilmeleri için hızlı ve basit bir yöntem uygulayın. </p>

<p><strong>Müşteri ayrılıyor / son şansınız / bizimle kalın teklifi</strong></p>

<p>Üyelikten ayrılma linkinin işlevsel ve kolay olması gerektiğini daha önce belirtmiştik. Yine de bu söylediğimiz neredeyse gitmek üzere olan abonelerinizi, üye olarak kalmaları veya başka bir ürün ya da servise kayıt olmaları konusunda onları ikna etmek için onlara bir havuç öneremeyeceğiniz anlamına gelmiyor. Hiçbir şey yapamasanız bile en azından sizi tamamen terk etmeden ve linke tıklamadan önce onlardan neden kayıtlarını sildirmek istediklerini soran basit bir form doldurmalarını isteyebilirsiniz. Bu konuda alacağınız geri beslemeler email programınızı geliştirmeniz ve iyileştirmeniz konusunda size yardımcı olacaktır.</p>
<p><br />
	</p>
<p>Ezgi Doğanay</p>
<p>euro.message E-Pazarlama Uzmanı</p>
<p>ezgi.doganay@euromsg.com<br />
	</p></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">Düzgün Bir Liste Tutun</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-254-1-1/euromessage__tr/blog/blog/duzgun_bir_liste_tutun" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-254-1-1/euromessage__tr/blog/blog/duzgun_bir_liste_tutun</id>
	<modified>2009-06-08T15:52:13Z</modified>
	<updated>2009-06-08T15:52:13Z</updated>
	<issued>2009-05-20T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">Pazarlama ekipleri, zamanlarının ve harcadıkları çabanın çoğunu müşterileri ve potansiyel müşterileri hakkında bilgi toplayarak geçirirler. Bu nedenle listelere gereken özenin gösterilmesi, liste hijyeni açısından çok önemlidir. E-mail yoluyla pazarlama yaparken kullandığınız listelerde kesin verilere sahip olmamak, sadece kaynaklarınızı boşa harcamanıza değil; itibarınızın bozulmasına ve dağıtımın gerektiği şekilde yapılamamasına da yol açar. Var olan verilerinizi güncellemenin size sağlayacağı faydalar ise şunlardır:
</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-254-1-1/euromessage__tr/blog/blog/duzgun_bir_liste_tutun"><p><strong>Pazarlama ekipleri, zamanlarının ve harcadıkları çabanın çoğunu müşterileri ve potansiyel müşterileri hakkında bilgi toplayarak geçirirler. Bu nedenle listelere gereken özenin gösterilmesi, liste hijyeni açısından çok önemlidir. E-mail yoluyla pazarlama yaparken kullandığınız listelerde kesin verilere sahip olmamak, sadece kaynaklarınızı boşa harcamanıza değil; itibarınızın bozulmasına ve dağıtımın gerektiği şekilde yapılamamasına da yol açar. Var olan verilerinizi güncellemenin size sağlayacağı faydalar ise şunlardır:</strong></p>


<p><strong>Maliyeti kurtarırsınız</strong></p>


<p>Eğer daha az sayıda adrese gönderi yaparsanız, maliyetiniz düşer. Özellikle de bir e-mail servis sağlayıcıyla çalışıyorsanız ve mesaj başına ücret ödüyorsanız.</p>


<p><strong>İstatistiklerin çarpıtılmasını önler</strong></p>


<p>'satis@adres' veya 'haberler@adres' gibi aktif olmayan ve geri dönen adresleri listenizden çıkardığınızda belki daha az e-mail gönderirsiniz, ama yine de aynı sayıda açılan iletiye sahip olursunuz. Bu da sonradan daha gerçekçi ve daha yüksek bir açılma oranına kavuşmanızı sağlar.</p>


<p><strong>İletilme oranınız artar</strong></p>


<p>Düzgün bir listeniz varsa, ISP'lerin gözünde spamci olarak suçlanmazsınız. Ayrıca sizi spamci olarak rapor edebilecek, sizinle ilgisi olmayan alıcılara mesaj göndermemiş olursunuz. </p>


<p><strong>Listeden çıkarılması gereken adresleri tanımlama</strong></p>


<p>Liste hijyeni, listenizin bütünlüğünü bozmadan, ondaki hataları bulmanıza ve düzeltmenize yardımcı olur. Çıkarmanız gereken e-mail adresleriyse, genelde şu özellikleri taşır:</p>


<ul class="list">
	
	
	<li>Geri dönen(seken) e-mail'ler</li>
	
	
	<li>Yazım hatası içeren adresler</li>
	
	
	<li>@ işareti bulunmayan adresler</li>
	
	
	<li>@ işaretinin ardından yanlışlıkla 'www' gelen adresler</li>


</ul>


<p>Bu tarz yanlış adreslerin birçoğunu üyelik aşamasında da fark edip, önleyebilirsiniz. Adreslerin doğru olup olmadığını belirlemenin en iyi yöntemi, iki e-mail üyelik kutusu bulundurmak ve her iki kutuda verilen adresin birbiriyle uyumlu olup olmadığını tanıyabilen bir metoda ya da aygıta sahip olmaktır. </p>


<p>E-mail mesajı iletilmediği ve gönderen kişiye geri döndüğünde, buna bounce(geri dönen mesaj) denir. Bunun birçok nedeni olabilir ve bounce mail'ler genelde 'hard' ve 'soft' olarak iki kategoriye ayrılır. Hard bounce, e-mail adresinin geçersiz olduğu ve artık kullanılmadığı anlamına gelir. Bu tarz adresleri listenizden mutlaka çıkarın; çünkü onları göndermeye devam etmek, başınızın ISP'lerle derde girmesine neden olabilir. </p>


<p>Soft Bounce ise, iletinizin gönderim sırasında oluşan geçici bir sorun nedeniyle, alıcının posta sunucusundan geri dönmesi anlamına gelir. Bu sorun, alıcının mail kutusunun dolu olmasından, server'ının çökmüş olmasından veya iletinizin çok büyük olmasından kaynaklanabilir. Bu gibi durumlarda iletinizi, aynı şey birkaç kez daha tekrarlanana kadar göndermeye devam edebilirsiniz. Eğer aylık mail gönderimi yapıyorsunuz, iki başarısız girişimden sonra adresi listenizden çıkarmanız gerekir. Eğer haftada bir ya da günde bir gibi daha sık aralıklarla gönderi yapıyorsanız, beş sekme, bu adresi listenizden çıkarmanız için yeterlidir. Sonuçta belli bir sayıdan sonra hala gönderdiğiniz iletiler geri dönüyorsa, bunun mutlaka bir nedeni vardır. </p>


<p>Eğer hard bounce'ları ya da tekrarlanan soft bounce'ları e-mail listenizden çıkarmazsanız, ISP'lerin iletilerinizi bloke edeceğinden emin olabilirsiniz. Bunun nedeni, spamcilerin genelde mümkün olduğunca çok sayıda adrese mail göndermek istemeleri ve bu e-mail adreslerine tahmin yoluyla karar vermeleridir. Bu nedenle çoğu zaman spamciler, yanlış adreslere veya spam tuzaklarına (spamcileri yakalamak için ISP'ler tarafından yaratılmış adresler) ileti gönderirler. Bir kez bloke edilirseniz, ISP'lerin tekrar size inanmalarını sağlamak için çok çaba harcamanız gerekir. </p>


<p>Geri dönen adresleri çıkarmamak, aynı zamanda ölçümleme yaparken de sizi yanıltabilir. Bu durum, listenizin boyutunu ya da toplam gönderi sayınızı şişirse de diğer ölçümlere zarar verir ve ne ölçüde başarılı olduğunuzu tam olarak görmenize engel olur. </p>


<p><strong>Aktif olmayan adresleri kontrol edin</strong></p>


<p>Eğer bir e-pazarlama programı yürütüyorsanız, sonuçları belli aralıklarla kontrol etmeniz gerekir. Bu, müşterilerinizin nelerden hoşlanıp hoşlanmadığını görmenizi sağlayabileceği gibi, e-mail iletilerinize hangi alıcıların reaksiyon gösterip göstermediğini anlamanızı da sağlar. Eğer mesajlarınıza hiç cevap vermemiş belirli alıcılar varsa, belki de onlarla tekrar iletişime geçmenin ya da onları listeden çıkarmanızın zamanı gelmiştir. Tabii bunu yaparken gönderdiğiniz son 10 e-bültenden sadece son ikisine tepki vermemiş alıcıları silmemeye özen gösterin. Çünkü listenizdeki aktif olmayan üyelerin ne zaman listeden çıkarılmasına dair belli bir kural yoktur. Bu, tamamen programınızdaki içeriğin ne kadar ilgi çekici olduğuna bağlıdır. Ayrıca mevsimlik çıkarımlar yapmanız gerektiğini de unutmayın. Eğer üyelerinizin belli dönemlerde satın aldığı ürünler satıyorsanız, gönderdiğiniz son iletilere tepki vermediler diye üyelerinizi listeden çıkarmamalısınız.</p>


<p><strong>Aktif olmayan adresleri tekrar aktifleştirin</strong></p>


<p>Eğer hangi alıcılarınızın gelen kutularındaki iletilere tepki vermediğini biliyorsanız, onları listenizden çıkarmaya yönelik doğru adımlarınız, geri dönüş oranlarınızın artmasına neden olabilir. Bu tarz alıcıları tekrar aktif hale getirmenin çok sayıda yolu vardır. Öncelikle onlara gönderdiğiniz son e-mail'lere tepkisiz kaldıklarını ve eğer tekrar üye olmazlarsa, onları listeden çıkarmayı planladığınızı belirten bir mesaj gönderebilirsiniz. Gönderdiğiniz e-mail'in daha etkili olması için onlara daha fazla harekete geçirici bir ileti gönderebilir; tekrar üye olacakları umuduyla hedefe daha fazla yönelik bir içerik oluşturabilirsiniz. Bu alıcıları listenizde tutmak ve e-mail programınıza bağlı kılmak için mutlaka bir şeyler yapmanız gerekir. Eğer bu yöntemleri uyguladıktan sonra da onlardan geri dönüş alamazsanız, onları kaybettiğinizi kabul etmeniz gerekir. </p>


<p>Daha az önerilen bir başka seçenek de aktif olmayan alıcılarınıza doğrudan tekrar üye olmazlarsa, onları listeden çıkaracağınızı kesin bir dille anlatan bir e-mail göndermektir. Eğer aktif olmayan alıcıların size neden cevap vermediklerini anlamak için zaman harcamak istemiyor ve onlara değerli bir teklif sunmak istemiyorsanız, bu yöntemi kullanabilirsiniz. </p>


<p>Burada size aktif olmayan tüm alıcıları listenizden tamamen çıkarmanızı tavsiye etmesek de asıl gücün liste büyüklüğünüzle değil, liste kalitenizle ortaya çıktığını söylemek istiyoruz. Sonuçta listenizde bulunan insanların toplam sayısı azalsa da, bu tip durumlarda çok daha değerli bir alıcı kitlesine sahip olabilirsiniz. Çünkü e-mail'lerinize cevap vermeyen alıcıları emekliye ayırdığınıza göre, elinizde çok daha aktif ve size bağlı müşteriler kalmış demektir. Uzun lafın kısası size bağlı ve geri dönüş yapan 10 bin üyeden oluşan bir e-mail veritabanına sahip olmak, birkaç aktif üyeden oluşan 100 bin kişilik bir listeye sahip olmaktan çok daha iyidir. <br />
	
	</p>

<p><br />
	
	</p>

<p>Merve Şahver Erdönmez</p>

<p>euro.message E-Pazarlama Uzmanı</p>

<p>sahver.erdonmez@euromsg.com<br />
	
	</p></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">E-mail Listesini Aramayla Tamamlamak</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-253-1-1/euromessage__tr/blog/blog/email_listesini_aramayla_tamamlamak" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-253-1-1/euromessage__tr/blog/blog/email_listesini_aramayla_tamamlamak</id>
	<modified>2009-06-05T18:34:46Z</modified>
	<updated>2009-06-05T18:34:46Z</updated>
	<issued>2009-05-20T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">Konu, hedefe yönelik potansiyel müşteri kazanmak ve üye sayısını artırmak olunca, arama motorlarına yapılan yatırımlar, e-pazarlamanın sağ kolu haline geldi. Hatta Datran Media tarafından yapılan bir araştırmaya göre, pazarlamacıların yüzde 72'si 'Arama Motoru Pazarlamanın' e-pazarlamayı en çok tamamlayacak kanal olduğuna inanıyor. </summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-253-1-1/euromessage__tr/blog/blog/email_listesini_aramayla_tamamlamak"><p><strong>Konu, hedefe yönelik potansiyel müşteri kazanmak ve üye sayısını artırmak olunca, arama motorlarına yapılan yatırımlar, e-pazarlamanın sağ kolu haline geldi. Hatta Datran Media tarafından yapılan bir araştırmaya göre, pazarlamacıların yüzde 72'si 'Arama Motoru Pazarlamanın' e-pazarlamayı en çok tamamlayacak kanal olduğuna inanıyor. </strong></p>

<p>Eğer arama motorlarına yaptığınız yatırımları, e-pazarlamayla tamamlamazsanız, fırsatları kaçırmış olursunuz; Günümüzde ancak pazarlama dünyasının en çok yatırım getirisi sağlayan bu iki kanalı bir arada çalıştığı sürece, istediğiniz sonuçları alabilirsiniz. Özellikle hedefe yönelik doğru üyeler kazanmayı hedefleyen bir firmaysanız, 'Arama Motoru Pazarlama' için bütçe ayırmak (anahtar kelime satın almak), müşteri oluşturma açısından en iyi yöntemlerden biridir. Arama programları sadece e-mail veritabanı ve müşteri iletişim hattı oluşturmanızı değil, aynı zamanda bu kanal üzerinden yeni iş kazanımlarına ulaşmanızı da sağlar. </p>

<p>Diyelim bütçenizin bir bölümünü İnternet tabanlı seminerlere ayırıyorsunuz. Bu seminerlere en az üç ayda bir ev sahipliği yapmayı planlıyorsunuz. Bu konuda destek alabileceğiniz birkaç şirketin adını duydunuz, ama hangisiyle çalışmanız gerektiği konusunda en ufak bir fikriniz bile yok. </p>

<p>Siz de daha fazla bilgi sahibi olmak amacıyla İnternet üzerinde arama yapmaya başlıyorsunuz. Birkaç sponsorlu linke ve aramadan elde ettiğiniz bazı doğal sonuçlara bakarak neye ihtiyacınız olduğu konusunda genel bir fikir ediniyor, bu fikirleri ekibinizle ilerleyen tarihlerde tartışmak üzere rafa kaldırıyorsunuz. İşte tam bu noktada arama motorlarına yatırım yapan firmalar eğer sizin ilginizi çekmeyi başaramazlarsa, elde ettikleri tek fırsatı kaçırmış ve sizi kazanmayı başaramamış olurlar. Böylece 'Arama Motoru Pazarlama' için harcadıkları para da hiçbir işe yaramaz.</p>

<p>Oysa, girdiğiniz sayfalardan birinde var olan bir linke tıkladığınızda, karşınıza e-mail adresinizi vermeniz karşılığında " Müşteri Oluşturmak için İnternet üzerinden seminerler yapmanın en iyi 10 yolu" tarzında bir sayfa açılsaydı ne yapardınız? Muhtemelen çok daha kolay karar vermenizi sağlayacak bir bilginin karşılığında, e-mail adresinizi verirdiniz. Peki, bu şirket, İnternet seminerleriyle ilgili taktikler ve başarılı yöntemler hakkında ayda bir e-bülten göndermek için sizden e-bülten listesine üye olmanızı talep etse ne yapardınız? Bunun için de üye olur muydunuz? Belki de olurdunuz. </p>

<p>Bu da demek oluyor ki eğer arama sonucu yollarınızın kesiştiği potansiyel müşterilerin ilgisini çekecek bir şeyler yapmıyorsanız, yaptığınız yatırımlar tamamen boşa gitmiş demektir. Eğer insanlar bir linke tıklıyorsa, bu onların bu linkle ilgilendiklerini gösterir. Peki, siz bunun karşılığında onlara ne veriyorsunuz? Eğer potansiyel müşterilerinizin e-mail adreslerini elde etme fırsatını kaçırırsanız, diyaloğu devam ettirme fırsatını da kaçırmış olursunuz. Her şey tersine döner ve sizin tıklama başına ödediğiniz 2 dolarlık maliyet, boşu boşuna harcanmış olur. Bununla birlikte eğer potansiyel müşterilerin e-mail adreslerini elde etmeyi başarırsanız, harcadığınız para pazarlama başarınız haline dönüşür. </p>

<p>Bir önceki örnekte de belirttiğimiz gibi arama yaparken sizin şirketinizi bulan insanlar, genelde satın almadan önce araştırma yapma aşamasındadır. Hemen satın almak yerine denemeyi, daha fazla bilgi edinmeyi ve karşılaştırma yapmayı isterler. Bu durumda eğer arama, potansiyel müşterileriniz tarafından tanınmanın birinci adımıysa, e-pazarlama da onları satın almaya hazır hale gelene kadar bilgilendirmenin ve firmanızla ilişkiye geçirmenin ikinci adımıdır. </p>

<p>Arama aşamasından hemen sonra agresif satış yapmaktan kaçının. Doğrudan satış moduna girmemeye çalışın. Bu ilk adımı, sunacağınız yöntemler konusunda potansiyel müşterilerinizi bilgilendirmek için bir fırsat olarak görün ve onları satın alma sürecine itmeye çalışın. Arama sonuçlarından ulaşılan sayfalarda, e-mail adreslerini vermeleri karşılığında müşterilerinize değerli bir şeyler sunmak, arama yatırımlarınızı artırmanıza ve listenizi genişletmenize yardımcı olacaktır. Eğer satın almaya giden yolda müşterilerinize onlar için anlamlı bilgiler gönderir, karar vermelerine yardımcı olursanız, müşterilerinizin beklentilerini karşılamayı başarır ve onların kafalarında kendinize üst sırada bir yer edinirsiniz. </p>

<p>Eğer arama motoru reklamınıza tıklayan ziyaretçileri, hızlı bir alışveriş yaptırmak ya da ürün listenizi göstermek amacıyla arama sonucu ulaşılan sayfalara getirmeyi başarırsanız, B planınız (A planınız satış yapmaktır) olan e-mail adreslerini elde ettiğinizden emin olun. Ucuz bir DVD film de pahalı bir video kamera da satsanız, ziyaretçilerin çok sayıda siteyi gezmek isteyeceğini unutmayın. </p>

<p>Günümüzde çok sayıda firma e-mail adres listelerini arttırmak için arama motorlarına para ödüyor. Çünkü 'Arama Motoru Pazarlamaya' yapılan yatırımlar ve ilişkileri geliştirmek için e-mail yöntemini kullanmak, ziyaretçilerin genellikle müşteriye dönüşmesine yardımcı oluyor. Bu stratejiyle hareket ederseniz, hem web sitenizin trafiği artar hem de e-mail ve arama motorlarına yaptığınız yatırımlar sonucu elde ettikleriniz sizin kazancınıza olur. <br />
	</p>
<p><br />
	</p>
<p>Can Özgiller</p>
<p>euro.message E-Pazarlama Uzmanı</p>
<p>can.ozgiller@euromsg.com<br />
	</p></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">Listenizi Oluştururken Müşteri Kazanma Yöntemleri</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-252-1-1/euromessage__tr/blog/blog/listenizi_olustururken_musteri_kazanma_yontemleri" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-252-1-1/euromessage__tr/blog/blog/listenizi_olustururken_musteri_kazanma_yontemleri</id>
	<modified>2009-06-05T18:22:18Z</modified>
	<updated>2009-06-05T18:22:18Z</updated>
	<issued>2009-05-20T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">Kaliteli müşterilere sahip olmak, çoğu pazarlamacının en büyük dilekleri arasındadır. Özellikle de potansiyel bir müşterinin, gerçek bir müşteriye dönüşmesine son derece önem veren B2B firmaları için... Eğer bu kategoriye giriyorsanız, kaliteli potansiyel müşteriler kazanma yeteneğinizi şimdiye kadar geliştirmişsinizdir. Bununla birlikte güncel e-mail çalışmalarınızı, geniş kapsamlı bir e-mail programına dönüştürme beklentisi içinde de olabilirsiniz. Peki, bir taşla iki kuş vurmaya ne dersiniz?</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-252-1-1/euromessage__tr/blog/blog/listenizi_olustururken_musteri_kazanma_yontemleri"><p><strong>Kaliteli müşterilere sahip olmak, çoğu pazarlamacının en büyük dilekleri arasındadır. Özellikle de potansiyel bir müşterinin, gerçek bir müşteriye dönüşmesine son derece önem veren B2B firmaları için... Eğer bu kategoriye giriyorsanız, kaliteli potansiyel müşteriler kazanma yeteneğinizi şimdiye kadar geliştirmişsinizdir. Bununla birlikte güncel e-mail çalışmalarınızı, geniş kapsamlı bir e-mail programına dönüştürme beklentisi içinde de olabilirsiniz. Peki, bir taşla iki kuş vurmaya ne dersiniz?</strong></p>

<p>Tipik online müşteri oluşturma kampanyaları, firmaların ilgileneceklerini düşündükleri potansiyel müşterilerin e-mail adreslerini toplar. Bu tarz müşteriler, genelde yapılan bir reklam ilanı üzerine beklenen davranış biçimlerini sergileyen ve ürün tanıtımlarıyla özel olarak ilgilenen kişilerdir. Eğer insanlara ürün bilgileri, İnternet üzerinden yapılan seminerlere katılma fırsatı ya da araştırma çalışmaları gibi değerli şeyler sunuyorsanız, onlardan karşılık olarak e-mail adreslerini isteyin. Zaten potansiyel müşterilerinizin sizin sattığınız ürünler ve sunduğunuz servislerle ilgilendiklerini önceden biliyorsunuz. O zaman neden bir şeyler satın almalarını sağlayıncaya kadar onlarla bağlantınızı e-pazarlama yoluyla kurmayasınız ki? Bu süreç içerisinde potansiyel müşterileriniz, karar vermelerine ve herhangi bir sorunu çözmelerine yarayacak sağlam içeriklere kavuşurlar; siz de kaliteli potansiyel müşterilere.... Yani her iki taraf da kazanmış olur. </p>

<p>Şimdi, hedef kitlenizi belirlediğinizi varsayalım (eğer belirlemediyseniz, müşteri oluşturmak ve e-mail programınızı idare etmek konusunda sıkıntı yaşayabilirsiniz). O zaman öncelikli hedefiniz online arama motorlarında, web sitelerinde, sektörünüzün ve ulaşmayı arzu ettiğiniz kitlenin beklentilerini karşılayan yayınlarda reklam vermek olmalı. Tabii burada düzgün yerleştirilmiş, içerik olarak anlamlı, okuyuculara bir şeyler verebilen ve onları harekete geçmeleri için cesaretlendiren reklamlardan bahsediyoruz. </p>

<p>Tüketici pazarına odaklanmış firmalar için çekilişler ve promosyonlar da müşteri listesini büyütmek için iyi bir yöntem olarak kullanılabilir. Oysa genelde pazarlamacılar göze hoş görünen bir web sitesi kurmanın daha iyi bir fikir olduğunu düşünerek, büyük ölçekli promosyonların uzun dönemde kazandıracaklarına aldırış etmezler. </p>

<p>Liste oluşturma aşamasında, katılımcılar kayıt olduktan hemen sonra, onlara onay/teşekkür için e-mail göndermeyi asla ihmal etmemelisiniz. Göndereceğiniz bu e-mail'in içeriğindeki detaylar çok önemlidir ve asla geçiştirilmemeleri gerekir. 'Kimden' ve 'Konu' alanlarınızın alıcılarınızın gözünde mantıklı olmasına dikkat edin. Ayrıca e-mail başlığınız ve alt başlığınız, alıcıların iletinin kimden geldiğini ve ne hakkında olduğunu anlayabilecekleri şekilde olmalı. Son olarak, içinde görsel olmadığı zaman e-mail'inizin nasıl göründüğünü de mutlaka kontrol edin. Çok sayıda e-mail sunucusu, e-mail içerisindeki görselleri bloklayacak ayarlar kullanır. Bu durum göz önüne alındığında, eğer insanlar görselleri açamayacaklarsa ya da firma ve marka logonuzun olması gereken yerlerde, sadece kırmızı X'lerle karşılaşacaklarsa, çekici bir tasarıma sahip olmanın ne gibi bir avantajı olabilir ki?</p>

<p>İşte mükemmel bir müşteri deneyimi yaratmak için kullanabileceğiniz bazı metotlar ve başarılı yöntemler:</p>

<p><strong>1. Üçüncü partiler de dahil, programınıza katılan herkesin hedeflerinizin farkında olduğundan emin olun. </strong></p>

<p>Mikrositenizi ve promosyon malzemelerinizi tasarlamadan veya satın alacağınız medyayı belirlemeden önce, programınızın ana hedeflerini iyi belirleyin. Eğer hedefiniz bir e-pazarlama veritabanı oluşturmak ve büyütmekse, tüm stratejinizin e-mail adresi toplamak ve üyelik sürecini kullanıcılar için kolaylaştırmak üzerine kurulu olduğundan emin olun. Sonrasında kullanıcılarınıza ve pazarlama ekibinize neler olabileceği konusunda gerekli açıklamaları yapın.</p>

<p><strong>2- Kişisel bilgi toplamak için en uygun metodu seçin</strong></p>

<p>'Üyeliği Kabul' tuşuna bastıklarında, müşterilerinize kişisel bilgilerini hangi amaçla kullanacağınızı açıklayın. İşte online promosyon boyunca e-mail adresi toplamak için kullanılan, en bilinen dört yöntem...</p>

<p><strong>* Liste kayıt tuşu</strong></p>

<p> Müşteriler, yanında kutuyu işaretlediklerinde neler elde edebileceklerini anlatan bir yazının olduğu, işaretlenmemiş bir kutu görürler.</p>

<p><strong>*Üyelikten ayrılma</strong></p>

<p> Müşteriler, yanında kutuyu işaretlemenin ne anlama geldiğini anlatan önceden işaretlenmiş bir kutu görürler.</p>

<p><strong>* İşaretli kutu yok- açıklama var</strong></p>

<p> Kullanıcıların bir online programa katılmaları için e-mail adreslerini vermeleri gerekir. Yapılan açıklamada, kullanıcılarla ileride iletişim kurulabileceği ve diledikleri zaman üyelikten çıkabilecekleri anlatılır. Genelde bu yöntem, katılımcılar karşılığında değerli bir şey elde edecekleri zaman kullanılır.</p>

<p><strong>*İşaretli kutu yok: açıklama yok (zımni rıza)</strong></p>

<p>Kullanıcıların bir online programa katılmaları için e-mail adreslerini vermeleri gerekir. Ama bu yöntemde e-mail'in nasıl kullanılacağına dair bir açıklama yapılmaz. İzin alınmadığı için önerilen yöntemlerden biri değildir. Müşterileriniz bir çekiliş ya da promosyon sırasında size e-mail adreslerini verdiler diye, onların gelecekte göndereceğiniz e-mail'lerden haberdar olduklarını ve bu e-mail'leri istediklerini farz edemezsiniz. </p>

<p><strong>3-Yasal yükümlülüklere uyduğunuzdan emin olun</strong></p>

<p>Çok sayıda firma, web sitelerinde eski gizlilik politikaları bulundururlar ya da e-pazarlama yaptıklarına dair bilgilere yer vermezler. Eğer online yollarla kişisel bilgiler topluyor ve bu bilgileri (özellikle de e-mail adreslerini) her ne amaçla olursa olsun kullanmayı düşünüyorsanız, gizlilik politikanızda bu bilgileri ne şekilde kullanacağınızı mutlaka belirtmeniz gerekir.</p>

<p>Ayrıca gizlilik politikanıza ek olarak, bazı koşullar altında toplanmış kişisel bilgileri gelecekte ne şekilde kullanacağınızı da açıklamanız gerekir. Özellikle de zımni rıza metodunu kullanıyorsanız... Kullanım koşullarında e-mail adreslerinin nasıl kullanılacağını belirtmek, zımni rıza metodunun etkisini azaltmayacaktır. </p>

<p>Eğer katılımcılar onların bilgileriyle ne yapmayı amaçladığınızı bilirler ve markanıza güvenirlerse, onlarla çok daha güçlü ve değerli bir ilişki kurabilirsiniz. </p>

<p><strong>4- Mümkün olan tüm iletişim biçimlerini anlatın</strong></p>

<p>Sitenize trafik çekmek istiyorsanız, bu alandaki yatırımlarınızı maksimuma çıkarın ve katılımcıların zamanını boşa harcamadığınızdan emin olun.</p>

<ul class="list">
	
	<li> Tüm mikrosite sayfalarınızın birbirinden bağımsız olmasına dikkat edin. Açılan sayfalar (pop-ups) genelde bu konuda işe yaramaz. </li>
	
	<li> Sayfalarınızda, ana pazarlama amacınızın ve mesajlarınızın belirgin olduğundan ve ziyaretçilerin görebileceği şekilde yerleştirildiğinden emin olun. Ayrıca programınızın müşteri oluşturma bölümüne girmeye yanaşmayan ziyaretçiler için onların tıklayabileceği alternatif alanlar oluşturun. Offline olarak verebileceğiniz pazarlama mesajlarında tek bir hedef belirleyebilirken, online araçlar size, programınızı sağlam bir mikrositede ve ilave içerik seçenekleriyle keşfetmenin eşsiz fırsatını sunarlar. Bu nedenle çapraz tanıtım mesajları, site navigasyonu ve kullanıcı dostu linkler koymayı unutmayın. Kullanıcıların dikkatlerini başka yere vermemeleri ve mesajlarınızın gereksiz bir içerikle dolu olmaması için özen gösterin. </li>
	
	<li> Eğer e-mail adresleri topluyorsunuz, alıcılarınıza işe yarayan zaman dilimlerinde mesaj gönderdiğinizden emin olun. Çok sayıda firma, aylar önce hazırlanmış bilgileri müşterilerine gönderir ve onların kafasının karışmasına sebep olur. Oysa kim bir promosyona 6 ay önce üye olduğunu hatırlar ki?</li>

</ul>

<p><strong>5- Programınızın viral yeteneklerini inceleyin</strong></p>

<p>Web 2.0, web'in tüm sosyal bakış açısını sizin avantajınıza çevirebilir. Programınızı 'bir arkadaşına ilet' (F2F) e-mail özelliğini kullanarak, tanıdıklarına tavsiye eden katılımcılara sahip olmaktan daha değerli ne olabilir ki? Programınızın sergilediğiniz çabalara zarar vermesini değil, sosyal pazarlama etkisini artırdığından emin olmak için viral anlamda ne kadar işlevsel olduğunu araştırın. Mail'lerinizin forward edildiği kişilerin bilgilerinin kullanılmayacağını, ama dilerlerse bu kişilere de üye olabilme fırsatı tanıdığınızı belirtin. Bunlar, kesinlikle gözden kaçırmamanız gereken ücretsiz medya satın alma yöntemleridir. Ayrıca 'Kimden' ve 'Konu' alanlarının yanı sıra e-mail'de bulunan pazarlama mesajlarının da mantıklı bir içeriğe sahip olması gerekir.</p>

<p><strong>6-Memnuniyet verici bir kullanıcı deneyimi sağlayın</strong></p>

<p>Müşterilerin her yönden memnuniyet verici bir kullanıcı deneyimine sahip olduklarından emin olmak için programınızı test edin. Böylelikle programınızda geliştirilmesi gereken şeyler olup olmadığını fark edersiniz. Kötü bir kullanıcı deneyimi, sadece programınızı değil bir bütün olarak markanızı da olumsuz etkiler.</p>

<p><strong>7 En iyi şekilde kullanın</strong></p>

<p>Her online program, offline benzerlerine kıyasla bir şeyleri değiştirebilme, düzenleyebilme ve ilave unsurlar ekleyebilme açısından çok hızlıdır ve size zorluk çıkarmaz. Eğer programınızın müşterileriniz üzerinde herhangi bir etkisi yoksa, onu asla olduğu gibi bırakmayın. Programınız olgunlaştıkça ve müşteri geri dönüşleri başlayınca, programınızı incelemeye ve gerekli eklemeleri yapmaya devam edin. Eğer sitenizdeki trafikten memnun değilseniz, SEM (tıklama başına maliyet) kampanyaları düzenleyerek trafiği artırabilirsiniz. </p>

<p>Bu yedi adımı uygulayarak, online müşteri oluşturma çabalarınızın hak ettiği seviyeye ulaşmasını sağlayabilirsiniz. Böylelikle riskleri azaltmış ve çok sayıda kazanım elde etmiş olursunuz. </p>

<p>Programınızın ana hedefi olan potansiyel müşteri oluşturma amacınızı asla unutmayın. Ama kullanıcı deneyimi gibi önemli konuları da kesinlikle es geçmeyin. Ayrıca zayıf yönetilen bir programın size çok daha fazla zarar verebileceğinden ve hedeflerinizi olumsuz etkileyeceğinden emin olabilirsiniz. Online pazarlama, geleneksel medyaya göre çok daha çevik ve sonuca yöneliktir. Bu yüzden size verilmiş fırsatları kaçırmamaya çalışın.</p>

<p>Eğer geniş kapsamlı bir promosyon kampanyası ya da çekiliş yapmak için çok fazla zaman ve para harcadıysanız, bu kampanyaların iyi yönetildiğinden ve sağlam bir stratejiye sahip olduklarından emin olun. Eğer amacınız, müşteri oluşturmak ve dolayısıyla e-mail adresleri toplamaksa, bu durumda içeriğinizin ve önerilerinizin müşterilerinize anlamlı görünmesi için gayret gösterin. Ancak bu şekilde müşterilerin, sizin sunduğunuz fırsatlarla ilgilenmelerini ve karşılığında, size e-mail adreslerini vermelerini sağlayabilirsiniz. Herhalde hedefinizden uzaklaşmak ve tek düşüncesi çok sayıda ürüne bedava sahip olmak olan, sizin e-mail kampanyalarınızla ve markanızla zerre kadar ilgilenmeyen müşterilere sahip olmak istemezsiniz. <br />
	</p>
<p><br />
	</p>
<p>Can Özgiller</p>
<p>euro.message E-Pazarlama Uzmanı</p>
<p>can.ozgiller@euromsg.com<br />
	</p>
<p><br />
	</p></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">E-mail Listesi Oluşturmanın Yolları</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-251-1-1/euromessage__tr/blog/blog/email_listesi_olusturmanin_yollari" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-251-1-1/euromessage__tr/blog/blog/email_listesi_olusturmanin_yollari</id>
	<modified>2009-06-05T17:56:51Z</modified>
	<updated>2009-06-05T17:56:51Z</updated>
	<issued>2009-05-20T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">Liste oluşturmak, başarılı bir e-mail programına ulaşmanızı sağlayacak ilk önemli adımdır. Bu konuyla ilgili olarak, bazıları diğerlerinden daha fazla işinize yarayacak çok sayıda farklı yaklaşımı benimseyebilirsiniz. </summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-251-1-1/euromessage__tr/blog/blog/email_listesi_olusturmanin_yollari"><p><strong>Liste oluşturmak, başarılı bir e-mail programına ulaşmanızı sağlayacak ilk önemli adımdır. Bu konuyla ilgili olarak, bazıları diğerlerinden daha fazla işinize yarayacak çok sayıda farklı yaklaşımı benimseyebilirsiniz. </strong></p>

<p>Size tavsiyemiz, sıfırdan başlayarak adım adım geliştirilen, yani organik biçimde büyüyen bir liste oluşturmanız. Başlangıçta müşterilerinizin e-mail programınıza kolayca üye olabilmeleri için onlara çok sayıda farklı seçenek sunun ve elinizdeki her türlü olanağı değerlendirin. Önemli olan e-mail programınızın fark edilmesi ve potansiyel müşterileriniz için üyelik sürecinin basit olmasıdır. Müşterilerinizin e-mail üyelik formunuza rahatlıkla ulaşmasını istiyorsanız, onları doğru yerlere yerleştirerek ve yatırım yaparak çok daha iyi sonuç alabilirsiniz. </p>

<p><strong>İşte üyelik formunuzu yerleştirebileceğiniz uygun ortamlar...</strong></p>

<ul class="list">
	
	<li>Web sitesi (sadece ana sayfaya değil tüm sayfalara üyelik formunuzu koyun)</li>
	
	<li>Blog'unuz</li>
	
	<li>Satış noktaları </li>
	
	<li>Kartvizitler ve e-mail imzaları</li>
	
	<li>Kataloglar ve ticari ilanlar</li>
	
	<li>Müşteri servisi aramaları</li>
	
	<li>Fuarlardaki ve etkinliklerdeki standlar</li>
	
	<li>Sunumlarınızın son slaytları </li>
	
	<li>Faturalarınız ve basılı belgeler </li>
	
	<li>Tüm e-bültenlere 'arkadaşına gönder' linki koyarak</li>

</ul>

<p><strong>Bunlar da e-mail üyelik formunuzda müşterilerinizin ulaşması gereken bazı bilgiler:</strong></p>

<ul class="list">
	
	<li>Üyeliğin avantajları: Üyeler hangi sıklıkta, hangi bilgileri öğrenme şansına sahip olabilecekler.</li>
	
	<li>Örnek e-mail içeriğinizin ne olduğunu görebilmeleri için link.</li>
	
	<li>Gizlilik teminatlarına ve gizlilik politikalarına ulaşmaları için link.</li>

</ul>

<p>Eski müşterilerinizle, potansiyel üyelerinizle ve uzun zamandır ilişkide olduğunuz, ama e-mail göndermeniz için onay vermemiş diğer insanlarla üyelik anlaşması yaparken, adımlarınıza dikkat edin. Uzun zamandır ilişkiniz olan insanlara, listenize üye olmaları için tek seferliğine e-mail göndermek, kabul edilebilir bir durumdur. Bununla birlikte bu insanlar üye olmak için onay vermezlerse, onlara gelecekte e-mail göndermeye devam etmeyin. Bu insanları talep etmedikleri halde üye listenize eklemek, kesinlikle doğru bir davranış biçimi değildir. </p>

<p>Biraz önce bahsettiğimiz noktalarda sunacağınız üye olma fırsatlarının yanı sıra, insanları üye olmaya teşvik edecek viral pazarlama kampanyalarını ve ödemeli arama gibi diğer taktikleri de yürürlüğe sokun. </p>

<p><strong>Listeye ekleme yaparak büyüme</strong></p>

<p>Bir pazarlama veritabanı oluşturmak için çok çaba sarf etmenize rağmen, listenizde bulunan insanların e-mail adresleri yoksa, gerekli e-mail eklentilerini yapması için bir tedarikçiden destek alabilirsiniz. Birlikte çalışacağınız tedarikçinin görevi, listenizdeki isimleri doğru e-mail adresleriyle eşleştirmektir. Bundan sonra, var olan ilişkilerinizi göz önüne alarak, listenizdeki bu insanlara e-mail programınıza kayıt olmaları için onay vermelerini talep eden bir e-mail gönderebilirsiniz. Bu yöntem, liste kiralamaktan ya da satın almaktan tamamen farklıdır. Çünkü listenize e-mail adresi eklenmiş kişiler, size yabancı olmayan, sadece e-mail yoluyla iletişim kurabilmeniz için henüz onay vermemiş kişilerdir. </p>

<p>Ayrıca çok geniş bir listeniz yoksa, bu yöntemin düşük maliyetli olduğunu da belirtelim. Bununla birlikte eğer dikkatli olmazsanız, size umduğunuzdan çok daha fazlasına da mal olabilir. Eğer bu yöntemi benimsemeyi düşünüyorsanız, çalıştığınız tedarikçinin itibarının iyi olmasına dikkat edin ve bu konuya temkinli yaklaşın. Ne de olsa tedarikçilerden alınan listelerin kalitesi, her zaman beklediğiniz gibi olmayabilir. Mesaj atacağınız ve ilişki kuracağınız adresin tam olarak güvenli olmamasıysa, ilerleyen dönemlerde markanıza ve var olan müşteri ilişkilerinize zarar verebilir. Eğer bu rotayı izlemeye karar verirseniz, referans isteyin ve tedarikçilerin müşteri listesinde bulunan firmaların hangi sektörlerde faaliyet gösterdiklerini mutlaka kontrol edin.</p>

<p><strong>İşte güvenilir bir tedarikçiyle çalıştığınızı anlamanızı sağlayacak birkaç ipucu:</strong></p>

<ul class="list">
	
	<li>Çalıştığınız tedarikçilerin listelerini ve gizlilik politikalarını mutlaka kontrol edin. Eğer garip bir şey hissederseniz, kesinlikle onlarla çalışmayın. </li>
	
	<li>İlk gönderide sizin ve e-mail ortağınızın kullandığı IP adresini kullanmayın. </li>
	
	<li>Eklenen adresleri asıl listeye almadan önce gönderim ve açılma oranlarını test edin. </li>
	
	<li>ISP uzmanları ve ağ geçidi denetleyicileriyle birlikte çalışın ve onları yeni girecek adresler konusunda uyarın. Bu, bazı riskleri hafifleteceği gibi bir takım sorunları da önceden çözmenizi sağlar. </li>

</ul>

<p><strong>Liste kiralamak ya da satın almak</strong></p>

<p>Liste kiralamak ya da satın almak, listenizi büyütmek için çok hızlı bir yöntem gibi görünse de çok sayıda nedenden dolayı bu yöntemleri benimsemenizi pek tavsiye etmiyoruz. Tabii liste kiralamanın, satın almakla karşılaştırılınca daha alışılmış ve yasal bir yöntem olduğunu da belirtelim. Satılık e-mail listeleri, genelde içlerinde hiçbir istisna barındırmayan, izin alınmadan ya da müşterilerin bilgisi olmadan oluşturulmuş spam listeleridir. Fiyatları ne kadar uygun olursa olsun, bu tarz listelerden kesinlikle uzak durun. </p>

<p>Bir liste kiraladığınızda, göndermek istediğiniz e-mail, sizin adınıza liste sahibi tarafından gönderilir (siz adresleri göremezsiniz). Çok sayıda saygın şirket, bu konuda size destek olabilir. Bununla birlikte saygın bir firmadan liste kiralamak istediğinizde, bunun karşılığında ödemeniz gereken bedel genelde çok yüksektir. Üstelik çoğunlukla ödediğiniz fiyatın karşılığını da alamazsınız. Zaten bu kiralık listeler, genellikle üçüncü partilerin tekliflerini almak koşuluyla e-mail adreslerini vermiş kişilerle doludur. Bu nedenle bu kişilerin pek çoğu, sizin tekliflerinizle ilgilenmezler; zaten ilgilenmiş olsaydılar, doğrudan sizin e-mail listenize üye olurlardı. </p>

<p>Bu yöntem özellikle teknoloji marketlerinin B2B beklentilerine ulaşmaları açısından iyi bir yoldur. Bununla birlikte kiralık liste kullanmanın temel prensibi, aynı insanlara ulaşmak için tekrar kira ücreti vermemek amacıyla, bu insanların kendi ana listenize üye olmalarını sağlamak olmalıdır.</p>

<p>Satın aldığınız listede bulunan insanlarla muhtemelen var olan bir ilişkiniz yoktur. Ayrıca bu üyelerle iletişime geçmek için herhangi bir onay da alınmamıştır. Liste satın alma, e-mail'in temel prensipleriyle, yani marka bağımlılığı sağlayacak ilişkiler oluşturmakla tamamen alakasızdır. Kısa vadede size kazanç sağlasa da markanıza ve itibarınıza zarar verir; çünkü alıcılarınızın birçoğu özel teklifler ve e-bültenler almak için üçüncü partilere üye olmayı kabul etmiş olsalar bile sizin spamci olduğunuzu düşünebilirler. </p>

<p><strong>Ortak Kayıt</strong></p>

<p>Ortak kayıt, belirli bir siteden e-bülten almak için üye olmuş alıcılara sonraki süreçlerde, ortak e-mail programlarına üye olmak isteyip istemediklerinin sorulmasıdır. Özellikle 90'lı yıllarda liste büyütme yöntemleri arasında en başta gelenlerden biri olan ortak kayıt metodu, eğer doğru ortakla birlikte çalışıyorsanız hala işe yarayabilir. Bununla birlikte e-mail listesi oluşturmak, sadece bir gecede olmaz. Bu nedenle eğer kestirme yolları tercih ederseniz, bunun sonuçlarına sonradan katlanmak zorunda kalabilirsiniz. E-mail, henüz bir şeyler satın almaya hazır olmayan insanları ürün ve servislerinizle tanıştırmak için en iyi yöntemlerden birisidir. Eğer e-mail listesi oluşturmaya gereken özeni gösterirseniz, bunun karşılığında marka itibarınızı, bağlılığınızı ve gelirlerinizi artırabilirsiniz. <br />
	</p>
<p><br />
	</p>
<p>Berrin İlçi</p>
<p>euro.message E-Pazarlama Uzmanı</p>
<p>berrin.ilci@euromsg.com<br />
	</p></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">Bağışlanmak Kolay Değildir</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-250-1-1/euromessage__tr/blog/blog/bagislanmak_kolay_degildir" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-250-1-1/euromessage__tr/blog/blog/bagislanmak_kolay_degildir</id>
	<modified>2009-06-05T17:49:35Z</modified>
	<updated>2009-06-05T17:49:35Z</updated>
	<issued>2009-05-20T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">Genelde işlerin nasıl yürüdüğünü bilirsiniz. Tam ailenizle güzel bir akşam yemeği sofrasına oturduğunuz ya da sevdiğiniz dizinin sezon finalini izlemeye başladığınız sırada, telefon çalmaya başlar. Bu hiç istemediğiniz halde, üstelik hiç de uygun olmadığınız bir zamanda gelen bir satış aramasıdır. Satış elemanı normal bir zamanda ilgilenebileceğiniz bir şey önerse bile, öncelikle telefon numaranızı vermediğiniz halde sizi aradıkları için kendinizi rahatsız edilmiş hissedersiniz ve sinirlenirsiniz. Bu açıdan bakıldığında e-pazarlamada da aynı kural geçerlidir. İnsanlara talep etmedikleri halde e-mail göndermek, İnternet servis sağlayıcılarıyla başınızın derde girmesine, uzun vadede marka bağımlılığınızın zarar görmesine ve itibarınızın zedelenmesine sebep olur.</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-250-1-1/euromessage__tr/blog/blog/bagislanmak_kolay_degildir"><p><strong>Genelde işlerin nasıl yürüdüğünü bilirsiniz. Tam ailenizle güzel bir akşam yemeği sofrasına oturduğunuz ya da sevdiğiniz dizinin sezon finalini izlemeye başladığınız sırada, telefon çalmaya başlar. Bu hiç istemediğiniz halde, üstelik hiç de uygun olmadığınız bir zamanda gelen bir satış aramasıdır. Satış elemanı normal bir zamanda ilgilenebileceğiniz bir şey önerse bile, öncelikle telefon numaranızı vermediğiniz halde sizi aradıkları için kendinizi rahatsız edilmiş hissedersiniz ve sinirlenirsiniz. Bu açıdan bakıldığında e-pazarlamada da aynı kural geçerlidir. İnsanlara talep etmedikleri halde e-mail göndermek, İnternet servis sağlayıcılarıyla başınızın derde girmesine, uzun vadede marka bağımlılığınızın zarar görmesine ve itibarınızın zedelenmesine sebep olur.</strong></p>


<p>İzinli e-pazarlama, alıcılar sizden e-mail adres listenize girebilmeyi talep ettikleri takdirde gerçekleşir. Örneğin siz e-mail adresinizi verdikten sonra, favori restoranınız size mönü içeriğini ve özel yemekleri gösteren izinli e-pazarlama mesajları gönderebilir.</p>


<p>İzin süreci, her e-mail programının ana kıstasıdır. Daha önce de binlerce kez söylediğimiz gibi e-mail, marka değerinizi artırmak ve gelirinizi yükseltmek için iyi ilişkiler kurmakla ilgilidir. Potansiyel müşterilerinizin ya da alıcılarınızın dolup taşan gelen kutularına izinsiz e-mail göndermek, ilerlemenizi sağlamaz. Müşterilerinize e-mail göndermenin sizin tercihinize bağlı olduğunu düşünüyorsanız, tekrar düşünmenizi tavsiye ederiz.</p>


<p><strong>İşaretler ve kutular</strong></p>


<p>Gerçek üyelik müşterilerin kendi istekleri doğrultusunda, kendi iyiliklerine olacağını düşünerek bir kutuyu işaretleyip, üye olmayı kabul etmeleridir. Ayrıca henüz üyelikten çıkmayı kabul etmemiş müşterilerinize e-mail gönderirken de tamamen onların istekleri doğrultusunda hareket etmelisiniz. Başka bir deyişle aboneliği iptal etmeyen ya da 'E-mail gönderme' kutusunu işaretlemeyen birisinin üyeliği, aboneliği kabul ettiğini gösteren kutuyu ve 'E-mail gönder' seçeneğini işaretleyen birisiyle aynı konumda değildir.</p>


<p>Eğer potansiyel bir müşterinizden e-mail göndermek için izin almak istiyorsanız, size öncelikli tavsiyemiz asla onların yerine önceden bir kutuyu işaretlememeniz.</p>


<p>Örnek vermek gerekirse, ilginizi çeken ürünler satan bir firmanın web sitesini ziyaret ettiğinizi düşünelim. Firmanın sattığı farklı ürünlerle ilgili haber almak istiyorsunuz ve bu nedenle firmanın web sitesinde bulanan iletişim formunu dolduruyorsunuz. Tam onaylayacağınız sırada, en altta firmanın e-mail programına özel teklifler ve promosyonlar için üye olmayı kabul ettiğinizi belirten bir kutunun, siz işaretlemediğiniz halde işaretlendiğini fark ediyorsunuz.</p>


<p>Genelde web site ziyaretçileri bu kutunun işaretlenmiş olduğunu fark etmezler ve bilmeden e-mail programına üye olmayı kabul etmiş olurlar. Bu, sorumluluğunun bilincinde bir satıcının kesinlikle yapmaması gereken bir davranış biçimidir. Konu e-mail göndermekse, tüm kontrolü potansiyel müşterilerinizin eline bırakmanız gerekir. Onların sizden e-mail'le bilgi almak istediklerini farz etmek ve önceden işaretlenmiş kutularla onları kandırmaya çalışmak ya da bu işaretleri kaldırmak için onların üzerine ekstra yük bindirmek ve zamanlarını almak, ne sizin ne de onların yararınadır. Belki çok daha geniş bir üye listesine sahip olabilirsiniz ama asla iyi ve verimli bir listeye sahip olamazsınız. Yine de bu söylenenlere rağmen sizin tek amacınız sürekli genişleyen bir listeye sahip olmaksa, tamamen aktif üyelere sahip olabilmek için neler yapmanız gerektiğini ilerleyen bölümlerde bulabilirsiniz.</p>


<p><strong>Liste Kayıt Kabulü</strong></p>


<p>Konu abonelerinizden izin almaya gelince, öncelikle bunun çok çeşitli yolları olduğunu belirtelim. Burada hatırlamanız gereken en önemli şey, listenizdeki tüm üyelerin sizden e-mail'le haber almak için belirli bir davranışta bulunmaları gerekliliği. Eğer üyelik süreciniz müşterinin gözünde yeteri kadar anlaşılırsa, aboneleriniz sizden ne alacaklarını tam olarak anlayacak ve listenize tek seferde kayıt olmayı kabul edecektir. Bu sistem, kullanıcıların size e-mail adreslerini vermeleriyle, otomatik olarak üye olduklarının kabul edildiği bir yöntemdir. Tek seferde kayıt sürecinde ikinci bir onaya ya da adıma gerek yoktur. Eğer bu yöntemi benimsiyorsanız, üyeliği kabul eden müşterilerinize anında bir 'hoşgeldin' mesajı yollayın. Bu hem yanlış adresleri öğrenmenizi sağlar hem de alıcılarınızın e-mail programınızı görmelerine şans tanımış olursunuz. Ayrıca ilişkiniz henüz tazeyken, müşterilerinizin kafasındaki firma algınızı da pekiştirmiş olursunuz.</p>


<p><strong>Çifte kayıt seçeneği</strong></p>


<p>Çifte kayıt seçeneğinin ne anlama geldiğini merak ediyor olabilirsiniz. Bu yöntemde müşteriniz, üye olmayı kabul ettikten ve size e-mail adresini verdikten sonra, sizden üyelik isteğini tekrar onaylaması gerektiğini belirten bir e-mail alır. Müşteri bu işlemi genelde e-mail'de bulunan bir link'e tıklayarak gerçekleştirir. </p>


<p>Çifte kayıt seçeneği geçen zaman boyunca ilerleme kaydetmiş olsa da onay e-mail'inin gelen kutusuna düşmesi ve tıklanmadaki sorunlar nedeniyle, çok sayıda firma bu yöntemi denemekten vazgeçti. Aslına bakacak olursanız önde gelen online satıcıların sadece yüzde 3'ü çifte kayıt üyelik sürecini kullanıyor.</p>


<p>Bu yöntemi kullanan müşterilerin pek çoğu, genelde ikinci etabın tamamlanmaması nedeniyle çifte kayıt seçeneğini kullanmaktan vazgeçiyor. Çünkü üye olmak isteyen kullanıcıların çoğu, çok sayıda nedenden dolayı ikinci adımı tamamlamayı unutuyor ve veritabanına girmediklerinden haberleri bile olmuyor. Bu nedenle eğer bu yöntemi kullanmak istiyorsanız, 'unutulmuş e-mail abonelerinin' verilerini gözden kaçırmayın ve ikinci aşamanın aksaklık olmadan yürümesini sağlayın.</p>


<p><strong>Var olan ilişkileri kullanmak</strong></p>


<p>Potansiyel müşterilerinizle eskiye dayanan bir ilişkiniz varsa, onlara bir kereye mahsus olmak üzere e-mail listenize katılma fırsatı tanıyan bir mesaj gönderebilirsiniz. Eğer izin almayı başarırsanız, onlara gönderim yapmaya devam edebilirsiniz. Ama onlarla ilişkiniz size, asla onlara sürekli e-mail gönderme hakkı tanımaz. Bu nedenle, bu insanları e-mail veritabanınıza eklemeden önce, mutlaka onlardan izin almaya çalışın.</p>


<p><strong>Eski listeler</strong></p>


<p>Eğer uzun zamandan beri var olan tozlanmış bir listeniz varsa ve sonunda eski e-mail programınızı revize etmeye karar verdiyseniz, abonelerinizin ya üyeliği tekrar onaylamalarını sağlayın ya da onlara üyelikten çıkmaları için şans tanıyın. Onları tekrar kendinize bağlamak tamamen size kalmış olsa da dürüst ve açık olmak her zaman olumlu bir adımdır. Hatta çoğu zaman çok daha iyi ve güncellenmiş bir kullanıcı veritabanına sahip olmanızı sağlar. Onlarla tekrar iletişim kurarken şu cümleleri kullanabilirsiniz: "Uzun bir süredir bizden haber almadığınızın farkındayız. Fakat e-bültenlerimizde bizi heyecanlandıran çok sayıda yenilik yaptık ve bu gelişmeleri sizinle paylaşmak istiyoruz. Daha önce e-mail programımıza üye olmuştunuz ama uzun zamandan beri bizden haber alamadığınız için sizin gibi değerli müşterilerimizden yeni haber ve teklifler hakkında e-mail almaya devam etmek istediğinize dair onay almak istiyoruz. Bu e-mail'leri almaya devam etmek istiyorsanız, lütfen profilinizi güncellemek için burayı tıklayın."</p>


<p><strong>Hatırlatın</strong></p>


<p>E-mail programınızdan çıkmak isteyen alıcılarınızın işini kolaylaştırmak için başlığa ya da sayfa altına mutlaka hatırlatıcı bir not düşün. "Bu e-bülteni almak için üye oldunuz. Eğer gelecekteki e-bültenlerimizi almak istemiyorsanız, lütfen burayı tıklayın."</p>

<p><br />
	
	</p>

<p>Merve Şahver Erdönmez</p>

<p>euro.message E-Pazarlama Uzmanı</p>

<p>sahver.erdonmez@euromsg.com<br />
	
	</p></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">İlk İzlenimde Güven Uyandırın</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-249-1-1/euromessage__tr/blog/blog/ilk_izlenimde_guven_uyandirin" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-249-1-1/euromessage__tr/blog/blog/ilk_izlenimde_guven_uyandirin</id>
	<modified>2009-06-05T17:27:25Z</modified>
	<updated>2009-06-05T17:27:25Z</updated>
	<issued>2009-05-20T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">E-mail listesi oluşturmaya geçmeden önce, e-mail üyelik sürecinde, müşterilerinizin üyelikten ayrılmamalarını ve sizden memnun kalmalarını sağlayacak bazı basit kurallardan bahsetmek istiyoruz.</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-249-1-1/euromessage__tr/blog/blog/ilk_izlenimde_guven_uyandirin"><p><strong>E-mail listesi oluşturmaya geçmeden önce, e-mail üyelik sürecinde, müşterilerinizin üyelikten ayrılmamalarını ve sizden memnun kalmalarını sağlayacak bazı basit kurallardan bahsetmek istiyoruz.</strong></p>

<p>E-pazarlamacıların en büyük sorunlarından biri de tasarladıkları ve yürüttükleri programlarda, markalarıyla uzun süreli ilişkiye girecek üyelerden çok, kendi iç hedeflerini ve pazarlama amaçlarını düşünerek hareket etmeleridir. Bu nedenle e-mail listesine üye olan müşterilerin çıkarları gözetilerek oluşturulan ve dağıtılan e-mail programlarına çok nadir rastlanır. Eğer geniş bir üye listesine sahip olmak istiyorsanız, e-mail programınızın üyelerinize ne gibi yararlar sağlayacağını ayrıntılı olarak gözden geçirin.</p>

<p>E-mail programınızın ve markanızın etkili olabilmesi için öncelikle müşterilerinize ve web site ziyaretçilerinize değerli bir öneri sunması gerekir (bir katalog ya da çağrı merkezi yoluyla e-mail adresleri toplayan bir satıcıysanız, hazır bir dosya gibi). Önemli olan müşterilere değerli, gerçek ve hiçbir yerde bulamayacakları eşsiz teklifler sunabilmektir. Kullanıcılarınıza okumaya, cevaplamaya ve üye olmaya değebilecek, ikna edici bir içerik gösterebilmeniz gerekir.</p>

<p>Aslında her şey öncelikle veritabanınıza üye olmayı düşünen kullanıcılarla yaptığınız, izinli e-mail sözleşmesini kapsayan, ilk üyelik süreciyle başlar. Bu bir kontrattır ve her kontratta olduğu gibi e-pazarlamanın herhangi bir aşamasında da bu kontratı ihlal ederseniz, bundan ötürü cezalandırılabilirsiniz. Kullanıcılarınız üyelikten ayrılabilir ya da izin almış olsanız bile, sizi spam belgeler göndermek yüzünden damgalayabilirler.</p>

<p>İşte bu gibi sorunlarla karşılaşmak istemiyorsanız ve e-mail üyelik sürecinin hem sizin için hem de müşterileriniz ve beklentileriniz açısından sorunsuz geçmesini istiyorsanız, bu süreci garantiye almak için üyelerinizin aşağıdaki sorularına cevap verin. </p>

<p><strong>Neler yapabileceğinizi söylediniz mi?</strong></p>

<p>E-mail içeriğinizde ne gibi bilgilere yer vereceğinizi düzgün bir şekilde açıklayın. Eğer müşterilerinize her ay özel indirimler sunacaksınız, bunu üyelerinize anlatın. Eğer onları daha önce denenmiş başarılı yöntemler konusunda bilgilendirmek istiyorsanız, daha açık olun. Konu e-mail olunca, hiç kimse sürprizlerden hoşlanmaz. Sadece "E-bülten listemize üye olun" diyerek, onları ikna edebileceğinizi düşünmeyin; çünkü bu cümle sizin potansiyel müşterilerinize hiçbir şey ifade etmez. E-mail'lerinizde genel olarak neler bulabileceklerini, ne gibi faydalar elde edebileceklerini onlara mutlaka anlatın.</p>

<p><strong>Neden bahsettiğinizi gösterebilir misiniz?</strong></p>

<p>Tıpkı pastanelerde ikram olarak sunulan renkli şekerler gibi örnek e-bültenler de çok daha etkili bir satın alma sürecinin başlamasına ve potansiyel müşterilerinizin alıcılara dönüşmesine sebep olabilir. Ayrıca üyelik sürecinin başlamasını tetiklerken, potansiyel üyelerinizin çok sayıda gereksiz e-mail alacaklarına dair duydukları korkuyu da hafifletir. E-bülteninizde ve diğer e-mail iletişiminizde sunacağınız içeriğe güvenmeli ve onu müşterilerin satın alabileceğini düşünerek, zevkle servis etmelisiniz.</p>

<p><strong>Gönderim sıklığı ne olacak?</strong></p>

<p>Sizden hangi sıklıkta e-mail alacağını bilmek, bir üyenin en doğal hakkıdır. Kullanıcı, sizden alacağı e-mail'lerin zamanına göre (günlük ya da aylık) üyeliği kabul etmeye karar verebilir. Bu nedenle müşterilerinizi asla kandırmayın. Sizden üç ayda bir e-bülten almak için üye olmuş birisine, haftada üç kere e-bülten gönderirseniz, üyelik sözleşmesini bozmuş ve müşterinizin güvenini istismar etmiş olursunuz. Ne yazık ki firmalar bu konuda üstlerine düşeni yapmak istemiyorlar. Hatta RetailEmail.Blogspot tarafından yapılan bir araştırmada, satıcıların sadece yüzde 7'sinin, alıcılara ne sıklıkta e-mail alacaklarına dair bilgi verdiği açığa çıktı.</p>

<p><strong>İçinde beni ilgilendiren ne olacak?</strong></p>

<p>Baştan çıkarıcı bir ödül, genelde müşterilerle iyi ilişkiler kurmanızı ve çok sayıda kişinin e-mail listenize üye olmasını sağlar. Bununla birlikte vereceğiniz ödül, sadece hedef müşterilerinizin özel ilgi alanlarına hitap edebilecek değerli bir şey olmalıdır. Aksi halde üye oldukları halde e-mail'lerinizle asla ilgilenmeyecek, sadece ödül için üyeliği kabul etmiş insanlardan oluşan bir listeye sahip olursunuz. Ama güçlü ve uygun bir başlangıç hediyesi/önerisi, insanların e-mail'lerinizde gerçekten değerli şeyler bulabileceklerine inanmalarını sağlar. Aklınızda bulunsun, eğer tek yaptığınız web sitenizin ana sayfasını kesip yapıştırarak e-mail şablonu olarak göndermekse, bunu yapmayın. Sonuçta insanlar web sitenize girip bakabilirler, bunun için e-mail göndermenize gerek yok.</p>

<p><strong>Bir öneride bulunabilir miyim?</strong></p>

<p>Yeni e-mail üyelerinizin bazı içerikleri seçmesine, ister HTML formatı, ister gönderim sıklığı, dil ve e-bülten menüsü konusunda olsun, kendi üyelikleri üzerinde kontrol sahibi olmalarına izin verin.</p>

<p><strong>Benim hakkımda ne kadar çok şey bilmek istiyorsunuz?</strong></p>

<p>İnsanlardan topladığınız bilgiler de onların e-mail programınıza üye olmayı kabul edip etmemelerinde etkili bir neden olabilir. Genelde dört ya da beşten fazla bilgi alanına sahipseniz, potansiyel üyelerinizi kaybedebilirsiniz. Eğer üyelerinizi gruplandırmak istemiyorsanız, onlara sadece isimlerini ve e-mail adreslerini sormanız yeterli. Bir başka etkili yöntem de ilk adımda sadece e-mail adresini öğrenmek, ikinci adımdaysa çok daha detaylı bilgi toplamaya çalışmaktır. Böylelikle ilk adımda e-mail adreslerini almakta çok daha az engelle karşılaşır, sonrasında müşteriden daha çok bilgi almak konusunda şansınızı artırabilirsiniz.</p>

<p><strong>Neden size güvenmeliyim?</strong></p>

<p>Her firmanın gizlilik politikasına sahip olması gerekir. Gelecekteki müşterilerinizin sizin saygın bir gizlilik politikası olan, yasal bir şirket olduğunuza inanmaları için bir link koyun ve gizlilik politikasına erişimi kolaylaştırın. RetailEmail Blogspot'un bu konuyla ilgili yaptığı çalışma, bu alanda başı çeken online satıcıların yüzde 50'sinin, e-mail üyelik sürecinde potansiyel müşterilerini gizlilik politikasına yönlendirdiklerini gösterdi.</p>

<p><strong>Benim için ne kadar kolay olacak?</strong></p>

<p>E-mail üyelik sürecinin sıkıntılı olmaması, müşterilerinizin sizin hakkınızdaki ilk izlenimlerinin güçlü olmasına ve nasıl bir deneyim yaşayacaklarını anlayabilmelerine neden olur. Bu nedenle üyelik formunuzun ana sayfada bulunmasına ve büyük bölümünün oradan doldurulabilmesine dikkat edin. E-mail servis sağlayıcısı Silverpop tarafından yapılan bir araştırma, firmaların yüzde 80'inin üyelik formlarını ana sayfada yayınladıklarını gösterdi. </p>

<p><strong>Hemen onay alabilecek miyim?</strong></p>

<p>Bir e-mail listesine kayıt olduktan sonra, onay mail'i ya da daha kötüsü uzun bir süre boyunca hiç e-mail alamamak, müşteri açısından sinir bozucudur. Onay e-mail'i sözlerinizi yerine getireceğinizi kanıtlamanız ve yeni üyenizi kendinize bağlamanız için önemlidir. Silverpop'un yaptığı araştırma, firmaların yüzde 27'sinin, yeni üyelerine kayıtlarının kabul edildiğine dair bir onay mail'i göndermedikleri için başarısızlığa uğradığını gösterdi. Bu e-mail ilişkilerinizde katalizör görevi görür. <br />
	</p>
<p><br />
	</p>
<p>Merve Şahver Erdönmez</p>
<p>euro.message E-Pazarlama Uzmanı</p>
<p>sahver.erdonmez@euromsg.com<br />
	</p></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">İyi Bir E-pazarlama Yöneticisi Olmanın Sırları</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-247-1-1/euromessage__tr/blog/blog/iyi_bir_epazarlama_yoneticisi_olmanin_sirlari" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-247-1-1/euromessage__tr/blog/blog/iyi_bir_epazarlama_yoneticisi_olmanin_sirlari</id>
	<modified>2009-06-05T17:09:29Z</modified>
	<updated>2009-06-05T17:09:29Z</updated>
	<issued>2009-05-20T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">Gelelim e-pazarlama programlarını yöneten kişilerin tam olarak neye benzediğine ve nasıl davranması gerektiğine. Bu kişiler veri yönetimini yalayıp yutmuş uzmanlar arasından mı, yoksa elinden her iş gelen pazarlama profesyonelleri arasından mı çıkarlar? Peki, bu kişilerin görevi sadece 'Send' tuşuna basmaktan ibaret midir yoksa tüm iletişim stratejilerini yönetmekten mi? Aslında tüm bu sorulara cevabımız evet...</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-247-1-1/euromessage__tr/blog/blog/iyi_bir_epazarlama_yoneticisi_olmanin_sirlari"><p><strong>Gelelim e-pazarlama programlarını yöneten kişilerin tam olarak neye benzediğine ve nasıl davranması gerektiğine. Bu kişiler veri yönetimini yalayıp yutmuş uzmanlar arasından mı, yoksa elinden her iş gelen pazarlama profesyonelleri arasından mı çıkarlar? Peki, bu kişilerin görevi sadece 'Send' tuşuna basmaktan ibaret midir yoksa tüm iletişim stratejilerini yönetmekten mi? Aslında tüm bu sorulara cevabımız evet...</strong></p>



<p>Diğer tüm meslek gruplarında olduğu gibi, e-pazarlama yöneticisinin rolü de şirketten şirkete ve günden güne değişebilir. Bu işe yeni başlayan medya profesyonellerinin de fark edebileceği gibi bu alanda çok sayıda değişik CV vardır ve aynı muhasebe ve hukukta olduğu gibi burada da mükemmel bir özgeçmiş için aranan belli bir kriter yoktur. </p>



<p>Genelde e-pazarlama uzmanlarının çoğu, geleneksel bir pazarlama özgeçmişine sahiptir ve e-pazarlamayı da genelde bu işi yaparken öğrenmişlerdir. Ayrıca bu kişilerin çoğu, promosyon programlarında ve marka yönetimi konusunda uzun yıllar çalışmış tecrübeli isimlerden çıkar. Hatta birçoğu, kendilerini bir anda e-mail dünyasının içinde bulurlar.</p>



<p>Bu koşullar altında bir e-pazarlamacının sahip olması gereken genel kriterler şunlardır:</p>



<p><strong>Deneyim</strong></p>



<p>E-pazarlama, marka etkisi yaratmaktır ve bu işin kesinlikle hafife alınmaması gerekir. Bir firmanın itibarı ve markası, e-mail'den büyük ölçüde etkilenir. Bu nedenle ne yaptığınızı bildiğinizden emin olun ve bunu çevrenizdekilere gösterin. </p>



<p><strong>Esneklik</strong></p>



<p>Sadece 9-5 arası, normal iş saatleri süresinde çalışmaya alışmış kişiler, büyük ihtimalle hızlı temposu ve kaotik atmosferi göz önüne alındığında, e-pazarlamayı zevksiz ve sıkıcı bulacaktır. </p>



<p><strong>Uyumlu çalışma</strong></p>



<p>Şirketin büyüklüğüne göre değişse de genellikle e-pazarlama çalışanları, küçük takımlardan oluşur. Burada en önemli nokta, koordinasyonu sağlayabilmektir. Tasarım ve doğru ürünlerin vurgulanmasından ajanslar sorumlu olsa bile, e-pazarlamanın yeri ayrıdır. E-mail genellikle markalaşma, promosyonlar ve müşteri ilişkileri yönetimi (CRM) gibi temel pazarlama alanlarıyla yakından ilgilidir. Bu nedenle diğer alanlarla uyum içinde çalışmak, bu işin özünü oluşturur. E-pazarlama satış, pazarlama, ürün ve teknoloji gibi alanlarındaki işlevleriyle öne çıksa da, e-mail yönetimi konusunda uzmanlaşmaya çalışan herkes, farklı görüş açılarıyla yüzleşebilmelidir. </p>



<p><strong>Egolarınızdan kurtulun</strong></p>



<p>E-mail'in nadiren ilgi gördüğü ve iyi e-mail programlarının hak ettikleri itibara nadiren kavuştukları düşünülürse, başarılı olduğunuzu düşünseniz bile çok fazla takdir görmeyi beklemeyin. E-mail programınızın ileride çok daha fazla değer kazandıracağını bildiğiniz halde, seksi ve etkili bir pazarlama programının gölgesi altında yaşamaktan mutluysanız, kendinizi iyi hissetmeniz için yeteri kadar sebebiniz var demektir. </p>



<p><strong>Maceracı bir ruh</strong></p>



<p>Kampanyaların asla sona ermediği, test etmenin önemli olduğu ve sık sık batağa saplanma riski taşıyan e-mail dünyasında, pazarlama yöneticilerinin maceracı bir karaktere sahip olmaları ve bir sonraki adımı atmaktan korkmamaları gerekir. Çok daha fazla çalışmak zorunda kalsanız da neyin işe yarayıp yaramadığını öğrenmekten her zaman heyecan duymalısınız. </p>



<p><strong>Sonuçlar için yaşamak</strong></p>



<p>E-mail söz konusu olduğunda, pazarlama dünyasında çalışan diğer insanlardan farklı olarak, yaratıcı bir sanat eseri veya kulağa hoş gelen bir müziğin arkasına saklanarak, bu işin içinden kolayca çıkamazsınız. Çünkü sayılar yalan söylemez Ayrıca sabit ölçümleme, değerlendirme ve düzeltme gibi süreçlerle mutlaka uğraşmanız gerekir. Analizleri ve istatistiksel yöntemleri anlayabilmek çok değerlidir. </p>



<p><strong>Genel görünüm ve detaylara yönelik çalışma</strong></p>



<p>Diğer pazarlama hedefleriyle (marka bilinci yaratmak, geliri artırmak... vb) uyumlu bir çalışma yöntemi izlemeli ama aynı zamanda, e-mail üyelik sayfalarının kontrolü gibi daha sıradan gündelik işleri de büyük hedeflerin içine oturtabilmelisiniz.</p>



<p><strong>Sorunların başında olma isteği</strong></p>



<p>E-pazarlama sürekli değişen bir dünya olduğu için bu değişimi, e-pazarlama yöneticisinin de devamlı takip etmesi ve bu dinamik çevreye uyum sağlaması gerekir. Eğer yerinizde sayarsanız, geri gidersiniz. </p>



<p><strong>Uzman tavsiyeleri</strong></p>



<p>E-pazarlama uzmanı olmaya mı karar verdiniz? O kadar çabuk karar vermeyin. İş ilanlarına, network etkinliklerine ve İnsan Kaynakları departmanına uğramadan önce, bu tavsiyeleri tekrar gözden geçirin. </p>



<p>-"Günlük planlarınızı evde bırakmanız gerekiyor. Bu ortamda ayakta düşünmeli ve düzenli olarak değerlendirme yapmalısınız. Gururunuzu bir kenara bırakın. Bir İnternet sayfasından farklı olarak, e-mail gönderildiği zaman gitmiş demektir. Yaptığınız bir hatayı geri alıp değiştiremezsiniz. Onu ya olduğu gibi bırakır ya da düzeltmek için başka bir gidişat belirlersiniz.<br />
	
	
	
	<strong>Gareth Morgan</strong>, Intercontinental Hotelleri Müşteri İlişkileri Yöneticisi</p>



<p>-"Meslektaşlarınızla bir şeyleri paylaşmak ve onlardan bir şeyler öğrenmek için düzenli olarak seminerlere ve konferanslara katılın. Çok sayıda insan yardım istemeye korkar. Oysa başkalarından öğrenebileceğimiz ne kadar çok şey olduğunu ve insanların birbirleriyle deneyimlerini paylaşmaya ne kadar hevesli olduğunu görünce çok şaşıracaksınız.''<br />
	
	
	
	<strong>Jamie DiCarro</strong>, Heavenly Ham Pazarlama Yöneticisi</p>



<p>-"İşverenler, müşteri tabanını büyüten ve çalıştıkları şirketlerin gelirlerini artırırken, aynı zamanda sabit müşteriler elde edebilen e-pazarlama profesyonellerini bulmaya çalışırlar. E-pazarlama dünyasına adım atmak isteyen çok sayıda insan olduğu düşünülürse, onlara tavsiyem öncelikle interaktif pazarlama alanında bir kursa ya da programa katılmaları. Eğer h¢lihazırda doğrudan pazarlama alanında çalışıyorsanız, farklı bir şirkette e-pazarlama pozisyonu bulmak yerine, öncelikle şu an çalıştığınız firmada kendinizi e-pazarlama alanında geliştirmeye gayret edin.''<br />
	
	
	
	<strong>Wendy Weber</strong>, Crandall Associates Başkanı</p>


<p><br />
	
	
	</p>


<p>Can Özgiller</p>


<p>euro.message E-Pazarlama Uzmanı</p>


<p><span class="gI"><span class="go">can.ozgiller@euromsg.com</span></span></p></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">Yeni E-pazarlama Ortağınızla Çalışmaya Başlamak</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-246-1-1/euromessage__tr/blog/blog/yeni_epazarlama_ortaginizla_calismaya_baslamak" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-246-1-1/euromessage__tr/blog/blog/yeni_epazarlama_ortaginizla_calismaya_baslamak</id>
	<modified>2009-06-05T17:06:11Z</modified>
	<updated>2009-06-05T17:06:11Z</updated>
	<issued>2009-05-20T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">E-mail programınızı farklı bir seviyeye taşımanıza destek olacak yeni ortağınızı seçtikten sonra, şimdi sıra onunla çalışmaya ve sizi hedeflerinize yaklaştırmakta doğru firma olup olmadığını anlamaya geldi. Bir önceki bölümde de anlattığımız gibi burada önemli olan sizi geliştirecek, bir strateji kurmanıza ve yaratmanıza yardımcı olacak firmayı bulabilmektir ki e-mail konusunda uzman olduğunu söyleyen çok sayıda firma da ister uzun dönemli ister proje bazlı çalışmalarda, bu konuda hiçbir eksiğinin olmadığını size kanıtlamaya çalışacaktır.</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-246-1-1/euromessage__tr/blog/blog/yeni_epazarlama_ortaginizla_calismaya_baslamak"><p><strong>E-mail programınızı farklı bir seviyeye taşımanıza destek olacak yeni ortağınızı seçtikten sonra, şimdi sıra onunla çalışmaya ve sizi hedeflerinize yaklaştırmakta doğru firma olup olmadığını anlamaya geldi. Bir önceki bölümde de anlattığımız gibi burada önemli olan sizi geliştirecek, bir strateji kurmanıza ve yaratmanıza yardımcı olacak firmayı bulabilmektir ki e-mail konusunda uzman olduğunu söyleyen çok sayıda firma da ister uzun dönemli ister proje bazlı çalışmalarda, bu konuda hiçbir eksiğinin olmadığını size kanıtlamaya çalışacaktır. </strong></p>



<p><strong>Gerçekler acıdır</strong></p>



<p>Diyelim e-mail programınızdan size önceden vaat edildiği ve sizin düşündüğünüz kadar başarılı sonuçlar alamadınız. Bu durumda yapıcı eleştirileri mutlaka dinleyin. Eğer yeni stratejik ortağınız, sizi bu konuda bilgilendirmiyorsa ve taleplerinizi karşılamıyorsa ya da kendi takımınız bu işle başa çıkabilecek kapasitede değilse, paranızı kesinlikle başka bir yere harcamanız gerekiyor demektir. </p>



<p><strong>Paranızın nereye gittiğini bilin</strong></p>



<p>Sözleşmenin başında, her iki tarafında yükümlülükleri konusunda çok net olması gerekir. Örneğin tüm projeler için bir zaman çizelgesi oluşturabilirsiniz. E-mail strateji projeleri, faaliyet alanlarına ya da müşteri kaynaklarına erişime( araştırmacı anketler ve doküman koordinasyonu) bağlı olarak zamanla değişkenlik gösterebilir. E-mail program bileşenleri kapsamlı olarak denetlenmediği ve onaylanmadığı sürece, e-mail strateji projelerinin genelde üç aydan fazla sürdürülmemesi gerekir. </p>



<p>Fiyatlandırma genelde belli bir anlaşmaya dayandırılarak yapılır. Saat ücreti ve aylık avans üzerinden belirlenebileceği gibi taraflar anlaşırsa, her iki tarafın da yararına olacak şekilde, proje zamanına göre sabit bir ücret üzerinden de fiyatlandırma yapılabilir. </p>



<p><strong>Yürütme</strong></p>



<p>Anlaşma yapıldıktan sonra, ortağınızın aylar sonra elinde çok sayıda dosyayla karşınıza çıkacak şekilde ortadan kaybolmasına izin vermemelisiniz. E-mail programınızın performansını etkileyecek ana veriler ve dokümanlar konusunda ortağınızı mutlaka bilgilendirin ve bu verilere ulaşmasını sağlayın. Sonradan sürprizlerle karşılaşmak istemiyorsanız, haftada bir durum raporu alın. Ortağınız ne kadar iyi olursa olsun, projeyi yönetecek olan asıl kişi, sizsiniz. Eğer maksimum sonuç almak istiyorsanız, bu gerçekle yüzleşmelisiniz. </p>



<p><strong>Çalışanları bilgilendirme</strong></p>



<p>Bu tarz stratejik bir anlaşma yapmayı planlıyorsanız, şirket içindeki çalışanlarınızı da bu konuda ikna etmeniz gerektiğini unutmayın. Eğer daha önce bu konu üzerinde çalışanlara, e-mail programınızın artık üçüncü parti tarafından yürütüleceğini düzgün bir şekilde açıklamazsanız, programınız zarar görebilir. Konuyla ilgili kişileri, bu anlaşmanın takımda bir hayal kırıklığı yaratmasını istemediğinizi, bu anlaşmayı çalışanlar başarısız olduğu için yapmadığınızı, sadece şirketin daha çok ilerlemesi için kimseye etkisi dokunmayacak bir gelişme olduğunu ikna etmelisiniz. Eğer sonuçların herkes tarafından benimsenmesini ve başarılı bir şekilde uygulanmasını istiyorsanız, çalışanlarınızın onayını almak zorundasınız. Ayrıca günlük e-mail çalışmalarınıza tam olarak dahil olmayan IT ve satış departmanlarınızı da bu konuda mutlaka bilgilendirmeyi unutmamalısınız. </p>



<p><strong>Herkes için bir anlam ifade etmesini sağlayın</strong></p>



<p>Stratejilerinizi belirledikten sonra, anlaşma yaptığınız firmanın gelip e-mail kullanan tüm bireylere ve takımlara kendisini tanıtmasını sağlayın. Böylelikle sıra, değişiklikleri ve önerileri uygulamaya geldiğinde, herkes bu işte bir rolünün olduğunu düşünecektir. Toplantıda üst yönetimden birkaç kişinin bulunması, şirketinizin e-mail konusuna gösterdiği özeni tekrar kanıtlamak açısından işe yarar. Ayrıca sunumun tek yönlü olmamasına dikkat edin, katılım sağlayın. Toplantıya mutlaka hazırlıklı gelin ve konuyu her açıdan sorgulayın. </p>



<p><strong>Takip edin</strong></p>



<p>İlk proje tamamlandıktan birkaç ay sonra, e-mail strateji ortağınızın çalışmalarından memnun olabilirsiniz. Bununla birlikte çok sayıda e-mail danışmanlık firması proje tamamlandıktan sonr,a toparladıkları bilgileri açıklamak ve aydınlığa kavuşturmak için sunum yapsa da, müşteri genelde çok daha yakından takibin gerekli olduğunu düşünür. Örneğin projenin ana hedefleri arasında açılma oranlarının artması yer alabilir. Burada müşteri ortaklık yaptığı firmadan uygulanmış testleri getirmesini isteyebilir ve bu testlerin pratiğe geçirilip geçirilmediğini denetlemek isteyebilir. </p>



<p>Ayrıca size bir önerimiz de bu süreci daha sonraki bir tarihte yeniden tekrarlamanız. E-pazarlamanın doğası ne kadar değişirse iş koşulları da o kadar değişebilir. Bu nedenle tavsiyeleri gözden geçirmeli, yöntemlerin güncellendiğinden ve yeni gerçekleri yansıttığından emin olmalısınız. </p>



<p><strong>Çalışmaya başlayın</strong></p>



<p>E-mail stratejileriniz üzerine kurulu 100 sayfadan oluşan bir dokümanı bir dosyaya koyup, onun tozlu raflarda beklemesine izin vermeyin. E-mail programınızı derinlemesine incelemesi için birisine para ödediyseniz, onun pratiğe dökülmesinden sorumlusunuz demektir. Dokümanın içinde bazı eksikler ve hatalar olsa bile hemen işe koyulun ve e-mail programınızı çok daha iyi bir hale getirmeye çalışın. </p>



<p>İnteraktif pazarlama alanında son derece tecrübeli olan Lynn Moss, hem müşteri hem de ajans tarafında çok deneyimli bir isim. Kendisinin e-mail strateji projesi ve yönetimi konusundaki tavsiyelerini mutlaka aklınızda bulundurun.</p>



<p>''Müşteri tarafında yer alıyorsanız, e-mail adreslerini nasıl ele geçirdiğinizi, müşteri kayıtlarınızı, e-mail kampanyalarınızın ölçümlerini ve offline pazarlama çalışmalarınız hakkındaki bilgileri mutlaka ortağınızla paylaşın. E-mail strateji ortağınız size mutlaka yeni bir bakış açısı, yeni bir dil ve müşterilerinizin dikkatini çekecek tavsiyeler verecektir. E-mail kampanyalarınızı optimize etmek istiyorsanız, tavsiye edilen bu değişiklikleri denemeye devam edin.''</p>



<p>'' Eğer e-pazarlama danışmanlığı yapıyorsanız, üst yönetimi e-pazarlama stratejisini bir düşünce biçimi olarak kabul etmeye ikna etmekte zorluk çekebilirsiniz. Ama bu işin başarılı olmasını istiyorsanız, bu stratejinin gelişmesi için kaynak yatırılması konusunda onları inandırmanız gerekir.''</p>

<p><br />
	
	</p>

<p>Can Özgiller</p>

<p>euro.message E-Pazarlama Uzmanı</p><span class="gI"><span class="go">can.ozgiller@euromsg.com</span></span></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">Amaca Uygun Hareket Etme</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-248-1-1/euromessage__tr/blog/blog/amaca_uygun_hareket_etme" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-248-1-1/euromessage__tr/blog/blog/amaca_uygun_hareket_etme</id>
	<modified>2009-06-04T18:01:41Z</modified>
	<updated>2009-06-04T18:01:41Z</updated>
	<issued>2009-05-20T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">Eğer şimdiye kadar size, e-pazarlama hakkında işinize yarayacak, değerli bilgiler vermeseydik, büyük ihtimalle şu an bu satırları okumuyor olurdunuz. İşte müşterilerinize ve üye olması muhtemel kişilere göndereceğiniz alakasız ve işe yaramayan mesajlar da garanti ediyoruz, aynı etkiyi yaratır. </summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-248-1-1/euromessage__tr/blog/blog/amaca_uygun_hareket_etme"><p><strong>Eğer şimdiye kadar size, e-pazarlama hakkında işinize yarayacak, değerli bilgiler vermeseydik, büyük ihtimalle şu an bu satırları okumuyor olurdunuz. İşte müşterilerinize ve üye olması muhtemel kişilere göndereceğiniz alakasız ve işe yaramayan mesajlar da garanti ediyoruz, aynı etkiyi yaratır. </strong></p>

<p>Kesinlikle açgözlü olmayın. Doğru zamanda, doğru içerikle gönderilmiş e-mail'lerden alınan sonuçlar, bazı pazarlamacıları çok daha fazla kar edebilecekleri yanılgısıyla, çok sayıda alakasız ileti göndermeye teşvik edebilir. Bu da e-mail'in gerçek gücünün ölmesine ve alıcıların yabancılaşmasına neden olur. Alıcılarınız için değeri olmayan mesajlar gönderiyorsanız, uygulamaya koyduğunuz stratejilerin, taktiklerin ve başarılı yöntemlerin onların gözünde hiçbir değeri kalmaz. </p>

<p><strong>Bu ne anlama gelir?</strong></p>

<p>Burada, e-mail'lerinizi alıcılarınızın gözünde kişiselleştirmek için iletilerde üyelerinizin ilk isimlerini kullanmanız gerektiğini söylemiyoruz. Bunu zaten yapıyor olabilirsiniz. Burada daha çok müşteriler hakkında bildiklerinizi avantaja dönüştürerek, onlara bu bilgiler doğrultusunda, doğru zamanda ileti göndermekten bahsediyoruz. Genelde uygun bir e-mail, alıcı için değerli bir içeriğe sahiptir(indirim haberi ya da yararlı bir tavsiye olabilir) ve alıcı hakkında bilgi sahibi olduğunuzu gösterir (örneğin içerik ve zamanlama alıcının ihtiyaçları göz önünde bulundurularak oluşturulmuştur).</p>

<p>JupiterResearch tarafından yapılan bir araştırmaya göre fiyat faktöründen sonra, satın alma kararlarını en çok etkileyen şey, uygun mesajlar göndermektir. Çok kısa bir zaman önce satın almayı düşündükleri bir ürünü müşterilere sunmak, anında satın almayı yüzde 60, ertelenmiş satın almalarıysa yüzde 58 oranında artırır. Konu alanını kişiselleştirmekse, anında satın almalarda sadece yüzde 9 oranında, ertelenmiş satın almalardaysa yüzde 8 oranında etkilidir. </p>

<p>Uygun mesajlar göndermenin çok sayıda yolu vardır. Bunların en önemlilerinden ikisi, uygun bir içerik ve değerli bir teklif sunmaktır. Müşteriye değerli bir içerik ya da düzgün bir telif sunmazsanız, mesajınız çok büyük bir ihtimalle alıcıya alakasız görünecektir. Bunda zamanlamanın, geri çevrilemeyecek eşsiz teklifler sunmanın ve her müşteriyi satın almaya iten nedenleri bilmenin de önemi vardır. Bu nedenle verilerinizi doğru kullanmayı öğrenin. Sizden içerik almayı kabul etmiş ve üye olmuş insanlar zaten ilk adımı atmış. Şimdi ipler sizin elinizde...</p>

<p>Bakalım uygun mesajlar göndermenin, e-mail programınız üzerindeki etkileri nelermiş?</p>

<p><strong>Bağlılık oluşturur</strong></p>

<p>Müşterilerinize görmek istedikleriyle alakası olmayan ve içeriği sürekli değişen mesajlar gönderiyorsanız, büyük ihtimalle sizinle ilişkiyi kesmek isteyeceklerdir. Diğer yandan e-mail'lerinizi, iletişim kurma hedeflerinize uygun içeriklerle gönderiyorsanız, müşterilerinizin markanıza olan bağımlılığı tavana vuracaktır.</p>

<p><strong>Gönderi etkisi</strong></p>

<p>Uygun mesajlar göndermek sadece marka bağımlılığını değil; mesajlarınızın daha fazla kişi tarafından okunmasını da sağlar. Eğer müşterileriniz, e-mail programınıza kuponlar veya sizin müşteriyi çekmek için sunduğunuz farklı teklifler nedeniyle üye olmuşsa, ama sizden bunların tamamen dışında iletiler alıyorlarsa, sizi spamci olarak şikayet edebilirler. Eğer çok sayıda insan bunu yaparsa, gelecekte gönderdiğiniz e-mail'lerin ISP'ler tarafından bloke edileceğinden emin olabilirsiniz.</p>

<p><strong>Müşteri kitlenizi genişletir</strong></p>

<p>Eğer alıcılarınıza değer verdikleri mesajlar gönderirseniz, büyük ihtimalle onlardan beklediğiniz davranışı sergileyecek (ürünlerinizi satın alacak) ya da sizin mail'lerinizi tanıdıkları diğer insanlara göndereceklerdir. Üyelerinizin pazarlama çabalarınızı desteklemesine izin verin. Ne de olsa forward edilmiş mail, alıcının yakından tanıdığı ve güvendiği bir arkadaşından geliyorsa, çok daha etkili olur. </p>

<p><strong>Kalabalığın içinde ayakta kalmanızı sağlar</strong></p>

<p>Diyelim birisi uygun fiyata ürün satın alabilmek için sizin e-mail programınıza üye oldu. Eğer rakiplerinizden biri benzer bir teklifle karşısına çıkarsa, aynı kişi rakibinizin programına da üye olacaktır. Bu gibi durumlarda doğru zamanda en uygun teklifi yaparsanız, kazanan siz olursunuz. </p>

<p>E-mail'lerinizin okunmasını ve size geri dönmesini istiyorsanız, ilerleyen sayfalardaki frekans, konu satırları, kişiselleştirme ve gruplara ayırma kısımlarına da mutlaka göz attın. Bir sonraki bölümde bu yöntemleri nasıl gerçekleştirmeniz gerektiğini görecek, hedeften ayrılmamak için neler yapmanız gerektiğini öğreneceksiniz. <br />
	</p>
<p><br />
	</p>
<p>Berrin Ilci</p>
<p>euro.message E-Pazarlama Uzmanı</p>
<p>berrin.ilci@euromsg.com<br />
	</p></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">Dışarıdan Mı Yoksa İçeriden Mi Yöneteceksiniz?</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-244-1-1/euromessage__tr/blog/blog/disaridan_mi_yoksa_iceriden_mi_yoneteceksiniz_" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-244-1-1/euromessage__tr/blog/blog/disaridan_mi_yoksa_iceriden_mi_yoneteceksiniz_</id>
	<modified>2009-06-04T17:47:30Z</modified>
	<updated>2009-06-04T17:47:30Z</updated>
	<issued>2009-05-20T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">Bütçenizi planlamaya başladıysanız veya garanti altına aldığınız bütçenizi e-mail'e harcamaya karar verdiyseniz; yaratıcı unsurlarınızı, stratejinizi ve uygulama sürecinizi dışarıya (başka bir firmaya) mı yaptıracağınıza, yoksa bu süreci ve diğer önemli öğeleri kendi içinizde mi halledeceğinize karar vermeniz gerekiyor. 
</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-244-1-1/euromessage__tr/blog/blog/disaridan_mi_yoksa_iceriden_mi_yoneteceksiniz_"><p><strong>Bütçenizi planlamaya başladıysanız veya garanti altına aldığınız bütçenizi e-mail'e harcamaya karar verdiyseniz; yaratıcı unsurlarınızı, stratejinizi ve uygulama sürecinizi dışarıya (başka bir firmaya) mı yaptıracağınıza, yoksa bu süreci ve diğer önemli öğeleri kendi içinizde mi halledeceğinize karar vermeniz gerekiyor. </strong></p>


<p>Size dışarıdan destek olacak e-mail uzmanlarından aşağıdaki konularda yardım alabilirsiniz. </p>


<ul class="list">
	
	
	<li>Strateji kurma ve başarılı yöntemler</li>
	
	
	<li>Kampanya yönetimi ve gönderimi</li>
	
	
	<li>Yaratıcı servisler</li>
	
	
	<li>CAN-SPAM uyumluluğu ve gizlilik hakları</li>
	
	
	<li>Gelen kutusunu optimize etme ve listeyi genişletme</li>
	
	
	<li>Program analizi ve Benchmarking</li>
	
	
	<li>Mesaj gönderimi/teknoloji platformu</li>
	
	
	<li>E-mail tasarımı, metin yazarlığı ve içerik oluşturma</li>
	
	
	<li>Yasalara uyumluluk/ gizlilik hakları</li>


</ul>


<p>Eğer e-mail programınız için dışarıdan destek almaya karar verdiyseniz, bu konuda önceden biraz çalışma yapmalısınız. Sonuçta bu, e-mail programınızın geleceğini etkileyecek çok önemli bir karar. Aşağıdaki sorulardan bazıları, e-mail programınızı tamamlayacak stratejik bir ortağa hazır olup olmadığınızı belirleyebileceği gibi kaynaklarınızı kendi içinizde bir program oluşturmak için kullanmanız gerektiği konusunda da size fikir verebilir. </p>


<ul class="list">
	
	
	<li>E-mail, müşterileriniz ve potansiyel müşterilerinizle ilişkilerinizde giderek daha önemli bir rol oynuyor mu?</li>
	
	
	<li>Satış yapmak için e-mail'e bağımlı mısınız? Müşteri tabanınızı haberler, servisler ve promosyonlar hakkında güncel olarak bilgilendiriyor musunuz?</li>
	
	
	<li>Siz ve takımınız, e-mail programını planlayacak, yönetecek, analiz edecek ve optimize edecek kadar yeterli deneyime, uzmanlığa, zamana ve isteğe sahip misiniz?</li>
	
	
	<li>E-pazarlama, iş modelinizin ve günlük faaliyetlerinizin çekirdeğini oluşturuyor mu?</li>
	
	
	<li>Hukuki konularda, finans ve reklam gibi başka alanlarda dışarıdan yardım alıyor musunuz?</li>
	
	
	<li>Yönetim ve yüksek yatırım getirisi gibi sizin içeriden halledemediğiniz diğer programlarda, başka pazarlama ajanslarıyla ortaklık kuruyor musunuz?</li>


</ul>


<p><strong>E-mail'lerinizi gönderirken sahip olduğunuz seçenekler:</strong></p>


<ul class="list">
	
	
	<li>İçerideki teknolojik sistemleri kullanarak, e-mail'leri oluşturmak ve yürütmek</li>
	
	
	<li>Bir e-mail sağlayıcısının platformunu satın alarak ( ya da yazılımı bir servis gibi kiralayarak), kampanyalarınızı göndermek.</li>
	
	
	<li>Kampanyalarınızın ön ve arka planlarını yürütecek bir firmayla ortaklık yapmak. </li>


</ul>


<p> Çok sayıda firma bu teknolojiyi içeride halletmektense, e-mail kampanyalarını göndermek için bir e-mail servis sağlayıcıdan (ESP) destek alırlar. Kampanyanın başlangıcı, gelişimi ve yönetimi şirketlere göre değişir. Bazı firmalar, e-mail servis sağlayıcılarıyla veya ajanslarıyla işbirlikçi bir yaklaşımla çalışmayı tercih ederken, bazıları tüm bu süreçleri kendi içlerinde halletmek ister. </p>


<p> E-mail servis sağlayıcıların çoğu, kampanya araçları gibi profesyonel servisler sunar. Bazılarıysa, tüm bu yaklaşımların bir bileşimini kullanmayı tercih eder. Burada sihirli bir formül yoktur. En doğru kararı şirketinizin kaynaklarına, hedeflerine ve ihtiyaçlarına bakarak verebilirsiniz. </p>


<p> Şu an piyasada halen e-pazarlama konusuna geçici olarak bakan çok sayıda şirket var. Bunlardan bazıları küçük bir içerik yaratıp, dosyaya bir görsel ekleyip, pazarlama yöneticisinin Outlook programı üzerinden veri tabanlarını BCC alanına girerek, bu işi halletmeye çalışıyor. Diğerleriyse çok daha az sofistike yöntemler kullanıyorlar: Firmanın tüm e-mail listesini 'kime' alanına kopyalayıp, sonra da kibriti çakıyorlar. Böylece binlerce e-mail adresi potansiyel spamcilerin, ateşli satıcıların ve aşırı derecede meraklı kişilerin eline geçmiş oluyor. Tabii ki bu baştan savma ve özensiz yöntemlerin hiç birisi, e-pazarlamayla elde edebileceğiniz potansiyel bilgi hazinesine ulaşmanızı sağlamıyor. (Tek bir okundu iletisinin, raporlama anlamına gelmediğini aklınızdan çıkarmayın)</p>


<p><strong>Uzman Görüşleri</strong></p>


<p>E-pazarlama uzmanlarının çoğu, e-mail programınızın en azından bazı bölümleri konusunda dışarıdan destek almanızı tavsiye edecektir. Pazarlamacıların çoğu programlarını kendi içlerinde yürüterek daha fazla kar edeceklerine, iç kaynaklarını daha etkili bir şekilde kullanacaklarına ve güçlendirilmiş daha yeni bir yazılımla bu işin altından kalkabileceklerine inanırlar. Oysa bu, çok hatalı bir bakış açısıdır; çünkü e-mail programı genişledikçe verilerin, üye bilgilerinin ve şirket stratejilerinin tek bir departman tarafından takip edilmesi giderek zorlaşır. </p>


<p>Aklınızda bulunsun; etkili kampanyalar yapmak istiyorsanız, bunun için kaynak ayırmanız gerekir. Hem küçük hem de büyük ölçekli işletmeler, başarılı bir kampanya yürütmek için bu alanda eğitilmiş, yeterli donanıma sahip uzmanlara sahip olmadıkları sürece, e-pazarlama girişimleri için dışarıdan destek almak zorundadır. Etkili bir takımla yaratıcı tasarım, içerik yönetimi, metin yazarlığı, kodlama, liste ve veritabanı yönetimi, strateji kurma ve analiz etme gibi çok sayıda işin üstesinden gelebilirsiniz.</p>


<p><strong>Uzmanlaşmak zaman alır</strong></p>


<p>Hala bu konuda bazı şüpheleriniz varsa, bir de şu açıdan düşünün: Kaç tane firma kendi reklam filmlerini, özel reklam ajanslarına ya da prodüksiyon şirketlerine çektirmek varken, kendileri çekmeyi tercih eder? Eğer bir işte uzman değilseniz, önünüzde iki seçenek var: Ya o işte uzmanlaşacaksınız ya da işinin ehli birisiyle çalışacaksınız. Eğer pazarın taleplerini karşılamak istiyorsanız, bir uzmanla birlikte çalışmak genelde en iyi sonucu verir. </p>


<p>İster e-pazarlama programınızı dışarıya havale edin, ister kendi içinizde halledin, bu konuda sadece teknik ve stratejik uzmanlık kazanmanız yeterli değildir. E-pazarlamayı düzgün bir şekilde yönetmek için aynı zamanda koşulları, prosedürleri ve başarılı yöntemleri bilmeniz gerekir. Eğer amacınız işinizi hızlı bir şekilde büyütmekse, e-mail programınızı dışarıya yaptırarak, daha önemli büyüme planları üzerinde yoğunlaşabilirsiniz. </p>


<p>Bununla birlikte ne kadar para ya da kaynak harcarsanız harcayın, başarılı bir e-pazarlama programının tüm gereksinimlerini karşılamanız imkansızdır. Etkili müşteri ilişkileri kurmak istiyorsanız zamana, yatırıma ve uzun süreli müşteri bağlılığına ihtiyacınız olduğunu unutmayın. Gerçek sonucu ancak müşteri sadakatiyle alacağınız düşünülürse, bunun için yapacağınız tüm yatırıma değer. Onlara ulaşmanın en kolay yolu, bu konuda uzmanlaşmış kişilerin bilgi ve deneyimlerinden yararlanmaktır. Daha önce de belirttiğimiz gibi e-mail'in maliyeti düşüktür, ama ona ne kadar yatırım yaparsanız, yatırdığınızın daha fazlasını alırsınız. Eğer yeteri kadar bütçeniz varsa, e-mail programınızı ya da en azından e-mail stratejinizi dışarı havale etmek, size artı puan olarak geri dönecektir. <br />
	
	</p>

<p><br />
	
	</p>

<p>Can Özgiller</p>

<p>euro.message E-Pazarlama Uzmanı</p>

<p><span class="gI"><span class="go">can.ozgiller@euromsg.com</span></span></p></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">Bütçe  Kısıldığı Zaman E-mail Programını Canlı Tutmak</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-243-1-1/euromessage__tr/blog/blog/butce__kisildigi_zaman_email_programini_canli_tutmak" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-243-1-1/euromessage__tr/blog/blog/butce__kisildigi_zaman_email_programini_canli_tutmak</id>
	<modified>2009-06-03T18:21:50Z</modified>
	<updated>2009-06-03T18:21:50Z</updated>
	<issued>2009-05-20T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">E-mail bütçenizi artırmak için elinizden geleni yaptınız, ama ne yazık ki bunu gerçekleştirmeniz için gereken miktarda paranız yok. Şirketlerin bütçeleri bazı dönemlerde artabileceği gibi bazı yıllarda da düşebilir.  Ayrıca özellikle ekonomik durgunluğun yaşandığı dönemlerde, en önce reklam ve pazarlamaya ayrılan bütçeler kısılır. Oysa böyle dönemlerde bile e-pazarlama programınızı kesintiye uğratmadan devam ettirebilirsiniz. Peki, ama nasıl ve neden diye sorduğunuzu duyar gibiyiz... 
</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-243-1-1/euromessage__tr/blog/blog/butce__kisildigi_zaman_email_programini_canli_tutmak"> 


<p><strong>E-mail bütçenizi artırmak için elinizden geleni yaptınız, ama ne yazık ki bunu gerçekleştirmeniz için gereken miktarda paranız yok. Şirketlerin bütçeleri bazı dönemlerde artabileceği gibi bazı yıllarda da düşebilir. Ayrıca özellikle ekonomik durgunluğun yaşandığı dönemlerde, en önce reklam ve pazarlamaya ayrılan bütçeler kısılır. Oysa böyle dönemlerde bile e-pazarlama programınızı kesintiye uğratmadan devam ettirebilirsiniz. Peki, ama nasıl ve neden diye sorduğunuzu duyar gibiyiz... </strong></p>


<p>Müşterilerinizin sizinle e-mail yoluyla iletişim kurmak istediklerini (bunun için size izin verdiklerini) hatırlıyorsunuz değil mi? E-pazarlamaya uzun süredir yatırım yapıyorsanız, bu süreci tam ortasında durdurmak, sizin daha fazla zararınıza olabilir. Sonuçta başka hangi iletişim kanalı, size müşterilerinizle devamlı birebir ilişki kurabilme fırsatını sunabilir ki? Hem de çok daha uygun bir fiyata?</p>


<ul class="list">
	
	
	<li><strong>E-mail bütünleyici bir kanaldır</strong></li>


</ul>


<p>E-mail programlarını, ileriye dönük ve daha geniş kapsamlı pazarlama çabalarınız için de rahatlıkla kullanabilirsiniz. Özellikle pazarlama ve marka hedeflerinizle genel anlamda entegre ettiğiniz taktirde, e-mail'den çok daha fazla kar sağlayacağınız çok açık. Eğer e-mail'e destek vermeyi bırakırsanız, size yüksek pazarlama hedeflerinizi yakalamanızda yardımcı olacak en kişisel ve doğrudan metotlardan birini görmezden gelmiş olursunuz. </p>


<ul class="list">
	
	
	<li><strong>Pazarlama ve iş stratejilerindeki planlarınızı değiştirebilir</strong></li>


</ul>


<p>Firmanızla ilgilenen insanlara yenilikleri haber vermenin en kısa ve hızlı yolu, üye listenize belli aralıklarla, güncellenmiş ve onların ilgisini çekecek e-mail'ler yollamaktır. Eğer zamanlama sizin için önemliyse, e-mail başvurabileceğiniz en iyi yöntemdir. </p>


<ul class="list">
	
	
	<li><strong>Kampanya içeriklerinizi ve yaratıcı önerilerinizi başka nasıl test edebilirsiniz?</strong></li>


</ul>


<p>Daha önce de sözünü ettiğimiz gibi e-mail, yaratıcı unsurlarınızı test etmeniz, onları tekrar uygulayıp uygulamamaya karar vermeniz ve özel teklifleri değerlendirmeniz için size benzersiz bir fırsat sunar. Böylece onları çok daha pahalıya mal olan pazarlama kanallarında kullanmadan önce, test edebilme şansına da kavuşmuş olursunuz. </p>


<ul class="list">
	
	
	<li><strong>E-mail başarınızı saptamanızı sağlayacak verilere kavuşmanızı sağlar</strong></li>


</ul>


<p>E-pazarlamacıların çoğu, 24 saat içinde kampanyalarının başarısını ölçebilir ve bu doğrultuda gerekli eklemeleri yapabilir. E-mail, diğer pazarlama platformları gibi 'bekle ve gör' tarzı bir ölçümleme yaklaşımını benimsemez. </p>


<ul class="list">
	
	
	<li><strong>E-mail bir marka aracıdır</strong></li>


</ul>


<p>Bu konudaki görüşler değişkenlik gösterse de, e-mail marka bilinirliğini ve itibarını artırmasının (hem iyi hem de kötü anlamda) yanı sıra sürekli devam eden bir etki de sağlar. Bu nedenle e-mail'in markanızı güçlendirme konusundaki yeteneğini asla göz ardı etmemelisiniz. Bununla birlikte yaptığınız e-mail kampanyalarıyla müşteri gözünde olumsuz bir profil çizdiğinizde, marka imajınızın bozulabileceğini de unutmamalısınız. </p>


<ul class="list">
	
	
	<li><strong>E-mail diğer maliyetleri kısar</strong></li>


</ul>


<p>E-mail, genel olarak ilişkileri geliştiren ve gelirleri arttıran bir araç olarak kabul edilir. Bununla birlikte e-mail'in öne çıkmayan etkilerinden biri de diğer alanlara yapılan harcamaları kısmasıdır. Bu nedenle maliyeti düşürmek isteyen birçok şirket, e-pazarlamaya merkezi bir rol verir. Sonuçta e-mail gerekli bilgileri müşteriye önceden gönderebilme gibi özellikleriyle sizin baskı, çağrı merkezi ve 'direct mail' harcamalarınızı minimuma indirebilir. </p>


<p><strong>E-mail bulaşıcıdır</strong></p>


<p>Etkili e-mail mesajları göndererek, alıcılarınızın onları başkalarına forward etmelerini ve pazarlama çalışmalarınızda size yardımcı olmalarını sağlayabilirsiniz. Bu da pazarlama çabalarınıza artı puan olarak yansır. Kampanya değerinizin ne kadar yükseleceği düşünülürse, viral pazarlamanın gücü oldukça tatmin edicidir. Tabii bir mesajın, alıcılarınız vasıtasıyla başkalarına aktarılabilmesi için o mesajın eşsiz, değerli, ikna edici ve merak uyandırıcı olması gerektiğini aklınızdan çıkarmayın. </p>


<p><strong>ROI tartışması</strong></p>


<p>Daha önce de irdelediğimiz gibi şirketlerin ekonomik durumu ne olursa olsun, e-mail'in son derece yüksek yatırım getirisine (ROI) sahip olması, e-pazarlamanın neden bu kadar istikrarlı bir şekilde kullanıldığını açıklar. E-mail kampanyalarının tamamen takip edilmesi ve size büyük miktarda para kazandırması bile e-mail'in pazarlamada neden sabit bir öğe olarak kalacağının ispatıdır. Bununla birlikte e-mail bütçenizi arttırmanın çok sayıda farklı yolu olsa da öncelikle e-mail'den kazandıklarınızı kendi içinizde yönetip yönetemeyeceğinize karar vermeniz gerekir.</p>

<p><br />
	
	</p>

<p>Ezgi Doğanay</p>

<p>euro.message E-Pazarlama Uzmanı</p>

<p>ezgi.doganay@euromsg.com<br />
	
	</p></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">Bütçe Yönetimi İçin E-mail Roi (yatırım Getirisi) Kullanmak</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-242-1-1/euromessage__tr/blog/blog/butce_yonetimi_icin_email_roi_yatirim_getirisi_kullanmak" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-242-1-1/euromessage__tr/blog/blog/butce_yonetimi_icin_email_roi_yatirim_getirisi_kullanmak</id>
	<modified>2009-06-03T18:18:55Z</modified>
	<updated>2009-06-03T18:18:55Z</updated>
	<issued>2009-05-20T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">E-mail, pazarlama bütçelerinde uzun süre boyunca kızıl saçlı üvey çocuk muamelesi gördü. Çünkü e-mail'in geri dönüşünün nispi maliyeti düşüktü ve bu nedenle çok sayıda firma, pazarlama bütçesinde e-mail'e büyük pay ayırmayı gereksiz görüyordu. Aslında e-mail şimdiye kadar kendi başarısının kurbanı olmasaydı, günümüzde çok daha güçlü bir konuma kavuşmuş olabilirdi. Bu konuda çok saygı duyulan bir araştırmacıya göre, e-mail o kadar etkili bir yöntem ki sergilediği yüksek performans yüzünden, bütçeden ne yazık ki hak ettiği payı almayı başaramıyor.</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-242-1-1/euromessage__tr/blog/blog/butce_yonetimi_icin_email_roi_yatirim_getirisi_kullanmak"> 




<p><strong>E-mail, pazarlama bütçelerinde uzun süre boyunca kızıl saçlı üvey çocuk muamelesi gördü. Çünkü e-mail'in geri dönüşünün nispi maliyeti düşüktü ve bu nedenle çok sayıda firma, pazarlama bütçesinde e-mail'e büyük pay ayırmayı gereksiz görüyordu. Aslında e-mail şimdiye kadar kendi başarısının kurbanı olmasaydı, günümüzde çok daha güçlü bir konuma kavuşmuş olabilirdi. Bu konuda çok saygı duyulan bir araştırmacıya göre, e-mail o kadar etkili bir yöntem ki sergilediği yüksek performans yüzünden, bütçeden ne yazık ki hak ettiği payı almayı başaramıyor.</strong></p>




<p>Aşağıda size vereceğimiz istatistikleri değerlendirdiğinizde, e-mail'in bütçeden neden bu kadar küçük bir pay aldığına siz de inanamayacaksınız.</p>




<ul class="list">
	
	
	
	
	<li>E-pazarlamaya harcanan her dolar, pazarlamacılara tahmini 46 dolar ROI(yatırım getirisi) olarak geri döner. </li>
	
	
	
	
	<li>E-mail'in ROI indeksi, diğer doğrudan pazarlama yöntemlerine göre yüzde 70 daha yüksektir. </li>
	
	
	
	
	<li>İş dünyasındaki karar mercilerinin yüzde 60'ı, İnternet ve e-mail'in reklam verenlere ulaşmak için en iyi yöntemler olduğu konusunda hem fikirdir.</li>
	
	
	
	
	<li>E-mail'in ortalama maliyeti, 71 dolar olan banner reklamları ve 26 dolar olan araştırma yatırımlarıyla karşılaştırılınca, 7 dolardan daha azdır. </li>




</ul>




<p>İnanması zor olsa da bu tarz sektör istatistiklerine bakıldığında, e-mail'e ayrılan bütçe, diğer kanallara harcananın yanında çok sönük kalmaya devam ediyor. Bununla birlikte eğer e-mail'e daha fazla bütçe ayırmak istiyorsanız, bunun için gerekli verilere ulaşmak sizin için çok kolay. Bazı metrikleri yürürlüğe sokarak ve e-pazarlama kampanyalarından yıl boyunca elde ettiğiniz verileri değerlendirerek, gelecek yıllarda e-pazarlama alanındaki harcamalarınızı ne kadar yükseltmeniz gerektiğini tahmin edebilirsiniz. </p>




<p>Size tavsiyemiz, e-mail yatırım getirileriniz (ROI) için aşağıdaki adımları takip etmeniz: </p>




<ul class="list">
	
	
	
	
	<li>Öncelikle amaçlarınızı iyi belirleyin. E-pazarlama programınızla yaptığınız kampanyalar sonucunda ne elde etmek istediğinizi bilin. Elde etmek istediğiniz gelir miktarını, sayfa görüntülenme oranlarını, mevcut trafiği, mail'lerinizin ne kadar saklandığını, satışlarınıza olan ilgiyi ve e-mail üyeliklerini göz önünde bulundurun. Şirketinizin pazarlama ve genel şirket prensipleriyle örtüşecek hedefler belirlemeye çalışın. Piyasada, genel şirket ve e-mail program hedeflerinin neler olduğu konusunda haberi olmayan çok sayıda insan var ve bu gerçekten çok korkutucu. </li>
	
	
	
	
	<li>Amaçlarınızı belirledikten sonra, hedeflerinize ne kadar ulaştığınızı gösteren bir puan tablosu oluşturun. Bu aylık tablo, şirket amaçlarınız doğrultusunda, sizin ve pazarlama takımınızın e-mail performans göstergelerini izlemenizi sağlayacaktır. E-mail kampanyalarının sonuçları değişken olduğundan, çok daha iyi bir değerlendirme yapabilmek ve bazı şeyleri yeniden düzenlemek için bu yöntemi devamlı uygulamakta fayda var. Hiçbir sonuç alamasanız bile bu tablo sayesinde bazı beklenmedik sürprizlerle karşılaşabilir, e-mail takımınızın elde edilen skorları devamlı olarak öğrenmesini sağlayabilirsiniz. Ayrıca bu göstergeyle kaynaklarınızı nereye yatırmanız gerektiğini daha iyi kavrayabilirsiniz (amacınıza ulaşmak için hangi metrikleri geliştirmeniz gerektiğini görebilir, ROI veya gelirinizi artırabilirsiniz). Sonuçta e-mail metrikleri sadece bir hesap tablosu olarak kalacaksa, size ne gibi bir fayda sağlayabilir ki?</li>
	
	
	
	
	<li>Performans düzeyinizi artırmak için benchmarking yapın. Kendi iç durumunuzu sektördeki başka metriklerle karşılaştırmak, size çok sayıda fayda sağlayabileceği gibi tamamen gereksiz de olabilir. Gönderim başarısı gibi özel metriklerde, sektördeki diğer oyuncularla aynı sahada oynayıp oynamadığınızdan emin olmak isteyebilirsiniz. Ama tek bir araştırma raporuna bakarak, kampanyalarınızda keskin değişiklikler yapmaktan da kaçının. </li>
	
	
	
	
	<li>Yatırım verilerinizde size yol gösterecek geri dönüşler almaya odaklanın. E-pazarlamacılar, genelde tıklanma oranlarıyla bunu anlamaya çalışırlar. Ama e-pazarlama kampanya listenizde bulunan herkes iletiyi açsa da hiçbir şey satın almamış olabilir. Bu nedenle tıklanma oranları bu konuda size kesin sonuç vermez. 1.madde doğrultusunda elde ettiğiniz sonuçları ve e-pazarlama verilerinizi bir araya getirin. Örneğin eğer amacınız, gelirinizi yüzde 15 oranında artırmaksa, metriklerinizin bu gelişmeyi gösterdiğinden emin olun. </li>
	
	
	
	
	<table cellspacing="0" cellpadding="2" border="1">
		
		
		
		
		<tbody>
			
			
			
			
			<tr valign="top">
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p>Genel Amaç</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p>Ölçüm Başarısı</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p>Sektör Ortalaması</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p>Firmanın Durumu</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p>Firmanın Arzu Edilen Durumu</p></td>
			
			
			
			
			</tr>
			
			
			
			
			<tr valign="top">
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p>a)Örnek-Satışlar</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p>Gelir</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p><br />
						
						
						
						
						</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p><br />
						
						
						
						
						</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p><br />
						
						
						
						
						</p></td>
			
			
			
			
			</tr>
			
			
			
			
			<tr valign="top">
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p>a)</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p>ROI</p></td>
				
				
				
				
				<td width="85">
					
					
					
					
					<p><br />
						
						
						
						
						</p></td>
				
				
				
				
				<td width="78">
					
					
					
					
					<p><br />
						
						
						
						
						</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p><br />
						
						
						
						
						</p></td>
			
			
			
			
			</tr>
			
			
			
			
			<tr valign="top">
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p>a)</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p>Dönüşüm oranı</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p><br />
						
						
						
						
						</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p><br />
						
						
						
						
						</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p><br />
						
						
						
						
						</p></td>
			
			
			
			
			</tr>
			
			
			
			
			<tr valign="top">
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p>a)</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p>E-mail üyelerinin değeri (üye sayısı/gelir)</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p><br />
						
						
						
						
						</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p><br />
						
						
						
						
						</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p><br />
						
						
						
						
						</p></td>
			
			
			
			
			</tr>
			
			
			
			
			<tr valign="top">
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p>b)</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p>Toplam e-mail üyeleri</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p><br />
						
						
						
						
						</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p><br />
						
						
						
						
						</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p><br />
						
						
						
						
						</p></td>
			
			
			
			
			</tr>
			
			
			
			
			<tr valign="top">
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p>b)Örnek-Bağlılık oranı</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p>Üyelikten çıkma oranı</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p><br />
						
						
						
						
						</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p><br />
						
						
						
						
						</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p><br />
						
						
						
						
						</p></td>
			
			
			
			
			</tr>
			
			
			
			
			<tr valign="top">
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p>b)</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p style="margin-bottom: 0cm;">Müşteri frekansı (aylık ortalama ziyaret/aylık eşsiz ziyaretçi)</p>
					
					
					
					
					<p><br />
						
						
						
						
						</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p><br />
						
						
						
						
						</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p><br />
						
						
						
						
						</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p><br />
						
						
						
						
						</p></td>
			
			
			
			
			</tr>
			
			
			
			
			<tr valign="top">
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p>b)</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p style="margin-bottom: 0cm;">Müşteriyi elde tutma (müşterilerin yüzde kaçı siteye giriyor)</p>
					
					
					
					
					<p><br />
						
						
						
						
						</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p><br />
						
						
						
						
						</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p><br />
						
						
						
						
						</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p><br />
						
						
						
						
						</p></td>
			
			
			
			
			</tr>
			
			
			
			
			<tr valign="top">
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p>c) Örnek-Marka bilinci </p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p>Açılma oranı</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p><br />
						
						
						
						
						</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p><br />
						
						
						
						
						</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p><br />
						
						
						
						
						</p></td>
			
			
			
			
			</tr>
			
			
			
			
			<tr valign="top">
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p>c)</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p>Tıklanma oranı</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p><br />
						
						
						
						
						</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p><br />
						
						
						
						
						</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p><br />
						
						
						
						
						</p></td>
			
			
			
			
			</tr>
			
			
			
			
			<tr valign="top">
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p>c)</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p>Gönderim başarısı</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p><br />
						
						
						
						
						</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p><br />
						
						
						
						
						</p></td>
				
				
				
				
				<td>
					
					
					
					
					<p><br />
						
						
						
						
						</p></td>
			
			
			
			
			</tr>
		
		
		
		
		</tbody>
	
	
	
	
	</table>
	
	
	
	
	<p>Yaptığımız araştırmalar doğrultusunda çok sayıda pazarlamacının, yıllık e-pazarlama bütçesinin 50 bin dolardan daha az olduğunu gördük. Yapılan başka bir analiz de bu kişilerin yüzde 20'den fazlasının, e-mail'e ayrılan bütçeden haberdar olmadığını ortaya koydu. E-mail programına küçük bir bütçeyle girmek, başlangıç aşaması için kabul edilebilir bir durum olsa da ilerleyen dönemlerde bu bütçeyi düzenli olarak desteklememek ve elde ettiğiniz verileri bütçeyi düzenlemek için kullanmamak, kesinlikle yanlıştır. İster e-mail'e yeni başlayın, ister bu kanalın nimetlerinden yıllardır faydalanıyor olun, gelecek yıl e-mail bütçenizi yükseltmek için bu yöntemleri mutlaka hayata geçirin. Neden size en iyi geri dönüşü kazandıran bir pazarlama kanalı için yatırım yapmayasınız ki?</p>
	
	
	
	<p><br />
		
		
		
		</p>
	
	
	
	<p>Merve Şahver Erdönmez</p>
	
	
	
	<p>euro.message E-Pazarlama Uzmanı</p>
	
	
	
	<p>sahver.erdonmez@euromsg.com<br />
		
		
		
		</p>




</ul></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">Ucuza Kaçmayın</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-241-1-1/euromessage__tr/blog/blog/ucuza_kacmayin" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-241-1-1/euromessage__tr/blog/blog/ucuza_kacmayin</id>
	<modified>2009-06-03T18:17:09Z</modified>
	<updated>2009-06-03T18:17:09Z</updated>
	<issued>2009-05-20T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">Şimdiye kadar yazdığımız her şeyi okuduysanız, neden e-mail'in diğer pazarlama kanallarından çok daha düşük maliyetli olduğunu anlamışsınızdır. Bununla birlikte e-mail'in ucuz olması, sizin bu alana hiç yatırım yapmayacağınız anlamına gelmiyor. Tabii size gidip, zaman kaybetmeden binlerce dolar harcamanızı da söylemiyoruz. Daha önce size e-mail'in düşük bütçeli bir pazarlama kanalı olduğu için farklı büyüklükteki şirketler arasındaki eşitsizliği dengelediğinden bahsetmiştik. Burada öncelikle e-mail programınıza isterseniz para harcayarak, isterseniz farklı stratejiler geliştirerek ya da her ikisini birlikte yaparak yatırım yapabileceğinizi söylemek istiyoruz. Bu yatırımların tümü, diğer alanlardaki harcamalarınızı kısmanıza yardımcı olacaktır. </summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-241-1-1/euromessage__tr/blog/blog/ucuza_kacmayin"><p><strong>Diğer Harcamalarınızı Kısın, E-mail'e Yatırım Yapmaktan Korkmayın</strong></p>

<p><strong>Şimdiye kadar yazdığımız her şeyi okuduysanız, neden e-mail'in diğer pazarlama kanallarından çok daha düşük maliyetli olduğunu anlamışsınızdır. Bununla birlikte e-mail'in ucuz olması, sizin bu alana hiç yatırım yapmayacağınız anlamına gelmiyor. Tabii size gidip, zaman kaybetmeden binlerce dolar harcamanızı da söylemiyoruz. Daha önce size e-mail'in düşük bütçeli bir pazarlama kanalı olduğu için farklı büyüklükteki şirketler arasındaki eşitsizliği dengelediğinden bahsetmiştik. Burada öncelikle e-mail programınıza isterseniz para harcayarak, isterseniz farklı stratejiler geliştirerek ya da her ikisini birlikte yaparak yatırım yapabileceğinizi söylemek istiyoruz. Bu yatırımların tümü, diğer alanlardaki harcamalarınızı kısmanıza yardımcı olacaktır. </strong></p>

<p><strong>E-mail'i metin mesajlarınız ve diğer pazarlama yaklaşımlarınız için kullanabilirsiniz</strong></p>

<p>İç kaynaklarınızı bir strateji kurmak ve geliştirmek için kullanarak, müşterileriniz hakkında sizi şaşırtacak verileri ortaya çıkarabilirsiniz. E-mail'e yapılan yatırım, neyin işe yarayıp neyin yaramadığını görmenizi sağlayacağı için diğer giderlerinizi kısmanızı sağlayabilir. Eğer e-mail metriklerini düzenli olarak kontrol ederseniz, müşterilerinizin nelere cevap verdiğini ve neleri görmezden geldiğini öğrenebilirsiniz. Hangi mesajlardan ve yaratıcı unsurlardan hoşlandıklarını ya da hoşlanmadıklarını, hangi ürünleri satın almaktan daha çok zevk aldıklarını belirleyebilirsiniz. </p>

<p>E-pazarlamaya yüksek bir bütçe ayıracak kıvama gelinceye dek, (6.bölümde incelenecektir) bu konudaki çabalarınızı diğer kanallara harcadığınız parayı azaltmak için kullanın. Öncelikle bu senaryo doğrultusunda hareket edin.</p>

<p>Diyelim pazara sürecek yeni bir ürününüz var ve iletmek istediğiniz mesajı hazırlamak için saatlerinizi harcadınız. En sonunda şirkette çalışan herkes fikir birliğine vardı ve ürünü pazara hangi mesajla çıkarmak istediğinize karar verdiniz. Peki, bu mesajı binlerce dolar harcayacağınız ve nasıl bir geri dönüş alacağınız konusunda hiçbir fikrinizin olmadığı bir reklam kampanyasıyla vermeden önce, bir e-mail kampanyasıyla denemeye ne dersiniz? Üstelik yapmak istediğiniz değişiklikleri e-mail'le anında yapabileceğinizi de söylememize gerek yok herhalde. </p>

<p>Şimdi de pazara sunacağınız yeni ürün ya da servisiniz için iki olası pazarlama mesajınız olduğunu varsayalım. E-mail sayesinde üye listenizi iki gruba ayırarak, her iki mesajı da deneme şansına sahip olabilirsiniz. Söyleyin bakalım, başka hangi pazarlama kanalı bu kadar ucuza ve bu kadar hızlı bir şekilde mesajlarınızın hangisinin daha olumlu bir etki yaratacağını anlamanızı sağlayabilir?</p>

<p>E-mail tek başına sizi çok yüksek miktarlarda para harcamaktan kurtaracağı gibi diğer pazarlama kampanyalarınızı önceden test etmenizi ve emin olmanızı da sağlar. </p>

<p><strong>E-mail'le işletim maliyetini doğrudan kısın</strong></p>

<p>Satışları kontrol etmek ve ilişki kurmak, e-mail programlarının en can alıcı özelliklerinden biri olsa da, bu işi çok daha akıllıca yöntemlerle yürüten şirketler de var. Şimdi size bu kanalı diğer maliyetlerini kısmak için kullanan bir firmanın kullandığı bir yöntemden bahsedeceğiz. Eminiz bu yöntem, geleceğin çok sayıda pazarlamacısına bu konuda bir fikir verecektir. </p>

<p>Hükümet için arka plan programları geliştiren bu firma, çok sayıda iç kaynak kullanarak, bilgi almak isteyen tedarikçilere ödemeler hakkında bilgi veren bir çağrı merkezine sahipti. Sonrasında firma çağrı merkezi servisinin giderlerini kısmak amacıyla, her tedarikçiye güncel ödeme bilgilerini kişisel bir e-mail mesajı olarak haftada bir kez göndermeye karar verdi. E-mail her hafta, aynı gün ve saatte gönderiliyordu. Böylelikle tedarikçiler ihtiyaç duydukları bilgileri zamanında ve çok daha kolay bir şekilde öğrenebileceklerini anladılar. E-mail programı sayesinde aramalar azaldı ve firma bu sayede ekstra para harcamaktan kurtulmuş oldu. Bu da demek oluyor ki iç kaynaklarınızı kullanıcı dostu bir e-mail yaklaşımıyla güçlendirdiğiniz takdirde, ekstra para harcamaktan kurtulabilirsiniz. Müşterileriniz de istedikleri ve ihtiyaç duydukları bilgilere çok daha kolay bir şekilde kavuşmuş olur. Bunun dışında e-pazarlamayı fatura, bilanço ve diğer belgeler konusunda müşterilerini bilgilendirmek amacıyla kullanan firmalar olduğunu da belirtelim. </p>

<p><strong>Diğer pazarlama giderlerinizi kısın</strong></p>

<p>Maliyetli kataloglar oluşturmak yerine, alıcılarınıza e-mail göndererek ya da bu katalogların online versiyonlarını yollayarak, masraflarınızı kısabilirsiniz. Bu yöntem aynı zamanda çok daha pahalı bir pazarlama yöntemi olan 'direct mail' için de uygulanabilir. E-mail, pazarlama iletişiminde doğrudan postayla gönderdiğiniz reklamların bir tamamlayıcısı olabileceği gibi onların yerine de kullanılabilir.</p>

<p>Bunlar email'in diğer maliyetlerinizi nasıl küçültebileceğini ve müşterilerinizi daha fazla kontrol etmek için nasıl kullanılabileceğini kanıtlayan güçlü örnekler. Bu yaklaşımla elde edeceğiniz karı hiç de hafife almamanızı tavsiye ederiz.</p>

<p><br />
	
	</p>

<p>Elif Yazıcı</p>

<p>euro.message E-Pazarlama Uzmanı</p>

<p>elif.yazici@euromsg.com<br />
	
	</p></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">E-pazarlama Düşük Maliyetli; Hedefe Odaklı ve Ölçülebilirdir</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-239-1-1/euromessage__tr/blog/blog/epazarlama_dusuk_maliyetli_hedefe_odakli_ve_olculebilirdir" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-239-1-1/euromessage__tr/blog/blog/epazarlama_dusuk_maliyetli_hedefe_odakli_ve_olculebilirdir</id>
	<modified>2009-06-03T17:39:51Z</modified>
	<updated>2009-06-03T17:39:51Z</updated>
	<issued>2009-05-20T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">Şimdiye kadar e-mail'in ne kadar güçlü bir yöntem olduğunu; büyüklüğü ve bütçesi ne olursa olsun, her şirket için uygun bir pazarlama kanalı olduğunu anlatmaya çalıştık. İşte bu nedenle pazarlamacıların birçoğunun neden bütçelerini e-mail'e ayırdıklarını anlamak artık çok daha kolay. Peki, e-mail'in pazarlama programınıza sağlayacağı en önemli dört avantajı öğrenmeye ne dersiniz?
</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-239-1-1/euromessage__tr/blog/blog/epazarlama_dusuk_maliyetli_hedefe_odakli_ve_olculebilirdir"><p><strong>Şimdiye kadar e-mail'in ne kadar güçlü bir yöntem olduğunu; büyüklüğü ve bütçesi ne olursa olsun, her şirket için uygun bir pazarlama kanalı olduğunu anlatmaya çalıştık. İşte bu nedenle pazarlamacıların birçoğunun neden bütçelerini e-mail'e ayırdıklarını anlamak artık çok daha kolay. Peki, e-mail'in pazarlama programınıza sağlayacağı en önemli dört avantajı öğrenmeye ne dersiniz?</strong></p>


<p><strong>E-mail düşük maliyetlidir</strong></p>


<p>Bir e-mail programına başlamak istiyorsanız, büyük bir bütçeniz olmasa bile, bu konuda adım atabilirsiniz. Eğer bütçeniz çok yüksekse ve dünyanın en üstün e-mail programını yaratmak istiyorsanız, bu hayalinizi de gerçekleştirebilirsiniz. Ayda ister 20 ister 20 bin dolar harcayın, müşterilerinize ve potansiyel müşterilerinize ulaşabilir, başarınızı ölçebilirsiniz. Tabii e-pazarlama konusundaki bilginiz arttıkça ve kanıtlanmış sonuçlarla bütçeniz yükseldikçe, bu konuda uzmanlaşmış bir şirketle ortaklık yapmak, sizin için daha faydalı olabilir. Böylelikle çok daha paha biçilemez bir stratejik anlayış geliştirebilir, kampanyalarınızın çok daha başarılı olmasını sağlayabilir ve işleri bir üst seviyeye taşıyabilirsiniz. Ama o zamana kadar e-mail kampanyalarınızı geliştirmek de en az 'Kimden' ve 'Konu' satırlarını test etmek kadar kolay ve ucuzdur. </p>


<p>E-mail kullanımınızı maksimuma çıkarmanın çok sayıda ucuz ve kolay uygulanabilir yolu vardır. Örneğin satın alma tarihçeleri ve demografik özelliklerini baz alarak, müşterileri farklı gruplara ayırmak ve sadece bu müşterileri hedef olarak belirlemek gibi... E-mail gönderdiğiniz müşterileri ve performans verilerini incelemenin size ekstra maliyeti yoktur. Tabii diğer pazarlama girişimleriniz için yaptığınız güncel yatırımları da gözden geçirmeniz gerekir. Başka bir deyişle e-pazarlamanın faydalarını görmek için servet harcamanıza gerek yoktur.</p>


<p><strong>E-mail'i idare etmek kolaydır</strong></p>


<p>Şirketinizin büyüklüğü doğrultusunda, e-pazarlamayı kendi içinizde yapabilir ya da dışarıya yaptırabilirsiniz. Her iki halükarda da e-mail kampanyalarınızı idare etmek, sizin için kesinlikle göz korkutucu olmamalı. Eğer bu işi dışarıda yaptırmaya yetecek kadar bütçeniz yoksa, profesyonel e-mail'ler yaratmanız konusunda size yardımcı olabilecek, kendi kendinize kolayca kullanabileceğiniz araçlar olduğunu unutmayın. Bu araçlar, HTML e-mail tasarlamak, kodlamak ve adres verilerini yönetmek konusunda, yeterli kaynağı ve bilgisi olmayan tüm küçük ve orta ölçekli işletmelerin ihtiyaçlarını karşılayacaktır. Aynı zamanda sezgisel bir arayüze sahip oldukları için kullanımları son derece kolaydır ve çok sayıdaki yetenekleri sayesinde, kampanyalarınızı büyütmenize yardımcı olurlar. Özellikle e-pazarlamaya yeni başlıyorsanız ve küçük bir gönderi listeniz varsa (2000 kişiden az), bu araçlar sizin için uygun bir tercih olabilir. </p>


<p>Listeniz ve ihtiyaçlarınız arttığında da ürünleri, servisleri ve kampanyalarınızı bir üst seviyeye taşımanıza yardımcı olacak özel şirketleri kullanmaya devam edebilirsiniz. E-pazarlama sektörü son üç senede çok gelişti ve genişledi. Bu nedenle artık her duruma uygun bir ürün ve bir firma mutlaka var. </p>


<p><strong>Etkili e-pazarlama hedefe yöneliktir</strong></p>


<p>Bire bir e-pazarlama, mesajınızın görüldüğü ve alıcılarınızla ilişki kurabildiğiniz anlamına gelir. E-pazarlamada çok sayıda değişkene göre hedeflerinizi belirleyebilirsiniz. Önemli olan, her alıcıya değer verdiğinizi gösterecek bir e-mail programı oluşturabilmektir. Alıcılarınızın satın alma tarihçelerine ve konumlarına bakarak, onlara kişiselleştirilmiş teklifler gönderebilir; onların istekleri doğrultusunda içerik oluşturabilirsiniz. Kısacası diğer pazarlama kanallarıyla karşılaştırıldığında, e-pazarlamada mesajlarınızı hedefe çok daha kolay ulaştırabilir, performansınızı ölçebilirsiniz. </p>


<p><strong>E-mail performansınızı ölçebilirsiniz</strong></p>


<p>E-mail'i bir pazarlama aracı olarak kullanmaya başladığınız ilk zamanlarda, sonuçları her saat başı kontrol etmek ya da mesajınızı kimin açtığını, linklerin tıklanma oranını ve iletinizin forward edilip edilmediğini görmek, sizin için zor olabilir. Bununla birlikte e-mail'in en büyük avantajlarından birisi de, diğer pazarlama araçlarından farklı olarak, hemen ölçüm yapabilmenize imkan tanımasıdır. Müşteriler hakkında anında bir şeyler öğrenebilir, potansiyel müşterileriniz hakkında toplu bilgi edinebilirsiniz. Zaten gönderdiğiniz küçük bir e-mail'in sonucunda ne kadar çok şey öğreneceğiniz düşünüldüğünde, e-pazarlamanın ne kadar paha biçilemez bir değere sahip olduğu anlaşılıyor. E-mail size müşterilerinizin nelerden hoşlandığı, nelere cevap verdiği ve hangi iletilere ilgisiz kaldıkları konusunda çok sayıda ipucu verir. Sizce de pazarlama söz konusu olduğunda, müşterilerinizin tam olarak nelere ilgi duyduklarını öğrenmek için biraz yatırım yapmaya değmez mi?</p>


<p>Hiçbir pazarlama aracıyla anında ölçüm yapabilme ve daha iyi sonuç alabilmek için yaklaşımlarınızı hemen değiştirebilme şansına bu kadar hızlı bir şekilde kavuşamazsınız. Zamanla alıcılarınızın davranış biçimlerini ve müşteri kitlenizi çok daha yakından takip edebilirsiniz. Böylece pazarlama yaklaşımınızdaki eksik yönleri daha iyi belirleyebilir, onları geliştirmek için gerekirse vites değiştirebilirsiniz. Ayrıca dilerseniz, e-mail'le elde ettiğiniz sonuçları belgeleyebilirsiniz. Bu sonuçları ekstra harcamaları doğrulamak için kullanabilir, departmanınızın sonuca katkılarını belgeleyebilirsiniz. Başka hangi pazarlama aracı, bu kadar az çaba ve doğruluk payıyla bunu yapmanıza izin verir? <br />
	
	</p>

<p><br />
	
	</p>

<p>Merve Şahver Erdönmez</p>


<p>euro.message E-Pazarlama Uzmanı<span class="gI"><span class="go"><br />
			
			
			</span></span></p>


<p><span class="gI"><span class="go">sahver.erdonmez@euromsg.com</span></span></p></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">İzin Alınarak Yapılan E-pazarlama, Spam'e Girmez</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-238-1-1/euromessage__tr/blog/blog/izin_alinarak_yapilan_epazarlama_spame_girmez" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-238-1-1/euromessage__tr/blog/blog/izin_alinarak_yapilan_epazarlama_spame_girmez</id>
	<modified>2009-06-03T17:37:44Z</modified>
	<updated>2009-06-03T17:37:44Z</updated>
	<issued>2009-05-20T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">Öncelikle, izin alınarak yapılan e-pazarlamanın spam olmadığını belirtelim. Bu ikisi arasındaki tek ortak nokta, gönderim şeklidir; onun dışında ikisinin arasında çok belirgin farlılıklar vardır. Eğer müşteri, kendisine e-mail gönderilmesi için onay vermişse, belirgin bir ricaya yanıt olarak gönderilen ticari e-mail, spam değildir. Spam, talep edilmeden, istenilmeden ve izin alınmadan gönderilen toplu postadır. Birisi sizin şirketinizden e-mail almak için üye olduysa, bu kişi "Evet, size izin veriyorum. Sizin söylediğiniz şeyleri duymak ve taleplerinizi değerlendirmek istiyorum'' demek istemiştir. Hiç kimse böyle bir şansı, herhangi bir spamciye tanımaz.
</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-238-1-1/euromessage__tr/blog/blog/izin_alinarak_yapilan_epazarlama_spame_girmez"><p><strong>Öncelikle, izin alınarak yapılan e-pazarlamanın spam olmadığını belirtelim. Bu ikisi arasındaki tek ortak nokta, gönderim şeklidir; onun dışında ikisinin arasında çok belirgin farlılıklar vardır. Eğer müşteri, kendisine e-mail gönderilmesi için onay vermişse, belirgin bir ricaya yanıt olarak gönderilen ticari e-mail, spam değildir. Spam, talep edilmeden, istenilmeden ve izin alınmadan gönderilen toplu postadır. Birisi sizin şirketinizden e-mail almak için üye olduysa, bu kişi "Evet, size izin veriyorum. Sizin söylediğiniz şeyleri duymak ve taleplerinizi değerlendirmek istiyorum'' demek istemiştir. Hiç kimse böyle bir şansı, herhangi bir spamciye tanımaz.</strong></p>



<p>E-mail'in asıl amacı ilişki kurmaktır. Eğer insanlar, size ve markanıza, kendi adreslerini verecek ve onlarla iletişim kurmanızı isteyecek kadar güveniyorsa, bunu kesinlikle suistimal etmemeniz gerekir. Bununla birlikte eğer insanların güvenini boşa çıkarırsanız, izin alarak gönderdiğiniz e-mail'ler bile, alıcıların gözünde spam olarak değerlendirilebilir. </p>



<p>E-mail kullanımının günümüzde katlanarak büyümesi yüzünden, izin alınarak meşru bir şekilde yapılan e-pazarlama ve spam, ne yazık ki birçok insan tarafından aynı kefeye konur. Bunun en büyük nedenlerinden biri, büyük ihtimalle e-mail yazılım programlarının çok ucuz ve kolay ulaşılabilir olmalarıdır. Bu durum, spamcilerin kolaylıkla bu programları ve e-mail'i sorumsuzca kullanmaya başlamalarına neden olur. Bununla birlikte bir pazarlama kanalı olan e-mail'in imajı, bu kişiler tarafından yanlış kullanıldığı için bozulmuş olsa bile bu, e-mail'in etkisiz olduğunu ve tüm ticari e-mail'lerin kötü olduğunu göstermez. Yani e-pazarlamanın spam olduğunu söylemek, kesinlikle hatalı bir genelleme yapmaktır. Ancak diğer pazarlamacıları, e-pazarlamanın gerçekleri hakkında yeteri kadar iyi bilgilendirirsek, spamci olarak yargılanmaktan kurtulabiliriz. </p>



<p>Eğer e-mail'i bir pazarlama kanalı olarak kullanıyorsanız, bu alanda geçerliliği kanıtlanmış metotları çok iyi bilmeniz gerekir. Çünkü bunlar sorumluluk sahibi pazarlamacılar tarafından denenmiş ve tartışılmış metotlardır. Eğer izin alınarak yapılan e-pazarlamanın en etkili yöntemlerini bilmiyorsanız, e-mail büyük ihtimalle sizin işinize yaramayacaktır. E-mail konusunda başarılı olmuş pazarlamacıların tümü, kullandıkları metotların tamamen yasal olduğundan emindir. Ayrıca onlardan e-mail almak isteyen her alıcıya önem verir ve bireysel mesajlar düzenlemek için vakit harcarlar. Eğer doğru yolda yürümek istiyorsanız, kanıtlanmış yöntemleri mutlaka takip etmeniz gerekir. </p>



<p>Şimdi öncelikle spam'in e-pazarlamayla ortak özelliklerine bakalım ve izin alınarak hazırlanan e-pazarlama programlarıyla, spam'in arasında ne gibi farklılıklar olduğunu anlamaya çalışalım.</p>



<p><strong>Üye olmak ne anlama gelir?</strong></p>



<p>Spamciler, sizin onların mesajlarını almak isteyip istemediğinizle ilgilenmezler. Sorumluluğunun bilincinde olan e-pazarlamacılar ise sadece müşterilerinin almak istediği mesajları gönderirler. Her e-pazarlama programının iyi planlanmış ve önceden uygulanmış olması; üyelik ve onay sürecinin tamamlanmasına özen göstermesi gerekir. Yasal bir e-pazarlama programını, spam'den ayıran en önemli kriter budur. İzin sürecinin mutlaka bir kontrat olarak kabul edilmesi gerekir. Alıcılarınızdan biri, üyelikten çıkmak istiyorsa, aldığınız iznin bittiğini ve kontratınızın sona erdiğini bilmeniz gerekir. </p>



<p><strong>Tahmin Oyunu</strong></p>



<p>Genelde spam gönderen insanlar, e-mail adreslerinin geçersiz olmasıyla pek ilgilenmezler. Aslında onlar genelde alan isimlerine bakarak, e-mail adreslerini tahmin etmeye çalışırlar ve olabilecek tüm kombinasyonlara mesaj gönderirler. Bu adreslerin çoğu ya geçersizdir ya da var olmayan bir adrese aittir. İzin alınarak yapılan e-mail gönderiminde ise yanlış adresler listeden çıkarılır.</p>



<p>Bir e-mail programına başlarken ya da geliştirilme aşamasında, öncelikle listenize önem verin. Başarılı e-pazarlamacıların hepsi ancak geçerli e-mail adreslerine mesaj gönderirler. Güncellenmiş ve çaba gösterilerek oluşturulmuş bir e-mail listesinin birçok faydası vardır. Bu tarz listeler, sadece gönderilerinizin yerine ulaştığından emin olmanızı değil, çok daha iyi sonuçlar almanızı da sağlar. </p>



<p><strong>Üyelikten çıkmak mı? Dalga mı geçiyorsunuz?</strong></p>



<p>Spam mesajlarının çoğu, alıcılara üyelikten çıkmaları için şans vermez. Verseler bile, çok büyük ihtimalle sizinle hiçbir alakası olmayan mesajları almaya devam edersiniz. Mutlaka e-pazarlamanın kurallarını ve yasayı (yasaya göre e-mail odaklı kanunlarda, her insanın üyelikten çıkma hakkı vardır) takip edin. Amerika'daki CAN-SPAM yasasına göre istemedikleri takdirde, alıcıların üyelikten çıkabilmesini sağlamanız ve bu insanlara bir daha gönderi yapmamanız gerekir.</p>



<p><strong>İçeriğin Önemi</strong></p>



<p>Spam mesajlarının belirgin bir içerikleri yoktur. Genelde anlamsız kelimelerden ve yazılardan oluşurlar. Diğer yandan izin alınarak gönderilen e-mail mesajları, alıcılarının ilgi alanlarına yönelik anlaşılır ve düzgün bir içeriğe sahiptir. </p>



<p><strong>'Konu' ve 'Kimden' Satırları</strong></p>



<p>Spam mesajlarının bir özelliği de, 'Konu' ve 'Kimden' satırlarının, mesajın temel anlamıyla veya alıcıyla tamamen alakasız olmasıdır. Bu konuda yapılan araştırmalara göre spam'lerin yüzde 30'u yanıltıcı bir 'Konu' satırına, yüzde 80'iyse yanıltıcı bir 'Kimden' satırına sahiptir. Sorumlu bir pazarlamacıysa, asla böyle bir şeye izin vermez. Hatta 'Konu' satırlarına çok daha fazla özen gösterir. Ayrıca daha önce spam mail okuduysanız fark etmişsinizdir; bu mesajların içeriğindeki linkler ve yazılar da tamamen gerçek dışıdır. </p><strong>Sabit Fikirli Olmak</strong>



<p>Spamciler gönderdikleri mail'lerle hemen sonuç almayı amaçlarlar (Viagra satmaya çalışırlar, finansal bilgilerinize ulaşmak isterler veya bilgisayarınıza virüs bulaştırırlar). Oysa sorumlu bir pazarlamacı olarak sizin e-mail stratejiniz, çok sayıda e-mail kampanyası düzenleyerek, sizden e-mail almak isteyen alıcılarınıza marka bağımlılığı kazandırmak üzerine kurulu olmalı. </p>



<p>Tüm bu anlattıklarımızdan sonra size, e-pazarlamanın spam'le eşdeğer olduğunu söyleyen birisi olursa, artık o kişiye ikisinin arasındaki farkları anlatabilirsiniz. Çünkü bir pazarlama kanalı olarak düşünüldüğünde, e-mail'in imajı spam yüzünden hala tehlikede. Hatta yapılan bir araştırmaya göre, üç e-mail mesajından ikisi hala spam olarak kabul ediliyor. Bununla birlikte yasaların yürürlüğe girmesi ve pazarlamacıların eğitilmesiyle bu sorunun giderileceği çok açık. Zaten izinli e-mail gönderimi ve spam arasındaki ayrım da her geçen yıl netleşmeye devam ediyor. <br />
	
	
	</p>


<p><br />
	
	
	</p>


<p>Ezgi Doğanay<br />
	
	</p>


<p>euro.message E-Pazarlama Uzmanı<span class="gI"><span class="go"><br />
			
			
			</span></span></p>


<p><span class="gI"><span class="go">ezgi.doganay@euromsg.com</span></span></p></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">HTML e-posta Kodlarken Yapılan Hatalar ve Tavsiyeler</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/4-46-1-1/euromessage__tr/email_marketing/yeni_baslayanlar_icin/html_eposta_kodlarken_yapilan_hatalar_ve_tavsiyeler" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/4-46-1-1/euromessage__tr/email_marketing/yeni_baslayanlar_icin/html_eposta_kodlarken_yapilan_hatalar_ve_tavsiyeler</id>
	<modified>2009-06-02T18:06:05Z</modified>
	<updated>2009-06-02T18:06:05Z</updated>
	<issued>2008-12-27T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Yeni Başlayanlar İçin</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped"></summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/4-46-1-1/euromessage__tr/email_marketing/yeni_baslayanlar_icin/html_eposta_kodlarken_yapilan_hatalar_ve_tavsiyeler">		<div class="section">
			
		

<p>Resimlere "absolute paths (mutlak yollar)" kodlamamak. Sadece grafikleri eklemek ya da 'relative paths'(dokümana göre izafi yollar) kullanmak işinize yaramayacaktır. Resim dosyalarını serverınızda tutmalı, iletilerinizi kodlarken resimlere link vermelisiniz.
</p>
<p>JavaScript, ActiveX veya gömülü film dosyaları kullanmak. Bunların HTML e-mail'de çalışmayacağını unutmayın. 
</p>
<p>Tasarım konusuna gerektiğinden fazla özen göstermek. HTML e-mail tasarımı, web sayfası tasarımına benzemez. HTML'de web sayfalarında olduğu gibi CSS konumlandırma, DIV'ler, DHTML ve karışık gömülü tablolar kullanamazsınız. 
</p>
<p>Üyelikten çıkma linki atamayı unutmak ya da reddetme. Alıcılarınızın liste üyeliğinizden çıkmasına izin vermemek kesinlikle profesyonel bir davranış biçimi değildir. Ayrıca yasal da değildir. The CAN-SPAM Act of 2003'ü mutlaka okuyun ve anladığınızdan emin olun. 
</p>
<p>Harici bir CSS dosyasına link vermek. Web sayfalarının CSS kodlarını <<script>
 document.write('HEAD');
 </script>><<script>
 document.write('/HEAD');
 </script>> etiketlerinin arasına yerleştiriyorsunuz, öyle değil mi? Ama Yahoo, Hotmail ve Gmail gibi tarayıcı tabanlı e-mail uygulamaları, <<script>
 document.write('HEAD');
 </script>> ve <<script>
 document.write('BODY');
 </script>> etiketlerini HTML e-mail'den temizlerler. Bu nedenle CSS'leri  <<script>
 document.write('BODY');
 </script>> etiketinin altına gömmeye dikkat edin.
</p>
<p>Alıcılarla aranızı soğutmak. Web sitenize üye olan kişilerin e-mail adreslerini topluyor ama onlara aylardır ileti göndermiyorsanız, üyelerinizin çoğu tarafından unutulmuş olabilirsiniz. Bu nedenle alıcılarınızın bazıları e-mail yoluyla sizden e-bülten aldıklarında, bu iletinin spam olduğunu düşünebilir. Bu nedenle müşterilerinizle aranızı soğutmamaya çalışın ve fırsat buldukça e-mail göndermeye gayret edin. Eğer yıllardır e-mail gönderim listesi biriktirdiğiniz halde herkese ilk kez ileti gönderiyorsanız, listenizdeki kişilere gönderdiğiniz e-mail'le birlikte küçük bir 'tekrar davet' mesajı göndermeye çalışın. 
</p>
<p>Derinlemesine test etmeyi unutmak. HTML e-mail gönderdiğiniz zaman, onu mümkün olabildiğince farklı e-mail uygulamasında test etmelisiniz. Sonra da farklı işletim sistemlerinde ve farklı ISP'lerde denemeyi unutmamalısınız. Eğer işleri basit tutar ve her e-bülten için önceden denenmiş, sağlıklı bir şablon oluşturursanız, sonradan çok fazla test etmenize gerek kalmaz. Yine de tüm adres listenize gönderi yapmadan önce, kampanyaların bazılarını kendinize gönderin ve nasıl göründüğüne mutlaka bakın.
</p>
<p>Bir gönderim listesine izinsiz e-mail göndermek. İşte bu yapabileceğiniz en kötü şey. Çok sayıda 'masum' ve 'iyi niyetli' olduğunu söyleyen pazarlamacı, ne yazık ki bu utanç verici suçu işliyor. Aşağıda birçok pazarlamacının, dikkatsizlik sonucu nasıl bir anda spamci olarak tanınmaya başladıklarına dair bazı örnekleri görebilirsiniz.
</p>

<div class="list"><ul><li>Herhangi bir fuara katılan ziyaretçilerin e-mail listelerini fuar sahibinden almak. Bu durumda "ben burada ürünlerimi sergiliyorum ve fuar sahibi bunun sorun olmadığını söyledi. Fuara gelen ziyaretçilerin biletlerinde de onlara e-mail gönderebileceğimiz söyleniyordu" gibi bahaneler hiç bir işe yaramaz. Yaptığınız kesinlikle spam göndermekten başka birşey değildir. Bunu yapmayın. Eğer bu kişiler, onlara e-mail göndermeniz için izin vermemişse, listenize üye olmamışlar demektir. Ve eğer üye olmamışlarsa, yaptığınız kesinlikle spam göndermekten başka birşey değildir. Hala gönderdiğiniz iletilerin yasal olduğunu düşünüyorsanız, alıcılarınızın büyük bir kısmı onlara spam yolladığınız için sizi şikayet etmekten çekinmeyecektir. Bu da kara listeye alınmanız anlamına gelir. Ayrıca firmanızın itibarının düşmesine de sebep olursunuz. Eğer fuar sahibi ziyaretçilerin e-mail adreslerini topluyorsa, bu adreslere e-mail göndermeye de o yetkilidir. Bu iş için kesinlikle izin almanız gerektiğini unutmayın.</li>

<li>Herhangi bir organizasyon sırasında bir kulübe üye olanların e-mail listesini almak. Eğer bu kişileri listenize ekler ve onlara büyük boyutlu bir e-bülten gönderirseniz, spam mail gönderdiğiniz için şikayet edileceğinizden şüpheniz olmasın. Bunu kesinlikle yapmayın.</li>

<li>Birçok kişi katıldığı etkinliklerde diğer katılımcılarla kart alışverişinde bulunur. Kart sahiplerine yüklü bir e-bülten gönderimi kesinlikle iyi bir fikir değil.</li>



				
</div></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">Anlamlı Bir Karşılaşma Mesajı Oluşturmak</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-280-1-1/euromessage__tr/blog/blog/anlamli_bir_karsilasma_mesaji_olusturmak" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-280-1-1/euromessage__tr/blog/blog/anlamli_bir_karsilasma_mesaji_olusturmak</id>
	<modified>2009-06-02T10:18:58Z</modified>
	<updated>2009-06-02T10:18:58Z</updated>
	<issued>2009-05-29T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">Onay ya da karşılama mesajları, bir e-mail programının genelde gözden kaçırılan ama önemli unsurları arasındadır. Bununla birlikte çok sayıda pazarlamacı, bu tarz mesajları göndermez ya da alıcı kayıt olduktan haftalar sonra bunları yollamayı akıl eder. Oysa karşılama iletileri göndermek, firmanın sunduğu müşteri servisinin kalitesini sergilemek için iyi bir fırsattır. Ayrıca müşteriler firmayı ilk kayıt sürecinde daha çok hatırlar. Eğer onlara haftalar sonra karşılama iletisi gönderirseniz, onların kafasında yer etme ayrıcalığını da kaçırmış olursunuz.</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-280-1-1/euromessage__tr/blog/blog/anlamli_bir_karsilasma_mesaji_olusturmak">
<p><strong>Onay ya da karşılama mesajları, bir e-mail programının genelde gözden kaçırılan ama önemli unsurları arasındadır. Bununla birlikte çok sayıda pazarlamacı, bu tarz mesajları göndermez ya da alıcı kayıt olduktan haftalar sonra bunları yollamayı akıl eder. Oysa karşılama iletileri göndermek, firmanın sunduğu müşteri servisinin kalitesini sergilemek için iyi bir fırsattır. Ayrıca müşteriler firmayı ilk kayıt sürecinde daha çok hatırlar. Eğer onlara haftalar sonra karşılama iletisi gönderirseniz, onların kafasında yer etme ayrıcalığını da kaçırmış olursunuz.</strong></p><br />




<p>Karşılama iletilerini oluşturmak hiç de zor değildir. Onları düzgün bir şekilde tasarlar ve yönetirseniz, teknik kayıt sürecinden sonra alıcılarla kişisel bir bağ kurabilirsiniz. Üyeler sürecin işe yarayıp yaramadığını görmek isteyecektir. Ayrıca yeni taşınan bir komşunuza nasıl çiçek gönderiyorsanız, alıcılarınız da karşılandıklarını bilmek ister.</p><br />




<p>Bunların ışığında işte karşılama mesajlarının sahip olması gereken bazı kriterler:</p><br />




<p><strong>Zamanında gönderilmeleri gerekir</strong></p><br />




<p>Karşılama mesajınızın nimetlerinden faydalanmak istiyorsanız, kullanıcılar abone olduktan sonra, ilk 48 içinde mesajınızı gönderin. Daha fazla beklemeyin. Teknoloji, bu mesajları dilediğiniz zaman kesintisiz bir şekilde gönderebilmenize izin verdiğine göre, zaten beklemenize gerek yok. Aklınızda bulunsun, karşılama iletisi göndermek için beklediğiniz her dakika, alıcının sizi hatırlamasını zorlaştırır.</p> <br />




<p><strong>Üyelik onayı</strong></p><br />




<p>Onay mesajlarını, alıcılara elde edebilecekleri kazançların neler olduğunu vurgulamak ve kayıt oldukları için teşekkür etmek için bir fırsat olarak kullanın. Eğer aboneleriniz e-bülten almak için kayıt olmuşsa, onlara son bültenlerinizi görebilecekleri bir link verin. Böylelikle yayınlarınızdan nasıl bir tat alacaklarını önceden görmüş olurlar. </p><br />




<p><strong>Teşvik edici bir teklif</strong></p><br />




<p>İletinizin içine göze çarpmayan bir pazarlama mesajı veya cazip bir teklif yerleştirerek, kullanıcılarınızın sizinle çalıştıkları için kendilerini değerli hissetmesini sağlayabilirsiniz. Karşılama iletisinin içinde bir indirim veya özel bir teklif sunmak, alıcıyı alışverişe ikna eder. Bu nedenle üyelerinizle ilk kez bağlantıya geçtiğiniz bu süreci iyi değerlendirin. Üyeleriniz genelde bu konudan anlayan insanlardan oluşacağından, onlara alışverişi tamamlamalarını sağlayacak özel bir teklif sunmanızı bekleyeceklerdir. Eğer perakendeci değilseniz, mesajınızın içine alıcıları 'en beğenilen' yayınlarınıza yönlendiren bir link ya da bir tanıtım yazısı yerleştirebilirsiniz. Kısacası altın değerindeki bu fırsatı kaçırmamak için elinizden geleni yapın.</p><br />


<br />




<p><strong>CAN-SPAM yasalarına uyumluluk</strong></p><br />




<p>Alıcılarınıza, CAN-SPAM yasalarına uyumlu hareket ettiğinizi ve onların özel bilgilerinin kullanımını ciddiye aldığınızı göstermek için karşılama iletileri iyi bir fırsattır. Bu nedenle gönderdiğiniz karşılama iletisinde fiziksel adresiniz, bir üyelikten çıkma linki (kullanıcıların yanlışlıkla üye olması halinde kullanabilecekleri), onları Tercih Merkezi'ne (eğer varsa)&#160; ve gizlilik sözleşmesine yönlendiren bir link olmalıdır. Ne tarz e-mail'ler gönderiyor olursanız olun, yasal alanların dışına çıkmamaya çalışın. E-mail programınızın CAN-SPAM yasalarına uyumlu olması çok önemlidir. Her zaman avukatlarınızın fikirlerini alın.</p><br />




<p><strong>Markanızı vurgulamanız için fırsat sunarlar</strong></p><br />




<p>Bu tarz iletiler genelde pazarlama dışındaki bir departman tarafından gönderilirler. Bu nedenle gönderilen mesajların markanızı yansıtan ve markanızla baştan sona tutarlı bir içeriğe sahip olduğunuzdan emin olun.</p><br />




<p><strong>Mesajınızı kişiselleştirin</strong></p><br />




<p>İletiyi kişiselleştirmek için zaman harcayın ve alıcılara, onlarla sağlam ilişkiler kurmak ve marka bağımlılığı kazandırmak istediğinizi gösterin. Bir pazarlamacının gözüne çok küçük bir şey gibi görünse de iletinin içinde alıcının ilk ismini kullanmak, insanların gözünde firma algınızı etkiler ve gidişatı belirler. Eğer kayıt sürecinde başka bilgiler edindiyseniz, onları da karşılama iletinize uyarlayabilirsiniz</p><br />




<p><strong>İletilme oranlarını artırır</strong></p><br />




<p>Onay mesajları, e-mail'lerinizin iletilme oranlarını artırır. Bu mesajlarda, alıcılarınızdan kullandıkları e-mail sunucularındaki listelerine sizi eklemeleri için ricada bulunun.</p><br />




<p><strong>Test edilir ve düzenli olarak kontrol edilirler</strong></p><br />




<p>Daha önce tüm iletileri test etmenin önemine yeterince değindik; bu nedenle bu bölümü kısa tutacağız. Bununla birlikte karşılama mesajlarınızı da test etmeyi ve tekrar ziyaret etmeyi unutmayın. E-mail programınızın diğer parçalarına ne kadar önem veriyorsanız, onlara da aynı ayrıcalığı tanıyın. Bu ileti, bir alıcının sizden alacağı ilk mesaj olacağından, amacınızı iyi vurgulaması gerekir. İlk etkiyi sağlamak için asla ikinci bir şansınız olmaz.</p><br />




<p><strong>Alıcıların tepkisi doğrultusunda hareket etme</strong></p><br />




<p>Eğer gönderdiğiniz onay e-mail'i geri dönüyorsa, o adresi e-mail listenizden çıkarın. Bunu yapmamak, mesajlarınızın iletilme oranını düşürecektir. Aynı şekilde eğer birisi onay mesajındaki link'e tıklayarak üyelikten ayrıldıysa, bu kişiyi de listenizden çıkardığınızdan emin olun.</p><br />


<br />


<br />




<p>Eğer daha önce üyelerinize onay mesajları göndermediyseniz, başlamak için bundan daha iyi bir zaman bulamazsınız. Bu taktikleri kullanarak işe başlayabilirsiniz. Diğer yandan, eğer daha önceden de onay mesajları gönderiyorsanız, o zaman genelde gözden kaçırılan bu iletilerin potansiyelini tam olarak açığa çıkardığınızdan emin olmak için tekrar kontrol edin. Örneğin standart e-mail ağınıza almadan önce, hazırladığınız farklı karşılama mesajlarını yeni alıcılarınıza göndererek, onların tepkilerini ölçün. Sizin en çok cevap verme potansiyeline sahip olan müşteri kitlenizi yeni üyeler oluşturur. Bu nedenle onlarla standart mesajlaşmaya geçmeden önce, onlara uygun teklifler göndererek, geri dönüş potansiyellerini artırabilirsiniz.</p>

<p><br />
	
	</p>

<p>Merve Şahver Erdönmez</p>

<p>euro.message E-Pazarlama Uzmanı</p>

<p>sahver.erdonmez@euromsg.com<br />
	
	</p> <br />


</content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">Gizlilik Sözleşmeniz Neleri İçermeli</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-279-1-1/euromessage__tr/blog/blog/gizlilik_sozlesmeniz_neleri_icermeli" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-279-1-1/euromessage__tr/blog/blog/gizlilik_sozlesmeniz_neleri_icermeli</id>
	<modified>2009-06-02T10:18:25Z</modified>
	<updated>2009-06-02T10:18:25Z</updated>
	<issued>2009-05-29T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">Online gizlilik sözleşmesi, çoğu pazarlama yöneticisinin dudak büktüğü ve daha da kötüsü görmezlikten geldiği konular arasındadır. Oysa birçok açıdan oldukça can alıcı bir öneme sahip olduğu yadsınamaz. Aynen bir ev satın alırken olduğu gibi... Yüzlerce belge üst üste yığılır ve alım satım işleminin en heyecan verici bölümüne geçilmek istenir. Bununla birlikte içinde gizlilik sözleşmesi olmayan bir web sitesi çok tehlikelidir.</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-279-1-1/euromessage__tr/blog/blog/gizlilik_sozlesmeniz_neleri_icermeli">
<p><strong>Online gizlilik sözleşmesi, çoğu pazarlama yöneticisinin dudak büktüğü ve daha da kötüsü görmezlikten geldiği konular arasındadır. Oysa birçok açıdan oldukça can alıcı bir öneme sahip olduğu yadsınamaz. Aynen bir ev satın alırken olduğu gibi... Yüzlerce belge üst üste yığılır ve alım satım işleminin en heyecan verici bölümüne geçilmek istenir. Bununla birlikte içinde gizlilik sözleşmesi olmayan bir web sitesi çok tehlikelidir.</strong></p><br />

<br />




<p>Web sitenizin gizlilik sözleşmesi olsa bile, e-mail iletişiminizle ilgili ana kriterleri karşılamayı başarıyor mu? Çok sayıda web sitesi müşterilerini ve potansiyel müşterilerini yakından ilgilendiren gizlilik bilgilerini görmezden gelir. Eğer e-mail ve gizlilik sorunları konusunda şirketinizin başarılı yöntemleri takip ettiğinden emin olmak istiyorsanız, tehlikeli sularda yüzmenizin hiçbir anlamı yok. Ayrıca alıcıları gizlilik politikasına yönlendirmek için, optimize edilmiş e-mail üyelik formunda bir link ya da gizlilik haklarının korunacağına dair güvence vermek de çok önemlidir. Bu tip davranışlar, alıcıların gözünde güven oluşturur ve size e-mail adreslerini veren alıcıların kendilerini rahat hissetmesini sağlar.</p> <br />




<p>Şimdi gizlilik sözleşmenizi ve e-pazarlama programlarınızı oluştururken dikkat etmeniz gereken bazı ana kriterlerden bahsetmek istiyoruz.</p><br />




<p><strong>Yasal temellerinizi belirleyin</strong></p><br />




<p>CAN-SPAM ve Uluslararası spam kanunlarıyla iyi geçinmek, sonradan pişman olmaktan iyidir. Açık bir şekilde CAN-SPAM kanunlarına uyduklarını belirten şirketler çok daha fazla takdir toplar.</p> <br />




<p><strong>Nasıl üyelikten çıkılacağını açıklayın</strong></p><br />




<p>Üyelikten çıkma sürecini açık bir dille anlatın. Eğer şirketiniz sürekli olarak kendi hesabına hizmet eden (fatura ve senet e-mail'leri gibi) e-mail'ler gönderiyorsa, alıcılarınıza promosyonel ve alımsatım mail'leri arasındaki farkı anlatın.&#160; Dahası sizin e-mail programınızdan çıkmış olsalar bile, alıcılara neden bu tarz e-mail'leri&#160; göndermeye devam edeceğinizi açıklayın.</p><br />




<p><strong>Çok fazla hukuki terim kullanarak gizlilik sözleşmenizi sulandırmayın</strong></p><br />




<p>Gizlilik sözleşmenizi oluşturmak için hukuk danışmanlarına başvurmanız gerekebilir. Bununla birlikte gizlilik sözleşmenizin yediden yetmişe herkesin anlayabileceği bir dile sahip olduğundan emin olun. Eğer amacınız şeffaflık sağlamaksa, bu sözleşmeyi karışık bir biçimde hazırlamanın hiçbir anlamı yoktur. Eğer sözleşmeniz ilk bakışta hiçbir anlam ifade etmiyorsa, kendi kendinize kaşınıyorsunuz demektir.</p> <br />




<p><strong>E-dolandırıcılarla mücadele</strong></p><br />




<p>Eğer büyük bir marka değeriniz varsa ya da e-dolandırıcılık yapanların potansiyel hedefleri arasındaysanız, gizlilik sözleşmenizde bunu belirtmeli, gizliliklerinin korunduğundan emin olmak isteyen müşterilerin tekrar gözden geçirmesi için ayrı bir bölüm oluşturmalısınız. Bu bölümde e-dolandırıcılığın tanımını yapabilir, gerçek ve sahte e-mail'ler arasındaki farkı anlatabilirsiniz. Bunu yapmamak, alıcılarınızın gönderdiğiniz iletileri açmamasına ya da e-mail'lerinizin yasal olup olmadığından emin olmadıkları için mesajlarınızı yanıtlamamasına neden olur.</p> <br />




<p><strong>Çocuklar için Online gizlilik sözleşmesi</strong></p><br />




<p>Duyarlı yöneticilerin, ABD'de çıkarılan ve 13 yaşından küçük çocukların kişisel bilgilerini toplayan web siteleri için ebeveynlerin onayını gerektiren bu yasayı da gizlilik sözleşmelerinin kapsamına almaları gerekir.</p> <br />




<p><strong>Diğer sitelere yönlendirmek için verdiğiniz linkler</strong></p><br />


<br />




<p>E-mail'le iletişim biçimlerinin çoğunda, özellikle de e-bültenlerde diğer sitelerin link'leri bulunur. Bu nedenle eğer kullanıcılar sizin gönderdiğiniz ileti içinde başka bir sitenin link'ini tıklarlarsa, gizlilik sözleşmenizin diğer siteleri kapsamadığını belirtmelisiniz. Bu durumu açık bir şekilde vurgulamak çok önemlidir. Ayrıca diğer sitelerin içeriği üzerine sorumluluk almadığınızı da söylemeniz gerekir. Almanya gibi bazı ülkelerde sorumluluk almadığınızı belirtmediğiniz sürece, link'le yönlendirdiğiniz içerik üzerinde yükümlü olduğunuz kabul edilir.</p> <br />




<p><strong>Verilerinizi nasıl topladığınızı ve nasıl kullandığınızı anlatın</strong></p><br />




<p>Bu bölüm özellikle e-mail listeleri ya da kampanyalar yöneten tedarikçileri ilgilendirir. Hepsi olmasa da çoğu şirket, kampanyalarını analiz etmek için raporlama ölçümlerini kullanır. Bunu gizlilik sözleşmenizde açıkça belirtmeniz gerekir. Ayrıca alıcılarınızın e-mail adreslerini sadece kendiniz için kullanacağınızı, asla üçüncü partilerle paylaşmayacağınızı belirtmek de, onların gözünde güven uyandırmak açısından önemlidir.</p><br />




<p><strong>Sadece nötr ve güvenilir üçüncü partilere link verin</strong></p><br />




<p>Gizlilik sözleşmeleri hem sizi hem de kullanıcılarınızı korumak içindir. İletilerinizde üçüncü partilerle ilgili bilgiler vermek, içinde bulunduğunuz sektörle bağlantınız olduğunu ve genel olarak kabul görmüş yöntemlere sadık kaldığınızı gösterir.</p><br />


<br />




<p><strong>Gizlilik sözleşmesiyle ilgili sorunlar ve şikayetler için iletilerinizde kontak bilgisi verin</strong></p><br />




<p>Müşterileriniz için çalıştığınızı onlara hissettirin. Alıcılarınıza size ulaşabilecekleri bir e-mail adresi ve telefon numarası verin. Bu bilgi hiçbir işe yaramasa bile, ziyaretçilerin hazırladığınız sözleşmenin onların yararına olduğunu anlamasını sağlar.</p> <br />


<br />




<p><strong>Yılda en az iki kez avukatlarınızın ve pazarlama ekibinizin sözleşmenizi gözden geçirmesini sağlayın</strong></p><br />




<p>Sözleşmenizdeki boşlukları bulması ve farklı bir bakış açısı sunması için dışarıdan bir firmadan destek alabilirsiniz. Genelde çok sayıda şirket gizlilik sözleşmeleri üzerinde yıllar boyunca değişiklik yapmaz ve zaman aşımına uğramış ifadeler ve şartlar kullanır. Hızla gelişen bir sektörde faaliyet gösteriyorsanız, bu durum tehlikeli olabilir.</p><br />




<p><strong>Kendinizi en kötüsüne hazırlayın</strong></p><br />


&#160;

<p>Gizlilik sözleşmesinin bozulmasından doğabilecek suçlamalara karşı önceden plan yapın. Umarız böyle bir durumla karşılaşmazsınız ama acil bir durumda yararlanmak amacıyla hazırda plan bulundurmak, hiç uygulamaya koymanız gerekmese bile işe yarar. Eğer bir müşteri gizlilik sözleşmesini ihlal ettiğiniz için sizi haklı ya da haksız olarak suçlarsa, bu acil bir durumdur.</p><br />




<p>Çok sayıda büyük ve iyi tanınmış firma gizlilik sözleşmelerinde temel kurallara uymadıkları, kolay bulunabilir ve anlaşılır bir sözleşmeye sahip olmadıkları için başarısızlığa uğramaktan kurtulamıyor. Hatta şirketlerin pek çoğu e-mail'i temel müşteri kanalları olarak belirlemelerine rağmen, e-pazarlamada gizlilik sorunları üzerine yeteri kadar eğilmiyor.</p><br />




<p>Bunları anlatırken amacımız patronunuzu ya da müşterilerinizi paniğe sokmak ve onların korkmasını sağlamak değil. Asıl amacımız bu unsurları daha iyi belirlemek ve e-pazarlama çalışmalarınızla uyum sağlayabilmesi için gizlilik sözleşmenizi nasıl değiştireceğinizi göstermek. Mesaj ve marka çalışmalarınıza çok fazla çaba ve kaynak harcadıysanız, online varlığınızın en zevksiz parçasına da aynı oranda ilgi göstermeniz gerekir.</p> <br />




<p>Artık bu kriterlerin tümünü karşılayan bir gizlilik sözleşmeniz olduğuna göre, dijital diyalogunuzun çok daha heyecan verici bölümleri üzerinde ilerleyebilirsiniz.</p>

<p><br />
	
	</p>

<p><br />
	
	</p>

<p>Merve Şahver Erdönmez</p>

<p>euro.message E-Pazarlama Uzmanı</p>

<p>sahver.erdonmez@euromsg.com<br />
	
	</p> <br />


</content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">Uluslararası E-mail Çalışmalarınızda Kullanabileceğiniz Yöntemler</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-284-1-1/euromessage__tr/blog/blog/uluslararasi_email_calismalarinizda_kullanabileceginiz_yontemler" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-284-1-1/euromessage__tr/blog/blog/uluslararasi_email_calismalarinizda_kullanabileceginiz_yontemler</id>
	<modified>2009-05-29T18:24:06Z</modified>
	<updated>2009-05-29T18:24:06Z</updated>
	<issued>2009-05-29T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">E-mail çabalarınızı diğer ülkelere taşımayı düşünüyor musunuz? Eğer e-mail mesajlarınızı yurtdışında yaşayan yabancı insanlara da ulaştırmayı planlıyorsanız, bu konuda takip etmeniz ve gözden kaçırmamanız gereken bazı temel kurallar olduğunu unutmayın. Bu kuralların bazıları, diğerlerine göre çok daha belirleyici olsa da, uygulandıklarında yarattıkları etkiyi gördüğünüzde çok şaşıracaksınız.</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-284-1-1/euromessage__tr/blog/blog/uluslararasi_email_calismalarinizda_kullanabileceginiz_yontemler">
<p><strong>E-mail çabalarınızı diğer ülkelere taşımayı düşünüyor musunuz? Eğer e-mail mesajlarınızı yurtdışında yaşayan yabancı insanlara da ulaştırmayı planlıyorsanız, bu konuda takip etmeniz ve gözden kaçırmamanız gereken bazı temel kurallar olduğunu unutmayın. Bu kuralların bazıları, diğerlerine göre çok daha belirleyici olsa da, uygulandıklarında yarattıkları etkiyi gördüğünüzde çok şaşıracaksınız.</strong></p>

<p><strong>Dil ve Tercüme</strong></p>

<p>Eğer yabancı bir kitleye pazarlama yapmayı düşünüyorsanız dil, bu konuda aklınıza takılabilecek ilk sorunlar arasındadır. Ayrıca sadece e-mail'inizi pazarlama yapacağınız ülkenin ana diline göre yazarak ya da iletinizi başka bir dile çevirecek birisini bularak, bu sorunun üstesinden gelemezsiniz. Bazı ülke ve bölgelerde, yaygın olarak konuşulan birden fazla dil olabileceğini dikkate almanız gerekir. Ayrıca aynı dil, bir ülkenin farklı bölgelerinde ya da diğer ülkelerde değişik lehçelere sahip olabilir. Örneğin Kanada'da konuşulan Fransızca, Fransa'dakinden oldukça farklıdır. Bu nedenle eğer dil bariyerine takılmak istemiyorsanız, üyelik sürecinde konum ve dil seçeneklerine de yer vermeye çalışın.</p>

<p>Eğer bir kampanyayı diğer dillere çevirmeyi düşünüyorsanız, düzenleyeceğiniz kampanyanın tek bir ülkeye özgü mü olacağını, yoksa genele mi hitap edeceğini mutlaka göz önünde bulundurun.</p>

<p>Eğer basit bir çeviri yapmayı düşünüyorsanız, aşağıdaki püf noktalarını aklınızda bulundurun.</p>

<div class="list">
	
	<ul>
		
		<li>İyi çeviri yapmak kolay değildir. Çevirilerinizi ofisinizde İngilizce bilen ya da tercüme edilecek dili konuşan herhangi birisine yaptırmayın. Profesyonel yardım alın.</li>
		
		<li>Çeviri yaptıracağınız dili ana dili gibi konuşan, bölgeyi ve hitap ettiğiniz sektörün kültürünü iyi tanıyan bir çevirmen bulmanız gerekir.</li>
		
		<li>Eğer tüm bu nitelikleri taşıyan bir kişi bulamazsanız, sektörden bir kişiye çevirinizin teknik açıdan doğruluğunu kontrol ettirin. Ayrıca kültürel pazarlama farklılıkları gibi alanlarda, o ülkede pazarlama deneyimi kazanmış bir kişiden çevirinizi düzeltmesi konusunda yardım alın.</li>
		
		<li>Dillerin yerel etkileri olabilir. Eğer metninizi Almanca'ya çevirtiyorsanız, İsviçre'de ve Avusturya'da kullanmadan önce tekrar kontrol ettirin.</li>
	
	</ul></div>

<p><strong>Yurtdışından dersler</strong></p>

<p>Uluslararası e-pazarlama alanında eşsiz görüşleriyle tanınan Amerika doğumlu Denise Cox, Avrupa E-mail Servis Sağlayıcısı'yla (ESP) çalışan çok tecribeli bir isim. Kendisini pazarlama alanında yetiştiren ve şu an İrlanda'da görev yapan Cox, uluslararası kampanyalarda uygulanabilecek yöntemler ve püf noktalarıyla ilgili görüşlerini paylaştı:</p>

<div class="list">
	
	<ul>
		
		<li>Global pazarlama yaklaşımını benimsemek isteyen pazarlamacıların mücadele etmesi gereken en büyük sorunlardan biri, özellikle de Avrupa'da, tek bir bölgeyle ilgilenmedikleri gerçeği. Örneğin Avrupa Birliği, Avrupa ülkelerinin çoğunu kapsasa da, bu birlik içindeki her ülkenin yerel adetlerini, dillerini ve satın alma yaklaşımlarını bilmeniz gerekir. Bu yaklaşım aslında dünya çapındaki her ülke için geçerlidir. Tümünde İngilizce konuşulsa bile dil ve gelenekler konusunda farklılıklar gösteren ülkelerde de geçerlidir. </li>
		
		<li>Uluslararası takipçilerin çoğu, halihazırda e-pazarlama alanında bilgi sahibidir. </li>
		
		<li>Avrupa Birliği'nin yüzde 54'ünün İnternet erişimi vardır. </li>
		
		<li>JupiterResearch tarafından hazırlanan bir rapor, e-pazarlama alanında Amerika ve Avrupa Birliği'ndeki farklılık ve benzerliklerin bazılarını vurgulaması açısından önemlidir. (www.jupiterresearch.com/bin/item.pl/research:concept/1103/id=99795/) Bu rapora göre, bu ülkeler arasında genel bilgi seviyesi eşit olsa bile, gruplandırma gibi yöntemlerin kullanım oranı kara Avrupa'sında daha düşük. Ayrıca Amerika'daki benzerlerine göre Avrupa Birliği ve İngiltere'deki pazarlamacılar daha küçük boyutta üye listelerine sahip. Bununla birlikte Avrupa'da coğrafi verilere daha çok bağlı kalınıyor. </li>
		
		<li>Avrupa'da pazarlama çalışmalarının büyük bölümünü e-mail oluşturuyor. Hatta Forrester tarafından 2007 yılında yapılan bir çalışma Avrupa'daki şirketlerin e-pazarlamaya 1.5 milyar Euro harcadığını ve bu bütçenin 2012 yılında 2.3 milyara yükselmesinin beklendiğini ortaya çıkardı. Amerika'yla benzer biçimde e-mail'i elde tutma oranıysa (%52), kazanç elde etme oranının (%26) üzerinde.</li>
	
	</ul></div>

<p><strong>Kanunlar</strong></p>

<p>2003 yılının Ekim ayında yürürlüğe giren ''European Directive Privacy and Electronic Communications'' doğrultusunda, Avrupa Birliği'ne dahil ülkeler arasında, e-mail yoluyla kişilere istenmeyen iletiler göndermek, çok katı kurallara bağlandı. Temel kurallarsa daha çok üye olma yaklaşımıyla ilgili. Buna göre doğrudan pazarlama için e-mail göndermeden önce, işletmelerin öncelikli olarak insanların rızasını alması gerekiyor. Müşteriyle varolan bir ilişki yoksa, bu iznin açık bir şekilde verilmesi zorunlu. Bu talimat aynı zamanda göndericinin kimliğini saklamasını ve değiştirmesini de yasaklıyor. Tabii alıcılara kolay ve ücretsiz bir üyelikten çıkma süreci tanınmasını da şart koşuyor.</p>

<p>Bununla birlikte Avrupa Birliği üyesi ülkelerin her biri üyelikten çıkmayı önlemek için üyeliğe giriş süreçlerini farklı şekillerde yorumlayarak uyguluyor. İngiltere'de ve İrlanda'da ortaklıklar ve bağımsız ticari girişimlerde, iş e-mail adreslerinin ve kişisel e-mail adreslerinin kullanımı belli kurallara bağlı. Üyelikten çıkma bazında ele alındığında iş adreslerine mesaj gönderilebiliyor, kişisel adreslereyse sadece varolan bir ilişki varsa mesaj gönderilebiliyor. Avusturya'daysa çok katı ve ayrıntılı üyelik kuralları geçerli.</p>

<p>Ürünlerinizi ve servislerinizi uluslararası arenaya çıkarmak istiyorsanız, global bir şekilde düşünmeli ve planlar yapmalısınız. Bununla birlikte kampanyalarınızı bir araya getirdiğinizde e-pazarlama mesajlarınızın göndereceğiniz bölgelere uyum sağlaması için yerel düşünmeniz, gruplandırma ve kişiselleştirme yapmanız gerektiğini de fark edeceksiniz.</p>

<p><strong>Nereye giderseniz, gidin insanlar aynıdır.</strong></p>

<p>Buraya kadar okuduklarınızdan da anlayabileceğiniz gibi Amerika'nın herhangi bir yerinde olduğu gibi Avrupa'da da insanlar dolup taşan inbox kutularıyla boğuşmak zorundadır. Kimse inbox'ının önemsiz e-mail'lerle işgal edilmesini istemez. Nerede yaşarlarsa yaşasınlar hedef kitlenizi kendinize çekmek için çok çalışmanız gerekir.</p>

<p>Avrupalılar da e-mail'i Amerikalılar kadar sever. Ama hedefe yönelik, zamanında gönderilen ve ilintili e-mail'leri severler. Avrupalılar bunun dışında özellikle mahremiyetlerine çok fazla önem veriler. Bu nedenle e-mail çalışmalarınızı çok dikkatli bir şekilde yürütmeli, istila edici bir tavırdan uzak durmalısınız. Dünyanın her yerinde insanlar onay verdikleri, yararlı buldukları ya da güvendikleri bir marka ya da şirketten gelen e-mail'leri almaktan hoşlanır.</p>

<p>Sonuç olarak her ülkenin farklılıklarını ve başarılı yöntemlerini uyguladığınızdan emin olun. Eğer bu şekilde davranırsanız, hedef kitleniz de size bağlı kalarak teşekkür eder.</p>

<p><br />
	
	</p>

<p>Ezgi Doğanay</p>

<p>euro.message E-Pazarlama Uzmanı</p>

<p>ezgi.doganay@euromsg.com<br />
	
	</p> </content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">E-Pazarlamanın Geleceği</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-286-1-1/euromessage__tr/blog/blog/epazarlamanin_gelecegi" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-286-1-1/euromessage__tr/blog/blog/epazarlamanin_gelecegi</id>
	<modified>2009-05-29T18:22:20Z</modified>
	<updated>2009-05-29T18:22:20Z</updated>
	<issued>2009-05-29T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">Buraya kadar okuduklarınızdan sonra, interaktif pazarlamanın en önemli unsurlarından birinin e-mail olduğu sonucunu çıkarmışsınızdır. Bununla birlikte e-mail'e verilen önemin ve gösterilen saygının gelecek yıllarda daha fazla artacağını düşünüyoruz. İşte e-pazarlamanın geleceği ve yola nasıl devam edeceğiyle ilgili tahminlerimizâ€¦</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-286-1-1/euromessage__tr/blog/blog/epazarlamanin_gelecegi"> 
<p><strong>Buraya kadar okuduklarınızdan sonra, interaktif pazarlamanın en önemli unsurlarından birinin e-mail olduğu sonucunu çıkarmışsınızdır. Bununla birlikte e-mail'e verilen önemin ve gösterilen saygının gelecek yıllarda daha fazla artacağını düşünüyoruz. İşte e-pazarlamanın geleceği ve yola nasıl devam edeceğiyle ilgili tahminlerimiz:</strong></p>
<p>E-mail ve Arama Motoru Pazarlama, gelecekte de hiç kuşkusuz interaktif pazarlama kampanyalarının en önemli ayrıntıları arasında yer almaya devam edecekler. Onun için bu hedefe yönelik ve ölçülebilir platformları düzgün bir şekilde kullanmazsanız, online ürün ve servislerinizin sektörde uzmanlaşmış oyuncular karşısında rekabet etme ve ayakta kalma şansını azaltmış olursunuz. Bu nedenle eğer satış ve pazarlama amacıyla e-mail kullanıyorsanız, müşterilerinizin güvenini korumak için bütçenizi artırın.</p>
<p><strong>E-mail ROI</strong></p>
<p>Bir pazarlamacı olarak analiz yapmaya, gruplara ayırmaya ve e-mail programınızdan daha fazlasını almaya çalıştığınız sürece, bütçeniz ve saygınlığınız artacak; çok daha iyi yerlere yükselme olasılığınız ortaya çıkacaktır. Tabii bu doğrultuda e-mail ekibinizin de sayıca çoğalması ve genişlemesi gerekebilir. Sonuçta büyük bir şirketiniz varsa, ayrıntılı e-mail programlarını üç kişiden oluşan bir ekiple başarılı bir şekilde yürütmek oldukça zordur.</p>
<p><strong>Varlık denetimi</strong></p>
<p>E-mail üyelik listelerinde kayıtlı müşterilerin varlık değeri, ne yazık ki çok sayıda pazarlama ekibi tarafından gerektiği gibi anlaşılamıyor. Bu listeler, finansal beklenti içerisindeki pazarlama ekipleri tarafından değerli kaynaklar olarak görülse de, çok sayıda alıcının izin alınmadan müşteri listesine dahil edildiği de bir gerçek. Bu nedenle her şeyden önce e-mail programınızı başlı başına bir iş gibi görmeli ve en kıymetli envanteriniz olan üyelerinize daha fazla önem vermelisiniz. E-mail programınız size düşündüğünüzden çok daha fazla değer kazandırabilir.</p>
<p>Tabii burada müşteri listenizi kiralamaktan veya satmaktan bahsetmiyoruz. Ama amaçlarınıza ulaşmak ve ekibiniz için bazı temel ölçütler belirlemek istiyorsanız, e-mail üyelik listenize mutlaka mali kaynak ayırmaya başlayın.</p>
<p><strong>El sürmeyin</strong></p>
<p>E-mail oluşturma süreci, tasarım uzmanları veya e-mail konusunda yeterli deneyimi olmayan interaktif firmalar yerine, genelde şirketlerin etkili e-mail'ler yaratmak konusunda deneyimli departmanları ya da e-mail konusunda uzmanlaşmış başka firmalar tarafından halledilir. Çünkü bir flash ve mikrosite tasarlarken işe yarayan unsurlar, e-mail'de işe yaramaz. Bu nedenle kendi e-mail programınızı tasarlamak konusunda yeteri kadar kaynağa ve uzmanlığa sahip değilseniz, bu iş için dışarıdan yardım almanız gerektiğini unutmayın.</p>
<p><strong>Toplu gönderime güle güle</strong></p>
<p>E-mail'in gelecekte çok daha fazla yaygınlaşacağı düşünülürse, izin alarak e-mail gönderen pazarlamacılardan listelerini gruplara ayırmayanların ve 12 ay boyunca insanlara aynı mesajı gönderenlerin ileride hiçbir özrü kalmayacak. Ayda 20 dolar da, 20 bin dolar da harcasınız, müşterilerinizin gelen kutularına eşsiz ve değerli mesajlar göndermek için çok daha yenilikçi kampanyalar hazırlamalı, var olan fırsatları değerlendirmelisiniz.</p>
<p><strong>Entegrasyon olasılıkları</strong></p>
<p>Pazarlamacılar entegrasyon konusunda ilerleme kaydetmiş olsa da, e-mail'in ve diğer pazarlama biçimlerinin zamanla birbirleriyle daha fazla etkileşime girecekleri çok açık. Bu da e-mail'in gelecekte diğer pazarlama kanallarıyla çok daha entegre bir şekilde kullanılacağı anlamına geliyor. Örneğin ileride bir e-mail'e tıkladığınızda anında satış ekibi tarafından telefonla aranıp, bilgi alabilirsiniz. Ya da tüketiciler, gönderilen bir direct mail üzerinden yönlendirildikleri sayfada, üye olmaları halinde özel bir teklifle karşılaşabilir. Ayrıca bizim fikrimize göre ticari reklamların sadece web sitelerine değil, e-mail Tercih Merkezleri'ne de trafik çekmesi çok daha etkili sonuçlar doğurabilir.</p>
<p><strong>Mobil cihazların önemini atlamayın</strong></p>
<p>Mobil e-mail kampanyalarının popülaritesi göz önüne alındığında, bu alana yönelik stratejilerin kesinlikle hafife alınmaması gerekir. Bu nedenle mobil cephede nerede durduğunuzu belirlemeye çalışın. Mobil kampanyaların her geçen gün gündeme yerleştiği düşünülürse, geleneksel pazarlamacıların da ilerleyen dönemlerde bu alanı çok daha fazla kucaklayacakları çok açık. Bu yüzden pazarlamacıların ileride mobil kavramının etkisini belirlemek ve bu alana yönelik stratejiler oluşturmak için çok daha fazla analiz etmeye başlayacaklarını tahmin ediyoruz.</p>
<p><strong>RSS'in rolü</strong></p>
<p>RSS, dileyen kullanıcılara haber ve içerik göndermekte kullanılan güçlü yöntemlerden biri. Gelecekte de e-mail'in dostu ve doğru izleyiciler için güçlü bir platform olacağı çok açık. Tabii bloglar ve sosyal ağ siteleri kadar büyük bir fenomen haline geleceğini düşünmüyoruz. Yine de var olan kullanıcıların onu kucaklamaya devam edeceğini; yeni kullanıcıların küçük bir bölümünün de RSS beslemelerine yöneleceğini tahmin ediyoruz.</p>
<p><strong>Video ve ses</strong></p>
<p>Bugün filtreleme kavramı ve e-mail'i yavaşlatıcı etkisi nedeniyle, mesajın içerisinde video ve ses göndermek pek yaygın olmasa da, bu verilerin gelecekte gelen kutularını daha sık işgal edeceğini tahmin ediyoruz. Aslında kullanıcıların şu an ki talepleri de bu yönde, ama ne yazık ki teknoloji gönderim sorunlarıyla tam olarak baş edebilecek güce henüz erişmedi.</p>
<p><strong>İlişki kurmanın önemi</strong></p>
<p>Gelecekte kullanılacak olan çapraz tanıtımlarla, e-mail'in ilişki kurma kapasitesi üzerinde daha fazla odaklanmak mümkün olacak. Bu, aynı zamanda gönderim sorunlarının üstesinden gelmeye ve e-mail'in fırsatlarını çoğaltmaya da yardımcı olacaktır.</p>
<p><strong>Detaylara odaklanın</strong></p>
<p>İnteraktif ekipler, gelecekte e-pazarlama programlarının detaylarına çok daha fazla özen göstermek zorunda kalacaklar. Hem diğer e-mail'lerle rekabet hem de gönderim sorunları ve diğer pazarlama araçları konusunda kalite standartları yükselecek. Bu nedenle kendi kabuklarının dışına çıkamayanlar ne yazık ki arkada kalacak ve rakiplerine yetişemeyecekler.</p>
<p><strong>Sonuç</strong></p>
<p>Online dünyanın en son ve yeni gelişmelerinden biri olan e-mail söz konusu olduğunda, yöneticilerin e-pazarlamanın önemini asla unutmaması gerekiyor. Özellikle de veri saklama, ilişki kurma ve gelir kazandırma gibi alanlarda yakaladığı başarılar. Sonuç olarak önümüze çıkacak fırsatları ve zorlukları değerlendirerek yol aldığımız sürece, sadece bizim gibi bu dünyanın içinde yaşayan ve nefes alan uzmanlar değil, çok daha fazla insan e-pazarlama gerçeğinden haberdar olacaktır.</p>
<p><br />
	</p>
<p>Can Özgiller</p>
<p>euro.message E-Pazarlama Uzmanı</p>
<p>can.ozgiller@euromsg.com<br />
	</p></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">E-mail Üzerinde Sosyal Medyanın Etkisi</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-285-1-1/euromessage__tr/blog/blog/email_uzerinde_sosyal_medyanin_etkisi" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-285-1-1/euromessage__tr/blog/blog/email_uzerinde_sosyal_medyanin_etkisi</id>
	<modified>2009-05-29T18:11:07Z</modified>
	<updated>2009-05-29T18:11:07Z</updated>
	<issued>2009-05-29T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">''Sosyal medya e-mail'in sonunu hazırlıyor'' 
''E-mail web 2.0 karşısında yenik düşüyor'' 
Bu tarz düşünceleri önceden duymuş ya da e-mail'in MySpace, Facebook veya Linkedln gibi sosyal ağ siteleri tarafından bir kenara itildiğiyle ilgili yazılar okumuş olabilirsiniz. Geçen yıllarla birlikte bu tarz sitelerin muazzam bir popülerlik kazandığına hiç şüphe yok. Bununla birlikte eğer siz de bu söylemleri işittiyseniz ve ne yapacağınız konusunda endişeleniyorsanız, içiniz rahat olsun. 
</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-285-1-1/euromessage__tr/blog/blog/email_uzerinde_sosyal_medyanin_etkisi">
<p><strong>''Sosyal medya e-mail'in sonunu hazırlıyor'' </strong></p>


<p><strong>''E-mail web 2.0 karşısında yenik düşüyor''</strong></p>


<p><strong>Bu tarz düşünceleri önceden duymuş ya da e-mail'in MySpace, Facebook veya Linkedln gibi sosyal ağ siteleri tarafından bir kenara itildiğiyle ilgili yazılar okumuş olabilirsiniz. Geçen yıllarla birlikte bu tarz sitelerin muazzam bir popülerlik kazandığına hiç şüphe yok. Bununla birlikte eğer siz de bu söylemleri işittiyseniz ve ne yapacağınız konusunda endişeleniyorsanız, içiniz rahat olsun.</strong></p>


<p>RSS (Really simple syndication) de hız kazanmaya ve yaygınlaşmaya başladığında, sektör içinde aynı şekilde tantana koparmayı başarmıştı. Hatta bu konuyla ilgili olarak çok sayıda benzer haber başlığına rastlamıştık. Sayısız makalede ''RSS, e-mail'in sonunu getiriyor'' ya da ''Güle güle E-mail'' tarzında başlıklar görmek mümkündü. Oysa RSS e-mail'in yerine geçmeyi hiçbir zaman başaramadı. İşte aynı durum bugün sosyal medya için de geçerli.</p>


<p>E-pazarlama, uzun süre boyunca sosyal network kurma aracı olarak tanımlandı. Genel olarak sosyal ağ sitelerini düşünürseniz, e-mail'in bu sitelerde ne kadar büyük bir role sahip olduğunu anlayabilirsiniz. Örneğin Linkedln, üyelerini bir arada tutabilmek için e-mail'i kullanıyor. Aslında milyonlarca insana e-mail adresi sağlayan büyük portallar sosyal ağlara dönüşse de özlerinde e-mail'i koruyorlar.</p>


<p>Tabii ki İnternet kullanıcılarının dünya çapında ilgisini çekmeyi başaran sosyal medyanın popülaritesi yadsınamaz. Bununla birlikte burada öğrenilmesi gereken bir ders var: E-mail'i tamamen dışlamak yerine, e-mail'in bu yeni pazarlama medyalarında ne kadar önemli bir rol oynayabileceğini dikkate almaya çalışın. Yeni yaklaşımlar ve yeni iletişim kanalları ortaya çıktığı sürece, e-mail'i onlarla entegre etmenin ve onun etkisini artırmanın yollarını bulmamız gerekiyor. Pazarlama alanında aniden ortaya çıkan gelişmeler olacaktır. Bu gelişmeler doğrultusunda, e-mail'in onların içinde yer alması için, bakış açımızı değiştirmemiz gerekir.</p>


<p>Araştırmalara göre özellikle genç nesiller, bir zamanlar sıklıkla kullandıkları e-mail yerine, sosyal ağ sitelerini kullanarak iletişim kurmayı günümüzde daha çok tercih ediyor. Bununla birlikte deneyimlerimize dayanarak iletişim kurma tercihlerinin yaşla bağlantılı olarak değişebileceğini söyleyebiliriz. Buna dayanarak genç neslin çalışma hayatına girdiğinde, e-mail kullanımını artıracağını düşünebiliriz. Sosyal network'lerin erişim için üyelik gerektiren adalar olduğunu varsayarsak, e-mail'in çok daha evrensel olduğunu düşünebiliriz. Sonuçta neredeyse tanıdığınız herkesin bir e-mail hesabı olsa da, herkesin bir Facebook hesabı yoktur. Bu da e-mail'in ne kadar büyük bir fırsat olduğunu kanıtlıyor.</p>


<p>Başka bir deyişle, yeni iletişim metotlarına göre kendimizi geliştirmemiz ve dışarıdan bir gözle olayları değerlendirmemiz gerekir. Öncelikle hedef kitlenizin hangi bölümünün sosyal network stratejilerine daha açık olduğunu öğrenmeye çalışın. E-mail üzerinden İnternet erişimi olmayan insanlara bu yaklaşım doğrultusunda odaklanmaya çalışın. Aşağıdaki yöntemleri uygulayarak sosyal medyayı bağrınıza basabilir; e-mail'i onunla entegre bir biçimde kullanabilirsiniz.</p>


<div class="list">
	
	
	<ul>
		
		
		<li>Eğer şirketinizin bir Facebook sayfası varsa, o sayfa üzerinden e-mail adresleri elde etmeye çalışın. </li>
		
		
		<li>Linkedln profilinizde e-mail'le önerdiğiniz tekliflerin faydalarını anlatın ve e-bülteninizin tanıtımını yapın. </li>
		
		
		<li>Bu siteleri güncel haberlerinizi iletmek için kullanın.</li>
		
		
		<li>Pazarlama ve harekete geçirme mesajlarınızı, yaratıcı unsurlarınızı sosyal ağ sitelerinde test edin. </li>
		
		
		<li>Yeni sosyal ağ girişimlerine veya varolan sosyal ağ sitelerine trafik çekmek için e-mail'i kullanın (Bu, çabalarınızın etkisini kapsamlı bir biçimde ölçmeniz için size bir fırsat sağlar).</li>
	
	
	</ul><br />
	
	
	<span style="font-size: 12pt;"><span style="font-size: 10pt;">Ezgi Doğanay<br />
			
			<br />
			
			
	euro.message E-Pazarlama Uzmanı<br />
			
			<br />
			
			
	ezgi.doganay@euromsg.com</span><br />
		
		</span>
	
	
	</div> </content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">B2B E-mail Kampanyaların Gönderimi</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-283-1-1/euromessage__tr/blog/blog/b2b_email_kampanyalarin_gonderimi" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-283-1-1/euromessage__tr/blog/blog/b2b_email_kampanyalarin_gonderimi</id>
	<modified>2009-05-29T17:14:23Z</modified>
	<updated>2009-05-29T17:14:23Z</updated>
	<issued>2009-05-29T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">B2B e-mail'lerinin çoğu, potansiyel müşteriler kazanmayı amaçlasalar da genelde hedefi ıskaladıkları için faydadan çok zarar elde ederler. </summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-283-1-1/euromessage__tr/blog/blog/b2b_email_kampanyalarin_gonderimi">
<p><strong>B2B e-mail'lerinin çoğu, potansiyel müşteriler kazanmayı amaçlasalar da genelde hedefi ıskaladıkları için faydadan çok zarar elde ederler.</strong></p>

<p>Aslında B2B e-mail kampanyalarının çoğu birbiriyle aynıdır. Pek çoğu uzun soluklu, metin ağırlıklı ve direct mail talepleridir. Bazıları, pazarlama jargonuyla oluşturulmuş devasa bir imajdan oluşur. Çoğu, doğru müşterileri nasıl etkileyebileceğinden habersizdir ve gelen kutularına alıcıları ilgilendiren konularda mesaj göndermek konusunda bilgisizdir.</p>

<p>Çok sayıda B2B e-mail kampanyası, potansiyel müşteriler kazanmak amacıyla, almak ya da katılmak için kayıt yaptırmanın zorunlu olduğu ürün tanıtımları, İnternet tabanlı seminerler ve durum raporları gönderir. Bu nedenle eğer bu alanda faaliyet gösteriyorsanız, e-mail üzerinden kayıt sayfasına kolay bir geçiş yolu sağlamak, her zaman sizin yararınıza olur.</p>

<p>B2B e-mail'leri, insanlar satın almaya hazır oluncaya kadar sundukları ürün ve servislerin onların kafasında yer etmesi ve müşterilerin satış sürecine dahil olması için uğraşırlar.</p>

<p>İş odaklı e-mail kampanyalarında hedefiniz, anında tıklanma ya da müşteri elde etmek değil, e-mail'lerin okunmasını ve doğru kişilere forward edilmesini sağlamaktır. Örneğin yüksek maliyetli bir yazılım ya da IT malzemesi sattığınızı düşünelim. Büyük ihtimalle sadece birkaç insan, e-mail yoluyla satılmaya çalışılan bir malzemeye 200 bin dolar ödeyecektir. Bununla birlikte eğer doğru şekilde yapılırsa, kampanyalarınız gerçek karar merciileri tarafından fark edilecek ve müşterilerle bire bir diyalog başlayacaktır. E-mail'lerin fark edilmesini ve okunmasını sağlamak, özellikle üst düzey yöneticiler için ego meselesi olabilir. Bu nedenle izleyici kitlenizin ve onların zamanının ne kadar önemli olduğunu anladığınızı, onlara gösterin.</p>

<p><strong>İşte B2B e-mail kampanyalarında başarıya ulaşmanızı sağlayacak birkaç yöntem:</strong></p>

<p><strong>Müşteri kitlenizi tanıyın</strong></p>

<p>Eğer IT network yöneticilerine e-mail gönderimi yapıyorsanız, imaj yoğunluklu bir e-bülten büyük ihtimalle sizin istediğiniz şekilde görüntülenmeyecektir. Bu nedenle salt metin mesajı göndermeyi tercih edin. Müşterilerinizin nelerden hoşlandıklarını belirleyin ve kesinlikle aynı iletinin herkese uyacağı yaklaşımıyla hareket etmeyin.</p>

<p><strong>Mobil e-mail gönderimi</strong></p>

<p>Mobil e-mail'in gücünü hafife almayın. Çok sayıda üst düzey yönetici e-mail'leri sınıflandırmak için mobil cihazları ve PDA'leri kullanır. Eğer onlara ikna edici, değerli bir mesaj yollamazsanız, bu son derece meşgul yöneticiler bir toplantı sırasında rahatlıkla mesajınızı silebilirler. Diğer taraftan alıcıyı ilgilendiren eşsiz bir e-mail, ofise dönüldüğünde okunmak üzere kaydedilme şansını yakalar.</p>

<p><strong>Mobil kitleniz açısından işleri kolaylaştırın</strong></p>

<p>İletinizin içerisine "cep telefonunuzda okumak için burayı tıklayın" şeklinde bir mesaj ekleyebilirsiniz. B2B e-mail'lerinde sıklıkla kullanılmaya başlanan bu yaklaşım, mobil cihazlarda gerçekleşebilecek görüntülenme problemleriyle başa çıkmanızı sağlar.</p>

<p><strong>'kimden' ve 'konu' satırlarını pas geçmeyin</strong></p>

<p>Bir CEO tarafından aynı pozisyondaki bir meslektaşına gönderilen e-mail daha çok yankı uyandıracaktır. Bunu kısa bir 'konu' satırıyla tamamlayarak, kullanıcılara e-mail'i okumaları için geçerli bir neden göstermelisiniz.</p>

<p><strong>Kısa ve öz olmasını sağlayın</strong></p>

<p>Bir iPhone'dan ya da bir dizüstü bilgisayardan da görüntülense, mesajınızın okunacağından ve dikkate alınacağından emin olun. Üyeler genelde içinde onları harekete geçirmeye teşvik edecek hiçbir şey bulunmayan mesajları, şöyle bir göz gezdirip, ardından silerler. Okumak için bir neden arayan okuyucularınız için teklifinizin değerli ve açık olmasını sağlayın. </p>

<p><strong>Ürünlerinizi göklere çıkarmayın</strong></p>

<p>Çok fazla vaat, müşteri övgüsü ve fiyatlandırma bilgisi alıcılarınızı bunaltır. Ayrıca insanların detaylar hakkında daha fazla bilgi almak için bir link'e tıklama olasılığını azaltır.</p>

<p><strong>Değer kazandırın</strong></p>

<p>Unutmayın amacınız uzun süreli kazanç sağlamak; bu nedenle bir link'i tıkladıktan sonra ortadan kaybolan müşteriler elde etmek istemezsiniz herhalde. B2B e-mail'lerinde ilişki kurmak çok önemli olduğu için müşterilerinize değerli bir şeyler sunmalı ve bu ilişkiyi daha ileri taşıyacak mesajlar göndermelisiniz. Sektör hakkında değerli bilgiler veren link'leri e-bülteninize yerleştirebilirsiniz.</p>

<p><strong>Müşterilerinizin zamanına saygı gösterin</strong></p>

<p>Gönderim sıklığı, tüm e-mail gönderim çeşitlerinde dikkat edilmesi gereken önemli noktalar arasındadır. Eğer üyelerinizden biri gönderdiğiniz ilk iki mesaja cevap vermediyse, bu ona daha sık e-mail göndereceğiniz anlamına gelmez.</p>

<p><strong>Test edin</strong></p>

<p>E-mail'leriniz düzgün bir içeriğe ve alıcıları ilgilendirecek link'lere sahip olsa da müşterilerinize beş dakika içinde çok sayıda e-mail göndermek, size bir kazanç sağlamaz. Eğer kampanyalarınızın size faydadan çok zarar getirmesini istemiyorsanız, e-mail'lerinizi göndermeden önce gereken çalışmaları yapın.</p>

<p><strong>Eşsiz bir teklifte bulunun</strong></p>

<p>Ürün tanıtımları işe yarasa da her yerde bulunabileceklerini unutmayın. Üst düzey yöneticilere altın değerinde avantajlar sunun.</p>

<p><strong>Yeniden pazarlayın</strong></p>

<p>İlk kampanyadan sonra kullanıcılardan gelen geri dönüşlere bakarak devam kampanyaları oluşturabilir, daha büyük bir başarı elde edebilirsiniz. Ölçümler, uygun bir strateji geliştirebilmeniz için bu konuda size çok daha iyi rehberlik edecektir.</p>

<p>Bir B2B e-mail kampanyası, herhangi bir tüketici kampanyasından farklıdır. Şimdi ikisi arasındaki üç ana farka göz atalım:</p>

<p><strong>Ton-Kullanılan dil</strong></p>

<p>Süslü metinler yazmak için saatlerinizi harcamayın. Onun yerine tasarım, içerik ve harekete geçirme mesajınızın doğru bir kombinasyonunu bulmak için zamanınızı test etmeye harcayın. Müşterilerinizle yüz yüze konuşuyormuşsunuz gibi doğrudan ve profesyonel bir dil kullanın. Onları sizinle iş yapmaları için ikna etmeye çalışın. Neden e-mail gönderdiğinizi ve iletinizin içinde alıcılarınızı ilgilendirecek neler olduğunu düzgün bir şekilde açıklayın.</p>

<p><strong>Mesaj</strong></p>

<p>Mesajınız, amacınızı düzgün bir şekilde yansıtmalı ve üyelerinizin gözünde değerli olmalıdır. Ayrıca onları kolay bir şekilde harekete geçirmeyi başarabilmelidir. Çok sayıda çapraz tanıtım ya da yan pazarlama mesajıyla iletinizi boğmayın. Müşterilerinizin e-mail'inizi tarayıp, içinde işlerine yarayacakları şeyleri bulmalarına izin verin.</p>

<p><strong>Ölçüm</strong></p>

<p>Temel ölçüm analizinizi, tıklanma ve açılma oranlarına göre değil; ne kadar müşteri elde ettiğiniz üzerine kurmalısınız. Özellikle forward edilen mesajlara ve kampanyadan kaynaklanan ek e-mail üyeliklerine dikkat etmeniz gerekir. Yüksek açılma ve tıklanma oranları elde etmenize rağmen müşteri sayınızda kayıp varsa, müşterilerin önüne çok fazla engel çıkarıyorsunuz demektir. Arama sonuç sayfanızın ve üyelik formunun doldurulabileceği sayfaların kolayca bulunabileceğinden emin olun.</p>

<p>B2B e-mail'leri üzerinde sürekli oynamalar yapmalı ve onları fazlalıklardan arındırmalısınız. Eğer açılma ve tıklanma oranları yüksek olduğu halde, müşteri sayısı azaldıysa, onların vazgeçmesini sağlayan engelleri bulmak için arama sonuç sayfalarınızı incelemelisiniz.</p>

<p><br />
	
	</p>

<p>Can Özgiller</p>

<p>euro.message E-Pazarlama Uzmanı</p>

<p>can.ozgiller@euromsg.com<br />
	
	</p> </content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">E-mail Kampanyalarınıza Gelen Cevapları Denetlemekte Kullanılması Gereken Yöntemler</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-282-1-1/euromessage__tr/blog/blog/email_kampanyalariniza_gelen_cevaplari_denetlemekte_kullanilmasi_gereken_yontemler" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-282-1-1/euromessage__tr/blog/blog/email_kampanyalariniza_gelen_cevaplari_denetlemekte_kullanilmasi_gereken_yontemler</id>
	<modified>2009-05-29T17:02:58Z</modified>
	<updated>2009-05-29T17:02:58Z</updated>
	<issued>2009-05-29T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">E-mail'lerde aldığınızdan fazlasını vermeniz gerekir. Bu da pazarlamacıların kendi ürün ve servislerini vurgulamanın dışında da e-mail'i kullanması gerektiği anlamına gelir. Mesajlarınızın eşsiz, anlamlı ve hepsinden önemlisi alıcılarla ilintili olmasını sağlayın. Bunlar size oldukça klişe sözcükler gibi görünse de e-mail programınız üzerinde etkili oldukları yadsınamaz. </summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-282-1-1/euromessage__tr/blog/blog/email_kampanyalariniza_gelen_cevaplari_denetlemekte_kullanilmasi_gereken_yontemler">
<p><strong>E-mail'lerde aldığınızdan fazlasını vermeniz gerekir. Bu da pazarlamacıların kendi ürün ve servislerini vurgulamanın dışında da e-mail'i kullanması gerektiği anlamına gelir. Mesajlarınızın eşsiz, anlamlı ve hepsinden önemlisi alıcılarla ilintili olmasını sağlayın. Bunlar size oldukça klişe sözcükler gibi görünse de e-mail programınız üzerinde etkili oldukları yadsınamaz.</strong></p>

<p>Bu bölümde geniş kapsamlı ve hedefe yönelik e-mail kampanyalarında üzerinde nadiren durulan, ama 'doğru e-mail karışımı'nın temel bileşenlerinden birini oluşturan 'Yanıtla-reply to' özelliğinden bahsetmek istiyoruz. Burada amacımız, gelen kutularını özel tekliflerle, iş odaklı servislerle, satış onay mesajlarıyla ve sektörel e-bültenlerle dolduran ve birbirinden ayrı alanlarda faaliyet gösteren firmaların, alıcılardan gelen karşı yanıtlar karşısında nasıl bir yaklaşım benimsediklerini açığa çıkarmak.</p>

<p>Üyeliğini kabul ettiğimiz ticari e-mail iletilerine bir hafta boyunca cevap vererek, firmaların üyelerden gelen yanıtlara nasıl tepki verdiğini anlamaya çalıştık. Bu bir hafta boyunca çok sayıda küçük ve büyük ölçekli firmadan 40'ın üzerinde e-mail aldık. Bunların içerisine B2B e-mail'leri, sektörel e-bültenler, tüketici odaklı tanıtım mesajları ve bir siyasi parti üyesinin kampanya iletisi de d¢hildi.</p>

<p>Sonuçlarsa, gerçekten şok ediciydi . E-mail'in bire bir iletişi kurma özelliği tamamen yanlış algılanıyordu. Bırakın üyelerinden gelen karşı yanıtları değerlendirmeyi, çok sayıda şirket alıcılarının mesajlarını cevaplamayarak, bu iletişim çemberinin yanına bile yaklaşamıyordu.</p>

<p>İşte gözlemlerimizden elde ettiğimiz bazı sonuçlar:</p>

<div class="list">
	
	<ul>
		
		<li>E-mail üyeliği için kayıt olduğumuz 40 firmadan sadece 6'sı, belli bir şahıs aracılığıyla, gönderdiğimiz cevaplara yanıt gönderdi. Cevaplar 24 saat içinde gönderilmişti ve sorularımızı yeterli düzeyde yanıtlamayı başarıyordu. </li>
		
		<li>Gelen üç otomatik cevaptan ikisi, e-mail adresinin yanıtları kabul etmediğini belirtirken, bir otomatik ileti 24 saat içinde bize bir cevap göndereceğini söyledi ve dediğini yaptı. </li>
		
		<li>Gönderdiğimiz 6 cevap iletisi bize tekrar geri döndü. Bunlar e-mail'in içeriğine dair sorular soran araştırma amaçlı mesajlardı. Örneğin bir tanesi yaptığımız alışverişi onaylayan ve bize gideceğimiz yerdeki otel ve araba kiralama şirketleriyle ilgili tavsiyede bulunan bir havayolu şirketinden gelmişti. Onlara araba kiralama şirketleriyle ilgili daha fazla bilgi almak istediğimizi belirten bir karşı yanıt gönderdik; fakat gönderdiğimiz ileti aynen geri döndü. Bu bize göre ne yazık ki başarılı olmaktan uzak ve boşa gitmiş bir çapraz tanıtım çabasıydı.</li>
		
		<li>Geri kalan 25 e-mail'in hiç birisinden herhangi bir yanıt alamadık. Üstelik bunların çoğunda 'yanıtla-reply to' butonuna basıldığında, cevap alınamayacağına dair hiçbir uyarı yer almıyordu.</li>
	
	</ul></div>

<p><strong>'Yanıtla' tuzaklarına düşmemek</strong></p>

<p>Öncelikle üyelerinizden gelen yanıtların nereye gideceğini belirlemeli ve bu süreci alıcılarınızın bakış açısıyla denetlemelisiniz. E-mail yöneticilerinin çoğu bir karşı yanıt gönderildiğinde ne olacağı hakkında bilgi vermez ve bu durum büyük bir soruna yol açabilir. Stratejik ortaklıklarda genelde bu durumla karşılaşılır. Alıcıların verdiği yanıtların nereye gittiği ve bu yanıtlarla kimin başa çıkacağı belirsizdir.</p>

<p><strong>Karışıklığa neden olan sorunları belirlemek</strong></p>

<p>Gönderdiğiniz her e-mail kampanyasından sonra, karşılık olarak alıcılarınızın üyelikten çıkma taleplerini içeren iletiler alabilirsiniz. Eğer bu talep mesajları alıcılara aynen geri dönerse ya da bu cevaplar iletilmez ve alıcılar listeden çıkarılmazsa, yasaları ihlal ediyorsunuz demektir.</p>

<p>Gönderilen e-mail'lere karşılık alıcılardan gelen iletiler cevapsız kalırsa, bir pazarlamacı olarak çok büyük bir satış fırsatını kaçırıyorsunuz demektir. Yaptığımız araştırma sonunda, bir ürün ya da servisle ilgili daha fazla bilgi talep etmek amacıyla gönderdiğimiz iletilerin yüzde 25'ten fazlasının cevapsız kaldığını gördük. Ne de olsa gönderdiğiniz e-mail'lerden sonra, alıcıların tümü 'şimdi satın al' link'ine tıklayarak beklediğiniz davranış biçimini sergilemeyecektir. Elde edeceğiniz gelirin kaybolmasına izin vermek, kesinlikle mazur görülemez. Ayrıca bu şekilde davranarak sadece satış yapma fırsatını değil, üyelerinizle diyalog kurma şansını da kaybetmiş olursunuz. E-mail, alıcılarınızla karşılıklı iletişim kurabilmek için geliştirilmiş bir araçtır. Ama alıcılarınız, size gönderdikleri cevapların karşılığını alamazlarsa, bu araç hiçbir işe yaramaz. Böylelikle gelişiminize katkıda bulunacak hatalar ve yanlışlıklar konusundaki uyarıları, içeriğinize yönelik geri dönüşleri ya da önerileri gözden kaçırmış olabilirsiniz.</p>

<p>E-mail'in pazarlama alanında kendisine sağlam bir yer bulabilmesi için pazarlamacıların satış ve pazarlama amacının dışına çıkarak, kampanyalarını alıcılarının bakış açısına göre tasarlamaları ve yönetmeleri gerekir.</p>

<p><br />
	
	</p>

<p><br />
	
	</p><br />

 </content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">Üyelikten Çıkma Süreci Oluşturma</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-281-1-1/euromessage__tr/blog/blog/uyelikten_cikma_sureci_olusturma" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-281-1-1/euromessage__tr/blog/blog/uyelikten_cikma_sureci_olusturma</id>
	<modified>2009-05-29T16:43:41Z</modified>
	<updated>2009-05-29T16:43:41Z</updated>
	<issued>2009-05-29T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">Zaman zaman aldığınız ürünlerden memnun kalmaz ve onları mağazalara geri iade edersiniz. Bununla birlikte değiş tokuş sırasında zahmetsiz bir deneyim yaşarsanız (olması gerektiği gibi), olumlu ve kalıcı bir izlenimle dükkandan ayrılırsınız(aldığınız kıyafetlerden, tost makinesinden ya da DVD'lerden memnun kalmayabilirsiniz). Hatta o dükkandan daha sonra da alışveriş yapabilirsiniz. Bir e-bülten üyeliğinden çıkma süreci de benzer bir bakış açısıyla ele alınmalıdır. </summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-281-1-1/euromessage__tr/blog/blog/uyelikten_cikma_sureci_olusturma">
<p><strong>Zaman zaman aldığınız ürünlerden memnun kalmaz ve onları mağazalara geri iade edersiniz. Bununla birlikte değiş tokuş sırasında zahmetsiz bir deneyim yaşarsanız (olması gerektiği gibi), olumlu ve kalıcı bir izlenimle dükkandan ayrılırsınız(aldığınız kıyafetlerden, tost makinesinden ya da DVD'lerden memnun kalmayabilirsiniz). Hatta o dükkandan daha sonra da alışveriş yapabilirsiniz. Bir e-bülten üyeliğinden çıkma süreci de benzer bir bakış açısıyla ele alınmalıdır.</strong></p>






<p>Etkili ve takibi kolay bir üyelikten çıkma süreci, İnternet servis sağlayıcılarının, potansiyel müşterilerin ve alıcıların gözünde firma itibarınızın artmasını sağlar. Eğer alıcılarınız mail gönderi listenizin üyeliğinden çıkmak için çok sayıda engeli aşmak zorunda kalırsa, 'spam olarak bildir' butonuna tıklayabilirler ya da bu süreç sonunda firmanız ve markanız hakkında olumsuz bir bakış açısına sahip olabilirler.</p>






<p><strong>NOT</strong></p>






<p>Federal Ticaret Komisyonu, bu konuyla ilgili olarak CAN-SPAM yasası altında bazı kurallar belirledi. Bu kurallara göre hiçbir firma, bir e-mail alıcısını ücret ödemeye mecbur tutamaz ve alıcılardan e-mail adresi ya da üyelikten çıkma tercihleri dışında bilgi isteyemez. Daha güncel bilgiler için www.ftc.gov/opa/2008/05/canspam.shtm adresine göz atabilirsiniz.</p>






<p>Bu konuyla ilgili olarak verebileceğimiz ilk tavsiye, bu süreci mümkün olduğunca basitleştirmeniz. Zahmet gerektiren, karışık bir üyelikten çıkma sürecinin ne size ne de alıcılarınıza hiçbir faydası yoktur.</p>






<p>Yeni CAN-SPAM eklemeleri nedeniyle hukuk danışmanlarınızın da aynı fikirde olacağı göz önüne alınırsa, üyelikten çıkma sürecini zorlaştırmanın hiç bir alemi yoktur. Kolayca doldurulabilecek ve bulunabilecek basit bir web formu ya da e-mail iletinizi yanıtlama yoluyla, alıcılarınızın üyelikten çıkma süreçlerini kolaylaştırın. Üyelikten ayrılmak için alıcılarınıza oturum açma ya da kişisel bilgilerini verme zorunluluğu getirmeyin. Bu tarz tavırlar onları bezdirecek ve kötü bir izlenim bırakmanızı sağlayacaktır. Sonuçta üyeliğinizden çıkan insanların bazıları bir süre sonra tekrar kayıt yaptırmak isteyebilir. Geçici olarak üyelikten ayrılmalarının sebebi de iş değiştirmeleri ya da konuya olan ilgilerini kısa bir süreliğine kaybetmeleri olabilir. Bu tarz alıcılardaki ilgi kaybı geçici olabileceğinden, onları kendinize yabancılaştırmayın.</p>






<p>Üyelikten çıkma sürecini basitleştirmenin iki yolu vardır: İletinizin içine 'üyelikten çıkmak için burayı tıklayın' butonu koyabilirsiniz. Ayrıca alıcılarınızın 'konu' satırlarına ya da mesajın gövdesine 'üyelikten çıkma' taleplerini yazarak, size karşı yanıt göndermesine izin verebilirsiniz. Bu yöntemlerin her ikisi de işe yarar ve sürecin sonlandırılmasını kolaylaştırır. Bununla birlikte bu konuda bazı önlemler almayı da unutmayın. Eğer alıcılarınız e-mail içindeki üyelikten çıkma link'ine tıkladıklarında, onları otomotik olarak üyelikten çıkarırsanız, bu onların işini kolaylaştırsa da sizin açınızdan bir takım sorunlara yol açabilir. Alıcılardan bazıları kazara bu link'leri tıklamış olabilir ya da tıklanmalar antispam yazılımından kaynaklanmış olabilir. Böyle bir durumda üyelerinizi gerçek sorun hakkında bilgilendirme fırsatı bulamayabilirsiniz ve onlara üyelikten çıkmaktan başka seçenek tanımamış olursunuz.</p>






<p>Diğer yandan üyelerinize üyelikten çıkma fırsatı tanıyabilir ve fikirlerini değiştirebilecek alıcılarınızı bir link vasıtasıyla, farklı alternatifler önerdiğiniz bir sayfaya yönlendirebilirsiniz. Böylelikle üyelerinizin tamamen kayıtlarını sildirmesindense, bu sayfa üzerinden e-mail gönderim sıklığını düşürmelerini ve sadece belirli mesajların üyeliğinden çıkmalarını sağlayabilirsiniz. Hangi seçenekleri sunarsanız sunun, alıcılarınızın üyelikten çıkmak için bir tıklama daha yapmalarını sağlayın.</p>






<p>Size sunacağımız ikinci öneriyse, üyelikten çıkma sürecinizin çalışıp çalışmadığından emin olmanızı sağlayacak. Etkili ve kullanıcı dostu bir hizmet sunmak istiyorsanız, bu sürecin her bölümünü sık aralıklarla test etmeniz gerekir. Ayrıca e-mail listenizden çıkma taleplerini onayladığınızı alıcılarınıza bildirin. Kendi deneyimlerinize dayanarak düşünün. Üyelikten çıkma işleminin etkili olduğunu ve işe yaradığını siz de bilmek istemez miydiniz? Bununla ilgili olarak web sayfanıza, üyelerinizi firmanızdan bir daha e-mail almayacakları konusunda bilgilendiren bir not düşebilirsiniz. Onlara, 10 iş günü içerisinde üyelikten çıkma işlemlerinin tamamlanacağını, onların ayrılmasından dolayı üzgün olduğunuzu ve çıkan üyelerinizi ilerleyen tarihlerde tekrar görmek istediğinizi söyleyebilirsiniz.</p> 
<br />




<span style="font-size: 10pt;">Bu tavsiyeler size biraz abartılı gelse de, e-mail listesinden çıkan alıcılarına mesaj göndermeye devam eden birçok firma var. Eğer üyeleriniz listenizden çıkarlarsa, onlara bir daha asla mesaj göndermeyin. Bu insanlara e-mail göndermeye devam etmek, sadece onları rahatsız etmekle kalmaz; itibarınızı da etkiler ve CAN-SPAM yasalarını ihlal etmenize yol açar.


</span>



<p><br />
	
	</p>

<p>Dünyanın pek çok yerinde uygulanan CAN-SPAM yasaları, üyelikten çıkma talebinin ardından10 işgünü içerisinde, kullanıcılara e-mail iletisi göndermeyi bırakmanızı söyler. Bunun sadece yasal bir gereklilik olduğunu unutmayın. Aslında en iyisi onları üyelikten çıktıkları anda listeden çıkarmak ve bir daha asla mesaj göndermemektir. Eğer insanlar sizin e-mail'lerinizi görmek istemiyorlarsa, yasal gönderme süreniz dolmamış olsa bile onlara e-mail göndermek, sizi spamci olarak rapor etmelerine sebep olabilir.</p>






<p>Elektronik olarak ilişkinizi kestiğiniz çok sayıda tanınmış marka, kurallara aykırı olarak mesaj göndermeye devam edebilir. Hatta bazıları tekrar tekrar üyelikten çıkma ricasında bulunduğunuz halde, e-mail gönderimini bırakmaz. Bu firmaların çoğu kötü niyetli olmasalar bile ne yazık ki şartları zorladıkları da bir gerçek.</p>






<p><strong>İşte birinci sınıf bir üyelikten çıkma süreci oluşturabilmeniz için birkaç tavsiye</strong></p>






<div class="list">
	
	
	
	
	
	
	<ul>
		
		
		
		
		
		
		<li>E-mail'inizin altına bir üyelikten çıkma link'i ekleyin.</li>
		
		
		
		
		
		
		<li>Her e-mail iletisinin üyelikten çıkma linkine sahip olduğundan emin olun. </li>
		
		
		
		
		
		
		<li>Üyelikten çıkanların listesini tutun ve bu listeyi ihlal etmeyin.</li>
		
		
		
		
		
		
		<li>Bu listenin yedeğini alın</li>
		
		
		
		
		
		
		<li>Çok sayıda e-mail sunucusu görselleri açmayacağından, üyelikten çıkma linkinizi bir imajdan oluşturmayın. </li>
		
		
		
		
		
		
		<li>Eski abonelerinize tek adımla üyelikten çıkma sürecini kullanarak kayıtlarını sildirirlerse, bu haklarına saygı duyacağınızı gösterin. </li>
		
		
		
		
		
		
		<li>Mesajlarınıza cevap yoluyla gelen üyelikten çıkma ricalarıyla başa çıkmaya hazırlıklı olun. </li>
		
		
		
		
		
		
		<li>Üyelikten çıkmalarla nasıl baş edebileceğiniz konusunda e-mail ajansınızla ve sağlayıcınızla birlikte çalışın.</li>
	
	
	
	
	
	
	</ul><br />
	
	
	
	
	
	<span style="font-size: 10pt;"><span style="font-size: 10pt;">Berrin İlçi<br />
			<br />
			
	
	
	
	
	euro.message E-Pazarlama Uzmanı<br />
			<br />
			
	
	
	
	
	berrin.ilci@euromsg.com</span><br />
		</span>
	
	
	
	
	
	
	
	
	
	
	
	
	
	
	</div> </content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">İzin Almanın Farklı Dereceleri</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-278-1-1/euromessage__tr/blog/blog/izin_almanin_farkli_dereceleri" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-278-1-1/euromessage__tr/blog/blog/izin_almanin_farkli_dereceleri</id>
	<modified>2009-05-29T15:29:00Z</modified>
	<updated>2009-05-29T15:29:00Z</updated>
	<issued>2009-05-29T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">E-pazarlamayı tercih eden deneyimli pazarlamacıların çoğu, yasalara uygun olan izin odaklı e-pazarlama yöntemini kullanır. Sonuçta kim her derde deva ilaçları satmaya ve sizi paranızı harcamanız için alışveriş yapmaya kışkırtan spamcilerle aynı grupta yer almak ister ki?</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-278-1-1/euromessage__tr/blog/blog/izin_almanin_farkli_dereceleri">
<p><strong>E-pazarlamayı tercih eden deneyimli pazarlamacıların çoğu, yasalara uygun olan izin odaklı e-pazarlama yöntemini kullanır. Sonuçta kim her derde deva ilaçları satmaya ve sizi paranızı harcamanız için alışveriş yapmaya kışkırtan spamcilerle aynı grupta yer almak ister ki?</strong></p>

<p>Bununla birlikte çok sayıda büyük firma ve şirket, "izin" sürecini kendi çıkarlarına göre yorumlayarak, alıcıların isteklerini göz ardı eder. Oysa e-mail alacakları firmayı belirlemede, dizginler tamamen alıcıların elinde olmalıdır.</p> 

<p>Şirketlerin çoğu, müşterileriyle ne derece iyi bir ilişkileri olduğuna bakmadan, e-pazarlamayı kendi hakları gibi görür. Bir firmaya tamamen farklı bir amaçla gönderdiğiniz bir ileti yüzünden, onunla hiçbir ilişkiniz olmadığı halde bir anda bu firmanın e-bülten veritabanına eklendiğinizi fark edebilirsiniz. Bunlar oldukça zayıf yönetilen e-mail kampanyaları olsa da burada en büyük ve en önemli sorun, bu alanda faaliyet gösteren şirketlerin izin sürecini yorumlama biçimleri. Birçoğu izin alınıp alınmadığına bakmadan, alıcılara e-mail göndermekte hiçbir sakınca görmüyor. Daha da kötüsü bazıları geçersiz bir adres vererek, üyelikten çıkma sürecinizi zorlaştırıyor. Teknik açıdan bakılacak olursa bu tarz davranışlar, sadece uygulanması gereken yöntemlerin dışına çıkmakla kalmıyor; ayrıca CAN-SPAM yasasını da ihlal ediyor.</p> 

<p>İzin, resmi bir rızanın gösterildiği ve herhangi bir davranış için onay verildiği anlamına gelir. Bu tanım, e-pazarlama için de geçerlidir. Peki, izinli üyelik kavramını içeren e-pazarlama dünyasında kullanılabilecek en başarılı yöntemler nelerdir? İzin odaklı pazarlamada benimsenebilecek en doğru yöntem, kesin surette ve resmi olarak alıcının onayını almaktır. Buna rağmen birçok pazarlamacı daha açık uçlu ve üstü kapalı bir pazarlama ilişkisi kurmak için bu tanımı esnetme özgürlüğüne sahip olduğunu düşünür. Oysa tüm e-pazarlamacıların müşterileri yabancılaştıran, potansiyel müşterilerle ilişkileri bozan ve ISP'lerle başlarının derde girmesine yol açan böyle bir stratejiyi gütmenin dezavantajlarından haberdar olması gerekir.</p> <br />


<p><strong>E-mail göndermek ne zaman doğrudur?</strong></p>

<p>Aşağıdaki listeden iznin elde edileceği bazı uygun ortamları görebilirsiniz.</p> 
<div class="list">
	<ul>
		<li>Web-sitenizde yer alan bir üyelik formu yoluyla</li><br />
		
&#160;
		<li>Mağazanıza ya da düzenlediğiniz etkinliklere koyabileceğiniz üyelik formu yoluyla (Bu tip durumlarda web sitenizde olması gereken gizlilik sözleşmenizin, bu tarz yerlerde de elinizin altında olmasına dikkat edin)</li><br />
		
&#160;
		<li>Ortağınızın web sitesine de üyelik formunuzu koyabilirsiniz. Eğer kullanıcılara sizin e-mail programınıza kayıt olduklarında, ne tarz e-mail'ler alacaklarını düzgün bir şekilde açıklamayı başarırsanız, bu seçeneği de değerlendirebilirsiniz. Eğer yanlış bir siteye üyelik formunuzu koyarsanız, iki açıdan da kaybetmiş olursunuz. Hem kayıt için yaptığınız ödeme boşa gitmiş olur hem de alıcı üyelikten çıkmayı ve e-mail'lerinize cevap vermemeyi tercih edebilir.</li>
	</ul><br />
	
</div> 

<p>Hiç de komplike olmayan bazı standartlara uyum sağladığınız takdirde sizi takip eden çok sayıda insanın gözüne girebilirsiniz. Aklınızda bulunsun, işiniz kullanıcılardan izin almakla ve onların verilerini depolamakla bitmiyor; aynı zamanda CAN-SPAM yasalarına karşı da itaatkar olmanız gerekiyor.</p> 

<p>Gerçek izin odaklı e-pazarlama, doğru izin alındığı zaman en iyi sonuçları verir ve hiçbir şekilde esneklik payı yoktur.</p>
<p><br />
	</p>

<p><strong>ARADA GRİ BİR SAHA VAR MI?</strong></p>

<p>Size izin vermemiş müşterilerinize ya da potansiyel müşterilerinize e-mail göndermek, kabul edilebilir bir durum mudur? Aklınızda bulunsun e-pazarlama karşı cinsle flört etmeye benzer. Daha önceden tanışmış da olsanız, bir arkadaşınız vasıtasıyla tanıştırılmış da olsanız, karşınızdaki kişiye kanınızın kaynaması gerekir.</p> 

<p>Şimdi size açıkça izin alınmadığı halde, e-mail göndermeye devam eden bir pazarlamacının başına gelebilecek üç benzer durumdan örnek verelim.</p>
<p><br />
	</p> 

<p><strong>Durum</strong></p> 

<p>Potansiyel bir müşterinin e-mail adresi üçüncü parti vasıtasıyla elde adilir. Alıcı ve firma arasında doğrudan bir ilişki ya da iletişim yoktur.</p>
<p><br />
	</p>

<p><strong>Değerlendirme</strong></p>

<p>Şu an kesinlikle e-mail göndermemeniz gereken sınırlar içerisindesiniz. İzin almamanız şöyle dursun, bu kişiyle hiçbir ilişkiniz de yok. Eğer bu kategoride yer alan alıcılara e-mail gönderirseniz, spamci olarak damgalanmaya hazır olun. Tabii markanızın alaşağı olacağından ve yasaları ihlal ettiğinizden de emin olun. Bu durumda eğer üçüncü partiden bir liste kiraladıysanız, sizin yerinize liste sahibinin e-mail göndermesini sağlayın.</p>
<p><br />
	</p> 

<p><strong>Çözüm</strong></p>

<p>E-mail üye kayıt formunuzu Google/Yahoo gibi agresif arama kampanyalarında çıkan ve e-mail adresleri elde etmenizi sağlayan arama sonuç sayfalarının yanı sıra, web siteniz ve mağazanız (özellikle de mal mülk satışı yapıyorsanız) gibi daha güçlü yerlere de yerleştirmeye çalışın.</p>
<p><br />
	</p> 

<p><strong>Durum</strong></p>

<p>Potansiyel bir müşterinin e-mail adresi, çağrı merkezi, e-mail anketi veya bir satış ziyareti yoluyla elde edilir. Fakat müşteriye e-mail göndermek için hiçbir izin alınmaz.</p> <br />


<p><strong>Değerlendirme</strong></p>

<p>İzin alınmadığına ve aranızda hiçbir iş ilişkisi olmadığına göre, bu alıcı size tamamen yabancıdır. Onun için bu müşteriyle e-mail yoluyla iletişime geçmeyin.<br />
	
&#160;Bununla birlikte eğer müşteriler sizin şirketinize bir e-mail anketi gönderirlerse, onlarla sonrasında e-mail yoluyla iletişime geçebilirsiniz. Bununla birlikte onları e-mail listenize ekleme hakkına sahip olduğunuzu düşünmeyin.</p>
<p><br />
	</p> 

<p><strong>Çözüm</strong></p>

<p>Eğer elinizde başka bir kontak bilgisi yoksa, bu kişilere erişmeniz oldukça zordur. Arama sonucu çıkan sayfanızda, bu insanlardan telefon ya da direct mailing yoluyla e-mail promosyonlarınıza veya e-bültenlerinize kayıt olmaları için ricada bulunabilirsiniz. Tabii bunu yapmak için ikna edici bir nedeniniz ya da öneriniz olmalıdır. Çok agresif tipler bu insanlara gelecekteki e-mail iletişimleri için üye olmalarını isteyen bir e-mail'de gönderebilirler.</p> <br />


<p><strong>Durum</strong></p>

<p>Birisi aylık e-bülteninizi almak için üye olur. Ama sizin amacınız aynı kişiye gelecek satışlar ve yeni tekliflerle ilgili tanıtım e-mail'leri de göndermektir.</p> <br />


<p><strong>Değerlendirme</strong></p>

<p>Bu kişiye tanıtım e-mail'leri göndermek kesinlikle uygun değildir.</p> <br />


<p><strong>Çözüm</strong></p>

<p>Bazı şirketler e-bültenlerinin içine hafif miktarda tanıtım bilgileri eklemeyi tercih ederler. Bu yöntem sizin için bir çözüm yolu olabilir. Bununla birlikte e-mail'inizin alıcıları bilgilendirmek olan ana amacının dışına çıkmasına izin vermemelisiniz. Ayrıca şirketinizden gelen diğer mesajları alabilmeleri için, e-bülteninizin içine alıcıları Tercih Merkezi'nize yönlendiren bir link koymayı unutmayın. Böylelikle devam eden e-bültenlerinizde diğer üyelikleri kabul eden kullanıcıların ne gibi avantajlara sahip olacağını vurgulayabilir; ilgilenen kişilerin üye olmasını sağlayabilirsiniz.</p> 

<p>Tüm bu söylediklerimiz ışığında, neden size hiçbir olumlu geri dönüşü olmayacak kestirme bir yol uğruna, şimdiye kadar sarf ettiğiniz çabaları riske atasınız ki? İzinli kayıt listesiyle, en iyi performansı gösteren alıcılara sahip olabilirsiniz. Onun üzerine yüklenin.</p><br />


<p><strong>Ek kaynaklar</strong></p>

<p>Eğer e-pazarlama kampanyalarınızın bu çerçeve içerisinde nerede yer aldığından emin değilseniz, izin odaklı e-mail operasyonlarınızı baştan sona denetlemeniz ve CAN-SPAM yasalarına uyumlu olup olmadıklarını belirlemeniz gerekir. Bu gibi durumlarda dışarıdan bir göz çok daha iyi bir değerlendirme yapabilir. Gerekli e-pazarlama yöntemleri tümü üzerinde tam bir denetim için özel bir e-mail şirketiyle çalışmayı tercih edebilirsiniz.</p>
<p><br />
	</p>
<p>Berrin İlçi</p>
<p>euro.message E-Pazarlama Uzmanı</p>
<p>berrin.ilci@euromsg.com<br />
	</p></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">Spam'e Yakından Bakış</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-277-1-1/euromessage__tr/blog/blog/spame_yakindan_bakis" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-277-1-1/euromessage__tr/blog/blog/spame_yakindan_bakis</id>
	<modified>2009-05-29T12:35:25Z</modified>
	<updated>2009-05-29T12:35:25Z</updated>
	<issued>2009-05-29T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">Günümüzün Web 2.0 dünyasında, spam başınıza gelebilecek en büyük felaketler arasındadır. Hem tüketicilerin hem şirketlerin hem de müşterileriyle iletişim kurmak için izin odaklı e-pazarlamayı kullanan yasal pazarlamacıların en büyük sorunlarından biri spamdir. Eğer alıcılarınıza, sadece onları ilgilendiren konularda ve onların izni doğrultusunda e-mail'ler göndereceğinize dair güvence veriyorsanız, spamcilerin ne yaptıklarından haberdarsınız demektir. Her şey bir yana iletilerinizin spam gibi muamele görmesini istemezsiniz değil mi?</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-277-1-1/euromessage__tr/blog/blog/spame_yakindan_bakis"><p><strong>Günümüzün Web 2.0 dünyasında, spam başınıza gelebilecek en büyük felaketler arasındadır. Hem tüketicilerin hem şirketlerin hem de müşterileriyle iletişim kurmak için izin odaklı e-pazarlamayı kullanan yasal pazarlamacıların en büyük sorunlarından biri spamdir. Eğer alıcılarınıza, sadece onları ilgilendiren konularda ve onların izni doğrultusunda e-mail'ler göndereceğinize dair güvence veriyorsanız, spamcilerin ne yaptıklarından haberdarsınız demektir. Her şey bir yana iletilerinizin spam gibi muamele görmesini istemezsiniz değil mi?</strong></p><br />

<br />

<p>FTC, talep edilmeden gönderilen ticari e-mail'leri spam olarak adlandırır. Birleşik Devletler CAN-SPAM yasası da bir e-mail'i yasadışı yapan unsurları açıklar ve belirler. Bununla birlikte hem kanunlar hem de ISP bekçileri tarafından tanımlanan iki çeşit spam olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Spamcilerin de aynı abonelerinden izin alan e-mail pazarlamacıları gibi çok daha sofistike yöntemler ve taktikler kullandığını da göz önünde bulundurun.</p><br />

<br />

<p>Aslında gelen kutunuzu temizlerken, amacı ve ne olduğu belli olmayan çok sayıda spam görebilirsiniz. Bunlar, içlerinde hiçbir link bulunmayan, alıcıları harekete geçmeye teşvik etmeyen ve gelir elde etmeyi amaçlamayan iletilerdir. Bunların çoğu, daha çok hiçbir anlamı olmayan ve içinde hiçbir ürünün tanıtımı yapılmayan garip düz yazılardan oluşur.</p> <br />

<br />

<p>Spamcilerin tam olarak ne gibi hedefleri olabileceğini anlamak için bir hafta boyunca bize gönderilmiş spam mesajlarını inceledik. Özellikle iş mail'lerimize, Hotmail'e, Yahoo!'ya ve Gmail hesaplarına gelen iletileri değerlendirmeye çalıştık. Bulduklarımız, spam'i imha etmeye yaramasa da izinli e-mail pazarlama alanında faaliyet gösterenlerin uyguladığı başarılı yöntemlerle karşılaştırıldığında, oldukça ilginç sonuçlara ulaşmamızı sağladı.</p> <br />

<br />

<p>İncelediğimiz spam mesajlarından bir kısmı, alıcılarla bire-bir ilişki kurmaya çalışırken (Değerli müşterimiz-.... konuda yardımınıza ihtiyaç duyuyoruz şeklinde başlayan), diğerleri daha çok bir ürün çeşidini dayatan büyük hacimli spam iletileriydi. Çoğu, bahsi geçen şekilde hiçbir amacı olmayan, içinde link bulunmayan anlamsız mesajlardı. Bazı e-mail'lerse bir teklifle başlıyor (ilaç tanıtımı), ikinci bölümde de sanki 13. yüzyıldan gelen bir seri katil tarafından yazıldığı izlenimini veren rahatsız edici düz yazılarla devam ediyordu. Bir kısmındaysa, ileti gövdesinin içinde ufak parçalar halinde güncel haber başlıkları yer alıyordu.</p> <br />

<br />

<p><strong>Spamciler geçen zamanla uzun yol kat etti</strong></p><br />

<p>Tanınmış markaların başarılı yöntemler kullanarak hazırladığı tipik e-mail iletişim biçimleriyle spami kıyaslayarak, yaptığımız araştırmaların sonuçlarını birleştirdik. Bu süreç içerisinde spam'i aşağıdaki kriterler doğrultusunda değerlendirmeye çalıştık?</p><br />

<div class="list"><br />

<ul><br />

<li>İleti bir anlam ifade ediyor mu?</li><br />

<li>İletinin içinde alıcıları harekete geçirmeye yönelik bir yöntem kullanılmış mı? (Buraya tıklayın ya da bu numarayı arayın...vb gibi)</li><br />

<li>Mesajın içerisinde linkler var mı?</li><br />

<li>Üyelikten çıkma linki ya da kontak bilgisi içeriyor mu?</li><br />

<li>Yanıltıcı bir 'konu' ya da 'kimden' satırı var mı?</li><br />

<li>Para talep ediliyor mu ya da alıcıyı alışveriş yapmaya kışkırtan bir dil kullanılıyor mu?</li><br />

<li>Herhangi bir e-dolandırıcılık projesinin bir parçası olabilir mi?</li><br />

</ul><br />

</div><br />

<br />

<p>Gayri resmi çalışmalarımız sonucunda bazı ilginç sonuçlara vardık:</p><br />

<div class="list"><br />

<ul><br />

<li>Bu iletilerin yüzde 32'si hiçbir anlam ifade etmiyor</li><br />

&#160;<li>Yüzde 71'i alıcıları harekete geçmeye teşvik edecek bir yöntem kullanmış.</li><br />

&#160;<li>Yüzde 77'sinde linkler öne çıkıyor</li><br />

&#160;<li>Yüzde 43'ü üyelikten çıkma linkine ve kontak bilgisine sahip. </li><br />

&#160;<li>Yüzde 30'u yanıltıcı bir 'konu' satırına, yüzde 80'iyse yanıltıcı bir 'kimden' satırına sahip.</li><br />

&#160;<li>Yüzde 3'ü para talep ediyor ve alıcıları bir alışverişi tamamlamaları için kışkırtıyor.</li><br />

&#160;<li>İncelediklerimiz arasında herhangi bir e-dolandırıcılık projesinin parçası olabilecek bir spam'e rastlamadık.</li></ul><br />

</div> <br />

<br />

<p>Çok sayıda spam mesajının (yüzde 32) belirli bir gündeme sahip olmadığını ve hiçbir anlam ifade etmediğini görünce şaşırdık. Aynı şey, içerisinde hiçbir link bulunmayan ve alıcıları hiçbir şekilde harekete geçmeye teşvik etmeyen spam e-mail'leri için de geçerli.</p> <br />

<br />

&#160; <p>İncelediklerimizden yarısı CAN-SPAM yasalarına uygun olarak üyelikten çıkma linki ve kontak bilgisi içeriyordu. Tabii bu mesajların işlevsel olduklarını doğrulamaya çalışmıyoruz, ama içlerinde kullandıkları yanıltıcı link'lerle, CAN-SPAM yasalarına uyumlu hareket ettiklerini söylemek istiyoruz. Bununla birlikte farklı ürün tanıtımları yapmalarına ve 'kimden'satırlarına sahip olmalarına rağmen, çok sayıda spam mesajı aynı kontak bilgisine sahipti. Bu da aynı spamcinin birkaç müşteri için fazla mesai harcadığını gösteriyordu.</p><br />

&#160;<p>Nispeten doğru olarak kabul edilecek 'konu' satırlarıysa, gerçekten bizim açımızdan şok ediciydi. Tabii hileli 'kimden' satırlarına çok fazla şaşırmadık. Sahte isimler de elbette ki sahte e-mail adresleriyle uyuşmuyordu. (örnek: Murat Demci [burcu.d@zaqkkum.net] gibi</p><br />

<br />

<p>Spamciler'in en çok faaliyet gösterdiği sektörlerde başı çekenlerse şunlardı:</p><br />

<div class="list"><br />

<ul<br />

<li>İlaç- yüzde 17</li><br />

<li>Mortgage- yüzde 8</li><br />

<li>Eğitim- yüzde 8</li><br />

<li>İş fırsatları- yüzde 6</li><br />

<li>Borsa- yüzde 5</li></ul><br />

</div><br />

<p>Tüm bu incelemeler sonucunda yasal e-mail pazarlamacılarına tek tavsiyemiz, rotalarından sapmamaları ve rahatsız edici ve karışık mesajlarıyla onların önüne geçmeye çalışan spamcilere hiçbir şekilde göz yummamaları.</p></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">Sonuçlar Doğrultusunda Yeniden Pazarlama Yapmak</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-276-1-1/euromessage__tr/blog/blog/sonuclar_dogrultusunda_yeniden_pazarlama_yapmak" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-276-1-1/euromessage__tr/blog/blog/sonuclar_dogrultusunda_yeniden_pazarlama_yapmak</id>
	<modified>2009-05-29T12:04:49Z</modified>
	<updated>2009-05-29T12:04:49Z</updated>
	<issued>2009-05-29T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">Amazon.com'u benzerlerinden ayıran en büyük farklardan biri de sitenin elde ettiği ölçümleri gelire çevirmek konusunda çok başarılı olması. Kullanıcılarından topladığı verileri kişisel teklifler sunmak için kullanan Amazon, bu sayede içeriğinin çok daha ilintili olmasını sağlıyor. Eğer web siteniz ve e-mail kampanyalarınız üzerine ölçümler yapıyor ama elde ettiğiniz verileri yeniden pazarlama yapmak için kullanmıyorsanız, büyük bir fırsatı kaçırıyor olabilirsiniz.</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-276-1-1/euromessage__tr/blog/blog/sonuclar_dogrultusunda_yeniden_pazarlama_yapmak">
<p><strong>Amazon.com'u benzerlerinden ayıran en büyük farklardan biri de sitenin elde ettiği ölçümleri gelire çevirmek konusunda çok başarılı olması. Kullanıcılarından topladığı verileri kişisel teklifler sunmak için kullanan Amazon, bu sayede içeriğinin çok daha ilintili olmasını sağlıyor. Eğer web siteniz ve e-mail kampanyalarınız üzerine ölçümler yapıyor ama elde ettiğiniz verileri yeniden pazarlama yapmak için kullanmıyorsanız, büyük bir fırsatı kaçırıyor olabilirsiniz.</strong></p> <br />





<br />










<p>Yeniden pazarlamayı bir ağacın en alt dallarında asılı olan, kolay toplanabilecek meyvelere benzetebiliriz. Çok sayıda pazarlamacı bu fırsatı yeterince iyi değerlendirmediğinden, bu meyveleri toplamak hiç de düşündüğünüz kadar zor değil. Şimdi web analizlerini ve e-mail sonuçlarını bir kenara bırakalım ve gerçek bir altın madeni bulmak için neler yapmanız gerektiğinden bahsedelim.</p> <br />





<br />










<p>Kullanıcılar genelde baştan çıkarıcı bir ürünle karşılaştıkları zaman, iletinin içindeki bir link'e tıklayarak, onu satın almak isterler. Fakat son dakikada içlerinden bazıları satın almaktan vazgeçer. Bunun çok sayıda nedeni olabilir. Tam olarak o ürüne ihtiyaçları olup olmadığından emin olamazlar. Tam satın alma işlemine başlayacakları sırada kapı çalabilir ya da o sırada çok önemli bir belgenin üzerine kahve dökmüş ve sizin teklifinizi bir anda unutmuş olabilirler.</p> <br />





<br />










<p>Eğer alıcılarınıza e-mail yoluyla teklif götürüyorsanız ve alıcılarınız satın alma sürecinin ilk adımlarını atarak sizin istediğiniz yönde hareket ettikleri halde, bundan son anda vazgeçiyorlarsa, onlara çok daha iyi bir teklifle tekrar pazarlama yapmak, sizce de iyi bir fikir değil mi?</p><br />





&#160;<br />










<p>Web analizlerinizi ya da e-mail abonelerinizin websiteniz'de neler yaptıklarını takip etmeseniz bile, yeniden pazarlamanın size sağlayacağı fırsatlardan yararlanabilirsiniz. Alıcıların mesajlarınıza nasıl bir tepki gösterdiğini gözlemleyin ve bu bilgiyi, onları istediğiniz yönde harekete geçirecek şekilde kullanın. Şimdi size, Amerika Pazarlama Birliği ve Doğrudan Pazarlama Birliği'nin ödüle layık gördüğü ve en iyi e-mail kampanyası seçtiği başarılı bir yeniden pazarlama kampanyasından örnek verelim.</p> <br />





<br />










<p>Emlak sektörünün öncülerinden CoreNet Global adlı bir şirket, Atlanta'da düzenleyeceği yıllık bir konferans için mümkün olduğunca fazla sayıda katılımcı toplamaya çalışmaktadır. Bu konferans, şirket için büyük bir gelir kapısıdır. Daha önce gönderi yaptığı e-mail listesinden beklediği geri dönüşü alamadığı için aynı listeden daha fazla kayıt oranı elde etmek amacıyla, bir servis sağlayıcından neler yapması gerektiği konusunda destek almaya karar verir.</p> <br />





<br />










<p>Etkinliği tanıtmak için gönderilen son e-mail kampanyasından elde edilen ölçümler incelenir ve alıcılar, e-mail'e gösterdikleri tepki doğrultusunda üç gruba ayrılır.</p> <br />










<div class="list"><br />
	
	
	
	
	

	
	
	
	
	<ul><br />
		
		
		
		
		

		
		
		
		
		<li>E-mail üzerinde herhangi bir link'e tıklayanlar ama kayıt yaptırmayanlar (cevap verenler)</li><br />
		
		
		
		
		

		
		
		
		
		<li>E-mail'i açmayan ve link'e tıklamayanlar (cevap vermeyenler)</li><br />
		
		
		
		
		

		
		
		
		
		<li>İlk e-mail kampanyasında kayıt yaptıranlar</li>
	
	
	
	
	</ul><br />
	
	
	
	
	
</div><br />





<br />










<p>Sonrasında bu üç grubun hepsi üzerinde geçici bir baskı uygulamak amacıyla yeniden pazarlama kampanyasına başlanır. E-mail'e cevap verenlere (tıklayan ama kayıt yaptırmayanlar) sadece onları kayıt yaptırmaları için ikna edici, hedefe yönelik mesajlar gönderilir. Buna ek olarak hemen ardından kayıt yaptıranlara,&#160; Atlanta'ya seyahat, etkinlik takvimi ve nerede kalacaklarına dair değerli bilgileri içeren bir teşekkür mesajı yollanır.</p><br />





<br />










<p>Böylelikle şirket viral pazarlamayı teşvik eden yeniden pazarlama kampanyaları ve teşekkür mesajlarıyla, alıcılara kayıt olmaları halinde elde edebilecekleri kazanımları vurgulamayı başarır ve başka hiçbir pazarlama aracıyla ulaşamayacağı bir sonuca ulaşır. Yeniden e-mail pazarlama kampanyaları, şirketin ortalama yüzde 40 açılma oranı ve ortalama yüzde 21 tıklanma oranı elde etmesini sağlar. Bu da şirketin bir önceki yıl aynı aylarda gönderdiği e-mail mesajlarının ön kayıt oranına göre, yüzde 78 ve yüzde 250 artış sağladığı anlamına gelir. Toplamda varolan şablonların yeniden optimize edilmesi ve kurulan e-mail stratejisi, firmaya 133 online kayıt sayısı olarak geri döner. Şirketin kayıt maliyetinin 899 dolar olduğu düşünülürse, bunun karşılığında elde edilen gelir 120 bin doların sadece biraz altındadır. Yeniden yapılan tasarımlar ve bunların kampanyaya dahil edilmesi sürecinde harcanan para da hesaba katılırsa, şirket harcadığı her dolara karşılık 38 dolar gelir elde etmiş olur. Bu da şaşırtıcı gibi gelse de yüzde 3.886 yatırım getirisi elde edildiği anlamına gelir. Düşünsenize, ya bu şirket yeni bir yaklaşımla yola çıkarak, var olan verilerini maksimize etmeyi hiç düşünmemiş olsaydı?</p><br />





<br />










<p>Yeniden pazarlama her e-mail pazarlamacısının uygulayabileceği bir yöntemdir. Eğer bir e-mail programınız varsa ve ölçümlerinizi takip ediyorsanız, çok daha büyük bir fırsat yakalamak üzere olabilirsiniz.</p>




<p><br />
	
	
	
	
	</p>
<span style="font-size: 12pt;"><span style="font-size: 10pt;">Berrin İlçi<br />
		
		<br />
		
		


euro.message E-Pazarlama Uzmanı<br />
		
		<br />
		
		


berrin.ilci@euromsg.com</span><br />
	
	</span>







</content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">E-mail Ölçümlerini Anlama, Bölüm 2</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-275-1-1/euromessage__tr/blog/blog/email_olcumlerini_anlama_bolum_2" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-275-1-1/euromessage__tr/blog/blog/email_olcumlerini_anlama_bolum_2</id>
	<modified>2009-05-29T11:48:31Z</modified>
	<updated>2009-05-29T11:48:31Z</updated>
	<issued>2009-05-29T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">Bir önceki bölümde, yapılan ölçümleri neden gözden geçirmeniz gerektiği konusunu ele aldık.  Bu ölçümleri faaliyete geçirmek de en az neyi denetleyeceğinizi bilmek kadar önemlidir. Bu nedenle şimdi ölçümlerinizi avantaja dönüştürmenin yollarını inceleyeceğiz. </summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-275-1-1/euromessage__tr/blog/blog/email_olcumlerini_anlama_bolum_2">
<p><strong>Bir önceki bölümde, yapılan ölçümleri neden gözden geçirmeniz gerektiği konusunu ele aldık.&#160; Bu ölçümleri faaliyete geçirmek de en az neyi denetleyeceğinizi bilmek kadar önemlidir. Bu nedenle şimdi ölçümlerinizi avantaja dönüştürmenin yollarını inceleyeceğiz.</strong></p> <br />

<br />


<p><strong>Başarıyı sık aralıklarla ölçmek</strong></p><br />


<p>E-mail kampanyaları en yüksek oranda geri dönüşü, ilk 72 saat içinde alır. Bununla birlikte gerçek zamanlı ölçüm yapabilmek için düzenli olarak denetleme yapmanız ve verileri çekmeniz gerektiğini unutmayın. Genelde bu işin en basit kuralı, verileri 24 saat içinde bir kez kontrol etmek, sonrasında 7 ve 10. günler arasında tekrar incelemek ve son olarak eğer kampanyalarınızı geniş kapsamlı olarak karşılaştırmak istiyorsanız, üçer aylık dönemlerde/yılda bir tekrar gözden geçirmektir. 2007 yılında EmailStatCenter tarafından yapılan bir araştırma, firmaların yüzde 95'ten fazlasının kampanyalarını ölçtüğünü ortaya çıkardı. Araştırmada yer alan katılımcıların yüzde 57'si gönderiyi yaptıktan sonra, 24-48 içinde sonuçları analiz ettiklerini belirtirken; sadece yüzde 18'i sonuçları yılda bir kez incelediklerini açıkladı.</p> <br />


<p><strong>Yeniden pazarlama/satış analizi</strong></p><br />


<p>E-mail istatistik dünyasının en önemli alanlarından biri olan yeniden pazarlama, ne yazık ki tam olarak gerektiği gibi kullanılmamaktadır. Şirketler, telemarketing, direct mail ve Arama Motoru Pazarlama gibi alanlardan elde ettikleri potansiyel müşteri verilerini kullanmak için binlerce dolar harcar. Oysa sıra e-mail kampanyalarına geldiğinde, elde edilen çizelgeler bir kenara atılır. Neredeyse her e-mail gönderi platformu yoluyla, bir link'e tıklayan alıcıların e-mail adreslerini (ya da daha fazla bilgiyi) elde ettiğinize göre, bu bilgileri gelecekte yapacağınız pazarlama çalışmalarında (e-mail kampanyaları da dahil) kullanmanız gerekir. Bu tarz alıcılar yüksek müşteri potansiyeli barındırdıklarına göre, size geri dönüş yapan bu insanlar, devamı gelecek bir kampanyayı destekliyor demektir. E-mail'in ilişki kurmaktaki becerisine ek olarak, büyük bir satış gücü taşıdığını aklınızdan çıkarmayın.</p><br />

<br />


<p><strong>Belirli link'leri incelemek</strong></p><br />


<p>Tıklanma ölçümleri belirli bir amaca hizmet edebilir. Ama bu ölçümlerin asıl faydası, hangi link'lerin başarılı olup olmadığını anlamanızı sağlamasıdır. Tıklanma istatistikleri üzerine sağlıklı bir inceleme, link'lerin düzgün yerleştirilip yerleştirilmediği ve her bir link'in (satış/çapraz tanıtım/gizlilik politikası) ne kadar başarılı olduğunu anlamanızı sağlar. Bu ölçümler sayesinde tasarımınızı ve iletilerinizde yer alan link'lerin yerleşim şekillerini düzenleyebilirsiniz. Bu nedenle yaratıcı ekibinizin sürekli olarak bu sonuçlar çerçevesinde çalışmasını sağlayın.</p> <br />


<p><strong>Temel iç ve dış sorunları denetlemek</strong></p><br />


<p>Ölçümler, gönderim sıklığı sorunlarınızı (düşen geri dönüş oranları çok sık e-mail gönderdiğinizi gösterebilir), ilintisiz içeriğinizi (üyelikten çıkma oranlarınız arttıysa) ve ne kadar kullanıcı geri dönüşü aldığınızı (geri dönüş yapan kullanıcılarınızı tekrar gözden geçirerek) anlamınızı sağlar. Bu verileri kullanarak, sorunlarınızın ileride büyük problemlere dönüşmesini önleyebilirsiniz.</p> <br />


<p><strong>Forward/viral pazarlama</strong></p><br />


<p>İçeriğinizde, gönderdiğiniz e-mail'lerin yayılmasını sağlayacak bir etken var mı? Bunu ölçmenin en iyi yöntemlerinden biri, kullanıcılarınızdan kaçının 'arkadaşına ilet' butonunu kullandığını incelemektir. Bununla birlikte alıcılarınızın çoğu iletinizde yer alan forward link'ini kullanmak yerine, kendi e-mail sunucuları üzerinden mesajınızı forward etmeyi tercih edeceğinden, viral istatistikleri tam olarak elde edemeyebilirsiniz. Yine de bu önemli ölçümdeki artışlara özel ilgi göstermeniz gerekir. Eğer bir e-mail kampanyasından sonra forward oranları yükseldiyse bu, sizin büyük bir başarının eşiğinde olduğunuzu ve bundan sonraki kampanyalara da aynı modeli uyarlamanız gerektiğini gösterir.</p><br />

<br />


<p><strong>Yeni üyeler çekme</strong></p><br />


<p>Viral pazarlamayla bağlantılı olan bu konu, e-mail'inizin yeni üyeler çekip çekmediğini, alıcılarınızın size yeni üyeler kazandırıp kazandırmadığını gösterir. Üyelerinize izin alarak gönderdiğiniz e-mail'lere bile üye olma butonu eklemeyi unutmayın. Bununla birlikte bazı e-mail sağlayıcılar belirli bir kampanya sonrasında, yeni alıcıları belirleyen bir ölçümleme yöntemine sahip olsalar da, eğer iletilerinizin içinde bu buton bulunmuyorsa, bu konuyu çok da fazla dert etmeyin. E-mail gönderinizle bağlantısı olabilecek günlük üye kazanım oranlarınızda herhangi bir fırlama olup olmadığını inceleyin. Yeni üyelerin gönderdiğiniz e-mail nedeniyle mi, bir tavsiye üzerine mi geldiklerini anlamak için, arama sonuç sayfasına üyelik link'i kodlamayı unutmayın. Her gönderi sonrası elde ettiğiniz yeni üye sayısı gözünüze az gibi görünse de, toplamda size çok daha düşük bir maliyete başka hiçbir pazarlama aracından elde edemeyeceğiniz kadar yüksek kazanç sağlayabilir.</p><br />

<br />


<p><strong>Test etme</strong></p><br />


<p>E-mail raporlarının derinliği ve güncelliği sayesinde pazarlamacılar ellerinin altındaki verilere çok daha kolay bir şekilde ulaşır. Bu verileri sadece yaratıcı ve özel teklifleri belirlemek için değil, en iyi 'konu' ve 'kimden' satırlarını saptamak ve uygun viral pazarlama link'lerini bulmak için de kullanın.</p><br />

<br />


<p><strong>Hemen harekete geçin</strong></p><br />


<p>Çok sayıda pazarlamacı e-mail raporlarından gerektiği gibi faydalanmayı başaramaz. E-mail ölçümlerinin yoğunluğu nedeniyle birçok veri görmezden gelinir ve kullanılmaz. Kampanya raporlarınızdaki doğru veriler üzerine odaklanarak ve bu veriler doğrultusunda gelecekteki e-mail gönderilerinizi şekillendirerek, e-pazarlama girişimlerinizde beklenmedik bir gelişme sağlayabilirsiniz.</p>
<p><br />
	</p>
<p><br />
	</p>
<p>Berrin İlçi</p>
<p>euro.message E-Pazarlama Uzmanı</p>
<p>berrin.ilci@euromsg.com<br />
	</p></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">E-mail Ölçümlerini Anlama, Bölüm 1</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-274-1-1/euromessage__tr/blog/blog/email_olcumlerini_anlama_bolum_1" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-274-1-1/euromessage__tr/blog/blog/email_olcumlerini_anlama_bolum_1</id>
	<modified>2009-05-29T11:45:36Z</modified>
	<updated>2009-05-29T11:45:36Z</updated>
	<issued>2009-05-29T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">E-mail veri raporlarını, ya e-mail yazılım aracınız ya da kampanyalarınızı yürüten ortağınız aracılığıyla elde edersiniz. Bu veriler, bir bütün olarak bakıldığında çok yoğun olabilir ve çoğu pazarlamacıya içinden çıkılması zor bir labirent gibi görünebilir. Bununla birlikte e-mail pazarlama ölçümlerine anında ulaşılabileceği için bu verileri birleştirerek, zamanla genel bir bakış açısı kazanabilirsiniz. Ayrıca genel anlamda bakılacak olursa, bu veriler şu an diğer pazarlama analizlerinin çoğuyla rekabet edebilecek güçtedir. </summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-274-1-1/euromessage__tr/blog/blog/email_olcumlerini_anlama_bolum_1"><p><strong>E-mail veri raporlarını, ya e-mail yazılım aracınız ya da kampanyalarınızı yürüten ortağınız aracılığıyla elde edersiniz. Bu veriler, bir bütün olarak bakıldığında çok yoğun olabilir ve çoğu pazarlamacıya içinden çıkılması zor bir labirent gibi görünebilir. Bununla birlikte e-mail pazarlama ölçümlerine anında ulaşılabileceği için bu verileri birleştirerek, zamanla genel bir bakış açısı kazanabilirsiniz. Ayrıca genel anlamda bakılacak olursa, bu veriler şu an diğer pazarlama analizlerinin çoğuyla rekabet edebilecek güçtedir.</strong></p> <br />



<p>Marka etkisi oluşturmanıza ve hedef kitlenizle ilişkilerinizi belirlemenize yardımcı olacak belirli istatistikler olmasa da ölçüm yapmak, pek çok konuda bilgi almanızı sağlar. Şimdi kampanya ölçümlerinizi kullanırken ve analiz ederken nelere dikkat etmeniz gerektiğine bakalım:</p><br />



<p><strong>Amaçlar</strong></p><br />



<p>Genelde çoğu pazarlamacı, elde ettiği bilgileri doğru bir şekilde değerlendirmeyi başaramaz. Öncelikle hedeflerinizi belirlemeli, bu hedefler doğrultusunda ölçümlerinize yoğunlaşmalısınız. Örneğin e-mail kampanyalarınızda önceliği e-bültenlere veriyorsanız, amacınızı web sitenize trafik çekmek ve reklam verenlerin gözünde sitenizin değerini artırmak olarak belirleyebilirsiniz. Eğer çoğunlukla promosyon amaçlı e-mail'ler gönderiyorsanız, amacınız belirli bir gelir ya da kar elde etmek olabilir. Hedeflerinizi belirledikten sonra, kampanya raporlarını derinlemesine inceleyebilirsiniz. Amaçlarınızı belirledikten sonra, hedeflerinize ulaşma başarınızı takip etmenizi sağlayacak bir skor çizelgesi oluşturabilirsiniz. Skor çizelgesi, e-mail ekibinizin, firmanın hedeflerini ve sektörün kıstaslarını göz önüne alarak performansınızı denetlemesini sağlar. E-mail kampanyaları çok değişken olabileceği için skor çizelgenizdeki hedefler devamlı gözden geçirilmeli ve geliştirilmelidir. Skor çizelgesinin hiçbir etkisi olmasa bile en azından bu çizelge, sürprizlerle karşılaşmanızı önler ve e-mail'ler üzerinde yaptığınız değişikliklerin zamanla bir etkisi olup olmadığını fark etmenizi sağlar. Eğer e-bülteninizin tasarımı üzerinde belirgin bir değişiklik yaptıysanız, ama buna rağmen açılma ve tıklanma oranlarınız düştüyse, bir problemle karşı karşıyasınız demektir.</p> <br />



<p><strong>ROI</strong></p><br />



<p>E-pazarlamada birçok alanda başarılı olmak mümkündür. Tabii pazarlamacıların başarı derecelerini ölçmeden önce, hangi alanlara odaklanmaları gerektiğini iyi belirlemesi gerekir. Geri dönüş oranları baz alınarak yapılan ölçümlere ek olarak, tıklama ve kampanya başına elde ettiğiniz gelirler, e-mail adreslerinizin değeri gibi ölçümler de kampanyanızın sonucu hakkında bir yargıya varmanızı sağlar. Bu nedenle ROI (yatırım getirisi) ölçümlerinizi de mantıklı bir şekilde gözlemleyin.</p><br />



<p><strong>Sektör Standartlarıyla Karşılaştırmalı Değerlendirme</strong></p><br />



<p>Çok sayıda e-pazarlamacı, ölçümlerinin sektör ortalamalarıyla karşılaştırıldığında ne gibi sonuçlar verdiğinden habersizdir. Bununla birlikte her e-pazarlama ekibinin, aynı sektörde faaliyet gösteren diğer rakiplerle karşılaştırıldığında, ne kadar başarılı olduklarından haberdar olması gerekir. Bu konuyla ilgili olarak, çok sayıda veri ve raporu bir araya getirerek, size gözlem yapma fırsatı sunan çok sayıda şirketten destek alabilirsiniz. Ayrıca ESP'lerin çoğu da bu tarz kıstaslar konusunda müşterilerini bilgilendirir. Sahip oldukları istatistiklerin beklenen kriterleri karşılayıp karşılamadığını herkes bilmek ister; bu nedenle size sunulan bilgileri mutlaka kullanın. Yine de herhangi bir rapora gerektiğinden fazla önem vermemeye gayret edin. Sizin şirketinize uyacak istatistikleri değerlendirmeye çalışın. Örneğin eğer finans sektöründe çalışıyorsanız, diğer sektörlere kıyasla tıklanma oranları sizin için daha önemlidir. Böylelikle ortalamadan herhangi bir sapma, potansiyel sorunları tanımlamanızı sağlar.</p> <br />



<p><strong>Açılma oranları</strong></p><br />



<p>Açılma oranları, HTML e-mail'lerinde bulunan ve görsellerinizin açılma sayısının takibini yapan küçük bir kod yardımıyla anlaşılır. Pazarlamacılar bu ölçümleme sistemini çok sevseler de, salt metin mesajlarında etkisi olmadığı için size yanlış istatistikleri verebilecek bu yönteme çok fazla güvenmemeniz gerekir. E-mail'inizin açılması, okunduğu anlamına gelmez. Gönderdiğiniz e-mail, alıcınızın ön izleme penceresinde bir dakikalığına görüntülenip, sonra da silinmiş olabilir. Ayrıca bazı olumsuzluklar, geçerli açılma oranlarını belirlemede (örneğin Gmail ve Outlook'ta varsayılan ayarlar, HTML e-mail'lerdeki imajları devre dışı bırakır) istatistiklere tam olarak güvenilmesini zorlaştırır. Açılma oranları sadece alıcılarınızda mesajlarınızla ve şirketinizle ilgilenme potansiyeli olduğunu gösterir. Bu nedenle bu oranlara temkinli yaklaşın. E-mail'inizin açılması, kullanıcıların e-mail'inizi baştan sona okuduğu ve ona göre davrandığı anlamına gelmez. Açılma oranlarındaki değişiklikler ya da iki farklı e-mail versiyonunun açılma oranlarının birbirleriyle karşılaştırılması, size bu konuda daha iyi fikir verebilir ve daha yararlıdır. Yüksek bir açılma oranına ama düşük bir tıklanma oranına sahipseniz, bu şirketinizin yardıma ihtiyacı olduğu anlamına gelir. İnsanlar markanızla, ürününüzle ya da servisinizle ilgileniyor olsa bile, düşük tıklanma oranı mesajınızın çok çekici olmadığını  gösterir.</p><br />



<p><strong>Tıklanma</strong></p><br />



<p>Eşsiz tıklanma ya da toplam tıklanma oranları, bu konunun kapsamına girer. Bu çok önemli ve ayrıştırıcı bir konudur. Eşsiz tıklanma oranları, e-mail'de bulunan bir link'in kaç alıcınız tarafından tıklandığını gösterir. Tıklanmaların toplamıysa, abonelerinizin mesajınızda çok sayıda linke tıklayıp tıklamadığını ya da bir kereden fazla geri dönüş yapıp yapmadığını ortaya çıkarır.</p> <br />



<p><strong>Açılmalardaki tıklanma oranları</strong></p><br />



<p>Bu ölçüm her ne kadar açıklayıcı olsa da, açılma oranlarının hatalı olabileceği göz önüne alınırsa, e-mail'lerinize olan ilgiyi tam olarak yansıtmaz. E-mail'inizi açan alıcılardan (bu okudukları anlamına gelmez) kaç tanesi teknik olarak bir link üzerine tıklamış? İşte bu sorunun cevabı alıcılarınızdan hangilerinin e-mail'inizle ilgilendiği (açtığı) ve sonrasında bir link'e tıkladığı konusunda belirleyici olabilir. Açılma oranı, markanızın ve konu satırınızın ne kadar etkili olduğunu gösterirken, bu oran tüm mesajınızın ne kadar etkili ve ikna edici olduğu konusunda size bilgi verir.</p> <br />



<p><strong>Geri dönüş ve üyelikten çıkma</strong></p><br />



<p>Pazarlamacıların genelde görmekten hoşlanmayacağı bir ölçüm çeşidi olsa da bu alanlarda alacağınız sonuçlar, listenizdeki sorunları ve şikayetleri tespit etmeniz açısından önemlidir. Geri dönüş ölçümleri, listenizin ne kadar kaliteli olup olmadığını belirlemesi açısından kritiktir. (18.bölümde bu başlıkla ilgili daha fazla bilgiye ulaşabilirsiniz). Üyelikten çıkma oranlarıysa, üzerinde mutlaka daha fazla yoğunlaşmanız gereken olumsuz bir tablodur. Üyelikten çıkma oranlarınızın yükselmesi, gönderim sıklığınızın artmasıyla ya da gönderdiğiniz e-mail'lerin kullanıcıların mevsimsel ihtiyaçlarına hitap etmemesiyle bağlantılı olabilir. Bununla birlikte kullanıcılar üyelikten çıktıkları zaman, sizinle ve şirketinizle olan bire bir ilişkilerini sona erdiriyorlar demektir.  Herhalde bu konu şirketiniz için çok büyük bir sorun haline gelmeden, bu sorunu saptayıp önlem almak istersiniz.</p>
<p><br />
	</p>
<p>Can Özgiller</p>
<p>euro.message E-Pazarlama Uzmanı</p>
<p>can.ozgiller@euromsg.com<br />
	</p></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">Mobil Cihazlar İçin E-mail Kampanyaları Oluşturmak</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-273-1-1/euromessage__tr/blog/blog/mobil_cihazlar_icin_email_kampanyalari_olusturmak" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-273-1-1/euromessage__tr/blog/blog/mobil_cihazlar_icin_email_kampanyalari_olusturmak</id>
	<modified>2009-05-28T18:22:39Z</modified>
	<updated>2009-05-28T18:22:39Z</updated>
	<issued>2009-05-28T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">İş dünyasındaki karar merciilerinin yüzde 64'ü, e-mail'lerini mobil bir cihaz üzerinden kontrol ediyor. Ayrıca iPhone'un yanısıra Blackberry ve Treo gibi akıllı telefonları kullananların sayısındaki inanılmaz artış da, mobil e-mail kullanımının sadece üst düzey yöneticilerin tekelinde olmadığını gösteriyor. Bu ürünlerin uygun fiyatları ve kullanıcıların teknolojiyi yakalama isteği de öğrencilerden orta yaş grubuna kadar çok sayıda insanın bu cihazları kullanmasına sebep oluyor.</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-273-1-1/euromessage__tr/blog/blog/mobil_cihazlar_icin_email_kampanyalari_olusturmak">

<p><strong>İş dünyasındaki karar merciilerinin yüzde 64'ü, e-mail'lerini mobil bir cihaz üzerinden kontrol ediyor. Ayrıca iPhone'un yanısıra Blackberry ve Treo gibi akıllı telefonları kullananların sayısındaki inanılmaz artış da, mobil e-mail kullanımının sadece üst düzey yöneticilerin tekelinde olmadığını gösteriyor. Bu ürünlerin uygun fiyatları ve kullanıcıların teknolojiyi yakalama isteği de öğrencilerden orta yaş grubuna kadar çok sayıda insanın bu cihazları kullanmasına sebep oluyor. Bugün ortalama akıllı telefon kullanıcılarının genel profillerine bakarsak;</strong></p>


<p>18 ve 44 yaş arası olduklarını<br />
	
	
Serbest meslek sahibi olduklarını ya da tam zamanlı çalıştıklarını<br />
	
	
Varlıklı olduklarını <br />
	
	
Yüksek eğitim gördüklerini söyleyebiliriz.</p>


<p>Bu, size şu an çok şaşırtıcı gelmese de, yarının akıllı telefon kullanıcısının tamamen farklı bir profile sahip olabileceğini aklınızdan çıkarmayın. Aslında Exact Target tarafından yapılan bir araştırma emekliler, ev kadınları ve öğrenciler arasında da akıllı telefon satın alma eğiliminin yaygınlaştığını gösterdi.</p> 


<p>Eğer bir akıllı telefonunuz varsa, muhtemelen onu kullanma şekliniz ortalama bir kullanıcıdan farksızdır. Çok sayıda insanın mobil cihazlar üzerinden e-mail'lerini kontrol etmesinin nedeni, özellikle gelen mesajlardan anında haberdar olmaktır. Bu nedenle favori markalarından gelen teklifleri incelemektense, daha çok acil cevap bekleyen mesajlara reaksiyon gösterirler. JupiterResearch tarafından yapılan bir araştırmaya göre akıllı telefon kullanıcılarının sadece yüzde 18'i, bu cihazları gelen mesajları birbirinden ayırmak için kullanıyor.</p>


<p>E-mail seçimi adı verilen bu uygulama, çok sayıda kullanıcının gereksiz e-mail'leri sildiği ve cevap vermek istedikleri mesajlara bir işaret koyarak, döndüklerinde masaüstü ya da dizüstü bilgisayarlarından onları yanıtladıkları anlamına geliyor. İşte bir pazarlamacı olarak sizin amacınız da sonradan cevap verilmek üzere işaretlenmiş mesajların içine dahil olmak olmalı. Bununla birlikte demografik özellikler değiştikçe, kullanıcı alışkanlıklarının da değişebileceğini aklınızdan çıkarmayın.</p>


<p>Ne yazık ki e-mail söz konusu olduğunda, henüz mobil cihazlar için geliştirilmiş belli standartlar yok. Bu nedenle mesajlarınızın mobil cihazlarda görüntülenmesini istiyorsanız, farklı düşünce biçimlerinden yararlanabilirsiniz.</p>


<p><strong>Salt metin mesajları</strong></p>


<p>Bazı uzmanlar, mobil cihazlara sadece salt metin mesajlarının gönderilmesi gerektiğini savunur. Bu uzmanlar aynı zamanda salt metin mesajlarının, HTML'e göre daha yüksek link tıklanma oranlarına sahip olduğunu düşünürler. Bu yaklaşım, mesajınız bir akıllı telefonda da bir bilgisayarda da açılsa, düzgün görüntüleneceği ve linklerin sizin istediğiniz şekilde işlev görmesini sağlayacağı için faydalıdır. Bununla birlikte salt metin mesajları göndermek, pazarlamacıyı sınırlayacağı için bu yaklaşımın doğru olmadığını düşünenler de vardır. Bu kişiler ayrıca bu yaklaşımın size daha az istatistiki veri(aklınızda bulunsun sadece HTML mesajlarında açılma oranınızı öğrenebilirsiniz), markalaşma ve tasarım fırsatı sunabileceğini de iddia eder. <br />
	
	
E-mail kampanyalarında test etmenin ne kadar önemli olduğunu sürekli vurguluyoruz. Eğer alıcılarınız hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak istiyorsanız, neyin işe yaradığını görmek için bol bol analiz yapmanız gerekir.</p> 


<p><strong>Çok bölümlü MIME iletisi</strong></p>


<p>Başka bir alternatif de mesajlarınızı çok bölümlü MIME iletisi olarak göndermektir. Bu yöntem, salt metin ve HTML formatının bir bileşimidir ve e-mail sunucusunun hangi versiyonu render'layacağına karar vermesine izin verir. Bununla birlikte HTML'i render'lamayı beceremeyen ama yine de render'lamaya çalışan bazı mobil cihazlar, bu formatta bazı sorunların ortaya çıkmasına sebep olabilir. Bu da gönderdiğiniz e-mail'in cep telefonunda çok daha bozulmuş bir şekilde görüntülenebileceği anlamına gelir. Neyse ki mobil cihazlar, HTML iletilerini render'lama konusunda giderek kendilerini geliştiriyorlar. iPhone, bu konuda bazı standartlar oturtmaya çalışıyor. E-posta konusunda uzmanlaşmış, akıllı telefon üreticisi Blackberry ise cihazlarının HTML'i destekleyeceğini bildirdi.<br />
	
	
Bu iki seçenek arasında öncelikle hangisinden daha çok fayda elde edebileceğine karar vermeniz gerekir. Düzgün bir şekilde görüntüleneceği kesin olan eski moda salt metin mesajı göndermek mi sizin yararınıza olur? Yoksa, alıcıların e-mail'inizi bilgisayarda açma olasılığını göz önünde bulundurarak (mobil cihazlarda sizin istediğiniz gibi görüntülenmeyeceği riskini göze alarak) iletinizi HTML formatında göndermek mi? Aşağıdaki taktik ve yöntemleri dikkate alırsanız, hangisinin daha çok işinize yarayacağını belki daha iyi anlayabilirsiniz.</p>


<p><strong>Basite indirgeyin</strong></p>


<p>E-mail'lerini cep telefonlarından okuyan insanların, en iyi ihtimalle dikkatlerinin yarısını üzerinize çekmeyi başarabilirsiniz. Bu nedenle konuya hemen girin ve markanızın anında tanınabilir olduğundan emin olun. Vermek istediğiniz mesajı e-mail'in en başında vererek, kullanıcıları harekete geçmeye teşvik edin. Ayrıca 'konu' satırınızın kısa ve öz olmasına dikkat edin. Çünkü mobil abonelerinizi ele geçirmek için tek fırsatınız bu olabilir.</p> 


<p><strong>Ekran boyutunu dikkate alın</strong></p>


<p>Cep telefonlarının ekranları bilgisayarlara göre çok daha küçüktür. Küçük bir alanda çalıştığınız ve alıcınızın dikkatini çekmek için sınırlı zamanınız olduğu göz önüne alınırsa, bu alanı çok dikkatli kullanmanız gerektiğini unutmayın.</p> 
<strong>Hedef kitlenizi tanıyın</strong><br />




<p>Listenizin ne kadarı e-mail'lerini bir mobil cihaz üzerinden okuyor? Biliyor musunuz? Eğer bilmiyorsanız, kesinlikle öğrenmeniz gerekiyor.&#160; Bu bilgi, mobil kullanıcılara karşı nasıl bir yaklaşım benimsemeniz gerektiği konusunda karar vermenize yardımcı olur. Onları farklı bir segmente ayırabilir, bu doğrultuda harekete geçebilirsiniz. Eğer şimdiye kadar öğrenmediyseniz, küçük bir araştırma yapabilirsiniz. Liste oluşturmaya yeni başladıysanız ve bir tercih merkeziniz varsa, listenize kayıt olan abonelere, e-mail'lerini ne şekilde almak istediklerini sorabilirsiniz. (Daha fazla bilgi için Bölüm 19) Bunu aynı zamanda geleceğe dönük bir yatırım olarak da düşünebilirsiniz. Bu kullanıcıları ele geçirmenin bir yolu da kullanıcılara e-mail'leri nerede görüntülediklerini sormaktır. Onlara ev, iş ve mobil telefon seçeneklerini sunabilirsiniz.</p> 


<p><strong>E-mail'inizi mobil kullanıcılar için tasarlamak, taviz vermenizi gerektirir</strong></p>


<p>Eğer hedef kitleniz içinde e-mail'lerini mobil cihazlardan takip eden kullanıcılar olup olmadığını bilmiyorsanız, mobil cihaz kullanıcılarına yönelik e-mail tasarlamanın bir anlamı yoktur. Aksi takdirde e-mail'lerinizi sadece bilgisayarlarından okuyan bir hedef kitleye, mobil cihazlara uyarlanmış e-mail'ler gönderebilirsiniz.</p> 


<p><strong>Web sayfasında görüntüleyebilmeleri için link ekleyin</strong></p>


<p>Aynen bir önceki bölümde olduğu gibi iletilerinizin içine, kullanıcıları hem mobil cihazlar için optimize edilen bir web sayfasına hem de e-mail'in web tabanlı versiyonuna yönlendirebilecek bir link ekleyebilirsiniz. " Eğer bu iletiyi mobil cihazda görüntülemek istiyorsanız, burayı tıklayın'' şeklinde bir metin kullanabilirsiniz. Eğer listenizi analiz ettikten sonra, kitlenizin büyük bir kısmının e-mail'leri kablosuz bir cihazdan okuduklarını tespit ettiyseniz, bu önemli noktayı da kesinlikle dikkate almanız gerekir.</p>

<p><br />
	</p>
<p><br />
	</p>
<p><br />
	
	</p>

<p>Cemre Paçun</p>

<p>euro.message E-Pazarlama Uzmanı</p>

<p>cemrepacun@euromsg.com<br />
	
	</p></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">Rendering Kavramı</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/62-272-1-1/euromessage__tr/blog/blog/rendering_kavrami" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/62-272-1-1/euromessage__tr/blog/blog/rendering_kavrami</id>
	<modified>2009-05-28T17:35:42Z</modified>
	<updated>2009-05-28T17:35:42Z</updated>
	<issued>2009-05-28T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Blog</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">Mesajınız, alıcınızın gelen kutusuna düştükten sonra, mücadele etmeniz gereken başka bir sorunla karşılaşabilirsiniz. Rendering terimiyle ifade edilen bu kavram, mesajınızın faklı e-mail sunucularında ve Webmail ara yüzlerinde sizin istediğiniz gibi görüntülenip görüntülenmediğiyle ilgilidir. </summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/62-272-1-1/euromessage__tr/blog/blog/rendering_kavrami">
<p><strong>Mesajınız, alıcınızın gelen kutusuna düştükten sonra, mücadele etmeniz gereken başka bir sorunla karşılaşabilirsiniz. Rendering terimiyle ifade edilen bu kavram, mesajınızın faklı e-mail sunucularında ve Webmail ara yüzlerinde sizin istediğiniz gibi görüntülenip görüntülenmediğiyle ilgilidir.</strong></p> 

<p>Çoğu pazarlamacı, alıcıların dikkatini çekecek ilgi çekici görseller kullanabilecekleri ve markalaşma çalışmalarını daha etkili bir şekilde yansıtabilecekleri için HTML e-mail'leri göndermeyi tercih eder. Özellikle bire bir e-mail iletilerinde, HTML e-mail'lerin güçlü faydaları vardır. Bununla birlikte Gmail, Outlook ve Hotmail gibi çok sayıda popüler e-mail sunucusu, HTML e-mail'lerin içindeki görsellerin görüntülenmesine izin vermez. Bu da alıcıların, görüntülenmesini umduğunuz görsellerin yerine büyük, kırmızı bir ''X''&#160; işaretiyle karşılaşacakları ve görsellerinizin açılmayacağı anlamına gelir. Eğer alıcılarınızı görseller yoluyla harekete geçirmek ya da markalaşma çalışmalarınızı, görsellerin içinde yansıtmak istiyorsanız, bunların&#160; açılmama ihtimalleri olduğunu bilmelisiniz. Bu yüzden e-mail iletilerinizin, alıcılarınızın ekranında nasıl görüntüleneceğini bilmek, çok önemlidir.</p>

<p>E-mail sunucularının çoğu, görselleri görüntüleyebilmeleri için kullanıcılara seçimlerini değiştirme şansı tanır. Yani bir alıcınızla ilişkiniz iyiyse ve bu kişi sizden gelen e-mail mesajlarını almak istiyorsa, 'görselleri gizle' seçeneğini etkisiz hale getirebilir. Bununla birlikte alıcılarınızın e-mail program tercihlerini değiştireceklerinden asla yüzde 100 emin olamazsınız. Eğer alıcılarınızın hangi e-mail sunucusunu kullandığına bakmaksızın, HTML e-mail'lerinizin sizin istediğinize en yakın şekilde görüntülenmesini istiyorsanız, yapabileceğiniz birkaç şey var.</p> 

<p>E-mail tasarlanırken ve kodlanırken, e-mail'lerin render'lanması üzerinde etkili olabilecek bazı küçük detaylar vardır.&#160; Aynı zamanda çok sayıda tasarımcının, e-mail oluşturma sürecinden hoşlanmamasının nedenleri arasında bu detaylar büyük rol oynar.</p> 

<p><strong>Neler olup bittiğinden haberdar olun ve etraflıca test edin</strong></p>

<p>Kullanıcılarınızın e-mail domain'lerinde oluşabilecek aksaklıklar hakkında bir fikir edinebilmek için, e-mail abone listenizi detaylı bir şekilde kontrol ederek işe başlayın. Örneğin abone listenizin yüzde 25'i Yahoo mail, yüzde 20'si Gmail kullanıyor olabilir. Alıcılarınızın hangi sunucuları kullandığını öğrenerek, hangi alıcıları analiz etmeye ihtiyacınız olduğunu ve hangi alıcılara özel ilgi göstermeniz gerektiğini görebilirsiniz.</p> 

<p>Bu konuda yapılan araştırmaların çoğu, abonelerin genelde Yahoo, MSN, Gmail ve Hotmail gibi e-mail sağlayıcılarını tercih ettiğini gösteriyor.</p> 

<p>Daha önce muhtemelen birçoğunuz Web tabanlı bir e-mail sunucusu indirmiş ve onların her birinde test account'larının ne kadar kolay bir şekilde ayarlanabileceğini görmüşsünüzdür. Eğer B2B alanında faaliyet gösteriyorsanız, muhtemelen e-mail'lerinizin çoğunu, Outlook ve Lotus Notes kullanıcılarına gönderiyorsunuzdur. Bu programları bilgisayarınıza kurarak, daha elverişli testler yapabilirsiniz. Ya da isterseniz bir rendering/gönderim servisi kullanabilirsiniz. Böylelikle mesajlarınızı her e-mail sunucusunda ayrı ayrı test edebilir, düzgün render edilebilmesi için onlara ne gibi eklemeler yapmanız gerektiğini anlayabilir ve doğru sonucu alıncaya kadar analiz etmeye devam edebilirsiniz.</p> 

<p><strong>Görseller görüntülenmediğinde ne yapmanız gerektiğini biliyor musunuz?</strong></p>

<p>Gönderilen beş iletiden biri, bloke edilen görseller nedeniyle etkisizdir.</p>

<p>HTML e-mail'lerin görsellerinizden etkilenip etkilenmeyeceğinden emin olamazsınız. Bu nedenle görsellerin açılmaması durumunda, mesaj bütünlüğünüzün kaybolmaması için bazı önlemler almanız gerekebilir. Bazı pazarlamacılar, görseller e-mail sunucuları tarafından bloke edilirse,&#160; mesajın otomatik olarak salt metin versiyonuna dönüşeceğini zanneder. Aslında bu doğru değildir. Bu gibi durumlarda e-mail sunucusu, HTML'in sadece görseller dışındaki kısımlarını görüntüler. Bu da çok sayıda rendering sorununun doğmasına yol açar.</p> 

<p>Eğer mesajınızın tümü imajdan oluşuyorsa, görselleri bloke etmesi için e-mail sunucularını yönlendiren alıcılar, imajın bloke edildiğini gösteren bir işaretten başka bir şey görmeyecektir.</p> 

<p>Eğer böyle bir durumla karşılaşmak istemiyorsanız, HTML e-mail iletinizin içindeki metnin, markalaşma çalışmalarınızı ve amacınızı, görsellerin yardımı olmadan yansıttığından emin olun. Özellikle başlıkların ve link'lerin saf metin formatında okunabilir olmasına özen gösterin. Görseller olmadan da etkili olabilecek bir metin içeriği oluşturmak için zaman harcayın. Yaratıcı beyinler, genelde dikkatlerinin büyük bir bölümünü yazılı metinler yerine, iletinin görsel etkisi üzerinde yoğunlaştırır.</p>

<p>Tekrar ediyoruz, test etmek bu sorunun üstesinden gelmenizi sağlayacaktır.</p> 

<p><strong>Bir alternatif sunun</strong></p>

<p>Mesajın içerisine, alıcıları web sayfasına yönlendiren bir link ekleyerek, alıcıların e-mail'inizi sizin istediğiniz şekilde görmesini sağlayabilirsiniz.&#160;&#160; Son yıllarda görüntülenmeyen görsellerin ve bozuk HTML'lerin sayısındaki artış, çok sayıda pazarlamacının alıcılara bu alternatifi sunmasına neden oluyor. Yapılan son araştırmalar, mesajın içerisinde alıcıları web sayfasına yönlendiren bir link kullanan firmaların oranının 2005 yılında yüzde 59 iken, son yıllarda yüzde 78'e çıktığını gösteriyor.</p>

<p><strong>Ön izleme penceresini dikkate alın</strong></p>

<p>Kullanıcıların yüzde 64'ü, varsayılan ayar olarak ön izleme penceresini kullanır. Zaten kendi gelen kutunuza bakarak da ön izleme penceresinin görünen kısmında, bir e-mail'in ana unsurlarına yer vermenin ne kadar önemli olduğunu anlayabilirsiniz. Alıcılar genelde ön izleme penceresinden takip ettikleri bilgiler doğrultusunda harekete geçer. Bu konuda yapılan araştırmalar ayrıca online müşterilerin yüzde 26.6'sının e-mail'in tümünü görüntülemektense, ön izleme penceresini kullanmayı tercih ettiklerini gösteriyor.</p>
<p><br />
	</p>
<p>Cemre Paçun</p>
<p>euro.message E-Pazarlama Uzmanı</p>
<p>cemrepacun@euromsg.com<br />
	</p></content>
</entry>

<entry>
	<title type="text/html" mode="escaped">E-posta Kampanya Raporları</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.euromsg.com/web/4-52-1-1/euromessage__tr/email_marketing/yeni_baslayanlar_icin/eposta_kampanya_raporlari" />
	<id>http://www.euromsg.com/web/4-52-1-1/euromessage__tr/email_marketing/yeni_baslayanlar_icin/eposta_kampanya_raporlari</id>
	<modified>2009-01-29T15:04:59Z</modified>
	<updated>2009-01-29T15:04:59Z</updated>
	<issued>2008-12-27T00:00:00Z</issued>
	<dc:subject>Yeni Başlayanlar İçin</dc:subject>
	<summary type="text/html" mode="escaped">Şirketler için e-posta derinlemesine inceleme yapılabilmesi ve gerçek zamanlı değerlendirilemesi açısından en çok tercih edilen ve kullanılan kanaldır.</summary>
	<content type="text/html" mode="escaped" xml:base="http://www.euromsg.com/web/4-52-1-1/euromessage__tr/email_marketing/yeni_baslayanlar_icin/eposta_kampanya_raporlari">
<div class="summaries">
	
	<img height="208" width="295" class="summary-img hidden " />
	
	<p>Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipisicing elit, sed do eiusmod tempor incididunt ut labore et dolore magna aliqua. Ut enim ad minim veniam, quis nostrud exercitation ullamco laboris nisi ut aliquip ex ea commodo consequat. Duis aute irure dolor in reprehenderit in voluptate velit esse cillum dolore eu fugiat nulla pariatur. Excepteur sint occaecat cupidatat non proident, sunt in culpa qui officia deserunt mollit anim id est laborum.</p><a class="get-demo yellow" href="solutions-detail.html">Get a demo</a></div>

<div class="section dot-top">
	
	<p>Şirketler için e-posta derinlemesine inceleme yapılabilmesi ve gerçek zamanlı değerlendirilemesi açısından en çok tercih edilen ve kullanılan kanaldır. Bu yolla elde ettikleri bilgileri şirketler müşterileri için daha kişiselleştirilmiş, spesifik kampanyalar hazırlamak için kullanmaktadırlar. Bu sebepten raporlama modülümüzde e-posta takibi için ayrı bir bölüm vardır.</p>
	
	<p>euro.message e-posta takip raporları aşağıdaki bilgileri içermektedir:</p>
	
	<div class="list">
		
		<ul>
			
			<li>Gönderilen ve ulaştırılan e-posta sayısı</li>
			
			<li>E-postayı açan üye yüzdesi</li>
			
			<li>Klikler boyunca hangi linklerin oluştuğu</li>
			
			<li>E-postayı açan ve içine tıklayan üye sayısı</li>
			
			<li>E-posta kampanya takip raporlarınızı kullanarak müşterilerinizi "e-postayı açanlar" veya "açmayanlar" ya da "20 yaşından büyük ve bayan olanlar" gibi ilgi alanlarına ayırın</li>
			
			<li>Online ankete cevap veren üye sayısı</li>
			
			<li>"Arkadaşıma gönder" butonunu kullanan üye sayısı</li>
		
		</ul></div></div></content>
</entry>
</feed>